Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Okuduğum bölüm nedeniyle orta çağa olan ilgim büyüktür. Şövalyeler olsun, squirelar olsun hep ilgimi çekmiştir. Böyle bir ilgim varken en beğendim oyun geliştiricilerinden Ubisoft E3te şato temalı bir hack and slash oyun geliştirdiğini duyar duymaz betasına başvurdum. En sonunda da betaya kabul edildim ve daldım oyuna.
"Fantastik Bir Orta Çağ Öyküsü"Henüz kapalı betada olan oyun çıkışını gerçekleştirdiğinde tamamen ücretsiz olarak yayınlanacağını hatırlatıp oyunun konusuna geçelim. Oyunumuz gözü pek savaşçıların yer aldığı Opulenciada geçiyor. Aslında yeryüzünde yer alan bu diyardaki kaleler ortaya çıkan life force adlı maden ile gökyüzüne yükseldi ve gökyüzünde savunmanın daha kolay olması nedeniyle daha da zenginleştiler. Bundan haberdar olan diğer kalelerdeki savaşçılar birbirleri ile kıyasıya bir rekabete girdiler. Çünkü Opulenciada değerli taşlar ve altın için sonsuz bir aşk vardı.
The Mighty Quest for Epic Loot işte bu şekilde giriş hikayesine sahip. Bizim yapacaklarımızda hikayenin buradan sonrasını oluşturuyor. Oyuna başlar başlamaz karakterimizin okçu mu, şövalye mi, büyücü mü olacağını seçiyoruz. (Büyücü şimdilik sadece paralı paket alanlara açık ama oyun çıkışını yaptığında herkese açık olacak.) Her karakterin kendine has artı ve eksileri bulunuyor. Buradaki seçim aslında sadece başlangıçta önemli çünkü ilerde seçtiğimiz karakter dışındaki karakterleri de ekleyebiliyoruz."Bir Kale Nasıl Savunulur?"Kahramanımızı seçtikten sonra birkaç eğitim bölümü oynuyoruz ve en nihayetinde kalemiz ve kahramanımız ile baş başa kalıyoruz. İşte bu noktada oyunun en güzel yanı ortaya çıkıyor. Oyunda iki tarz oynanış var biri saldırı biri savunma. Saldırıda bizim gibi diğer gerçek oyuncuların kalelerine saldırıp hazinelerini ele geçirmeye çalışırken, savunma da ise bunun tam tersi olarak kalemizi azılı kahramanlara karşı korumaya çalışıyoruz. Saldırı kısmında karakterle bizzat oynarken, savunmada kurduğumuz düzenekler ve yarattığımız yaratıklar bizim yerimize kaleyi savunmaya çalışıyor. Açıkça söylemeliyim ki bu oynanış gerçekten çok eğlenceli. Bir yandan diğer insanların kalelerini yağmalarken diğer yandan kendi kalemiz için olabildiğince kompleks bir düzen hazırlamak iki tarafın duygularını da bize tattırıyor.
Oyunda üç çeşit para birimi var. Bunlardan ilki altın, ikincisi life force, üçüncüsü ise blings. Altın bildiğimiz gibi oyundaki araç gereçleri satın alırken kullandığımız bir para birimi. Life force ise gizemli bir güç olarak yaratık çıkarmak ve yaratıklarla ilgili her yükseltme işleminde kullanılıyor. Blings ise oyundaki kalemizdeki inşaatları hızlandıran, aynı anda birden fazla inşaat yapmamızı sağlayan, karakterimize özel bufflar almamıza yarayan ve aynı zamanda oyunun keyfini kaçıran para birimi. Çünkü oyunun free-to-play olmasından mütevellit blings sadece gerçek para ile satın alınıyor. Neyse buna daha sonra değineceğim.Oyunun savunma modundaki amacımız kalemizin son odası olan hazine odasına düşman karakterlerin ulaşmasını engellemek. Bu amacımızı gerçekleştirmek için sekiz adet yardım aldığımız yapılar bulunuyor. Bunlardan iki tanesi (Summoning Portal ve Research Lab) savunmaya direk etkili. Summoning Portaldan yaratıklarımızı ve tuzaklarımızı üretirken, Research Labden yine yaratıklarımızı ve tuzaklarımızı güçlendiriyoruz. Ürettiğimiz bu yaratıkları da kalemizin odalarını yerleştiriyoruz. Bu iki yapının seviyesi artıkça daha taktiksel yaratıklar ve tuzaklar üretebiliyoruz ve düşman karakterlerin baş belası olabiliyoruz.
Summoning Portal ve Research Labin yanı sıra Architect Officeden diğer yedi yapıyı üretirken ayrıca kalemizdeki oda sayısını da artırabiliyoruz. Bunların yanı sıra Architect Officeden kalemizin içine yerleştirebileceğimiz altın ve life force maden binaları üretebiliyoruz ve bu maden binalarından altın ve life force toplayabiliyoruz. Bu madenlerin toplanma süresi ve yapıların seviyesini yükseltme süresi bakımından oyun Facebook oyunlarına benziyor. Yani bir yapının yükselmesi için saatlerce bekleyebiliyorsunuz. Bu da oyunu belirli aralıklara kontrol etmenizi gerektiriyor. Son olarak bütün yapıların seviyesini kalenin kalbinin seviyesine bağlı olduğunu da hatırlatıp The Mighty Quest for Epic Lootun saldırı kısmına geçmek istiyorum."Bul, Öldür ve Düşenleri Topla"The Mighty Quest for Epic Lootun saldırı kısmında işin içine haliyle karakterimiz dahil oluyor. Normal bir RPG oyundaki gibi seviyesi, yetenekleri, statları, itemları bulunan bu karakterimiz Diablo-vari bir şekilde gelişiyor. Oyunun saldırı kısmının Diabloya aşırı benzerlik gösterdiğini belirtmek isterim gerek kamera açısı olsun, gerek loot sistemi olsun bana Diabloyu anımsattı.
Saldırı kısmında gökyüzünde diğer oyuncuların kalelerini ve kalelerinin seviyesini görebiliyoruz. Bu bilgilerin dışında tuzak sayısı, yaratık sayısı, daha önce kaç kişinin bu kalede öldüğü, olası altın ve life force kazancı gibi bilgilere ulaşabiliyoruz. Kendi seviyemize uygun olan kalelerden yüksek altın ve life force sahip kalelere hücum ediyoruz. Burada dikkat etmeniz gereken nokta koruma altına alınmış kaleler. Bu kalelere yakın zamanda başka bir oyuncu saldırdığı için hazine odalarına ulaşsak dahi hazine sandıkları koruma altında olduğundan para alamıyoruz.Seçimimizi yapıp bir kaleye saldırdığımızda ise sizlere bahsettiğim izometrik kamera bakışına geçiyoruz. Kaleye adımımızı atar atmaz sağ üst kısımda görebileceğiniz gibi bir geri sayım başlıyor. Eğer hazine odasındaki altın ve life force ödülüne ulaşmak istiyorsanız bu süre içinde kaleyi silip süpürmelisiniz. Şayet ölürseniz 100 altına kaldığınız yerden devam edebilirsiniz ama bu durumda hazine odası korunma altına alınıyor. Bu yüzden baştan başlamanızı tavsiye ediyorum.
Oyunun saldırı kısmına etki eden üç adet yapı bulunuyor. Bunlardan en önemlisi Hero Trainer. Karakterimiz belirli deneyim puanına ulaştığında seviyesini altın karşılığında buradan artırıyoruz. Hero Trainer dışında Blacksmith ve Potion Brewery ise karakterimize ihtiyacı duyduğu ekipmanı ve iksirleri sağlıyor. Oyunda sadece sağlık iksiri bulunuyor. Oyundaki ekipmanlar ise bir Diablo kadar çeşitli olmasa da (en azından şimdilik) yeterli çeşitliliği bizlere sunuyor."Tatlı, Yerinde Grafik ve Sesler"Oyunun grafik ve seslerinden bahsedecek olursak beni tatmin etti diyebilirim. Oyunun grafiksel yapısı çizgi dünyayı andırdığı için kalitesi de bu duruma göre gayet göze güzel geliyor. Grafiksel olarak oluşan bazı küçük sorunlar var ama bunların beta sürecinden kaynaklandığını düşünüyorum. Sesler ise gerçekten çok güzel. Oyunun belkide en güzel özelliği olan esprili yazıları ve durumları seslendirmelerde de korunmuş. Müzikleri de sizi mistik orta çağ havasına rahatça sokuyor.
Son olarak henüz
"Fantastik Bir Orta Çağ Öyküsü"Henüz kapalı betada olan oyun çıkışını gerçekleştirdiğinde tamamen ücretsiz olarak yayınlanacağını hatırlatıp oyunun konusuna geçelim. Oyunumuz gözü pek savaşçıların yer aldığı Opulenciada geçiyor. Aslında yeryüzünde yer alan bu diyardaki kaleler ortaya çıkan life force adlı maden ile gökyüzüne yükseldi ve gökyüzünde savunmanın daha kolay olması nedeniyle daha da zenginleştiler. Bundan haberdar olan diğer kalelerdeki savaşçılar birbirleri ile kıyasıya bir rekabete girdiler. Çünkü Opulenciada değerli taşlar ve altın için sonsuz bir aşk vardı.
The Mighty Quest for Epic Loot işte bu şekilde giriş hikayesine sahip. Bizim yapacaklarımızda hikayenin buradan sonrasını oluşturuyor. Oyuna başlar başlamaz karakterimizin okçu mu, şövalye mi, büyücü mü olacağını seçiyoruz. (Büyücü şimdilik sadece paralı paket alanlara açık ama oyun çıkışını yaptığında herkese açık olacak.) Her karakterin kendine has artı ve eksileri bulunuyor. Buradaki seçim aslında sadece başlangıçta önemli çünkü ilerde seçtiğimiz karakter dışındaki karakterleri de ekleyebiliyoruz."Bir Kale Nasıl Savunulur?"Kahramanımızı seçtikten sonra birkaç eğitim bölümü oynuyoruz ve en nihayetinde kalemiz ve kahramanımız ile baş başa kalıyoruz. İşte bu noktada oyunun en güzel yanı ortaya çıkıyor. Oyunda iki tarz oynanış var biri saldırı biri savunma. Saldırıda bizim gibi diğer gerçek oyuncuların kalelerine saldırıp hazinelerini ele geçirmeye çalışırken, savunma da ise bunun tam tersi olarak kalemizi azılı kahramanlara karşı korumaya çalışıyoruz. Saldırı kısmında karakterle bizzat oynarken, savunmada kurduğumuz düzenekler ve yarattığımız yaratıklar bizim yerimize kaleyi savunmaya çalışıyor. Açıkça söylemeliyim ki bu oynanış gerçekten çok eğlenceli. Bir yandan diğer insanların kalelerini yağmalarken diğer yandan kendi kalemiz için olabildiğince kompleks bir düzen hazırlamak iki tarafın duygularını da bize tattırıyor.
Oyunda üç çeşit para birimi var. Bunlardan ilki altın, ikincisi life force, üçüncüsü ise blings. Altın bildiğimiz gibi oyundaki araç gereçleri satın alırken kullandığımız bir para birimi. Life force ise gizemli bir güç olarak yaratık çıkarmak ve yaratıklarla ilgili her yükseltme işleminde kullanılıyor. Blings ise oyundaki kalemizdeki inşaatları hızlandıran, aynı anda birden fazla inşaat yapmamızı sağlayan, karakterimize özel bufflar almamıza yarayan ve aynı zamanda oyunun keyfini kaçıran para birimi. Çünkü oyunun free-to-play olmasından mütevellit blings sadece gerçek para ile satın alınıyor. Neyse buna daha sonra değineceğim.Oyunun savunma modundaki amacımız kalemizin son odası olan hazine odasına düşman karakterlerin ulaşmasını engellemek. Bu amacımızı gerçekleştirmek için sekiz adet yardım aldığımız yapılar bulunuyor. Bunlardan iki tanesi (Summoning Portal ve Research Lab) savunmaya direk etkili. Summoning Portaldan yaratıklarımızı ve tuzaklarımızı üretirken, Research Labden yine yaratıklarımızı ve tuzaklarımızı güçlendiriyoruz. Ürettiğimiz bu yaratıkları da kalemizin odalarını yerleştiriyoruz. Bu iki yapının seviyesi artıkça daha taktiksel yaratıklar ve tuzaklar üretebiliyoruz ve düşman karakterlerin baş belası olabiliyoruz.
Summoning Portal ve Research Labin yanı sıra Architect Officeden diğer yedi yapıyı üretirken ayrıca kalemizdeki oda sayısını da artırabiliyoruz. Bunların yanı sıra Architect Officeden kalemizin içine yerleştirebileceğimiz altın ve life force maden binaları üretebiliyoruz ve bu maden binalarından altın ve life force toplayabiliyoruz. Bu madenlerin toplanma süresi ve yapıların seviyesini yükseltme süresi bakımından oyun Facebook oyunlarına benziyor. Yani bir yapının yükselmesi için saatlerce bekleyebiliyorsunuz. Bu da oyunu belirli aralıklara kontrol etmenizi gerektiriyor. Son olarak bütün yapıların seviyesini kalenin kalbinin seviyesine bağlı olduğunu da hatırlatıp The Mighty Quest for Epic Lootun saldırı kısmına geçmek istiyorum."Bul, Öldür ve Düşenleri Topla"The Mighty Quest for Epic Lootun saldırı kısmında işin içine haliyle karakterimiz dahil oluyor. Normal bir RPG oyundaki gibi seviyesi, yetenekleri, statları, itemları bulunan bu karakterimiz Diablo-vari bir şekilde gelişiyor. Oyunun saldırı kısmının Diabloya aşırı benzerlik gösterdiğini belirtmek isterim gerek kamera açısı olsun, gerek loot sistemi olsun bana Diabloyu anımsattı.
Saldırı kısmında gökyüzünde diğer oyuncuların kalelerini ve kalelerinin seviyesini görebiliyoruz. Bu bilgilerin dışında tuzak sayısı, yaratık sayısı, daha önce kaç kişinin bu kalede öldüğü, olası altın ve life force kazancı gibi bilgilere ulaşabiliyoruz. Kendi seviyemize uygun olan kalelerden yüksek altın ve life force sahip kalelere hücum ediyoruz. Burada dikkat etmeniz gereken nokta koruma altına alınmış kaleler. Bu kalelere yakın zamanda başka bir oyuncu saldırdığı için hazine odalarına ulaşsak dahi hazine sandıkları koruma altında olduğundan para alamıyoruz.Seçimimizi yapıp bir kaleye saldırdığımızda ise sizlere bahsettiğim izometrik kamera bakışına geçiyoruz. Kaleye adımımızı atar atmaz sağ üst kısımda görebileceğiniz gibi bir geri sayım başlıyor. Eğer hazine odasındaki altın ve life force ödülüne ulaşmak istiyorsanız bu süre içinde kaleyi silip süpürmelisiniz. Şayet ölürseniz 100 altına kaldığınız yerden devam edebilirsiniz ama bu durumda hazine odası korunma altına alınıyor. Bu yüzden baştan başlamanızı tavsiye ediyorum.
Oyunun saldırı kısmına etki eden üç adet yapı bulunuyor. Bunlardan en önemlisi Hero Trainer. Karakterimiz belirli deneyim puanına ulaştığında seviyesini altın karşılığında buradan artırıyoruz. Hero Trainer dışında Blacksmith ve Potion Brewery ise karakterimize ihtiyacı duyduğu ekipmanı ve iksirleri sağlıyor. Oyunda sadece sağlık iksiri bulunuyor. Oyundaki ekipmanlar ise bir Diablo kadar çeşitli olmasa da (en azından şimdilik) yeterli çeşitliliği bizlere sunuyor."Tatlı, Yerinde Grafik ve Sesler"Oyunun grafik ve seslerinden bahsedecek olursak beni tatmin etti diyebilirim. Oyunun grafiksel yapısı çizgi dünyayı andırdığı için kalitesi de bu duruma göre gayet göze güzel geliyor. Grafiksel olarak oluşan bazı küçük sorunlar var ama bunların beta sürecinden kaynaklandığını düşünüyorum. Sesler ise gerçekten çok güzel. Oyunun belkide en güzel özelliği olan esprili yazıları ve durumları seslendirmelerde de korunmuş. Müzikleri de sizi mistik orta çağ havasına rahatça sokuyor.
Son olarak henüz
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
sürecinde olan The Mighty Quest for Epic Loot her ne kadar blingsler yüzünden parayı veren düdüğü çalar yapısına bürünse de farklı tarzı ve yapısıyla oyun dünyasına güzel bir tür getiriyor. Ama yine de ben The Mighty Quest for Epic Loot keşke oyun ücretli olsaymış da para ile üstünlük kurulamasaymış dedim. Yine de eğer sizin için loot kelimesi büyük anlamlar ifade ediyorsa bu oyuna bir şans verin derim.
Son düzenleme:
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 118
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 38
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 44
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 27
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 33