- Katılım
- 12 Ara 2012
- Konular
- 3,743
- Mesajlar
- 7,851
- Reaksiyon Skoru
- 660
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 5 Ay 29 Gün
- Başarım Puanı
- 275
- Yaş
- 34
- MmoLira
- -12
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Kolomb öncesi Amerika, Amerika kıtası olarak adlandırılan bölgede Avrupalı sömürgecilerin varlığının hissedilir derecede olan döneme kadarki tarihsel dönemi kapsar. Bu uzun dönem Eski Taş Çağından Orta Çağa kadar uzanır. Teknik olarak Kolomb öncesi dönem Kolombun 1492 ile 1504 yılları arasında yaptığı yolculuklara vurgu yapsa da bu tarihsel dönem yerli Amerika halkların egemenliğinin Avrupalılarca sona erdirilmesine kadar sürer, bu bazı durumlarda Kolombun Yeni Dünyaya gelişinden sonra birkaç yüzyıl sürmüştür.
Kolomb öncesi terimi daha çok Amerikada ortaya çıkan büyük uygarlıklar olan Olmek, Toltek, Teotihuacan, Zapotek, Mixtec, Aztek, Maya (Orta Amerika) ve İnka, Moche, Chibcha, Cañaris (And Dağları) uygarlıklarını kapsar.
Kolomb öncesi uygarlıklardan birçoğu kalıcı konutlar, şehirler kurmuş, tarım ve sosyal hayatta ilerlemiş, önemli mimari yapılar inşa etmiş, karmaşık sınıfsal topluluklar kurmuşlardır. Bu uygarlıkların bazıları, kalıcı ilk Avrupalı sömürgecilerin gelmesinden önce ortadan kalkmıştır ve sadece arkeolojik buluntular sayesinde bilinmektedir. Diğerleri ise tarih anlatımları sayesinde bilinmektedir. Bu uygarlıklardan çok azı kendi tarihini yazmıştır. Ancak bu yazılı belgeler Avrupalılar tarafından dine karşı metinler olarak görüldüğünden Hristiyan din adamları tarafından imha edilmiştir. Günümüze ancak çok iyi saklanan az sayıda belge ulaşmıştır.
Yerel Amerika halklarının ve Avrupalıların aktarımlarına göre Avrupalılarla karşılaştıklarında bu halklar çok önemli gelişmeler kaydetmişlerdi. Örneğin, Aztekler dünyadaki en gözalıcı şehirlerden birisi olan Tenochtitlan (günümüzdeki Meksiko City) şehrini inşa etmişlerdi. Şehir, suyun üzerine mükemmel bir mühendislik harikası olarak inşa edilmişti ve o dönemde nüfusunun 200 binden çok olduğu tahmin ediliyordu. Ayrıca bu halkların astronomi ve matematik alanlarında ileri durumda oldukları bilinmektedir. Bu eski uygarlıklardan ve halklardan gelenler günümüzde bazı gelenekleri ve uygulamaları Kolomb öncesi atalarına bağlayarak hala uygulamaktadır.
Asyadan göç
Asyadaki göçebe halkların bugün Bering Boğazı olarak bilinen bölgeden Amerika kıtasına geldikleri düşünülmektedir. Amerikadaki yerli halklardan alınan mitokondri DNA örneklerinin Asyadan göç eden topluluklarla benzerlik içerisinde olduğu gözlenmiştir. Çağlar boyunca insanoğlu Kuzey Amerikadan güneye doğru inmiştir. İlk insanın ne zaman Amerikaya göç ettiği tam olarak bilinmemektedir. İlk bilinen uygarlık olan Clovis Uygarlığı, günümüzden 13 bin yıl önceye dayanmaktadır. Ancak 20 bin yıl yaşında olan arkeolojik kazı alanları bulunmuş ve Amerika kıtasına yerleşimin 40 bin ile 13 bin yılları arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra çok sayıda farklı göç yolunun varlığı iddia edilmiştir. Kuzey ve Güney Amerikada MÖ 14.000 yılına ait buluntular bulunduğundan bu tarihte yerleşimin tamamlandığı düşünülebilir. Bilim adamları arasında ortaklaşılan bir teoriye göre kuzeyden gelen Eskimo-Aleut halkları ve diğer halklar daha sonraki bin yılda Sibirya ve Alaska üzerinden gelmiş ve Kuzey Amerikaya yerleşmiştir.
Tarih öncesi dönem
Göç veya göçlerden sonra ilk karmaşık uygarlığın çıkması için binlerce yıl geçmesi gerekmiştir. Böyle ilk uygarlık MÖ 5000li yıllarda ortaya çıkar. Amerikadaki yerli halklar avcı-toplayıcıydı. Kıtada büyük imparatorlukların varolduğu dönemde bile kıtanın geneline bakıldığında hala avcılık-toplayıcılıkla varlığını sağlayan uygarlık çoğunluktaydı. Bu dönem 18. yüzyıla kadar sürecektir.
Tarımsal gelişme
Amerikanın ilk yerlileri tarım üretiminde ilerlemiş ve mısır hasadında ustalaşmışlardı. Yerlilerce yetiştirilen diğer ürünler arasında patates, domates, kabak, biber, bezelye, ananas, tatlı patates, çikolata, vanilya, soğan, yer fıstığı, çilek, böğürtlen, papaya, avokado sayılabilir. Dünyada bugün bilinen sebze ve meyvelerin üçte ikisi Amerika kaynaklıdır. Yerli halklar ateşi keşfettikten sonra çok amaçlı olarak kullanmışlardır. Doğal yangınların etkisini taklit etmek ve tarımsal arazi açmak için ormanlarda yapay yangın çıkartılarak temizlenmiş, böylece hem bitkilerin kolay yetişebileceği tarımsal arazi ortaya çıkartılmış hem de ulaşım kolaylığı sağlanmıştır. Böylelikle Kuzey Amerikadaki Kolomb öncesi ovalar ortaya çıkmıştır. Asya, Afrika ve Avrupa kadar yoğun olmasa da Amerikalı yerli halklar da büyükbaş hayvanlara sahiptiler. Orta Amerika ve Meksikada geyik evcilleştirilmiş, et ve süt ihtiyacı için kullanılmıştır. And Dağları'ndaki uygarlıklar aynı işlev için lama ve devegillerden alpakaya sahiptiler. Burada domuz yetiştirilmiş, Orta ve Güney Amerikada et kaynağı olarak iguana da tüketilmiştir. 15. yüzyıla gelindiğinde mısır artık Meksika ve Mississippiye kadar yayılmıştır. Patates, İnkalara özgü olarak kalırken, çikolata ise Aztekler tarafından üretilmekteydi.
Kolomb öncesi terimi daha çok Amerikada ortaya çıkan büyük uygarlıklar olan Olmek, Toltek, Teotihuacan, Zapotek, Mixtec, Aztek, Maya (Orta Amerika) ve İnka, Moche, Chibcha, Cañaris (And Dağları) uygarlıklarını kapsar.
Kolomb öncesi uygarlıklardan birçoğu kalıcı konutlar, şehirler kurmuş, tarım ve sosyal hayatta ilerlemiş, önemli mimari yapılar inşa etmiş, karmaşık sınıfsal topluluklar kurmuşlardır. Bu uygarlıkların bazıları, kalıcı ilk Avrupalı sömürgecilerin gelmesinden önce ortadan kalkmıştır ve sadece arkeolojik buluntular sayesinde bilinmektedir. Diğerleri ise tarih anlatımları sayesinde bilinmektedir. Bu uygarlıklardan çok azı kendi tarihini yazmıştır. Ancak bu yazılı belgeler Avrupalılar tarafından dine karşı metinler olarak görüldüğünden Hristiyan din adamları tarafından imha edilmiştir. Günümüze ancak çok iyi saklanan az sayıda belge ulaşmıştır.
Yerel Amerika halklarının ve Avrupalıların aktarımlarına göre Avrupalılarla karşılaştıklarında bu halklar çok önemli gelişmeler kaydetmişlerdi. Örneğin, Aztekler dünyadaki en gözalıcı şehirlerden birisi olan Tenochtitlan (günümüzdeki Meksiko City) şehrini inşa etmişlerdi. Şehir, suyun üzerine mükemmel bir mühendislik harikası olarak inşa edilmişti ve o dönemde nüfusunun 200 binden çok olduğu tahmin ediliyordu. Ayrıca bu halkların astronomi ve matematik alanlarında ileri durumda oldukları bilinmektedir. Bu eski uygarlıklardan ve halklardan gelenler günümüzde bazı gelenekleri ve uygulamaları Kolomb öncesi atalarına bağlayarak hala uygulamaktadır.
Asyadan göç
Asyadaki göçebe halkların bugün Bering Boğazı olarak bilinen bölgeden Amerika kıtasına geldikleri düşünülmektedir. Amerikadaki yerli halklardan alınan mitokondri DNA örneklerinin Asyadan göç eden topluluklarla benzerlik içerisinde olduğu gözlenmiştir. Çağlar boyunca insanoğlu Kuzey Amerikadan güneye doğru inmiştir. İlk insanın ne zaman Amerikaya göç ettiği tam olarak bilinmemektedir. İlk bilinen uygarlık olan Clovis Uygarlığı, günümüzden 13 bin yıl önceye dayanmaktadır. Ancak 20 bin yıl yaşında olan arkeolojik kazı alanları bulunmuş ve Amerika kıtasına yerleşimin 40 bin ile 13 bin yılları arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra çok sayıda farklı göç yolunun varlığı iddia edilmiştir. Kuzey ve Güney Amerikada MÖ 14.000 yılına ait buluntular bulunduğundan bu tarihte yerleşimin tamamlandığı düşünülebilir. Bilim adamları arasında ortaklaşılan bir teoriye göre kuzeyden gelen Eskimo-Aleut halkları ve diğer halklar daha sonraki bin yılda Sibirya ve Alaska üzerinden gelmiş ve Kuzey Amerikaya yerleşmiştir.
Tarih öncesi dönem
Göç veya göçlerden sonra ilk karmaşık uygarlığın çıkması için binlerce yıl geçmesi gerekmiştir. Böyle ilk uygarlık MÖ 5000li yıllarda ortaya çıkar. Amerikadaki yerli halklar avcı-toplayıcıydı. Kıtada büyük imparatorlukların varolduğu dönemde bile kıtanın geneline bakıldığında hala avcılık-toplayıcılıkla varlığını sağlayan uygarlık çoğunluktaydı. Bu dönem 18. yüzyıla kadar sürecektir.
Tarımsal gelişme
Amerikanın ilk yerlileri tarım üretiminde ilerlemiş ve mısır hasadında ustalaşmışlardı. Yerlilerce yetiştirilen diğer ürünler arasında patates, domates, kabak, biber, bezelye, ananas, tatlı patates, çikolata, vanilya, soğan, yer fıstığı, çilek, böğürtlen, papaya, avokado sayılabilir. Dünyada bugün bilinen sebze ve meyvelerin üçte ikisi Amerika kaynaklıdır. Yerli halklar ateşi keşfettikten sonra çok amaçlı olarak kullanmışlardır. Doğal yangınların etkisini taklit etmek ve tarımsal arazi açmak için ormanlarda yapay yangın çıkartılarak temizlenmiş, böylece hem bitkilerin kolay yetişebileceği tarımsal arazi ortaya çıkartılmış hem de ulaşım kolaylığı sağlanmıştır. Böylelikle Kuzey Amerikadaki Kolomb öncesi ovalar ortaya çıkmıştır. Asya, Afrika ve Avrupa kadar yoğun olmasa da Amerikalı yerli halklar da büyükbaş hayvanlara sahiptiler. Orta Amerika ve Meksikada geyik evcilleştirilmiş, et ve süt ihtiyacı için kullanılmıştır. And Dağları'ndaki uygarlıklar aynı işlev için lama ve devegillerden alpakaya sahiptiler. Burada domuz yetiştirilmiş, Orta ve Güney Amerikada et kaynağı olarak iguana da tüketilmiştir. 15. yüzyıla gelindiğinde mısır artık Meksika ve Mississippiye kadar yayılmıştır. Patates, İnkalara özgü olarak kalırken, çikolata ise Aztekler tarafından üretilmekteydi.


