- Katılım
- 25 Eki 2023
- Konular
- 322
- Mesajlar
- 772
- Online süresi
- 28g 5989s
- Reaksiyon Skoru
- 917
- Altın Konu
- 145
- Başarım Puanı
- 182
- TM Yaşı
- 2 Yıl 5 Ay 26 Gün
- MmoLira
- 5,511
- DevLira
- 9
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Crimson Desert's'ın En İyi Hikaye Anlatımı Menülerde Gizli
Crimson Desert'in hikayesi pek de parlak sayılmaz. Ana karakterimiz Kliff, son 60 yılın aksiyon kahramanlarından devşirilmiş, genelde sessiz ve sadece homurdanan bir karakter. Biraz Jon Snow, biraz da kişiliği olmayan bir Geralt gibi duran Kliff, Crimson Desert gibi sıra dışı bir dünya için gerçekten de tuhaf bir başrol tercihi olmuş.
Hikâye, temel bir intikam temasını işlerken araya ilahi güçler ve alternatif zaman çizgileri serpiştiriyor. Bu yapıyı bir arada tutan bağ ise Kliff'in neşeli (ve bir o kadar da ağzı bozuk) paralı asker grubu Greymanes'i yeniden toparlama sürecimiz. Peki onlar paralı asker mi? Açıkçası, Greymanes'in tam olarak ne iş yaptığını ben bile bilmiyorum.
Yazının devamı Crimson Desert hakkında spoiler içerir. Yine de çok büyük sürprizleri bozmuyorum.
Oyunun ilk saatleri, baca temizlemek gibi pek de kahramansı olmayan görevlerle başlıyor ve bu durum, açıkçası beklediğim türden bir giriş değildi. Daha da tuhafı, karakterimiz Kliff, kafasına ayı postu geçirmiş devasa bir adam tarafından boğazı kesildikten sonra, sanki dün gece sadece kötü bir rüya görmüş gibi uyanıp hayatına devam ediyor. Bu durumun ardında bir hafıza kaybı mı var, yoksa The Abyss'in gücü (ve orada karşılaştığımız melekleri andıran Yüzüklerin Efendisi tarzı varlıklar) zihnini mi bulandırdı? Bu sorunun cevabı ne yazık ki ne ana hikâyede ne de oyun içi notlarda verilmiyor.
Hikayenin Arka Planı Büyük Ölçüde Gizli
Oyunun ana hikayesi 'idare eder' seviyesinde olsa da, beş farklı bölgeye yayılan, yüzlerce karaktere, bulmacaya ve onlarca boss dövüşüne ev sahipliği yapan devasa Pywel kıtası gerçekten büyüleyici bir dünya sunuyor. Başlangıç bölgesi olan Hernand ilk bakışta tipik bir fantastik ortaçağ şehri gibi görünebilir. Ancak biraz derine indiğinizde, farklı hanedanlar arasındaki politik çekişmeleri ve onların Gold Leaf Trading Company ile olan ilişkilerini çözmeye başlıyorsunuz. Bu şehrin çevresi de keşfedilmeyi bekleyen sırlarla dolu: Batıda gizemli bir cadı evi, güneyde cesetlerle dolu yıkık bir malikane ve doğuda ise beyni yıkanmış hastaların tutulduğu tuhaf bir akıl hastanesi bulunuyor.
Oyunun hemen başlarında Jian adında birinden bahsediliyor. Ancak ilgili hikâye notunu okumazsanız, Jian'ın kim olduğu ya da Kliff için neden bu kadar önemli olduğu konusunda hiçbir fikriniz olmuyor. Bu isim hikâyenin ilerleyen kısımlarında tekrar karşınıza çıktığında ise anlatıdaki bütünlük tamamen kopuyor, çünkü Jian'ın kim olduğunu ve neden bu kadar önemsendiğini hâlâ bilmiyorsunuz. Bu durum oyun boyunca pek çok kez tekrarlanıyor ve ne yazık ki Crimson Desert, hikâyenin kilit noktalarının çoğunun Knowledge menüsünde gizlendiğini oyuncuya yeterince belli etmiyor.
Benzer bir durum beşinci bölümde karşınıza çıkan Kearush the Slayer isimli canavarda da yaşanıyor. Bu agresif, goril benzeri boss, oyunun o aşaması için devasa bir zorluk sıçraması yaratıyor ve pek çok oyuncu onu alt etmekte zorlanıyor. Bu zorluk karşısında çoğu oyuncu muhtemelen geri çekilip ekipmanlarını güçlendirecek, bolca yemek hazırlayacak ve bossu yenmenin bir yolunu bulmak için geri dönecektir. Ancak çok azı bu yaratığın hikâyesini okumaya zaman ayırır. Eğer Knowledge menüsüne göz atmazsanız, onun Kingdom of Demeniss tarafından esir edildikten sonra neden bu kadar öfkeli olduğunu anlayamazsınız. Dahası, dövüşün sonunda aslında ölmediğini, zincirlerinden kurtularak dağlardaki yuvasına kaçtığını da öğrenemezsiniz.
Crimson Desert'in hikayesi pek de parlak sayılmaz. Ana karakterimiz Kliff, son 60 yılın aksiyon kahramanlarından devşirilmiş, genelde sessiz ve sadece homurdanan bir karakter. Biraz Jon Snow, biraz da kişiliği olmayan bir Geralt gibi duran Kliff, Crimson Desert gibi sıra dışı bir dünya için gerçekten de tuhaf bir başrol tercihi olmuş.
Hikâye, temel bir intikam temasını işlerken araya ilahi güçler ve alternatif zaman çizgileri serpiştiriyor. Bu yapıyı bir arada tutan bağ ise Kliff'in neşeli (ve bir o kadar da ağzı bozuk) paralı asker grubu Greymanes'i yeniden toparlama sürecimiz. Peki onlar paralı asker mi? Açıkçası, Greymanes'in tam olarak ne iş yaptığını ben bile bilmiyorum.
Yazının devamı Crimson Desert hakkında spoiler içerir. Yine de çok büyük sürprizleri bozmuyorum.
Oyunun ilk saatleri, baca temizlemek gibi pek de kahramansı olmayan görevlerle başlıyor ve bu durum, açıkçası beklediğim türden bir giriş değildi. Daha da tuhafı, karakterimiz Kliff, kafasına ayı postu geçirmiş devasa bir adam tarafından boğazı kesildikten sonra, sanki dün gece sadece kötü bir rüya görmüş gibi uyanıp hayatına devam ediyor. Bu durumun ardında bir hafıza kaybı mı var, yoksa The Abyss'in gücü (ve orada karşılaştığımız melekleri andıran Yüzüklerin Efendisi tarzı varlıklar) zihnini mi bulandırdı? Bu sorunun cevabı ne yazık ki ne ana hikâyede ne de oyun içi notlarda verilmiyor.
Hikayenin Arka Planı Büyük Ölçüde Gizli
Oyunun ana hikayesi 'idare eder' seviyesinde olsa da, beş farklı bölgeye yayılan, yüzlerce karaktere, bulmacaya ve onlarca boss dövüşüne ev sahipliği yapan devasa Pywel kıtası gerçekten büyüleyici bir dünya sunuyor. Başlangıç bölgesi olan Hernand ilk bakışta tipik bir fantastik ortaçağ şehri gibi görünebilir. Ancak biraz derine indiğinizde, farklı hanedanlar arasındaki politik çekişmeleri ve onların Gold Leaf Trading Company ile olan ilişkilerini çözmeye başlıyorsunuz. Bu şehrin çevresi de keşfedilmeyi bekleyen sırlarla dolu: Batıda gizemli bir cadı evi, güneyde cesetlerle dolu yıkık bir malikane ve doğuda ise beyni yıkanmış hastaların tutulduğu tuhaf bir akıl hastanesi bulunuyor.
Oyunun hemen başlarında Jian adında birinden bahsediliyor. Ancak ilgili hikâye notunu okumazsanız, Jian'ın kim olduğu ya da Kliff için neden bu kadar önemli olduğu konusunda hiçbir fikriniz olmuyor. Bu isim hikâyenin ilerleyen kısımlarında tekrar karşınıza çıktığında ise anlatıdaki bütünlük tamamen kopuyor, çünkü Jian'ın kim olduğunu ve neden bu kadar önemsendiğini hâlâ bilmiyorsunuz. Bu durum oyun boyunca pek çok kez tekrarlanıyor ve ne yazık ki Crimson Desert, hikâyenin kilit noktalarının çoğunun Knowledge menüsünde gizlendiğini oyuncuya yeterince belli etmiyor.
Benzer bir durum beşinci bölümde karşınıza çıkan Kearush the Slayer isimli canavarda da yaşanıyor. Bu agresif, goril benzeri boss, oyunun o aşaması için devasa bir zorluk sıçraması yaratıyor ve pek çok oyuncu onu alt etmekte zorlanıyor. Bu zorluk karşısında çoğu oyuncu muhtemelen geri çekilip ekipmanlarını güçlendirecek, bolca yemek hazırlayacak ve bossu yenmenin bir yolunu bulmak için geri dönecektir. Ancak çok azı bu yaratığın hikâyesini okumaya zaman ayırır. Eğer Knowledge menüsüne göz atmazsanız, onun Kingdom of Demeniss tarafından esir edildikten sonra neden bu kadar öfkeli olduğunu anlayamazsınız. Dahası, dövüşün sonunda aslında ölmediğini, zincirlerinden kurtularak dağlardaki yuvasına kaçtığını da öğrenemezsiniz.







