bikral 1
bikral
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Bvural41 1
Bvural41
ShadowFon 1
ShadowFon
mavzermete 1
mavzermete
YazilimMühendisi 1
YazilimMühendisi
Fethi Polat 1
Fethi Polat
InfernoShade 1
InfernoShade
Hikaye Ekle

Bilgicilik Akımı Nedir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ulukaya
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 293

ulukaya

Level 10
TM Üye
Üye
Katılım
26 Haz 2009
Konular
3,917
Mesajlar
6,237
Reaksiyon Skoru
252
Altın Konu
0
TM Yaşı
16 Yıl 12 Ay
Başarım Puanı
301
MmoLira
-101
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Bilgicilik Akımı Nedir?

Antik Çağ Yunan felsefesinin eleştiri akımı.

Sofistik deyimi sıfat olarak bilgiciye ve bilgiciliğe değgin anlamını dile getirir. İsim olarak da Antik Çağ Yunan bilgicilerinin öğretisini adlandırır. Bununla beraber daha çok sofistler adıyla anılırlar.

Sofistik deyimi Fransızcada cins ismi olarak da bozuk, uydurma ve ciddilikten uzak felsefe anlamında kullanılır. Yunanca sophistes deyimiyle dile getirilen bilgici terimi birçok anlamlar değiştirmiş, önce bilgeliği yeğleyen öğreti, sonra bilgi öğretmeni, Protagoras'a göre önce siyasada yararlı olma sanatı, sonra söz söyleme sanatı anlamlarında kullanılmıştır. İ.Ö. V. yüzyıl, antikçağ Yunan felsefesinde bilgicilik akımının egemen olduğu cağdır. Bu çağa Antik Aydınlanma Çağı adı verilir.

İlk düşünür sayılan Thales'ten beri ortaya atılan sayısız varsayımlar, sonunda, insan zekasını şahlandırmış ve bütün olup bitenleri yeniden gözden geçirerek kıyasıya eleştirmeye yöneltmişti. Doğa bilimlerinin denetinden yoksun insan düşüncesi, varlığın temeli konusunda daldığı hayal aleminden kendisine dönüyordu. Bilgicilik akımının inceleme amacı insanın kendisiydi. Protagoras'ın ünlü sözüne göre, "İnsan, her şeyin ölçüsü"ydü.

Bilgi, teorik bir merak değil, pratik bir yarar olmalıydı. Protagoras, "Tanrılara gelince, ben onların ne var olduklarını ne de yok olduklarını bilirim" diyordu. Bilgici Hippias, giydiği elbiseyi kendisi diktiği için "bağımsızlığa kavuşmakla" övünüyordu. İnsan, her türlü yapma bağlardan kurtarılmalı ve insansal yasa (nomos)'nın yerine doğal yasa (physis) konulmalıydı. İnsan ve dolayısıyla toplum yaşamının birinci plana alınması, zorunlu olarak törebilim sorunlarını meydana çıkarıyordu. Ünlü törebilimci Sokrates, bu akımın çocuğudur. On sekizinci yüzyıl aydınlanması nasıl Kant'ı yetiştirecek koşulları hazırlamışsa, antik aydınlanma da Sokrates'i ve Platon-Aristoteles'i yetiştirecek koşulları hazırlamıştır.

Bilgiciler (Protagoras, Gorgias, Prodikos, Hippias, Antiphon, Alkidamas, Lykophron, Kallikles, Kritias, Simonides), şüphe ve eleştirinin gereği saydıkları tartışma (diyalektik) yöntemiyle çalışmışlardır. Bu yöntem, Sokrates'in de yöntemidir. Bilgiciler, özdekçi düşünceler ileri sürmekle beraber, ürünü oldukları idealist çizgiyi sürdürmüşler ve dünyayı tanıma olanağını yadsımışlardır. İşte bu idealist çizgidir ki, bir yandan bilgicilik akımını yozlaştırarak felsefeyi güzel söz söyleme oyununa dönüştürürken öte yandan idealist ilkelerin gelişmesi sonucunu doğurmuş ve Sokrates'de "Ben"in bilginin kaynağı olması imkanlarını hazırlamıştır. Platon, bu çizginin zorunlu sonucudur.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst