Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Bir zamanlar cumartesi gecelerimin en büyük eğlencesi olan Sid Meiers Pirates varkı belki bilirsiniz. İşte beni o günlere götüren bir oyunu oynadım bu hafta ... Tarayıcı tabanlı oyunların altın çağını yaşadığı ve her geçen gün de gelişmeye devam ettiği bu dönemde sizlere yeni bir tarayıcı tabanlı MMO olan Kartugayı tanıtmak istiyorum. Ah bir gemim olsa açılsam denizlere,savaşsam korsanlarla, toplasam ganimetleri mi diyordunuz? O zaman doğru yerdesiniz.
Inno Games tarafından yayınlanan Kartuga, tarayıcı tabanlı bir Mmorpg. Oyun tıpkı şu an popüler olan City of Steam gibi Unity 3D oyun motorunu kullanarak hazırlanmış. Amaç özelleştirebildiğiniz geminiz ile denizlere açılıp efsane bir korsan olmak. Fakat bu yolda sizleri birbirinden zor görevler ve tabii ki aynı amaç uğruna yola çıkmış diğer oyuncular bekliyor. Oyun yapı olarak klasik bir Mmorpg olsa da temasının korsanlık üzerine oluşu Kartugayı farklı kılan en büyük etken. Şimdiden söyleyeyim Kartugada aksiyonun dozu hiç düşmüyor ve kendinizi sürekli gemi savaşlarının içinde buluyorsunuz. Lafı daha uzatmadan oyuna geçelim.
Denizleri aşta gel kurbanın olam...
Kartuga tahmin edebileceğiniz üzere su üstünde geçiyor. Oyuna öncelikle kendinize bir sınıf seçerek başlıyorsunuz. Malesef oyunda bir karakter-gemi yaratma ekranı bulunmuyor. Bunun yerine sizden 3 sınıftan birini seçmeniz istenmiş. Benim favori sınıfım olan Destroyer genel olarak hasar verme üzerine ve defansı oldukça zayıf. İkinci sınıfımız olan Protector gerçekten büyük gemilere sahip ve oyunda tank görevi görüyor. Sonuncu sınıfımız olan Engineer ise savaşta aktif rol oynamaktan çok biraz daha takım arkadaşlarını korumak ve onları hasar aldıklarında tamir etmek üzerine kurulmuş. Seçim ekranında beni üzen nokta ise ne yazık ki kendime ait avatar seçememek oldu. Geminize herhangi bir renk veremiyor ya da onu özelleştiremiyorsunuz. Fakat şimdiden belirleteyim topladığınız eşyalar ile geminiz zamanla gelişebiliyor. Bu kısıma daha sonra tekrar döneceğiz.
Geminizi aldıktan sonra ise sizi oldukça sıkı bir tutorial kısmı bekliyor. Bana sorarsanız oyunun tutorial kısmı oldukça yararlı hazırlanmış. En azından kontrollere ve savaş mekaniklerine hazır bir halde başlıyorsunuz oyuna. Sözü geçmişken kontrollerden de bahsedeyim. Oyun W/A/S/D tuşları ve fare ile oynanıyor. Yön tuşları ile geminizi kontrol ederken fare ile saldırı yapıyorsunuz. Bir gemiyi kontrol ettiğiniz için basit saldırıları yalnızca toplarınızın bulunduğu yerlerden yani geminin sağ ve sol yanlarından yapmanız gerekiyor. Bu sistem oldukça iyi düşünülmüş ve size gerçek bir gemi yönettiğiniz hissini çok iyi veriyor. Bir de yetenekleriniz var ki onların kullanımı biraz daha özgür. Fakat onlara da daha sonra değineceğiz.
Ada sahillerinde bekliyorum...
Kartuganın deniz temalı bir oyun olması sizleri yanıltmasın. Aslında mantık yine aynı : görev al, tamamla, görevi ver ve ödülü kazan. Oyunda görevler harita üzerinde bulunan kıyılardan alınıyor. Oyun açık dünya bir oynanışa sahip değil, bunun yerine seviyeye göre haritalarda teleport olma tercih edilmiş. Her haritada sizin levelınıza göre belirli ana görevler ve yan görevler bulunmakta. Ana görevler sizi direk olarak korkulu bir korsan haline getirmeye yönelik. Yan görevler ise fazladan tecrübe ve bazı özel eşyaları kazanmanızı sağlıyor. Oyun böyle denizlerde geçince haliyle moblar da yaratıklar yerine ticaret gemileri olmuş. Gidip size 10 tane Merchant gemisi ile savaş deniyor ve sizde denizde bu gemileri aramaya koyuluyorsunuz. Aslında ben sadece gemiler yerine köpekbalıkları, ahtapotlar ve nice deniz canlıları ile de savaşmak isterdim. Belki bu tür görevler oyunun ilerleyen bölümlerinde vardır fakat en azından ben bu tür bir göreve henüz denk gelemedim.
Hazır mob demişken oyundaki itemlardan da bahsedelim. Aslında Kartuganın korsan temalı bir oyun olması çok da birşey değiştirmiyor. Klasik bir RPG de olduğu gibi bu oyunda da geminizi özelleştirebileceğiniz eşyalar ve envanter bulunmakta. İtemlar ise kestiğiniz moblardan yani gemilerden düşmekte. Bir gemiyi batırdığınızda size kutu şeklinde bazı droplar bırakıyor. Bu droplar bazen top mermisi bazen de yeni bir kaptan olabiliyor. Envanter kısmında farklı top türleri, 5 çeşit gemi çalışanı ve bazı diğer özelleştirilebilir içerikler bulunuyor. Bana saçma gelen kısım ise şu: geminizde bulunan çalışanlar diğer gemileri öldürdüğünüzde drop olarak düşebiliyor. Aynı şekilde top mermileri ve diğer eşyaları da görevlerden alabileceğiniz gibi yendiğiniz gemilerden de düşerebiliyorsunuz. Yeri gelmişken ekliyim iki farklı kullanıcı aynı gemiye vurursa tıpkı Guild Wars 2 de olduğu gibi düşen item herkese geliyor. Yani basit tabiri ile oyunda KS atmak şeklinde bir olay yok.
Gelelim oyunun en çok hoşuma giden özelliğine. Kartugada exp yani tecrübe puanı sistemi biraz farklı işliyor. Yendiğiniz gemilerden belirli sayıda gemi parçası kazanıyorsunuz. Bu gemi parçaları elinizde bulunan mevcut gemiyi geliştirmeniz için en büyük kaynak. Oyun içerisinde P tuşu ile açabileceğiniz bu kısımda birçok farklı geliştirme seçeneği mevcut. İster geminize fazladan bir top slotu açın isterseniz de çalışanlarınızın sayısını arttırın. İşte bu noktada Kartuga gerçek bir MMO oluyor benim gözümde. Çok sayıda seçenek aynı zamanda birbirine benzemeyen oyuncuları da beraberinde getiriyor. Özetle bu oyunu kim nasıl isterse öyle oynuyor. Bazı özelleştirmeler oyunda bulunan gemler ile yapılabiliyor. Bİlmiyorum kapalı betadan dolayı mı ama benim hesabımda yaklaşık olarak 6000 gem bulunmakta ve bu sayı bana oyunun sonuna kadar yetecek gibi duruyor. Tahmin edebileceğiniz üzere gemler gerçek para ile satın alınabilen bir birim. Oyun free-to-play olunca oyun içi gerçek para da malesef kızılmaması gereken bir durum. Geliştirme seçeneklerinin oldukça fazla olması ve birçoğunun gem gerektirmemesi benim oldukça hoşuma giden bir özellik oldu.
Olmazsa olmaz PvP
Evet geldik birçoğunuzun merak ettiği kısım olan PvP sistemine. Kartuga bu konuda beni şaşırttı diyebilirim aslında. Oyunda açık bir PvP yerine daha güzel bir şey düşünülmüş. Ekranın sol üst köşesinde iki farklı mod bulunuyor. WoWda ki Dungeon Fİnder tarzında işleyen bu sistemde tıkladığınız moda kaydınızı yaptırıyor ve yeterli oyunucuya ulaşıldığında PvP bölgesine ışınlanıyorsunuz. İlk modumuz olan Domination diğer MMO lardan alışık olduğunuz Capture the Point yani bölgeleri ele geçirip savuma üzerine. Harita üzerinde bulunan bölgeleri en çabuk şekilde ele geçirip düşman bölgelerine doğru ilerlemeniz gerekiyor. Tüm bölgelerin sahibi olan ya da en fazla puanı toplayan takım bu modun kazananı olur.
Gelelim ikinci ve daha farklı lan Destruction moduna. Bu yine iki takım olarak haritaya ışınlanıyor ve haritanın tam ortasında bulunan bombayı almaya çalışıyorsunuz. Bombayı ele geçiren takımın amacı onu olabildiğince çabuk rakibin bölgesine kurmak. Harita üzerinde çeşitli bufflar bulunmakta. Bu bufflar hızınızı arttırıyor, size fazladan hasar gücü veriyor ya da kalkan çıkartıyor. Destruction modu ile oyun adeta bir MOBA hissi veriyor bizlere. Yapımcılar oyun tam sürüme geçtiğinde daha fazla PvP modunun ekleneceğinin sözünü verdiler bile.
Grafikler ve Ses
En başta bahsetmemiz gerekeni yine en sona bıraktık. Oyunun grafikleri için yeterli demek doğru olur. Zaten tarayıcı tabanlı olan Kartuga çok büyük efekler veya kaplamalar vaad etmiyor. Fakat özellikle deniz efektleri oldukça iyi tasarlanmış. Yolculuğunuz sırasında köpekbalıkları, balinalar ve birçok diğer şey ekranınızı süslüyor. Gemiler ise birbirine benzer olsalar da güzel çizilmiş. Grafiklerde tek beğenmediğim nokta kıyılar oldu. Bunun nedeni ise tüm kıyı şeritlerinin birbirine benzemesi fakat bir süre sonra bu durum çok da rahatsız edici olmuyor. Kullanılan parlak renkler ve 3D modellemelerdeki başarılarından ötürü yapımcılar benden tam not aldı. Sonuçta az bir bütçe ile böyle bir tarayıcı tabanlı oyun yapmak her babayiğidin harcı değil.
Aynı şekilde ses konusunda da olduça başarılı bir yapım olmuş Kartuga. Menü müzikleri içinizi dinlendirirken savaş sırasında giren sesler sizi atmosfere bir adım daha sokmayı başarmış. Fakat bu konuda oyunun minik bugları var diyebilirim. Bazen yanlış yerde giren müzikler ya da geç gelen top sesleri can sıkıyor. Fakat oyunun daha kapalı betada olduğunu göz önüne alırsak bunlar hep aşılaşacak problemler. Unutmadan söyleyeyim oyunun sesleri çok fazla ve oyunu kulaklıkla oynuyorsanız ilk girişte kısa süreli bir sağarlık yaşayabilirsiniz.
Kapanış...
Evet geldik bir ön incelemenin daha sonuna. Kartuga benim gibi tarayıcı tabanlı oyunlara kötü gözle bakan birini bile kendine aşık etti diyebilirim. Oyun mutlaka denenmesi gereken bir yapım. Şunu söylemekte fayda var; Kartuga malesef başında saatlerini geçirebileceğiniz bir oyun değil. Oyun bir süre sonra sıradanlaşıyor ve vay arkadaş 2 saattir aynı şeyi yapıyorum diyebiliyorsunuz. Eğer korsan temalı oyunlardan hoşlanıyorsanız Kartugayı mutlaka denemelisiniz diyorum. Oyununun şu an kapalı betada olduğunu tekrar hatırlatayım. Oyunun resmi sitesinde kapalı beta için kayıt yaptırabilir ve maceraya hemen atılabilirsiniz. İyi oyunlar...
Inno Games tarafından yayınlanan Kartuga, tarayıcı tabanlı bir Mmorpg. Oyun tıpkı şu an popüler olan City of Steam gibi Unity 3D oyun motorunu kullanarak hazırlanmış. Amaç özelleştirebildiğiniz geminiz ile denizlere açılıp efsane bir korsan olmak. Fakat bu yolda sizleri birbirinden zor görevler ve tabii ki aynı amaç uğruna yola çıkmış diğer oyuncular bekliyor. Oyun yapı olarak klasik bir Mmorpg olsa da temasının korsanlık üzerine oluşu Kartugayı farklı kılan en büyük etken. Şimdiden söyleyeyim Kartugada aksiyonun dozu hiç düşmüyor ve kendinizi sürekli gemi savaşlarının içinde buluyorsunuz. Lafı daha uzatmadan oyuna geçelim.
Denizleri aşta gel kurbanın olam...
Kartuga tahmin edebileceğiniz üzere su üstünde geçiyor. Oyuna öncelikle kendinize bir sınıf seçerek başlıyorsunuz. Malesef oyunda bir karakter-gemi yaratma ekranı bulunmuyor. Bunun yerine sizden 3 sınıftan birini seçmeniz istenmiş. Benim favori sınıfım olan Destroyer genel olarak hasar verme üzerine ve defansı oldukça zayıf. İkinci sınıfımız olan Protector gerçekten büyük gemilere sahip ve oyunda tank görevi görüyor. Sonuncu sınıfımız olan Engineer ise savaşta aktif rol oynamaktan çok biraz daha takım arkadaşlarını korumak ve onları hasar aldıklarında tamir etmek üzerine kurulmuş. Seçim ekranında beni üzen nokta ise ne yazık ki kendime ait avatar seçememek oldu. Geminize herhangi bir renk veremiyor ya da onu özelleştiremiyorsunuz. Fakat şimdiden belirleteyim topladığınız eşyalar ile geminiz zamanla gelişebiliyor. Bu kısıma daha sonra tekrar döneceğiz.
Geminizi aldıktan sonra ise sizi oldukça sıkı bir tutorial kısmı bekliyor. Bana sorarsanız oyunun tutorial kısmı oldukça yararlı hazırlanmış. En azından kontrollere ve savaş mekaniklerine hazır bir halde başlıyorsunuz oyuna. Sözü geçmişken kontrollerden de bahsedeyim. Oyun W/A/S/D tuşları ve fare ile oynanıyor. Yön tuşları ile geminizi kontrol ederken fare ile saldırı yapıyorsunuz. Bir gemiyi kontrol ettiğiniz için basit saldırıları yalnızca toplarınızın bulunduğu yerlerden yani geminin sağ ve sol yanlarından yapmanız gerekiyor. Bu sistem oldukça iyi düşünülmüş ve size gerçek bir gemi yönettiğiniz hissini çok iyi veriyor. Bir de yetenekleriniz var ki onların kullanımı biraz daha özgür. Fakat onlara da daha sonra değineceğiz.
Ada sahillerinde bekliyorum...
Kartuganın deniz temalı bir oyun olması sizleri yanıltmasın. Aslında mantık yine aynı : görev al, tamamla, görevi ver ve ödülü kazan. Oyunda görevler harita üzerinde bulunan kıyılardan alınıyor. Oyun açık dünya bir oynanışa sahip değil, bunun yerine seviyeye göre haritalarda teleport olma tercih edilmiş. Her haritada sizin levelınıza göre belirli ana görevler ve yan görevler bulunmakta. Ana görevler sizi direk olarak korkulu bir korsan haline getirmeye yönelik. Yan görevler ise fazladan tecrübe ve bazı özel eşyaları kazanmanızı sağlıyor. Oyun böyle denizlerde geçince haliyle moblar da yaratıklar yerine ticaret gemileri olmuş. Gidip size 10 tane Merchant gemisi ile savaş deniyor ve sizde denizde bu gemileri aramaya koyuluyorsunuz. Aslında ben sadece gemiler yerine köpekbalıkları, ahtapotlar ve nice deniz canlıları ile de savaşmak isterdim. Belki bu tür görevler oyunun ilerleyen bölümlerinde vardır fakat en azından ben bu tür bir göreve henüz denk gelemedim.
Hazır mob demişken oyundaki itemlardan da bahsedelim. Aslında Kartuganın korsan temalı bir oyun olması çok da birşey değiştirmiyor. Klasik bir RPG de olduğu gibi bu oyunda da geminizi özelleştirebileceğiniz eşyalar ve envanter bulunmakta. İtemlar ise kestiğiniz moblardan yani gemilerden düşmekte. Bir gemiyi batırdığınızda size kutu şeklinde bazı droplar bırakıyor. Bu droplar bazen top mermisi bazen de yeni bir kaptan olabiliyor. Envanter kısmında farklı top türleri, 5 çeşit gemi çalışanı ve bazı diğer özelleştirilebilir içerikler bulunuyor. Bana saçma gelen kısım ise şu: geminizde bulunan çalışanlar diğer gemileri öldürdüğünüzde drop olarak düşebiliyor. Aynı şekilde top mermileri ve diğer eşyaları da görevlerden alabileceğiniz gibi yendiğiniz gemilerden de düşerebiliyorsunuz. Yeri gelmişken ekliyim iki farklı kullanıcı aynı gemiye vurursa tıpkı Guild Wars 2 de olduğu gibi düşen item herkese geliyor. Yani basit tabiri ile oyunda KS atmak şeklinde bir olay yok.
Gelelim oyunun en çok hoşuma giden özelliğine. Kartugada exp yani tecrübe puanı sistemi biraz farklı işliyor. Yendiğiniz gemilerden belirli sayıda gemi parçası kazanıyorsunuz. Bu gemi parçaları elinizde bulunan mevcut gemiyi geliştirmeniz için en büyük kaynak. Oyun içerisinde P tuşu ile açabileceğiniz bu kısımda birçok farklı geliştirme seçeneği mevcut. İster geminize fazladan bir top slotu açın isterseniz de çalışanlarınızın sayısını arttırın. İşte bu noktada Kartuga gerçek bir MMO oluyor benim gözümde. Çok sayıda seçenek aynı zamanda birbirine benzemeyen oyuncuları da beraberinde getiriyor. Özetle bu oyunu kim nasıl isterse öyle oynuyor. Bazı özelleştirmeler oyunda bulunan gemler ile yapılabiliyor. Bİlmiyorum kapalı betadan dolayı mı ama benim hesabımda yaklaşık olarak 6000 gem bulunmakta ve bu sayı bana oyunun sonuna kadar yetecek gibi duruyor. Tahmin edebileceğiniz üzere gemler gerçek para ile satın alınabilen bir birim. Oyun free-to-play olunca oyun içi gerçek para da malesef kızılmaması gereken bir durum. Geliştirme seçeneklerinin oldukça fazla olması ve birçoğunun gem gerektirmemesi benim oldukça hoşuma giden bir özellik oldu.
Olmazsa olmaz PvP
Evet geldik birçoğunuzun merak ettiği kısım olan PvP sistemine. Kartuga bu konuda beni şaşırttı diyebilirim aslında. Oyunda açık bir PvP yerine daha güzel bir şey düşünülmüş. Ekranın sol üst köşesinde iki farklı mod bulunuyor. WoWda ki Dungeon Fİnder tarzında işleyen bu sistemde tıkladığınız moda kaydınızı yaptırıyor ve yeterli oyunucuya ulaşıldığında PvP bölgesine ışınlanıyorsunuz. İlk modumuz olan Domination diğer MMO lardan alışık olduğunuz Capture the Point yani bölgeleri ele geçirip savuma üzerine. Harita üzerinde bulunan bölgeleri en çabuk şekilde ele geçirip düşman bölgelerine doğru ilerlemeniz gerekiyor. Tüm bölgelerin sahibi olan ya da en fazla puanı toplayan takım bu modun kazananı olur.
Gelelim ikinci ve daha farklı lan Destruction moduna. Bu yine iki takım olarak haritaya ışınlanıyor ve haritanın tam ortasında bulunan bombayı almaya çalışıyorsunuz. Bombayı ele geçiren takımın amacı onu olabildiğince çabuk rakibin bölgesine kurmak. Harita üzerinde çeşitli bufflar bulunmakta. Bu bufflar hızınızı arttırıyor, size fazladan hasar gücü veriyor ya da kalkan çıkartıyor. Destruction modu ile oyun adeta bir MOBA hissi veriyor bizlere. Yapımcılar oyun tam sürüme geçtiğinde daha fazla PvP modunun ekleneceğinin sözünü verdiler bile.
Grafikler ve Ses
En başta bahsetmemiz gerekeni yine en sona bıraktık. Oyunun grafikleri için yeterli demek doğru olur. Zaten tarayıcı tabanlı olan Kartuga çok büyük efekler veya kaplamalar vaad etmiyor. Fakat özellikle deniz efektleri oldukça iyi tasarlanmış. Yolculuğunuz sırasında köpekbalıkları, balinalar ve birçok diğer şey ekranınızı süslüyor. Gemiler ise birbirine benzer olsalar da güzel çizilmiş. Grafiklerde tek beğenmediğim nokta kıyılar oldu. Bunun nedeni ise tüm kıyı şeritlerinin birbirine benzemesi fakat bir süre sonra bu durum çok da rahatsız edici olmuyor. Kullanılan parlak renkler ve 3D modellemelerdeki başarılarından ötürü yapımcılar benden tam not aldı. Sonuçta az bir bütçe ile böyle bir tarayıcı tabanlı oyun yapmak her babayiğidin harcı değil.
Aynı şekilde ses konusunda da olduça başarılı bir yapım olmuş Kartuga. Menü müzikleri içinizi dinlendirirken savaş sırasında giren sesler sizi atmosfere bir adım daha sokmayı başarmış. Fakat bu konuda oyunun minik bugları var diyebilirim. Bazen yanlış yerde giren müzikler ya da geç gelen top sesleri can sıkıyor. Fakat oyunun daha kapalı betada olduğunu göz önüne alırsak bunlar hep aşılaşacak problemler. Unutmadan söyleyeyim oyunun sesleri çok fazla ve oyunu kulaklıkla oynuyorsanız ilk girişte kısa süreli bir sağarlık yaşayabilirsiniz.
Kapanış...
Evet geldik bir ön incelemenin daha sonuna. Kartuga benim gibi tarayıcı tabanlı oyunlara kötü gözle bakan birini bile kendine aşık etti diyebilirim. Oyun mutlaka denenmesi gereken bir yapım. Şunu söylemekte fayda var; Kartuga malesef başında saatlerini geçirebileceğiniz bir oyun değil. Oyun bir süre sonra sıradanlaşıyor ve vay arkadaş 2 saattir aynı şeyi yapıyorum diyebiliyorsunuz. Eğer korsan temalı oyunlardan hoşlanıyorsanız Kartugayı mutlaka denemelisiniz diyorum. Oyununun şu an kapalı betada olduğunu tekrar hatırlatayım. Oyunun resmi sitesinde kapalı beta için kayıt yaptırabilir ve maceraya hemen atılabilirsiniz. İyi oyunlar...
