[h=1]Engin Altan Düzyatan: Şizofreniye yakın bir iş yapıyoruz[/h]
Son dizisindeki Halil karakteri ağır bir şizofrendi diyen Engin Altan Düzyatan şizofreniye yakın bir iş yapıyoruz diyor.
Bir şizofreni canlandırdığınız Son ile ekranlara veda ettiniz. Sizi hep jön olarak görmeye alıştığımız için, bizleri de şaşırttınız. Özellikle son dönemde, oyunculuk adına neler değişti hayatınızda?
Bunu, daha geçen gün düşündüm ve hemen bir hesap yaptım. 32 yaşını bitirmek üzereyim. 15 yaşından beri, oyunculuk yapıyorum. Oyunculuk adına hayatımda nelerin değiştiğine gelince; oyunculuğun en güzel taraflarından biri, bitmeyen bir serüveni yaşamaktır. Artık tamamdır, bitti diyemiyorsunuz. Her yaşınızda, farklı bir yanını keşfediyorsunuz. Oyunculuğa ilk başladığım yıl, Mustafa Kemal Atatürkün Samsuna çıkış dramatizasyonunda rol almıştım. Bir sahnede, tüm oyuncular mizansen yaratıyordu. Ben de, Mustafa Kemal Atatürkün Samsuna çıktığı geminin direği olmuştum. Böyle düşündüğünüz zaman, gemi direkliğinden bugünlere kadar geldim diyebiliriz.
rol bir palto gibidir
Canlandırdığınız karakterler, gerçek hayatınızı ne kadar etkiliyor?
Teknik olarak bakacak olursak, oyunculuk tiyatro ile başlar. Stanislavski yöntemi dediğimiz bir yöntem var. Bu yönteme göre; rol, bir palto gibidir. Oyuncu kulise girdiğinde, rolü üzerine giyer ve oyun bittiğinde, o paltoyu askıya asıp öyle kulisten çıkar. Sağlıklı bir oyuncunun da yapması gereken budur. Sondaki Halil, ağır bir şizofrendi. Onu canlandırırken, çok da eğlendim. Evet, setten sonra eve geldiğimde, belki bir yarım saat etkisinde kalmış olabilirim. Ama o kadar. Yaptığımız iş, zaten şizofreniye çok yakın. Bu etki daha da uzun sürerse, yandınız demektir.
İyi ya da kötü oyuncu kıstası nasıl belirleniyor?
Oyunculuk, herkese göre değişebilir bir şey. Maalesef bizim ülkemizde, kıstas diye bir şey yok. Çok fazla tiyatroya ve sinemaya gitmiyoruz. Sadece, izlediğimiz dizilerle, kimin iyi ya da kötü olduğuna karar veriyoruz. Önceki dizisinde kötü oyuncu diye tanımlanan biri, bir sonrakinde çok iyi oyuncu olabiliyor ama aslında, çok iyi bir oyuncu olmadı o adam; sadece, daha iyi oldu. Oyunculuk, asla iyi olduğunu kabullenemeyeceğin bir meslek. Avrupada ya da ABDde, 50 yaşındaki aktörler, hâlâ oyuncu koçlarıyla çalışıyor; sizce işi bilmediklerinden mi? Tabii ki hayır! Sadece kendilerini geliştirmek istediklerinden.
ENGİN ALTAN DÜZYATAN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!
HAFTADA BİR GÖZALTI KREMİ
İşinizle ilgili siz nelerden besleniyorsunuz?
Hâlâ okuyorum, hâlâ bir yere gittiğim zaman çevremdekileri izliyorum, ki herkes beni izlemeye başladığından beri, bu daha da güçleşiyor. Eskiden bir yere girdiğimde, oturduğum andan itibaren insanları izlemeye başlarken; şimdi, yarım saat sonra bu mümkün oluyor. Belli bir müddet geçmesi lâzım, insanların varlığıma alışması için.
İzmirlisiniz, İstanbulda yaşıyorsunuz. Hangi şehirlerde yaşayamazsınız?
Denizden uzak bir yerde yaşayamam. Her zaman denize en yakın yerlerde oturdum. Benim, suya yakın yerlerde yaşıyor olmam gerekiyor. Yürüyerek suya ulaşmam lazım ki, yorgunluklarımı atabileyim. Sonra da, delilik yapıp, adrenalimi yükseltiyorum. Doğa sporlarına yöneliyorum.
Giyiminize ve kişisel bakımınıza düşkün bir adam mısınız?
Marka düşkünlüğüm yoktur. Genellikle, yakışanı giyerim. İyi giyinmenin, insanın kendine olan saygısıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Belki de İzmirlilikten de bu biraz böyle. İzmirde kızlar, bakkala bile özenli gider. Kişisel bakımım için çok fazla bir şey yapmıyorum. Bir nemlendiricim var, aklıma geldikçe sürüyorum, aklıma gelmedikçe sürmüyorum. Bir de gözaltı kremim var, onu da haftada bir kullanıyorum. Asla yaşlanmamalıyım, kırışmamalıyım gibi bir derdim yok. Sakallarımda beyazlarım çıkmaya başladı ama bir yandan da hoşuma gidiyor bu durum. Yaşlanmaktan korkmuyorum.
ZAMANI GELİNCE ELBETTE İSTERİM
Baba olmak gibi hevesleriniz var mı?
Bunu her erkek ister. Ben de istiyorum tabii ki. Ama o, bir anda olacak bir şey. Baba olan arkadaşlarım, Bir sabah kalktım ve kendimi baba gibi hissettim. Sonra çocuk yapmaya karar verdim diyor. Şu anda böyle hissetmiyorum. Zamanı gelince, elbette istiyorum.
BAZI ZAMANLAR SAÇMALARIM
O cool duruşunuzun arkasında, eğlenceli bir adam var. Çekimler sırasında kendi kendine eğlenen bir adam gördüm. Doğru hissetmiş miyim?
Cool durayım diye özel bir çaba göstermiyorum. Bazen, gerçekten benden beklemeyeceğiniz saçmalıklar yapabiliyorum. Hatta Özge (Özge Özpirinçci), bana sürekli, Bu hallerini sadece ben gördüğüm için çok üzgünüm der.
TAHAMMÜL AZALDI
Sizi kızdıran şeyler nelerdir?
Ben, çabuk sinirlenen bir adamım. Bir anda parlayabiliyorum ama bu durum, çok kısa sürer. Son zamanlarda, tahammülsüzlüğe gerçekten sinirlenmeye başladım. İnsanlar, yaşamaktan mı zevk almıyorlar ya da tahammülsüzlüklerini bu kadar azaltan ne var anlamıyorum!
ADRENALİN VE HIZI SEVİYORUM
Yapmaktan zevk aldığınız şeyler neler?
Kite surf yapıyor, çok da zevk alıyorum. Birkaç kez uçaktan atladım; serbest uçuş da keza öyle. Adrenalin ve hız seviyorum. Yaşadığımı hissettiriyor. Ailelerin Yapma evladım dediği her şeyi yapmaktan zevk alıyorum!
Yeni projeleriniz neler?
Bu röportaj yayımlandığında, Romantik Komedi 2′yi çekiyor olacağım. Bunun dışında, beş-altı ay kendime yatırım yapmak istiyorum. Los Angelesta, 3.5 ay eğitim almak istiyorum. Artık, kiralanacak duygum kalmadı. Biraz içimi boşaltmak istiyorum.
ZAMANI GELİNCE ELBETTE İSTERİM
Baba olmak gibi hevesleriniz var mı?
Bunu her erkek ister. Ben de istiyorum tabii ki. Ama o, bir anda olacak bir şey. Baba olan arkadaşlarım, Bir sabah kalktım ve kendimi baba gibi hissettim. Sonra çocuk yapmaya karar verdim diyor. Şu anda böyle hissetmiyorum. Zamanı gelince, elbette istiyorum.
SEVİLİYORSAN TEPKİ GÖSTEREMEZSİN
Dışarıda cool bir havanız var. Öyle size pek yaklaşamazlar gibi. Ne diyorsunuz, haklı mıyız?
Eskisi gibi sokaklarda gezmiyorum. Bu arada bu coolluk, Bana asla yaklaşmasınlar tavrı değil! Bir insan size sevgisini gösteriyorsa, bundan rahatsız olamazsınız. Bazıları, garip bir duvar örüyor. Televizyonda görünüyor ve seviliyorsan; buna tepki gösteremezsiniz. O zaman, o işi yapmayacaksın. Çok sinirleniyorum; yüzünü hem kiraya vereceksin hem de seni gördüklerinde Kusura bakmayın, benim olduğum yerlerde beni görmezden gelin diyeceksin! İşin sayesinde çok güzel paralar kazanıyorsun, seviliyorsun ve buna rağmen ilgi görmekten mutsuzsun. Tamamen şımarıklık!
Bir şizofreni canlandırdığınız Son ile ekranlara veda ettiniz. Sizi hep jön olarak görmeye alıştığımız için, bizleri de şaşırttınız. Özellikle son dönemde, oyunculuk adına neler değişti hayatınızda?
Bunu, daha geçen gün düşündüm ve hemen bir hesap yaptım. 32 yaşını bitirmek üzereyim. 15 yaşından beri, oyunculuk yapıyorum. Oyunculuk adına hayatımda nelerin değiştiğine gelince; oyunculuğun en güzel taraflarından biri, bitmeyen bir serüveni yaşamaktır. Artık tamamdır, bitti diyemiyorsunuz. Her yaşınızda, farklı bir yanını keşfediyorsunuz. Oyunculuğa ilk başladığım yıl, Mustafa Kemal Atatürkün Samsuna çıkış dramatizasyonunda rol almıştım. Bir sahnede, tüm oyuncular mizansen yaratıyordu. Ben de, Mustafa Kemal Atatürkün Samsuna çıktığı geminin direği olmuştum. Böyle düşündüğünüz zaman, gemi direkliğinden bugünlere kadar geldim diyebiliriz.
rol bir palto gibidir
Canlandırdığınız karakterler, gerçek hayatınızı ne kadar etkiliyor?
Teknik olarak bakacak olursak, oyunculuk tiyatro ile başlar. Stanislavski yöntemi dediğimiz bir yöntem var. Bu yönteme göre; rol, bir palto gibidir. Oyuncu kulise girdiğinde, rolü üzerine giyer ve oyun bittiğinde, o paltoyu askıya asıp öyle kulisten çıkar. Sağlıklı bir oyuncunun da yapması gereken budur. Sondaki Halil, ağır bir şizofrendi. Onu canlandırırken, çok da eğlendim. Evet, setten sonra eve geldiğimde, belki bir yarım saat etkisinde kalmış olabilirim. Ama o kadar. Yaptığımız iş, zaten şizofreniye çok yakın. Bu etki daha da uzun sürerse, yandınız demektir.
İyi ya da kötü oyuncu kıstası nasıl belirleniyor?
Oyunculuk, herkese göre değişebilir bir şey. Maalesef bizim ülkemizde, kıstas diye bir şey yok. Çok fazla tiyatroya ve sinemaya gitmiyoruz. Sadece, izlediğimiz dizilerle, kimin iyi ya da kötü olduğuna karar veriyoruz. Önceki dizisinde kötü oyuncu diye tanımlanan biri, bir sonrakinde çok iyi oyuncu olabiliyor ama aslında, çok iyi bir oyuncu olmadı o adam; sadece, daha iyi oldu. Oyunculuk, asla iyi olduğunu kabullenemeyeceğin bir meslek. Avrupada ya da ABDde, 50 yaşındaki aktörler, hâlâ oyuncu koçlarıyla çalışıyor; sizce işi bilmediklerinden mi? Tabii ki hayır! Sadece kendilerini geliştirmek istediklerinden.
ENGİN ALTAN DÜZYATAN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!
HAFTADA BİR GÖZALTI KREMİ
İşinizle ilgili siz nelerden besleniyorsunuz?
Hâlâ okuyorum, hâlâ bir yere gittiğim zaman çevremdekileri izliyorum, ki herkes beni izlemeye başladığından beri, bu daha da güçleşiyor. Eskiden bir yere girdiğimde, oturduğum andan itibaren insanları izlemeye başlarken; şimdi, yarım saat sonra bu mümkün oluyor. Belli bir müddet geçmesi lâzım, insanların varlığıma alışması için.
İzmirlisiniz, İstanbulda yaşıyorsunuz. Hangi şehirlerde yaşayamazsınız?
Denizden uzak bir yerde yaşayamam. Her zaman denize en yakın yerlerde oturdum. Benim, suya yakın yerlerde yaşıyor olmam gerekiyor. Yürüyerek suya ulaşmam lazım ki, yorgunluklarımı atabileyim. Sonra da, delilik yapıp, adrenalimi yükseltiyorum. Doğa sporlarına yöneliyorum.
Giyiminize ve kişisel bakımınıza düşkün bir adam mısınız?
Marka düşkünlüğüm yoktur. Genellikle, yakışanı giyerim. İyi giyinmenin, insanın kendine olan saygısıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Belki de İzmirlilikten de bu biraz böyle. İzmirde kızlar, bakkala bile özenli gider. Kişisel bakımım için çok fazla bir şey yapmıyorum. Bir nemlendiricim var, aklıma geldikçe sürüyorum, aklıma gelmedikçe sürmüyorum. Bir de gözaltı kremim var, onu da haftada bir kullanıyorum. Asla yaşlanmamalıyım, kırışmamalıyım gibi bir derdim yok. Sakallarımda beyazlarım çıkmaya başladı ama bir yandan da hoşuma gidiyor bu durum. Yaşlanmaktan korkmuyorum.
ZAMANI GELİNCE ELBETTE İSTERİM
Baba olmak gibi hevesleriniz var mı?
Bunu her erkek ister. Ben de istiyorum tabii ki. Ama o, bir anda olacak bir şey. Baba olan arkadaşlarım, Bir sabah kalktım ve kendimi baba gibi hissettim. Sonra çocuk yapmaya karar verdim diyor. Şu anda böyle hissetmiyorum. Zamanı gelince, elbette istiyorum.
BAZI ZAMANLAR SAÇMALARIM
O cool duruşunuzun arkasında, eğlenceli bir adam var. Çekimler sırasında kendi kendine eğlenen bir adam gördüm. Doğru hissetmiş miyim?
Cool durayım diye özel bir çaba göstermiyorum. Bazen, gerçekten benden beklemeyeceğiniz saçmalıklar yapabiliyorum. Hatta Özge (Özge Özpirinçci), bana sürekli, Bu hallerini sadece ben gördüğüm için çok üzgünüm der.
TAHAMMÜL AZALDI
Sizi kızdıran şeyler nelerdir?
Ben, çabuk sinirlenen bir adamım. Bir anda parlayabiliyorum ama bu durum, çok kısa sürer. Son zamanlarda, tahammülsüzlüğe gerçekten sinirlenmeye başladım. İnsanlar, yaşamaktan mı zevk almıyorlar ya da tahammülsüzlüklerini bu kadar azaltan ne var anlamıyorum!
ADRENALİN VE HIZI SEVİYORUM
Yapmaktan zevk aldığınız şeyler neler?
Kite surf yapıyor, çok da zevk alıyorum. Birkaç kez uçaktan atladım; serbest uçuş da keza öyle. Adrenalin ve hız seviyorum. Yaşadığımı hissettiriyor. Ailelerin Yapma evladım dediği her şeyi yapmaktan zevk alıyorum!
Yeni projeleriniz neler?
Bu röportaj yayımlandığında, Romantik Komedi 2′yi çekiyor olacağım. Bunun dışında, beş-altı ay kendime yatırım yapmak istiyorum. Los Angelesta, 3.5 ay eğitim almak istiyorum. Artık, kiralanacak duygum kalmadı. Biraz içimi boşaltmak istiyorum.
ZAMANI GELİNCE ELBETTE İSTERİM
Baba olmak gibi hevesleriniz var mı?
Bunu her erkek ister. Ben de istiyorum tabii ki. Ama o, bir anda olacak bir şey. Baba olan arkadaşlarım, Bir sabah kalktım ve kendimi baba gibi hissettim. Sonra çocuk yapmaya karar verdim diyor. Şu anda böyle hissetmiyorum. Zamanı gelince, elbette istiyorum.
SEVİLİYORSAN TEPKİ GÖSTEREMEZSİN
Dışarıda cool bir havanız var. Öyle size pek yaklaşamazlar gibi. Ne diyorsunuz, haklı mıyız?
Eskisi gibi sokaklarda gezmiyorum. Bu arada bu coolluk, Bana asla yaklaşmasınlar tavrı değil! Bir insan size sevgisini gösteriyorsa, bundan rahatsız olamazsınız. Bazıları, garip bir duvar örüyor. Televizyonda görünüyor ve seviliyorsan; buna tepki gösteremezsiniz. O zaman, o işi yapmayacaksın. Çok sinirleniyorum; yüzünü hem kiraya vereceksin hem de seni gördüklerinde Kusura bakmayın, benim olduğum yerlerde beni görmezden gelin diyeceksin! İşin sayesinde çok güzel paralar kazanıyorsun, seviliyorsun ve buna rağmen ilgi görmekten mutsuzsun. Tamamen şımarıklık!
[h=3]Röportaj Bolum Kuralları & Yapılması Gerekenler !
Bölümde sadece Turkmmo üyelerinin röportajları olacaktır.(Ünlü,yazar v.s kişilerin röportajları için konu açmayın)[/h]
Bölümde sadece Turkmmo üyelerinin röportajları olacaktır.(Ünlü,yazar v.s kişilerin röportajları için konu açmayın)[/h]
- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 86
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 86
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 35
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 55
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 39