Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
TTK madde 946 uyarınca "donatan, gemisini deniz ticaretinde kullanan gemi sahibine denir." Buna göre donatan bir ticaret gemisi sahibi olmalı ve bunu kendi adına kazanç amacıyla işletmelidir. Günlük konuşma dilinde donatana, daha ziyade armatör adı verilir.
Kendine ait olmayan bir ticaret gemisini kendi adına kazanç amacıyla işleten kimseye ise "gemi işletme müteahhidi" denmektedir. Donatan ile gemi işletme müteahhidi arasındaki ilişki Medeni Kanun'daki malik ile zilyet arasındaki ilişkiyi andırmaktadır. Donatan sıfatı ile gemi işletme müteahhidi sıfatı bir arada olmaz. Çoğu zaman geminin asıl sahibi, teknik idare kendinde kalmak üzere, geminin sadece ticari idaresini devreder; böyle bir durumda "donatan" sıfatını kaybetmez. Geminin hem teknik, hem de ticari idare hakkı devredilirse malik, donatan sıfatını kaybeder.
Donatan, kendi fiil veya ihmalleri nedeniyle özel hukukun genel ilkelerine göre herkes gibi borç altına girer; BK. m. 41'e göre şahsi kusur sorumluluğu uyarınca genel hükümlere tabidir.
Donatan, gemi adamlarının (TTK m. 821) görevlerini yaparken işlediği kusur sonucu üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumludur (TTK m. 947). Donatanın sorumluluğunda Borçlar Kanununun 55. maddesinin (adam çalıştıranın sorumluluğu) uygulanması akla gelebilir. Ancak, TTK m. 947 bu duruma özgü özel bir düzenlemedir. Ayrıca, BK m. 55 kurtuluş beyyinesi getirmektedir. TTK m. 947'de ise bu imkân yoktur.
Donatanın sorumluluğu doktrinde ayrıca, 1. Den sorumluluk hali ve 2. İle sorumluluk hali olmak üzere iki başlıkta incelenmektedir:
1. Den sorumluluk hali, hangi hukuki sebepten dolayı donatanın sorumlu olacağını belirler: a. Genel hükümler (herkes gibi borç altına girebilir) b. Deniz hukukuna has sorumluluk sebepleri c. Çevre kanunundan doğan sorumluluk: Çevre Kanunu m. 28'e göre, çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar. Donatanın yük zararlarından dolayı sorumluluğu, taşıyanın sorumluluğu hükümlerine bağlı tutulmuştur.
2. İle sorumluluk hali, donatanın hangi varlığıyla sorumlu olacağını belirler: a) Sınırlı ayni sorumluluk (deniz serveti: Gemi, navlun ve sürrogatlar): 1. Alacağın, kaptanın kaptan yetkisiyle ve hususi bir vekâlet olmadan yaptığı işlemlerden doğması halinde. 2. Alacağın sebebi donatan tarafından akdedilmiş, fakat kaptan tarafından ifa edilen bir sözleşmenin (örn. navlun sözleşmesi) kötü ifa edilmesi, hiç ifa edilmemesi ya da gereği gibi ifa edilmemesi halinde ortaya çıkması durumunda. 3. TTK m. 947 hallerinde. 4. Çatma, kurtarma ve yardımdan doğan alacaklarda. b) Sınırlı şahsi sorumluluk: Deniz servetine dâhil navlun ve sürrogatların donatan tarafından tahsil edilmiş olması halinde.
Kendine ait olmayan bir ticaret gemisini kendi adına kazanç amacıyla işleten kimseye ise "gemi işletme müteahhidi" denmektedir. Donatan ile gemi işletme müteahhidi arasındaki ilişki Medeni Kanun'daki malik ile zilyet arasındaki ilişkiyi andırmaktadır. Donatan sıfatı ile gemi işletme müteahhidi sıfatı bir arada olmaz. Çoğu zaman geminin asıl sahibi, teknik idare kendinde kalmak üzere, geminin sadece ticari idaresini devreder; böyle bir durumda "donatan" sıfatını kaybetmez. Geminin hem teknik, hem de ticari idare hakkı devredilirse malik, donatan sıfatını kaybeder.
Donatan, kendi fiil veya ihmalleri nedeniyle özel hukukun genel ilkelerine göre herkes gibi borç altına girer; BK. m. 41'e göre şahsi kusur sorumluluğu uyarınca genel hükümlere tabidir.
Donatan, gemi adamlarının (TTK m. 821) görevlerini yaparken işlediği kusur sonucu üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumludur (TTK m. 947). Donatanın sorumluluğunda Borçlar Kanununun 55. maddesinin (adam çalıştıranın sorumluluğu) uygulanması akla gelebilir. Ancak, TTK m. 947 bu duruma özgü özel bir düzenlemedir. Ayrıca, BK m. 55 kurtuluş beyyinesi getirmektedir. TTK m. 947'de ise bu imkân yoktur.
Donatanın sorumluluğu doktrinde ayrıca, 1. Den sorumluluk hali ve 2. İle sorumluluk hali olmak üzere iki başlıkta incelenmektedir:
1. Den sorumluluk hali, hangi hukuki sebepten dolayı donatanın sorumlu olacağını belirler: a. Genel hükümler (herkes gibi borç altına girebilir) b. Deniz hukukuna has sorumluluk sebepleri c. Çevre kanunundan doğan sorumluluk: Çevre Kanunu m. 28'e göre, çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar. Donatanın yük zararlarından dolayı sorumluluğu, taşıyanın sorumluluğu hükümlerine bağlı tutulmuştur.
2. İle sorumluluk hali, donatanın hangi varlığıyla sorumlu olacağını belirler: a) Sınırlı ayni sorumluluk (deniz serveti: Gemi, navlun ve sürrogatlar): 1. Alacağın, kaptanın kaptan yetkisiyle ve hususi bir vekâlet olmadan yaptığı işlemlerden doğması halinde. 2. Alacağın sebebi donatan tarafından akdedilmiş, fakat kaptan tarafından ifa edilen bir sözleşmenin (örn. navlun sözleşmesi) kötü ifa edilmesi, hiç ifa edilmemesi ya da gereği gibi ifa edilmemesi halinde ortaya çıkması durumunda. 3. TTK m. 947 hallerinde. 4. Çatma, kurtarma ve yardımdan doğan alacaklarda. b) Sınırlı şahsi sorumluluk: Deniz servetine dâhil navlun ve sürrogatların donatan tarafından tahsil edilmiş olması halinde.
