İsalı, Adana ilinin Ceyhan ilçesine bağlı bir köydür.
Karakayalı (Cebre) köyünün ismini 18.yüzyılda köyün bugünkü ilkokul binasının bulunduğu mevkiide kurulan cebre çifliği ve bu çiftliğin sahibinden almıştır. Aslen Ermeni olan bu çiftlik sahibi diğer ermeni toplulukları ile birlikte hareket etmiştir. Sevr Antlaşması neticesinde Fransızların bölgeyi işgali sırasında Kilikya Ermenileri olarak bilinen Ermeni cemeati topluluğu işgalci Fransızlarla işbirliği yapmışlardır. Tarihi Mercin muharebesi sonucu Kuvayi Milliye Birliklerinin Fransızları püskürtmeleri sonucu bölgedeki Ermenilere de göç etme dışında fazla seçenek kalmamıştır. Bugün Fransa'nın Marsilya şehri çevresinde yoğunlaşan Ermenilerin bir kısmı da bölgeden göç eden Kilikya Ermenileridir. Bu dönemde yörükler Cebre çifliğinin yaklaşık 5000 hektar (50 bin dönüm) arazisini satın aldılar. Yalak Köyü, Yeniköy ve Cebre Köyü olmak üzere birbirlerine yaklaşık 5 km. mesafede üç ayrı yerleşim birimini kurdular. 1950'li yıllara kadar daha çok hayvan otlatmak amacıyla kullanılan arazide zamanla kuru ziraat yapılmaya başlandı. 1970'li yıların sonlarına doğru sulama ile birlikte de yılda iki ürün alınabilen, modern tarım metotlarının uygulandığı, Türkiye'nin en mümbit ve kıymetli arazileri arasında yer almaya başladı.
Karakayalı (Cebre) köyünün ismini 18.yüzyılda köyün bugünkü ilkokul binasının bulunduğu mevkiide kurulan cebre çifliği ve bu çiftliğin sahibinden almıştır. Aslen Ermeni olan bu çiftlik sahibi diğer ermeni toplulukları ile birlikte hareket etmiştir. Sevr Antlaşması neticesinde Fransızların bölgeyi işgali sırasında Kilikya Ermenileri olarak bilinen Ermeni cemeati topluluğu işgalci Fransızlarla işbirliği yapmışlardır. Tarihi Mercin muharebesi sonucu Kuvayi Milliye Birliklerinin Fransızları püskürtmeleri sonucu bölgedeki Ermenilere de göç etme dışında fazla seçenek kalmamıştır. Bugün Fransa'nın Marsilya şehri çevresinde yoğunlaşan Ermenilerin bir kısmı da bölgeden göç eden Kilikya Ermenileridir. Bu dönemde yörükler Cebre çifliğinin yaklaşık 5000 hektar (50 bin dönüm) arazisini satın aldılar. Yalak Köyü, Yeniköy ve Cebre Köyü olmak üzere birbirlerine yaklaşık 5 km. mesafede üç ayrı yerleşim birimini kurdular. 1950'li yıllara kadar daha çok hayvan otlatmak amacıyla kullanılan arazide zamanla kuru ziraat yapılmaya başlandı. 1970'li yıların sonlarına doğru sulama ile birlikte de yılda iki ürün alınabilen, modern tarım metotlarının uygulandığı, Türkiye'nin en mümbit ve kıymetli arazileri arasında yer almaya başladı.