Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Son dönemde 2. Dünya Savaşı ile ilgili epey oyun yapıldı. Bazıları dönemin atmosferini çok iyi yansıttığı için efsane oldu, bazıları ise vasatın ötesine bir türlü geçemedi. Çok büyük bir kısmını First Person Shooter tarzı oyunlarının oluşturduğu bu furyanın başarılı olan nadir örneklerinden biri de Rus yapımcı Nival Interactivein sıra tabanlı taktik strateji oyunu Silent Storm idi. Eskilerin ünlü oyunu Jagged Allianceı andıran oyun yapısı, 3 boyutlu kamera sistemini benimsemesi ile büyük beğeni toplayan orijinal oyun kendisinden kısa bir süre sonra ek paketinin çıkarılması için iyi bir sebepti.
İlk oyunu oynamış olanlar için senaryonun pek fazla değişmediğini söyleyebiliriz. 1947 yılında, düşman hatlarının ardına sızmış gizli bir ajan grubunu yöneterek, Thors Hammer isimli örgüt üyeleri ile amansız bir mücadeleye giriyoruz. Sıra tabanlı oyun yapısı, düşünerek daha akıllıca hareket etmemizi gerektiren bir oyun sunuyor. Oyun içi grafiklerin ve etkileşimin beklenilmeyecek kadar detaylı olması bir artı. Silahlardan ve mermilerden tüm cisimler etkilendiği gibi oyunun akışına etki edecek sonuçlar da doğurabiliyor.
Strateji mi? Simülasyon mu?
İlk olarak karakter yaratma ekranı ile başladığımız oyun, birinci darbesini burada vuruyor. Çünkü karakter yaratma ekranı; sanki "The Sims" oynayacakmışız gibi ayrıntılı. Karakterimizin yüzünü en ince ayrıntısına kadar seçebileceğimiz oyunda neden bu kadar ayrıntı gösterildi bilemiyorum ama sesini dahi ayarlayabiliyoruz. Asıl hayati önem taşıyan askerin mesleği bölümünü es geçmemek gerek. Zira hangi sınıf askeri seçtiğiniz çatışmalar sırasında büyük önem kazanıyor. 4 asker seçeneği içerisinde; Soldier (normal asker), Scout (izci), Sniper (keskin nişancı), ve Grenadier (bombacı) bulunuyor. Asker normal ateşli silahlarda başarılı olurken, izci yakın dövüşte üstün. Sniper uzun mesafeli tüfeği tabir-i caizse konuştururken, bombacı ise el bombasını nokta atış yapabiliyor. Her askerin kendi silahını çok iyi kullanmasına rağmen diğer silahları oldukça kötü kullanmasına pek anlam verebilmiş değilim. Allah rızası için, kimin eline silah verseniz 30cm önündeki hedefi %95 isabetle vurur. Gelin görün ki Sentinel de eğer askerin uzmanlık alanı değilse tabancayı 10 cm önündeki düşmanına bile tam isabetle vuramadığı oluyor. Sonuç itibariyle oyun içerisinde nasıl bir taktikle oynamak istiyorsanız karakterinizi yaratırken karar vermeniz gerek.
Para, para, para
Sentinels, bir grup paralı askeri yönettiğimiz, her bölüm başında gerekli ekipmanları satın aldığımız ve oyun içerisinde sandıklardan ve kutulardan mermi, silah vesaire topladığımız bir oyun. Hal böyle olunca paranın önemi de artıyor. Bir sonraki görevde başarılı grup ve ekipman toplamak için son tamamladığınız görevde değerli eşya toplamanız gerektiğini daha iyi anlıyorsunuz. Her bölüme üssünüzde başlıyorsunuz. Görevinizi alıp, silahlarınızı seçerek harita ekranına geçiyor, görev yerlerine ulaşıyorsunuz. Görevler başladığında biraz Commandosu biraz da Jagged Allianceı andıran harita yapısı karşılıyor bizleri. Mouseun sağ tuşuna basınca, serbest kamera moduna geçip dilediğimiz açıyı seçebiliyoruz. Mouseun tekerleğini oynatarak zoom yapabilirken, shifta basılı tutarak tekerleği oynatırsak katlar arasında geçişleri sağlayabiliyoruz.
Genel oynanış Commandosa çok benzemesine rağmen, herhangi bir düşmanla karşılaşmamız halinde yun duruyor ve sıra tabanlı hal alıyor. Burada AP ismi verilen action point yani hareket puanları önem kazanıyor. Hareket puanınızın izin verdiği ölçüde haritada ilerliyor, ardından silahınızı kullanıyorsunuz. Hakkınız bittiğinde, Entera basarak End the turn diyor, sırayı yapay zekâya veriyorsunuz.
Bu ek paket ile oyunun yapay zekâsında gelişmeler hemen göze çarpıyor. İlk oyunda kamikaze yapar gibi sürekli üzerinize saldıran düşmanların yerini daha akıllıca hareket eden ve plan kuran askerler almış. Savaşırken, tek başına başarılı olamayacağını anlayan düşmanlar bir süre sonra takım arkadaşlarının yanı dönebiliyor. Eğer başka kimse yoksa belli bir siperin arkasına saklanıyor ve gelmenizi bekliyor. Ana menüde yapay zekâyı en ince ayrıntısına kadar ayarlayabilmemiz hem uzman hem de yeni, başlayan oyunular için büyük beğeni kaynağı olmuş. Silahlar konusunda da gelişme sağlamış olan oyun, sadece bol silah seçeneği sunarak değil, onları gerçekçi yansıtarak çıtayı biraz daha yükseltmiş. Kullandığımız her silah uzun süreler sonunda bozulabiliyor ya da tutukluk yapabiliyor. Silah temizleme kitleri ile silahın ömrünü uzatabiliyor, tutukluk yapmasını minimuma çekebiliyoruz.
Havoc motorunun strateji oyununda işi ne?
Oyunu grafiksel açıdan incelediğimizde çok iyi bir puanı hak ettiğini görüyoruz. İlk olarak karakter yaratma ekranında gözümüze çarpan grafiksel ayrıntılar, harita dizaynında da kendini belli ediyor. Sadece görünüş olarak değil, teknik olarak da güzel ayrıntılar sunuyor; ateş edildiğinde cisimler patlayabiliyor, camlar kırılıyor. Tahta bir merdivenin yanında bomba patlarsa merdiven kullanılmaz hale geliyor ve taktik değiştirmek gerekiyor. Ayrıca sırtımıza alıp taşıdığımız düşman cesetlerinin kolları bacakları, biz yürürken hareket ediyor. Sadece üst üste gelen cesetler saçma hareketler yapıp hoplayıp zıplayabiliyor ve bazen kollar bacaklar duvarlardan geçebiliyor. Sanırım yapılacak bir patch ile üstesinden gelinebilir. Seslerin gayet başarılı, müziklerin zamana uygun olduğu oyunda, her asker kendi aksanına göre konuşuyor. Silah sesleri ise tatmin edici.
Level atlama ve kabiliyetlerini arttırma özellikle ilk oyunda olduğu gibi aynen duruyor. Pek çok konuda uzman olabileceğimiz oyunda, skill ekranı tıpkı Diablodaki gibi çalışıyor. Geliştirilmiş bölgesel hasar ise oyuna ayrı bir zevk katıyor. Göğsünün üst bölgesinden ve kafasından vurulan düşmanlar çok daha fazla hasar aldığı gibi, bacağından vurulan bir asker sırası geldiğinde daha yavaş yürüyor.
Sonuç olarak orijinali gayet bir oyun olan Silent Stormun ek paketi olan Sentinelsde oldukça başarılı bir çizgi çiziyor. İlk oyunda bulunan özeliklere eklene yeni ayrıntılar oyuna güzel renk katmış. İlk oyunu sevenler kesinlikle kaçırmamalı.
Not: Oyunu oynayabilmeniz için orijinal Silent Storma sahip olmanız gerekmektedir.
İlk oyunu oynamış olanlar için senaryonun pek fazla değişmediğini söyleyebiliriz. 1947 yılında, düşman hatlarının ardına sızmış gizli bir ajan grubunu yöneterek, Thors Hammer isimli örgüt üyeleri ile amansız bir mücadeleye giriyoruz. Sıra tabanlı oyun yapısı, düşünerek daha akıllıca hareket etmemizi gerektiren bir oyun sunuyor. Oyun içi grafiklerin ve etkileşimin beklenilmeyecek kadar detaylı olması bir artı. Silahlardan ve mermilerden tüm cisimler etkilendiği gibi oyunun akışına etki edecek sonuçlar da doğurabiliyor.
Strateji mi? Simülasyon mu?
İlk olarak karakter yaratma ekranı ile başladığımız oyun, birinci darbesini burada vuruyor. Çünkü karakter yaratma ekranı; sanki "The Sims" oynayacakmışız gibi ayrıntılı. Karakterimizin yüzünü en ince ayrıntısına kadar seçebileceğimiz oyunda neden bu kadar ayrıntı gösterildi bilemiyorum ama sesini dahi ayarlayabiliyoruz. Asıl hayati önem taşıyan askerin mesleği bölümünü es geçmemek gerek. Zira hangi sınıf askeri seçtiğiniz çatışmalar sırasında büyük önem kazanıyor. 4 asker seçeneği içerisinde; Soldier (normal asker), Scout (izci), Sniper (keskin nişancı), ve Grenadier (bombacı) bulunuyor. Asker normal ateşli silahlarda başarılı olurken, izci yakın dövüşte üstün. Sniper uzun mesafeli tüfeği tabir-i caizse konuştururken, bombacı ise el bombasını nokta atış yapabiliyor. Her askerin kendi silahını çok iyi kullanmasına rağmen diğer silahları oldukça kötü kullanmasına pek anlam verebilmiş değilim. Allah rızası için, kimin eline silah verseniz 30cm önündeki hedefi %95 isabetle vurur. Gelin görün ki Sentinel de eğer askerin uzmanlık alanı değilse tabancayı 10 cm önündeki düşmanına bile tam isabetle vuramadığı oluyor. Sonuç itibariyle oyun içerisinde nasıl bir taktikle oynamak istiyorsanız karakterinizi yaratırken karar vermeniz gerek.
Para, para, para
Sentinels, bir grup paralı askeri yönettiğimiz, her bölüm başında gerekli ekipmanları satın aldığımız ve oyun içerisinde sandıklardan ve kutulardan mermi, silah vesaire topladığımız bir oyun. Hal böyle olunca paranın önemi de artıyor. Bir sonraki görevde başarılı grup ve ekipman toplamak için son tamamladığınız görevde değerli eşya toplamanız gerektiğini daha iyi anlıyorsunuz. Her bölüme üssünüzde başlıyorsunuz. Görevinizi alıp, silahlarınızı seçerek harita ekranına geçiyor, görev yerlerine ulaşıyorsunuz. Görevler başladığında biraz Commandosu biraz da Jagged Allianceı andıran harita yapısı karşılıyor bizleri. Mouseun sağ tuşuna basınca, serbest kamera moduna geçip dilediğimiz açıyı seçebiliyoruz. Mouseun tekerleğini oynatarak zoom yapabilirken, shifta basılı tutarak tekerleği oynatırsak katlar arasında geçişleri sağlayabiliyoruz.
Genel oynanış Commandosa çok benzemesine rağmen, herhangi bir düşmanla karşılaşmamız halinde yun duruyor ve sıra tabanlı hal alıyor. Burada AP ismi verilen action point yani hareket puanları önem kazanıyor. Hareket puanınızın izin verdiği ölçüde haritada ilerliyor, ardından silahınızı kullanıyorsunuz. Hakkınız bittiğinde, Entera basarak End the turn diyor, sırayı yapay zekâya veriyorsunuz.
Bu ek paket ile oyunun yapay zekâsında gelişmeler hemen göze çarpıyor. İlk oyunda kamikaze yapar gibi sürekli üzerinize saldıran düşmanların yerini daha akıllıca hareket eden ve plan kuran askerler almış. Savaşırken, tek başına başarılı olamayacağını anlayan düşmanlar bir süre sonra takım arkadaşlarının yanı dönebiliyor. Eğer başka kimse yoksa belli bir siperin arkasına saklanıyor ve gelmenizi bekliyor. Ana menüde yapay zekâyı en ince ayrıntısına kadar ayarlayabilmemiz hem uzman hem de yeni, başlayan oyunular için büyük beğeni kaynağı olmuş. Silahlar konusunda da gelişme sağlamış olan oyun, sadece bol silah seçeneği sunarak değil, onları gerçekçi yansıtarak çıtayı biraz daha yükseltmiş. Kullandığımız her silah uzun süreler sonunda bozulabiliyor ya da tutukluk yapabiliyor. Silah temizleme kitleri ile silahın ömrünü uzatabiliyor, tutukluk yapmasını minimuma çekebiliyoruz.
Havoc motorunun strateji oyununda işi ne?
Oyunu grafiksel açıdan incelediğimizde çok iyi bir puanı hak ettiğini görüyoruz. İlk olarak karakter yaratma ekranında gözümüze çarpan grafiksel ayrıntılar, harita dizaynında da kendini belli ediyor. Sadece görünüş olarak değil, teknik olarak da güzel ayrıntılar sunuyor; ateş edildiğinde cisimler patlayabiliyor, camlar kırılıyor. Tahta bir merdivenin yanında bomba patlarsa merdiven kullanılmaz hale geliyor ve taktik değiştirmek gerekiyor. Ayrıca sırtımıza alıp taşıdığımız düşman cesetlerinin kolları bacakları, biz yürürken hareket ediyor. Sadece üst üste gelen cesetler saçma hareketler yapıp hoplayıp zıplayabiliyor ve bazen kollar bacaklar duvarlardan geçebiliyor. Sanırım yapılacak bir patch ile üstesinden gelinebilir. Seslerin gayet başarılı, müziklerin zamana uygun olduğu oyunda, her asker kendi aksanına göre konuşuyor. Silah sesleri ise tatmin edici.
Level atlama ve kabiliyetlerini arttırma özellikle ilk oyunda olduğu gibi aynen duruyor. Pek çok konuda uzman olabileceğimiz oyunda, skill ekranı tıpkı Diablodaki gibi çalışıyor. Geliştirilmiş bölgesel hasar ise oyuna ayrı bir zevk katıyor. Göğsünün üst bölgesinden ve kafasından vurulan düşmanlar çok daha fazla hasar aldığı gibi, bacağından vurulan bir asker sırası geldiğinde daha yavaş yürüyor.
Sonuç olarak orijinali gayet bir oyun olan Silent Stormun ek paketi olan Sentinelsde oldukça başarılı bir çizgi çiziyor. İlk oyunda bulunan özeliklere eklene yeni ayrıntılar oyuna güzel renk katmış. İlk oyunu sevenler kesinlikle kaçırmamalı.
Not: Oyunu oynayabilmeniz için orijinal Silent Storma sahip olmanız gerekmektedir.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 138