mavzermete 1
mavzermete
YazilimMühendisi 1
YazilimMühendisi
Fethi Polat 1
Fethi Polat
InfernoShade 1
InfernoShade
Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
Hikaye Ekle

İsveç Söylemi | Albert Camus

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan zeyn0
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 359

zeyn0

Gönüllerin Admini
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
7 Eki 2010
Konular
9,213
Mesajlar
34,101
Reaksiyon Skoru
4,131
Altın Konu
1
TM Yaşı
15 Yıl 8 Ay 17 Gün
Başarım Puanı
400
MmoLira
183
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Ben kendi hesabıma sanatım olmadan yaşayamam. Ama bu sanatı her şeyin üstüne koymuş da değilim. Tersine onsuz edemeyişimonun beni herkesle bir etmesi ve olduğumdan başka türlü olmaksızın herkesle bir düzeyde yaşatmasıdır. Sanat benim için tek basma tadı çıkarılan bir şey değildir. Sanat bence en büyük sayıda insanı ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri biçimleri bulmaktır. Demek ki sanat sanatçıyı insanlardan ayrılmamaya zorlar; onu en gündelik ve en evrensel gerçeğe bağlar. Ve çok kezkendilerini başkalarından ayrı gördükleri için sanatı seçenler kısa bir zaman sonra anlarlar ki sanatlarını ve başkalıklarım ancak herkesle benzerliklerini ortaya koyarak gösterebilirler. Sanatçı kendini bu başkalarına gidip gelme ile yoğurur : Vazgeçemediği güzellik ve kopamadığı topluluk arasındadır. Onun için gerçek sanatçılar hiçbir şeyi küçük görmezler; yargılamaya değil anlamaya çalışırlar. Ve dünyada tutacakları bir yer varsa o da Nietzsche'nin çok güzel söylediği gibi yargıcın değil işçi olsun aydın olsun yaratıcının başa geçeceği bir dünya olacaktır.

Buna inandık mı yazarın rolü ister istemez güçleşiyor. Sanatçı tanımı gereği bugün tarihi yapanların buyruğuna giremez : Tersineona katılanların buyruğundadır. Yoksa tek başına ve sanatının uzağında kalır. Zorbalık milyonlarca adamı ile birlikte onu yalnızlığından ayıramaz onlara ayak uydurmaya kalkışsa bile hatta asıl o zaman. Ama dünyanın öbür ucunda hapse girmiş ve hor görülmüşbilmediğimiz bir insanın çıkmayan sesi. yazarı yalnızlığından kurtarmaya yeter hiç değilse özgürlüğün sağladığı olanaklar içinde o çıkmayan sesi unutmamayı ve onu sanat yoluyla duyurmayı başardıkça.

Hiçbirimiz böylesine büyük bir işin adamı değiliz. İster bütün .ömrünce ünsüz ya da bir zaman için ünlü olsun ister zorbaların zincirlerine vurulsun ister bir süre dileğini özgürce söylesin yazar kendini haklı ve canlı bir topluluk içinde duyabilir; bu da yazarınelinden geldiğince sanatının büyüklüğünü yapan şu iki görevi yüklenmesiyle olur : Gerçeği ve özgürlüğü. Sanatçının işi en büyük sayıda insanı toplamak olduğu için yalanla ve kölelikle uzlaşamaz çünkü yalan da kölelik de bulundukları yerde yalnızlıkları çoğaltırlar. Tek tek olarak sakatlıklarımız ne olursa olsun soylu yazarlık sanatı korunması güç olan şu iki ödeve bağlı kalacaktır : Bile bile yalan söylememek ve insanın insanı ezmesine karşı koymak.
 
Paylaşımınız için Teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst