- Katılım
- 14 Eki 2010
- Konular
- 14,630
- Mesajlar
- 71,943
- Online süresi
- 9h 11m
- Reaksiyon Skoru
- 8,946
- Altın Konu
- 3
- Başarım Puanı
- 708
- Yaş
- 33
- MmoLira
- -6,246
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Doğum günün kutlu olsun ya RESULALLAH .
-20-26 nisan 571
''PEYGAMBERİM SEN GELDİN''
Peygamberim sen geldin
Doğruluğu getirdin
Yüreklerimiz imanla doldu
Dualarımız dilimize vurdu
Bütün topluma yayıldı dinimiz
Ne şehitler verdik hapimiz
Yayıldı hak dinimiz
Sen gelince huzur doldu bu kalpler
Yalan söylemez oldu bu diller
Ahlakıyla ve erdemiyle
Örnek oldu herşeyiyile
Rahmeti bol Peygamberim
Kutlu Doğum Haftası gelince
Açıldı Dua Eden Ellerim
-20-26 nisan 571
Kutlu Doğum Haftası, peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)`in doğum gününü kutlamak amacıyla her yıl 14-20 Nisan arasında kutlanır.
Kutlu doğum haftası başlangıcı rebiülevvel ayının 12. gecesi olan miladi takvime göre 14 nisan 2012 tarihine denk gelmektedir.
Kutlu Doğum Haftası; Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî yani halk dilinde bilinen adıyla Mevlid Kandili asırlar boyunca kutlanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu büyük geleneğimizi daha büyük coşkuyla geçmesi ve ayrıca daha iyi hatırlanması için Peygamber efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun.
Kutlu Doğum Haftası; Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî yani halk dilinde bilinen adıyla Mevlid Kandili asırlar boyunca kutlanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu büyük geleneğimizi daha büyük coşkuyla geçmesi ve ayrıca daha iyi hatırlanması için Peygamber efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun..
Kutlu Doğum Haftası, Miladi takvime göre 14 Nisan 2012 tarihine denk gelen gecedir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) anmak için, her yıl Nisan ayında organize edilen, Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî (Hicri Rebiulevvel ayının 12. gecesi), asırlardır milletimiz tarafından “Mevlid Kandili“ olarak kutlanmaktadır.Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamış, bu düşünce ile de Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası“ olarak ilan etmiştir.
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü`l-evvel ayının 12. gecesidoğmuştur. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili“ denir.
O`nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini ile dünya aydınlandı, tek Allah inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O`na inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu. O`nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.
Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, SevgiliPeygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün`necat“ olan mevlid kitabı O`nun doğumunu, üstünlüğünü vemucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.
Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O`nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan enginsevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
Bununla beraber, O`nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O`nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
Bu çerçevede peygamberimizin hayatı anlatılırken, peygamberimize bu haftada salatı şerifler, naatı şerifler okunur. Bize bıraktığı Kuran-ı Kerim`den mesajlar verilir. Peygamberimizin bize öğütleri olan hadisi şerifler müslümanlara mesaj olarak aktarılır, unutanlara tekrardan hatırlatılır. Kısacası gül peygamberimizin doğum günü ilahiler, sureler, kasideler, şiirler eşliğinde çoşkuyla kutlanır ve peygamberimiz gönüllerde salatı şerifler ile anılır.
Kutlu Doğum Haftası; Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî yani halk dilinde bilinen adıyla Mevlid Kandili asırlar boyunca kutlanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu büyük geleneğimizi daha büyük coşkuyla geçmesi ve ayrıca daha iyi hatırlanması için Peygamber efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu ve mübarek olsun.
Mevlid; doğum zamanı demektir. Peygamberimizin doğumu ve bunu anlatan eser anlamında kullanılır.
Kutlu Doğum Haftası 1989 yılından beri kutlanmaktadır.Peki kutlanma fikri nasıl doğmuştur?
Hepimizin bildiği gibi Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi, asırlardır milletimiz tarafından ‘Mevlid Kandili` olarak kutlanmaktadır. Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
Süleyman Çelebi`nin kaleme aldığı Vesiletü`n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.
Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası“ olarak ilan etmiştir.
Gelenek haline gelen Kutlu Doğum Haftasının amacı nedir?
Mevlidi, Türk kültürünün sağlam bir mesnedi, milletimizi birlik ve bütünlük içinde aydınlık geleceğe taşıyacak sağlam bir gelenektir. Hafta dolayısıyla hazırlanan programlar belirlenirken gözetilen gaye hep bu olmuştur.
Takip ettiğimiz geleneğin gücü ve bunun hâlâ milletimizin gönlünde dipdiri yaşaması, gelecek için bizleri umutlandırmaktadır. Yüzyıllardır görülmüştür ki Türk Milleti inançlıdır, hoş görülüdür, dinî inançlarını bir kavga konusu olarak değil, barış ve huzur kaynağı olarak görmektedir.
Mevlid`le ifadesini bulan kültür atmosferi, bu geleneğin devamıdır. 1989`dan beri icra ettiğimiz programlardan devşirdiğimiz fikir ve kültür iklimi, Türkiye Diyanet Vakfı`nın hayırlı bir yolda olduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki, insanlık için en güzel rehber; bütün güzellikleri bünyesinde toplayan ve güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen Hz. Peygamber, model ise Peygamberimizin insanlığa sunduğu modeldir. Çünkü O, tam bir anarşi ve kargaşa ortamında, insanlık için bir güneş olmuş, çirkinlikleri güzelliklere tebdil etmiştir. İnsanlık O`nun getirdiği yüce değerler ve prensipler doğrultusunda büyük medeniyetler kurmuş, kaybedilen haklarına kavuşmuş, fıtratında var olan yüce değerlerin farkına varmış, kadın erkek Allah`ın ve cemiyetin huzurunda eşit olmanın hazzını tatmıştır.
İslam medeniyeti Kur`an ve Hz. Peygamberin sünnetinden kaynaklanan, evrensel ahlak ilkeleri ve insan hakları ile ilmi anlayış üzerine bina edilmiştir. Zira İslam Medeniyetinin esası, İslam dininin hikmet ve adaleti üzerine kurulmuş olduğundan, ilmi ve irfanı öğretmiş, zulmü ve zoru yasaklayarak, haksızlıklara karşı koymayı hedef almıştır. Şurası bir gerçektir ki Cenab-ı Hak, insanın kendisi ile olan ilişkisini iman ve ibadete bağladığı halde, insanın diğer insanlar ve eşya ile ilişkilerini ahlak ve hukuk kurallarına bağlamıştır. Kamil bir insan, bu ilişkilerini yerli yerince ve dengeli bir biçimde yapan kişidir. İşte Hz. Muhammed, bunu sağlayan ve bize örnek olan insandır.
Türkiye Diyanet Vakfı, örnek insan Hz. Muhammed`in evrensel prensiplerini ve insanlığa getirdiği yüce değerleri, günümüz şartlarını da dikkate alarak insanlığa ulaştırmak amacıyla Kutlu Doğum Haftası`nı ihdas etmiştir.
2010 yılı Kutlu Doğum Haftası`nda ne gibi faaliyetler gerçekleştiriliyor?
2012 Kutlu Doğum Haftası Ne Zaman Hangi Ayda Kutlanacak
2012 Yılı Kutlu Doğum Haftası Hangi Güne Geliyor Ayın Kaçında
Kutlu Doğum Haftası 2012
Kutlu Doğum Haftası programlarında yer alan faaliyetler
-“Üçüncü Bine Girerken Türkiye“ konulu bir sempozyum yapılacaktır.
— Yine her yıl olduğu gibi bu yıl da “İslâmi Araştırmalar Ödülü“ yarışması gerçekleştirilecektir.
— Türkiye genelinde “İslâm ve Çalışma“ konusunda panel ve konferanslar düzenlenecektir.
— Yine bu yıl Üniversite gençliğinin katılacağı “Açık Oturum“, lise gençliğinin katılacağı
“Münazara“ ve bütün gençlerimizin katılabileceği “Şiir ve Müzik Şöleni“ düzenlenecektir. Bu şölende gençlerin ilgi gösterdiği şairler şiir okuyacak, ses sanatçıları ve ozanlar da bestelerini
Seslendireceklerdir.
— Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Kutlu Doğum Haftası yurtdışında da çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır. Bu sene Bakü, Osh ve Aşkabat`da mahallindeki ilahiyat fakültelerinin öğretim üyelerinden 3`er kişi, Üsküp, Bahçesaray, Kosova ve Kıbrıs`ta ise Türkiye`den gönderilecek 2`şer kişilik ekiplerce, Kazan`da ise Moskova Din Hizmetleri Müşaviri ve Türkiye`den gönderilecek bir temsilcinin katılımı ile panel ve konferanslar düzenlenecektir. Ayrıca Avrupa ülkelerinde Kutlu Doğum Haftası programları icra edilecektir.
— Çocuklara yönelik olarak, “Çocuk Şarkıları ve İlahileri Güfte Yarışması“ başlattık. Bu yarışma gazete ilanlarıyla tüm yurda duyuruldu. Yarışma neticesinde çok güzel güftelerin
Çıkacağını ümit ediyoruz.
— Kur`an kurslarında eğitim gören öğrencileri araştırmaya teşvik etmek amacıyla “İslam ve Çalışma“ konulu bir yazı yarışması düzenledik. Bu yarışma için Diyanet İşleri
Başkanlığımız ile işbirliği yapılarak Diyanet İşleri Başkanlığı`na bağlı Kur`an kurslarında eğitim gören öğrencilerin yarışmaya katılmaları teşvik edilecektir.
— İlköğretim çağındaki çocuklarımızın Kutlu Doğum Haftasına ilgilerinin çekilmesi ve çocuklarımızın dini duygularını şiirle ifade etmelerini temin amacıyla “İlköğretim Okulları Arası Dini Nitelikli Şiir Yarışması“ düzenledik.
— Balkan, Kırım ve Kıbrıs Türkleri Arasında “Dini Muhtevalı Şiir“ yarışması da bu yılki faaliyetleri arasında yer almaktadır.
Şiir ve Na'tlar
Ya Muhammed (Sav.)
Uzak ise de, sana fani bedenim.
Her an seninledir sevdalı yüreğim.
Kutlu yoluna ben canım vereyim.
Özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Unutturamaz seni,ne seneler, ne asırlar,
Geçmiş olsa da aradan nice uzunca yıllar,
Şu garip, gece gündüz, hep adını sayıklar,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Cennet-ül Bakide, yer yok mu bana,
Kül oldum, hasretinle ben yana yana.
Hadim olayım, Medinedeki Ravzana,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Dayanamam, artık ben bu hasrete,
Tut elimden, kabul eyle, ali hizmete,
Ümmetim de bende girem cennete,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Hasretin ateşi yakar, bitirir beni,
Düşlerimde, görsem ne olur seni,
Bulsam haşir günü liva-ul hamd gölgeni,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Şu garibe, maveradan ne olur nazar eyle,
Bak yüzüme bendendi, de de kabul eyle,
Şefaatin ümmetinden günahkâra mı, söyle,
Bende günahkârım, İstiyorum, Ya Muhammed. (Sav.)
''EFENDİM''
Yaradılıştandı şanınız Efendim…
Önce siz vardınız.
Bütün ruhlar “bela“ derken,
Siz yine en baştaydınız.
Orada da önderdiniz.
Ölümsüz ruhunuz aydınlattı bütün “bela“ları…
Siz olmasaydınız zaten yaratılmazdı ki âlemler…
Hz. Adem`in tövbesi kabul edilirken sebeptiniz;
Hz. İsa`nın ruhu Rabbine giderken Ahmed`diniz. ..
Siz müjdeciydiniz Efendim…
En büyük müjdeydiniz.
Bilemedik Efendim.
Kıymetinizi…
Hayatınızı…
Sizi…
Kâinatın yaradılışından,
Kâbe`nin sahibinin evini koruduğu güne kadar;
Kâinat sizi tanıyordu.
Gelişiniz bekleniyordu.
Ebabiller zalimlere kahhar adına savururken taşları;
Yer-gök hasretinizden yanıyordu.
Beklenendiniz.
Kimseyi beklemek böylesine güzel olmamıştı.
Kâinata müjdelenmiştiniz.
Kimse sizin gibi ışık saçmamıştı.
Varlığınızla sarsılırken âlemler;
Semave deresi size kavuşmak için çağlamış,
Kisra`nın sarayı önünüzde eğilmek i istemişti
Yüzyıllardır yanan ateşler nurunuzdan utanmıştı belki de…
Siz gelmiştiniz Efendim…
Şereflendirmiştiniz kainatı…
Siz mahzundunuz Efendim…
Babanızı görmediniz hiç.
Yetim kaldınız önce.
Sonra melekler silerken gözyaşlarınızı,
Uzak bir köyde annenizi bıraktınız.
Daima yaralıydı kalbiniz;
Fakirliği, açlığı, gurbeti,
Yenilgiyi gördünüz.
Yurdunuzdan kovulmayı da…
Bilemedik Efendim…
Hüznünüzü…
Kırık kalbinizi..
Sizi…
Bilemedik Efendim…
İçten gelen bir sesle “Anam, babam sana feda olsun“ diyemedik.
Siz liderdiniz Efendim…
Bambaşkaydı her tavrınız…
Cesaretle şefkatin birleştiği bir çınardınız.
Zulüm gördüğünüz, kovulduğunuz topraklara girerken zerre kadar intikam duygusu yoktu kalbinizde…
Kâinatın kalbini durduracak şanlı bir orduyla tertemiz bir ihtilal yapmıştınız.
Bilemedik Efendim…
Cesaretinizi,
Şefkatinizi,
Sizi…
Siz sevgiliydiniz efendim…
Sevgi üstüne kurmuştunuz hayatınızı.
Siz, en çok seven ve sevilendiniz
Sevilmeye en layık olan…
Sevdikleriniz Rabbine giderken de,
En metin olan..
Kördüğüm gibiydi sevgileriniz
Çözülemezdi…
Bilinemezdi; kimse sizin gibi sevemezdi.
Biz bilemedik efendim.
Sevginizi ,
Kalbinizi ,
Sizi…
Yalnız kaldığımızda
Tecrit dönemi gelmeliydi aklımıza…
Siz âlemlere rahmetken anlamamışlardı;
Yalnız bırakmışlardı sizi…
Bizi birileri anlamamış çok mu?
Bilemedik Efendim.
Derdinizi,
Yalnızlığınızı,
Sizi…
Sevdiklerimizden uzak kaldığımızda
Amcanızın ardından döktüğünüz gözyaşları gelmeliydi aklımıza;
“Beni burada kime bırakıp gidiyorsun, ne annem var ne babam“ deyişiniz.
Siz böylesine özlem doluyken;
Biz küçük ayrılıklar yaşamışız çok mu?
Bilemedik efendim…
Kalbinizi,
Gözyaşlarınızı,
Sizi…
Büyük konforlar için kendimizi yaralarken;
Alnınızdaki hasır izleri gelmeliydi aklımıza…
Saraylarda yaşayabilecekken;
Ümmetinizle aynı kaptan yemek yediğinizi bilmeliydik.
Sizi bilmeliydik…
Haddimizi bilmeliydik…
Bilemedik Efendim…
Tevazuunuzu,
Haddimizi,
Sizi…
Sevdiklerimizi kaybettiğimizde siz gelmeliydiniz yine aklımıza;
Çocuklarınızı kendi ellerinizle toprağa gömerken ki hüznünüz gelmeliydi…
Hani oğlunuz İbrahim`i toprağa vermiş ağlıyordunuz;
Gözyaşlarıyla;
“Göz yaşla dolar, kalp mahzun olur, Rabbimi hoşnut etmeyecek şeyi yapamam ama beni çok üzdün çocuk.“
Deyişiniz yankılanmalıydı kalplerimizde.
Biz bilemedik Efendim…
Acınızı,
Teslimiyetinizi,
Sizi…
Birbirimize dert olurken;
Siz gelmeliydiniz aklımıza.
“Birbirinizi sevmeden iman etmiş olmazsınız“ deyişiniz sarmalıydı kalplerimizi…
Biz bilemedik Efendim…
Sevemedik birbirimizi,
Bilemedik sizi…
Umutsuzluğa düştüğümüzde;
Yine siz gelmeliydiniz aklımıza;
“Beni görmeden iman eden KARDEŞLERİM“ sözünüz çınlamalıydı kalplerimizde…
Kardeşiniz olabilecek olmanın heyecanı kaplamalıydı yüreklerimizi..
Biz bilemedik Efendim…
Bize olan sevginizi,
Sizi…
O olsaydı diye başlayan cümleler yetim kalıyor şimdi…
Hani namazda ağlayarak;
“Rabbim! Sen bana, ben onların arasında iken ve onlar bağışlanma dilerken onlara azap etmeyeceğini vad`etmemiş miydin?“
Demiştiniz ya…
Yanımızda başucumuzdasınız…
Önderimizsiniz…
Siz varsınız efendim…
Bu kâinat hala duruyorsa yerli yerinde;
Sizin varlığınızdandır.
Hala inmediyse azap melekleri yeryüzüne;
Sizin şanınızdandır..
Siz varsınız efendim…
Kalbimizde yarasınız…
Sevip sevip mahçup olduğumuz;
Adını anıp çare bulduğumuz;
Salat ve selamla teslim olduğumuzsunuz…
Sevmeye bile layık değilken; sevgi umduğumuzsunuz.
Şimdi dualarımız yükseliyor arşa;
“Haberdar et Rabbim“ diyoruz.
Çaresizliğimizi, yalnızlığımızı, sevgimizi, mahcubiyetimizi…
Bilmediklerimizle layık olmadıklarımızla karşınızdayız efendim.
Bize rağmen;
Alnımızdaki izlerden tanır mısınız bizi?
O izler size yol olur da kurtarır mı bizi?
Layık olmasak da “kardeşlerim“ der misiniz?
Siz varsınız efendim…
Kalbimizde yarasınız…
Sevip sevip mahcup olduğumuz;
Adını anıp çare bulduğumuz;
Salat ve selamla teslim olduğumuzsunuz…
Sevmeye bile layık değilken; sevgi umduğumuzsunuz.
Siz varsınız efendim…
Bize hayat veren sizin yolunuzdur.
Ve ölmediysek hala yaşıyorsak;
Bizi bu çağa karşı dik tutan sizin kokunuzdur.
Kutlu doğum haftası başlangıcı rebiülevvel ayının 12. gecesi olan miladi takvime göre 14 nisan 2012 tarihine denk gelmektedir.
Kutlu Doğum Haftası; Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî yani halk dilinde bilinen adıyla Mevlid Kandili asırlar boyunca kutlanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu büyük geleneğimizi daha büyük coşkuyla geçmesi ve ayrıca daha iyi hatırlanması için Peygamber efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun.
Kutlu Doğum Haftası; Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî yani halk dilinde bilinen adıyla Mevlid Kandili asırlar boyunca kutlanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu büyük geleneğimizi daha büyük coşkuyla geçmesi ve ayrıca daha iyi hatırlanması için Peygamber efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun..
Kutlu Doğum Haftası, Miladi takvime göre 14 Nisan 2012 tarihine denk gelen gecedir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) anmak için, her yıl Nisan ayında organize edilen, Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî (Hicri Rebiulevvel ayının 12. gecesi), asırlardır milletimiz tarafından “Mevlid Kandili“ olarak kutlanmaktadır.Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamış, bu düşünce ile de Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası“ olarak ilan etmiştir.
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü`l-evvel ayının 12. gecesidoğmuştur. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili“ denir.
O`nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini ile dünya aydınlandı, tek Allah inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O`na inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu. O`nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.
Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, SevgiliPeygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün`necat“ olan mevlid kitabı O`nun doğumunu, üstünlüğünü vemucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.
Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O`nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan enginsevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
Bununla beraber, O`nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O`nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
Bu çerçevede peygamberimizin hayatı anlatılırken, peygamberimize bu haftada salatı şerifler, naatı şerifler okunur. Bize bıraktığı Kuran-ı Kerim`den mesajlar verilir. Peygamberimizin bize öğütleri olan hadisi şerifler müslümanlara mesaj olarak aktarılır, unutanlara tekrardan hatırlatılır. Kısacası gül peygamberimizin doğum günü ilahiler, sureler, kasideler, şiirler eşliğinde çoşkuyla kutlanır ve peygamberimiz gönüllerde salatı şerifler ile anılır.
Kutlu Doğum Haftası; Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî yani halk dilinde bilinen adıyla Mevlid Kandili asırlar boyunca kutlanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu büyük geleneğimizi daha büyük coşkuyla geçmesi ve ayrıca daha iyi hatırlanması için Peygamber efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu ve mübarek olsun.
Mevlid; doğum zamanı demektir. Peygamberimizin doğumu ve bunu anlatan eser anlamında kullanılır.
Kutlu Doğum Haftası 1989 yılından beri kutlanmaktadır.Peki kutlanma fikri nasıl doğmuştur?
Hepimizin bildiği gibi Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi, asırlardır milletimiz tarafından ‘Mevlid Kandili` olarak kutlanmaktadır. Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
Süleyman Çelebi`nin kaleme aldığı Vesiletü`n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.
Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası“ olarak ilan etmiştir.
Gelenek haline gelen Kutlu Doğum Haftasının amacı nedir?
Mevlidi, Türk kültürünün sağlam bir mesnedi, milletimizi birlik ve bütünlük içinde aydınlık geleceğe taşıyacak sağlam bir gelenektir. Hafta dolayısıyla hazırlanan programlar belirlenirken gözetilen gaye hep bu olmuştur.
Takip ettiğimiz geleneğin gücü ve bunun hâlâ milletimizin gönlünde dipdiri yaşaması, gelecek için bizleri umutlandırmaktadır. Yüzyıllardır görülmüştür ki Türk Milleti inançlıdır, hoş görülüdür, dinî inançlarını bir kavga konusu olarak değil, barış ve huzur kaynağı olarak görmektedir.
Mevlid`le ifadesini bulan kültür atmosferi, bu geleneğin devamıdır. 1989`dan beri icra ettiğimiz programlardan devşirdiğimiz fikir ve kültür iklimi, Türkiye Diyanet Vakfı`nın hayırlı bir yolda olduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki, insanlık için en güzel rehber; bütün güzellikleri bünyesinde toplayan ve güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen Hz. Peygamber, model ise Peygamberimizin insanlığa sunduğu modeldir. Çünkü O, tam bir anarşi ve kargaşa ortamında, insanlık için bir güneş olmuş, çirkinlikleri güzelliklere tebdil etmiştir. İnsanlık O`nun getirdiği yüce değerler ve prensipler doğrultusunda büyük medeniyetler kurmuş, kaybedilen haklarına kavuşmuş, fıtratında var olan yüce değerlerin farkına varmış, kadın erkek Allah`ın ve cemiyetin huzurunda eşit olmanın hazzını tatmıştır.
İslam medeniyeti Kur`an ve Hz. Peygamberin sünnetinden kaynaklanan, evrensel ahlak ilkeleri ve insan hakları ile ilmi anlayış üzerine bina edilmiştir. Zira İslam Medeniyetinin esası, İslam dininin hikmet ve adaleti üzerine kurulmuş olduğundan, ilmi ve irfanı öğretmiş, zulmü ve zoru yasaklayarak, haksızlıklara karşı koymayı hedef almıştır. Şurası bir gerçektir ki Cenab-ı Hak, insanın kendisi ile olan ilişkisini iman ve ibadete bağladığı halde, insanın diğer insanlar ve eşya ile ilişkilerini ahlak ve hukuk kurallarına bağlamıştır. Kamil bir insan, bu ilişkilerini yerli yerince ve dengeli bir biçimde yapan kişidir. İşte Hz. Muhammed, bunu sağlayan ve bize örnek olan insandır.
Türkiye Diyanet Vakfı, örnek insan Hz. Muhammed`in evrensel prensiplerini ve insanlığa getirdiği yüce değerleri, günümüz şartlarını da dikkate alarak insanlığa ulaştırmak amacıyla Kutlu Doğum Haftası`nı ihdas etmiştir.
2010 yılı Kutlu Doğum Haftası`nda ne gibi faaliyetler gerçekleştiriliyor?
2012 Kutlu Doğum Haftası Ne Zaman Hangi Ayda Kutlanacak
2012 Yılı Kutlu Doğum Haftası Hangi Güne Geliyor Ayın Kaçında
Kutlu Doğum Haftası 2012
Kutlu Doğum Haftası programlarında yer alan faaliyetler
-“Üçüncü Bine Girerken Türkiye“ konulu bir sempozyum yapılacaktır.
— Yine her yıl olduğu gibi bu yıl da “İslâmi Araştırmalar Ödülü“ yarışması gerçekleştirilecektir.
— Türkiye genelinde “İslâm ve Çalışma“ konusunda panel ve konferanslar düzenlenecektir.
— Yine bu yıl Üniversite gençliğinin katılacağı “Açık Oturum“, lise gençliğinin katılacağı
“Münazara“ ve bütün gençlerimizin katılabileceği “Şiir ve Müzik Şöleni“ düzenlenecektir. Bu şölende gençlerin ilgi gösterdiği şairler şiir okuyacak, ses sanatçıları ve ozanlar da bestelerini
Seslendireceklerdir.
— Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Kutlu Doğum Haftası yurtdışında da çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır. Bu sene Bakü, Osh ve Aşkabat`da mahallindeki ilahiyat fakültelerinin öğretim üyelerinden 3`er kişi, Üsküp, Bahçesaray, Kosova ve Kıbrıs`ta ise Türkiye`den gönderilecek 2`şer kişilik ekiplerce, Kazan`da ise Moskova Din Hizmetleri Müşaviri ve Türkiye`den gönderilecek bir temsilcinin katılımı ile panel ve konferanslar düzenlenecektir. Ayrıca Avrupa ülkelerinde Kutlu Doğum Haftası programları icra edilecektir.
— Çocuklara yönelik olarak, “Çocuk Şarkıları ve İlahileri Güfte Yarışması“ başlattık. Bu yarışma gazete ilanlarıyla tüm yurda duyuruldu. Yarışma neticesinde çok güzel güftelerin
Çıkacağını ümit ediyoruz.
— Kur`an kurslarında eğitim gören öğrencileri araştırmaya teşvik etmek amacıyla “İslam ve Çalışma“ konulu bir yazı yarışması düzenledik. Bu yarışma için Diyanet İşleri
Başkanlığımız ile işbirliği yapılarak Diyanet İşleri Başkanlığı`na bağlı Kur`an kurslarında eğitim gören öğrencilerin yarışmaya katılmaları teşvik edilecektir.
— İlköğretim çağındaki çocuklarımızın Kutlu Doğum Haftasına ilgilerinin çekilmesi ve çocuklarımızın dini duygularını şiirle ifade etmelerini temin amacıyla “İlköğretim Okulları Arası Dini Nitelikli Şiir Yarışması“ düzenledik.
— Balkan, Kırım ve Kıbrıs Türkleri Arasında “Dini Muhtevalı Şiir“ yarışması da bu yılki faaliyetleri arasında yer almaktadır.
Şiir ve Na'tlar
Ya Muhammed (Sav.)
Uzak ise de, sana fani bedenim.
Her an seninledir sevdalı yüreğim.
Kutlu yoluna ben canım vereyim.
Özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Unutturamaz seni,ne seneler, ne asırlar,
Geçmiş olsa da aradan nice uzunca yıllar,
Şu garip, gece gündüz, hep adını sayıklar,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Cennet-ül Bakide, yer yok mu bana,
Kül oldum, hasretinle ben yana yana.
Hadim olayım, Medinedeki Ravzana,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Dayanamam, artık ben bu hasrete,
Tut elimden, kabul eyle, ali hizmete,
Ümmetim de bende girem cennete,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Hasretin ateşi yakar, bitirir beni,
Düşlerimde, görsem ne olur seni,
Bulsam haşir günü liva-ul hamd gölgeni,
Çok özlüyorum seni Ya Muhammed. (Sav.)
Şu garibe, maveradan ne olur nazar eyle,
Bak yüzüme bendendi, de de kabul eyle,
Şefaatin ümmetinden günahkâra mı, söyle,
Bende günahkârım, İstiyorum, Ya Muhammed. (Sav.)
''EFENDİM''
Yaradılıştandı şanınız Efendim…
Önce siz vardınız.
Bütün ruhlar “bela“ derken,
Siz yine en baştaydınız.
Orada da önderdiniz.
Ölümsüz ruhunuz aydınlattı bütün “bela“ları…
Siz olmasaydınız zaten yaratılmazdı ki âlemler…
Hz. Adem`in tövbesi kabul edilirken sebeptiniz;
Hz. İsa`nın ruhu Rabbine giderken Ahmed`diniz. ..
Siz müjdeciydiniz Efendim…
En büyük müjdeydiniz.
Bilemedik Efendim.
Kıymetinizi…
Hayatınızı…
Sizi…
Kâinatın yaradılışından,
Kâbe`nin sahibinin evini koruduğu güne kadar;
Kâinat sizi tanıyordu.
Gelişiniz bekleniyordu.
Ebabiller zalimlere kahhar adına savururken taşları;
Yer-gök hasretinizden yanıyordu.
Beklenendiniz.
Kimseyi beklemek böylesine güzel olmamıştı.
Kâinata müjdelenmiştiniz.
Kimse sizin gibi ışık saçmamıştı.
Varlığınızla sarsılırken âlemler;
Semave deresi size kavuşmak için çağlamış,
Kisra`nın sarayı önünüzde eğilmek i istemişti
Yüzyıllardır yanan ateşler nurunuzdan utanmıştı belki de…
Siz gelmiştiniz Efendim…
Şereflendirmiştiniz kainatı…
Siz mahzundunuz Efendim…
Babanızı görmediniz hiç.
Yetim kaldınız önce.
Sonra melekler silerken gözyaşlarınızı,
Uzak bir köyde annenizi bıraktınız.
Daima yaralıydı kalbiniz;
Fakirliği, açlığı, gurbeti,
Yenilgiyi gördünüz.
Yurdunuzdan kovulmayı da…
Bilemedik Efendim…
Hüznünüzü…
Kırık kalbinizi..
Sizi…
Bilemedik Efendim…
İçten gelen bir sesle “Anam, babam sana feda olsun“ diyemedik.
Siz liderdiniz Efendim…
Bambaşkaydı her tavrınız…
Cesaretle şefkatin birleştiği bir çınardınız.
Zulüm gördüğünüz, kovulduğunuz topraklara girerken zerre kadar intikam duygusu yoktu kalbinizde…
Kâinatın kalbini durduracak şanlı bir orduyla tertemiz bir ihtilal yapmıştınız.
Bilemedik Efendim…
Cesaretinizi,
Şefkatinizi,
Sizi…
Siz sevgiliydiniz efendim…
Sevgi üstüne kurmuştunuz hayatınızı.
Siz, en çok seven ve sevilendiniz
Sevilmeye en layık olan…
Sevdikleriniz Rabbine giderken de,
En metin olan..
Kördüğüm gibiydi sevgileriniz
Çözülemezdi…
Bilinemezdi; kimse sizin gibi sevemezdi.
Biz bilemedik efendim.
Sevginizi ,
Kalbinizi ,
Sizi…
Yalnız kaldığımızda
Tecrit dönemi gelmeliydi aklımıza…
Siz âlemlere rahmetken anlamamışlardı;
Yalnız bırakmışlardı sizi…
Bizi birileri anlamamış çok mu?
Bilemedik Efendim.
Derdinizi,
Yalnızlığınızı,
Sizi…
Sevdiklerimizden uzak kaldığımızda
Amcanızın ardından döktüğünüz gözyaşları gelmeliydi aklımıza;
“Beni burada kime bırakıp gidiyorsun, ne annem var ne babam“ deyişiniz.
Siz böylesine özlem doluyken;
Biz küçük ayrılıklar yaşamışız çok mu?
Bilemedik efendim…
Kalbinizi,
Gözyaşlarınızı,
Sizi…
Büyük konforlar için kendimizi yaralarken;
Alnınızdaki hasır izleri gelmeliydi aklımıza…
Saraylarda yaşayabilecekken;
Ümmetinizle aynı kaptan yemek yediğinizi bilmeliydik.
Sizi bilmeliydik…
Haddimizi bilmeliydik…
Bilemedik Efendim…
Tevazuunuzu,
Haddimizi,
Sizi…
Sevdiklerimizi kaybettiğimizde siz gelmeliydiniz yine aklımıza;
Çocuklarınızı kendi ellerinizle toprağa gömerken ki hüznünüz gelmeliydi…
Hani oğlunuz İbrahim`i toprağa vermiş ağlıyordunuz;
Gözyaşlarıyla;
“Göz yaşla dolar, kalp mahzun olur, Rabbimi hoşnut etmeyecek şeyi yapamam ama beni çok üzdün çocuk.“
Deyişiniz yankılanmalıydı kalplerimizde.
Biz bilemedik Efendim…
Acınızı,
Teslimiyetinizi,
Sizi…
Birbirimize dert olurken;
Siz gelmeliydiniz aklımıza.
“Birbirinizi sevmeden iman etmiş olmazsınız“ deyişiniz sarmalıydı kalplerimizi…
Biz bilemedik Efendim…
Sevemedik birbirimizi,
Bilemedik sizi…
Umutsuzluğa düştüğümüzde;
Yine siz gelmeliydiniz aklımıza;
“Beni görmeden iman eden KARDEŞLERİM“ sözünüz çınlamalıydı kalplerimizde…
Kardeşiniz olabilecek olmanın heyecanı kaplamalıydı yüreklerimizi..
Biz bilemedik Efendim…
Bize olan sevginizi,
Sizi…
O olsaydı diye başlayan cümleler yetim kalıyor şimdi…
Hani namazda ağlayarak;
“Rabbim! Sen bana, ben onların arasında iken ve onlar bağışlanma dilerken onlara azap etmeyeceğini vad`etmemiş miydin?“
Demiştiniz ya…
Yanımızda başucumuzdasınız…
Önderimizsiniz…
Siz varsınız efendim…
Bu kâinat hala duruyorsa yerli yerinde;
Sizin varlığınızdandır.
Hala inmediyse azap melekleri yeryüzüne;
Sizin şanınızdandır..
Siz varsınız efendim…
Kalbimizde yarasınız…
Sevip sevip mahçup olduğumuz;
Adını anıp çare bulduğumuz;
Salat ve selamla teslim olduğumuzsunuz…
Sevmeye bile layık değilken; sevgi umduğumuzsunuz.
Şimdi dualarımız yükseliyor arşa;
“Haberdar et Rabbim“ diyoruz.
Çaresizliğimizi, yalnızlığımızı, sevgimizi, mahcubiyetimizi…
Bilmediklerimizle layık olmadıklarımızla karşınızdayız efendim.
Bize rağmen;
Alnımızdaki izlerden tanır mısınız bizi?
O izler size yol olur da kurtarır mı bizi?
Layık olmasak da “kardeşlerim“ der misiniz?
Siz varsınız efendim…
Kalbimizde yarasınız…
Sevip sevip mahcup olduğumuz;
Adını anıp çare bulduğumuz;
Salat ve selamla teslim olduğumuzsunuz…
Sevmeye bile layık değilken; sevgi umduğumuzsunuz.
Siz varsınız efendim…
Bize hayat veren sizin yolunuzdur.
Ve ölmediysek hala yaşıyorsak;
Bizi bu çağa karşı dik tutan sizin kokunuzdur.
''PEYGAMBERİM SEN GELDİN''
Peygamberim sen geldin
Doğruluğu getirdin
Yüreklerimiz imanla doldu
Dualarımız dilimize vurdu
Bütün topluma yayıldı dinimiz
Ne şehitler verdik hapimiz
Yayıldı hak dinimiz
Sen gelince huzur doldu bu kalpler
Yalan söylemez oldu bu diller
Ahlakıyla ve erdemiyle
Örnek oldu herşeyiyile
Rahmeti bol Peygamberim
Kutlu Doğum Haftası gelince
Açıldı Dua Eden Ellerim
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Canım kurban olsun senin yoluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
Şefâat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Mü'min olanların çoktur cefâsı,
Ahirette olur zevk-u sefâsı,
On sekiz bin âlemin Mustafâ'sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
Mi'râcda ümmetin Hak`dan dileyen,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
Anı seven günahlardan beridir,
On sekiz bin âlemin serveridir,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
Şefâat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Mü'min olanların çoktur cefâsı,
Ahirette olur zevk-u sefâsı,
On sekiz bin âlemin Mustafâ'sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
Mi'râcda ümmetin Hak`dan dileyen,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
Anı seven günahlardan beridir,
On sekiz bin âlemin serveridir,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
İSTERİM YA RASÜLALLAH
Seni her resimde,her soluğumda
Anmayı isterim ye RESÜLALLAH.
Ardına düşüp o çölde, o kumda,
Yanmayı isterim ya RESÜLALLAH.
Kanatlanıp uçsam Hira dağına,
Erebilseydim o mutlu çağına,
Bahçende kuş olup yüce bağına,
Konmayı isterim ya RESÜLALLAH.
Elbette eşin yok dünya çapında,
Hak terbiyesi var temiz yapında
Bekçi olsam gece gündüz kapında,
Donmayı isterim ya RESÜLALLAH.
İnsanlık saadet buldu devrende,
Sen olduğun için oldu evren de,
Ömrümce pervane olup çevrende,
Dönmeyi isterim ya RESÜLALLAH.
Yolcu değimliyiz dünya hanında?
Bize örnek oldun er meydanında
Bir güneş olsaydım nurun yanında,
Sönmeyi isterim ya RESÜLALLAH.
Ümmetin olmayı arz eder özüm,
Hasretliğine yaş akıtır gözüm,
Gezip dolaştığın yerlere yüzüm,
Sürmeyi isterim ya RESÜLALLAH.
Yapayım ki hayır peşimde olsun,
Hak yolda kırılan dişimde olsun
Sağken göremedim dişimde olsun,
Görmeyi isterim ya RESÜLALLAH.
Hangi fani dertsiz ve ıstırapsız,
Olmaz mü`min Hakla hiç irtibatsız
Verdiğin mesaja kayıtsız, şartsız,
Uymayı isterim ya RESÜLALLAH.
Tebliğ ettin kula din hukukunu,
Bir yay olup, harpte atsam okunu,
Ravzandaki buram buram kokunu,
Duymayı isterim ya RESÜLALLAH.
Hurma ağaçların dal dal tomurcuk,
Sana hasret gözler hep boncuk boncuk
Başın okşadığın yetim bir çocuk,
Olmayı isterim ya RESÜLALLAH.
Huzur bulur insan ancak bu dinde,
Sevgin ebediyen kalacak zinde,
Gonca, gül olsam da, senin izinde,
Solmayı isterim ya RESÜLALLAH.
Mustafa Turan
YA MUHAMMED DİYE DİYE
Sular gibi çağlıyorum,
Ye Muhammed diye diye
Hasretine ağlıyorum,
Ya MUHAMMED diye diye.
Kul tacını taşıyorum,
Hep sevginle yaşıyorum
Bin merhale aşıyorum,
Ya MUHAMMED diye diye.
Kurtuluşu sende gördüm,
Düştüm ardına iz sürdüm,
Şerrin defterini dürdüm,
Ya MUHAMMED diye diye.
Hakka aciz bir kul oldum,
Aşkınla sarardım soldum,
Şu hayatta huzur buldum,
Ya MUHAMMED diye diye.
Hak mizanını koyunca,
Ümmetim sesin duyunca,
Koştum bir ömür boyunca,
Ya MUHAMMED diye diye.
Kalem olsaydım elinde,
Kelam olsaydım dilinde,
Yüzem ümmetin gölünde
Ya MUHAMMED diye diye.
Hakka davet şu ezanda,
İşim yok şüphede zan`da,
Hesabım versem mizanda,
Ya MUHAMMED diye diye.
Vazgeçtim dünya süsünden,
Ayrılmam Hak ölçüsünden,
Geçsem sırat köprüsünden,
Ya MUHAMMED diye diye.
Ya Rab! Acı bu kuluna,
Dileğim var, arz oluna
Lütfet çıkam Hac yoluna,
Ya MUHAMMED diye diye.
Her kul bilir kemalini,
Mahşerde yüce halini,
Seyretsem gül cemalini,
Ya MUHAMMED diye diye.
Lügattan dert siliyorum,
Derman sende biliyorum,
Şefaatın diliyorum,
YA MUHAMMED DİYE DİYE.
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 1
En Sevgiliye!
Sin ey nur, içimize sin!
Sensin bize O'ndan esin!
Hiç şüphe yok teksin kesin!
En sevgilisi herkesin!
Mehmet SERTPOLAT - 27.04.2007
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 2
Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,
Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem`e
Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!
Ay desem nûruna, aydan daha parlaksın Sen.
Su desem, cümle sulardan daha berraksın Sen.
Şaşırıp inci desem, inci de Senden doğuyor.
Sade bir katresi deryâ gibi ırmaksın Sen.
Gül desem, ey yüce mahbûb, terinin damlası o
Neye teşbih edeyim, mahzar-ı levlâksın Sen.
Ey Rauf, anneler evlada dönüp bakmazken,
Bir Rahimsin ki, bütün aleme kundaksın Sen.
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 3
Kaç vakittir sana hasret çeker özlerim.
Her uykuda rüya diye seni gözlerim.
Sevgim sonsuz, lakin kifayetsiz sözlerim.
Himmet eyle ben günahkâra tökezlerim.
Yıllar var ki, dilimde hep senadır adın.
Seni Allah övmüş, bana şereftir yâdın!
Hangi âşık duyuramaz sana feryadın?
Her salât - selamla alevlenir közlerim!
Sen ki yıldızlara güneş, Hakk'a habipsin!
Kalpleri yeniden Rab' be açan tabipsin!
Ben cemalinden mahrum Üveys, sen sahipsin
Gül yüzün göster, nârınla yanar özlerim!
Teşrifinle müşerref eyle şu garibi!
Her açan gülde seni gören muzdaribi.
Ey ümmetinin eşsiz şefaat sahibi!
Gel sevindir,bak Yakub'a döndü gözlerim!
Mehmet SERTPOLAT
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 4
Senin aşkın yanar bin bir gönülde,
Ateştir Yâ Rasulallah ateştir
Alan senden ışık yıldızdır, aydır
Güneştir Yâ Rasulallah güneştir
Yolun yoldur senin emrin emirdir
Uhud, Hayber güneştir, ay Bedir`dir
Bilirsin ümmetin artık ne birdir
Ne üçtür Yâ Rasulallah ne beştir
Ne gün aşkınla gözler pür-elemdir
Bizim için gün o gündür dem o demdir
Bu âsi ümmetin Türk`tür, Acem`dir
Arap`tır Yâ Rasulallah Habeş`tir
Bu aşk ancak senin aşkınla kaim
Döner Yâ Hak deyip câhil ve âlim
Bu Abdullah arar maksudu dâim
Eriştir Yâ Rasulallah eriştir.
Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 5
Yıllarca ufkuna bakan gözlerim,
Cemalini ister, canım efendim.
Seni anlatmaktan aciz sözlerim,
Her an erimekte, canım efendim.
Hayat eksenimin sonsuz odaĝı,
Ŏksüz ve yetimlerin sıĝınaĝı,
Sen sabah yıldızlarının ışıĝı,
Sen şefkat elçisi, canım efendim.
Lahuti bir sefer olsa da gitsem...
Kumlara batsam, ayaĝına düşsem,
Gül Ravzan'a varıp kendimden geçsem,
Sen sevda iksiri, canım efendim.
Ay yüzlü, güzel sözlü hem sultanım,
Fedadır can, canan ve bütün varım,
Seninle olmaktır en güzel kararım,
Sen güllerin şahı, canım efendim.
Buzlar erir içimde bitmez savaş,
Gönlümde bir hüzün, gözümde yaş,
Sensizlik içimde kordan bir telaş,
Kalbimin barışı, canım efendim.
Alemlere rahmet rüzgarısın sen,
Kur'an kiliminde en güzel desen,
Benim de rüyama bir defa gelsen,
Can dayanmaz oldu, canım efendim.
Sadullah ÇELİK
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 6
Şefkat Peygamberi Efendim yoktun, vicdanlar sağırdı!
Kapalıydı basiretler ve gözler!
Diri diri kız gömmek ne ağırdı!
İnsan ki hep cehaletten tökezler!
Sen geldin aramıza bir nur doğdu.
Kapandı devri cahiliye birden.
İslam köle pazarlarını kovdu.
Kurtardı çocukları şirkten kirden.
Yetim büyüdüğün için mi bilmem?
Okşar tüm çocukları çok severdin!
Ondandır sana pür dikkat kesilmem!
Çocuk sevgisini bize sen verdin!
Bizlere gönderilen rahmetsin sen!
Ben ki rahmet peygamberiyim derdin!
Övülmüş Muhammed ve Ahmetsin sen!
Tüm çocuklara merhamet ederdin!
İlk örnek sevgin, Hasan'la Hüseyin!
Kâh omzundadır, kâh kucağında.
Onlar ki torun değil, göz bebeğin!
Ana kucağı, dede ocağında.
Her sözün sonsuz rahmettir, yağmur, kar!
Bin dört yüz yıldır yağar kalbimize!
Sözün sevgi pınarı gibi akar:
Merhamet edilmez merhametsize!
Mehmet SERTPOLAT - 07.04.2007
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 7
Sözlerin en güzeliyle övüldün, ben seni nasıl öveyim
Allah`ın sevgilisisin, kimim ki seni öylesi seveyim?
Muhtaç değilsin ki kullara Resul, ümmetin sana muhtaçtır
Senin ümmetin olmak ya Muhammed, şereftir, başlarda taçtır.
Sen bürünüp sarınandın Peygamber, seni vahiy titretmişti
Emir aldın çıktın yola, dönmedin, çünkü Allah emretmişti.
Abdullahla Aminenin yetimi, kimsesizlerin kimsesi
Sen İslam`ı anlatırken susardı alemler, dinlerdi sesi.
“Allah bizimledir“ dedin, savaşta nefisleri bile yendin.
Muhammed-ül emindin ki yalnız Allah`a güvendin.
Keşke yanında olsaydım, özlemim asırlara uzanmazdı
Senin hasretinle ömür, yılları yaşamaktan usanmazdı.
Sevgililer sevgilisi Muhammed, Sensin tüm dertlere tabip
Kabul buyur sevgimizi kapına, Alemlere rahmet Habip.
Çok perişan hallerdeyiz, merhamet uzaklaştı yöremizden
Hak, hukuk, adalet, sevgi kayboldu, adetimiz, töremizden.
Kurana “dogma“ diyorlar bazısı, ümmetin her şey razısı
Öğrenen yok, öğreten yok İslamı, elif, be Arap yazısı!
Tekrar dua et bizlere ya Resul, kurtar bizi bu zilletten
Allah`ım esirgeme bizden affı, zikr eyleyen bu ümmetten.
Yüzümüz yok, başlar eğik huzurda, layık mıyız ki himmete?
Affetmeyi seversin Sen, af eyle, layık eyle merhamete.
Her sevginin kaynağısın Muhammed, yaratıldık Sen sebebi
Senden sonra peygamber yok ya Resul, elbet sensin en son Nebi.
Gül görünce kokan sensin gönülde, yürek sensin, canda sensin
Sen ışıksın, nurlu Tensin Muhammed, Hakkı bize öğretensin.
Seni övmek haddim değil bağışla, selam selavat sanadır
Kovsan bile kapılardan layığım, bu gönül Aşktan yanadır.
Bayram Leventoğlu
Kırık Mızrab Ya Muhammed (s.a.v)
Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi,
Ey Yetimler Yetimi,
Ey Geribler Garibi,
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi...
Nerde kaldın Ey Rasul,
Nerde kaldın Ey Nebi.
Günler ne günlerdi Ya Muhammed
Çağlar ne çağlardı?
Daha dünyaya gelmeden,
Mü'minlerin vardı.
Ve bir gün ki gaflet,
Ö,Çöller kadardı,
Halime'nin kucağında,
Abdullah'ın yetimi,
Amine'nin emaneti ağlardı!
Hatice'nin goncası
Aişe'nin gülüydü,
Ümmetinin göz bebeği,
Göklerin Rasulüydün
Elçi geldin,elçiler gönderdin,
Ruhunu Allah'a
Elini ümmetine verdin
Beçiğin, yurdun yuvan...
Mekke de bunalırsan
Medine'ye göçerdin
Vicdanlar sakat çıkmadan,
Ya Muhammed yarına
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel,
Adem oğullarına!
Gel Ey Muhammed bahardır.
Dudaklar ardına saklı, aminlerimiz vardır,
Hac'dan döner gibi gel, Miraç'dan iner gibi gel,
Bekliyoruz yıllardır.
Arif Nihat Asya
Efendim
"Ruhum sana aşık, Sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil alem sana kurbandır Efendim.
Ta arşa çıkar her gece aşıkların ahı,
Didarına aşık Ulu Yezdan'dır Efendim.
Aşkınla Buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,
Sensiz bana Cennet bile hicrandır Efendim.
Kıtmirinim ey Şah-ı Rusül, kovma kapından,
Asilere, lütfun yüce fermandır Efendim."
Ali Ulvi Kurucu
MUHAMMED`E GEL!
Dostlar mı terk etti, yalnız mı kaldın?
Umutla beklerken derde mi daldın?
İki günlük dünyaya çok mu aldandın?
Allah`ın Habibi Muhammed`e gel.
İslam`ın nuruyla muhabbete gel.
Aynalar mı küstü, yıllar mı sana?
Yetim mi aç mısın, başın mı darda?
Yoksa nefsinle mi başın belada?
Hatemü`l-Enbiya Muhammed`e gel
Kimsesizler kimsesi can Ahmed`e gel.
Aç mı kaldın kardeş bilime, ilme?
Almak için git gerekirse taa Çin`e.
Kur`an`ın ilk kelamı “Oku“ emriyle,
Bilginler bilgini Muhammed`e gel.
Batılı zail eden muhabbete gel.
Dışlandın mı kardeş, dışta mı kaldın?
Köşeler kapılmış boşta mı kaldın?
Yolunu kaybetmiş düşte mi kaldın?
Bilal`i yücelten Muhammed`e gel.
Vahşi`yi affeden merhamete gel.
Takatsiz, umutsuz naçar olsan da,
Alkolün esiri, borçlu kalsan da,
Gizlice en günah işe dalsan da,
En emin limana Muhammed`e gel.
El-Emin ismiyle Hakk Resul`e gel.
Çaresiz değilsin sarıl sen ona.
Şefaatçi olacak bize Mustafa.
O sancak altında bizi de topla.
Ümmetim diyen Muhammed`e gel
LA İLAHE İLLALLAH, şahadete gel
Ey kardeş günler tükeniyor bak.
Sen de gel kendini İslam`a bırak.
Günahlar rengarenk çıradan çardak.
Bir kibrit çak günaha, Muhammed`e gel.
Ebediyen yaşatacak muhabbete gel.
Fatih TAN
O'nu Anmak
O`nu anmak bu gece
Anmak ve onurlanmak
Ya… yolunda can vermek
Ya da bu candan olmak.
O… insanlık önderini
Anarak… şefaatini ummak
Ya… sevgiye kucak açmak
Ya… ummanda boğulmak.
O`nun ehl-i beytine
İhtiramda bulunmak
Sevgiyi bayrak yapıp
Gökte dalgalandırmak.
O`nu anmak her gece
Sevgisi ile yunmak
Çizdiği nurlu yolda
Yürüyerek arınmak.
YA MUHAMMED DİYE DİYE.
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 1
En Sevgiliye!
Sin ey nur, içimize sin!
Sensin bize O'ndan esin!
Hiç şüphe yok teksin kesin!
En sevgilisi herkesin!
Mehmet SERTPOLAT - 27.04.2007
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 2
Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,
Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem`e
Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!
Ay desem nûruna, aydan daha parlaksın Sen.
Su desem, cümle sulardan daha berraksın Sen.
Şaşırıp inci desem, inci de Senden doğuyor.
Sade bir katresi deryâ gibi ırmaksın Sen.
Gül desem, ey yüce mahbûb, terinin damlası o
Neye teşbih edeyim, mahzar-ı levlâksın Sen.
Ey Rauf, anneler evlada dönüp bakmazken,
Bir Rahimsin ki, bütün aleme kundaksın Sen.
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 3
Kaç vakittir sana hasret çeker özlerim.
Her uykuda rüya diye seni gözlerim.
Sevgim sonsuz, lakin kifayetsiz sözlerim.
Himmet eyle ben günahkâra tökezlerim.
Yıllar var ki, dilimde hep senadır adın.
Seni Allah övmüş, bana şereftir yâdın!
Hangi âşık duyuramaz sana feryadın?
Her salât - selamla alevlenir közlerim!
Sen ki yıldızlara güneş, Hakk'a habipsin!
Kalpleri yeniden Rab' be açan tabipsin!
Ben cemalinden mahrum Üveys, sen sahipsin
Gül yüzün göster, nârınla yanar özlerim!
Teşrifinle müşerref eyle şu garibi!
Her açan gülde seni gören muzdaribi.
Ey ümmetinin eşsiz şefaat sahibi!
Gel sevindir,bak Yakub'a döndü gözlerim!
Mehmet SERTPOLAT
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 4
Senin aşkın yanar bin bir gönülde,
Ateştir Yâ Rasulallah ateştir
Alan senden ışık yıldızdır, aydır
Güneştir Yâ Rasulallah güneştir
Yolun yoldur senin emrin emirdir
Uhud, Hayber güneştir, ay Bedir`dir
Bilirsin ümmetin artık ne birdir
Ne üçtür Yâ Rasulallah ne beştir
Ne gün aşkınla gözler pür-elemdir
Bizim için gün o gündür dem o demdir
Bu âsi ümmetin Türk`tür, Acem`dir
Arap`tır Yâ Rasulallah Habeş`tir
Bu aşk ancak senin aşkınla kaim
Döner Yâ Hak deyip câhil ve âlim
Bu Abdullah arar maksudu dâim
Eriştir Yâ Rasulallah eriştir.
Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 5
Yıllarca ufkuna bakan gözlerim,
Cemalini ister, canım efendim.
Seni anlatmaktan aciz sözlerim,
Her an erimekte, canım efendim.
Hayat eksenimin sonsuz odaĝı,
Ŏksüz ve yetimlerin sıĝınaĝı,
Sen sabah yıldızlarının ışıĝı,
Sen şefkat elçisi, canım efendim.
Lahuti bir sefer olsa da gitsem...
Kumlara batsam, ayaĝına düşsem,
Gül Ravzan'a varıp kendimden geçsem,
Sen sevda iksiri, canım efendim.
Ay yüzlü, güzel sözlü hem sultanım,
Fedadır can, canan ve bütün varım,
Seninle olmaktır en güzel kararım,
Sen güllerin şahı, canım efendim.
Buzlar erir içimde bitmez savaş,
Gönlümde bir hüzün, gözümde yaş,
Sensizlik içimde kordan bir telaş,
Kalbimin barışı, canım efendim.
Alemlere rahmet rüzgarısın sen,
Kur'an kiliminde en güzel desen,
Benim de rüyama bir defa gelsen,
Can dayanmaz oldu, canım efendim.
Sadullah ÇELİK
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 6
Şefkat Peygamberi Efendim yoktun, vicdanlar sağırdı!
Kapalıydı basiretler ve gözler!
Diri diri kız gömmek ne ağırdı!
İnsan ki hep cehaletten tökezler!
Sen geldin aramıza bir nur doğdu.
Kapandı devri cahiliye birden.
İslam köle pazarlarını kovdu.
Kurtardı çocukları şirkten kirden.
Yetim büyüdüğün için mi bilmem?
Okşar tüm çocukları çok severdin!
Ondandır sana pür dikkat kesilmem!
Çocuk sevgisini bize sen verdin!
Bizlere gönderilen rahmetsin sen!
Ben ki rahmet peygamberiyim derdin!
Övülmüş Muhammed ve Ahmetsin sen!
Tüm çocuklara merhamet ederdin!
İlk örnek sevgin, Hasan'la Hüseyin!
Kâh omzundadır, kâh kucağında.
Onlar ki torun değil, göz bebeğin!
Ana kucağı, dede ocağında.
Her sözün sonsuz rahmettir, yağmur, kar!
Bin dört yüz yıldır yağar kalbimize!
Sözün sevgi pınarı gibi akar:
Merhamet edilmez merhametsize!
Mehmet SERTPOLAT - 07.04.2007
Kutlu Doğum Haftası Şiirleri 7
Sözlerin en güzeliyle övüldün, ben seni nasıl öveyim
Allah`ın sevgilisisin, kimim ki seni öylesi seveyim?
Muhtaç değilsin ki kullara Resul, ümmetin sana muhtaçtır
Senin ümmetin olmak ya Muhammed, şereftir, başlarda taçtır.
Sen bürünüp sarınandın Peygamber, seni vahiy titretmişti
Emir aldın çıktın yola, dönmedin, çünkü Allah emretmişti.
Abdullahla Aminenin yetimi, kimsesizlerin kimsesi
Sen İslam`ı anlatırken susardı alemler, dinlerdi sesi.
“Allah bizimledir“ dedin, savaşta nefisleri bile yendin.
Muhammed-ül emindin ki yalnız Allah`a güvendin.
Keşke yanında olsaydım, özlemim asırlara uzanmazdı
Senin hasretinle ömür, yılları yaşamaktan usanmazdı.
Sevgililer sevgilisi Muhammed, Sensin tüm dertlere tabip
Kabul buyur sevgimizi kapına, Alemlere rahmet Habip.
Çok perişan hallerdeyiz, merhamet uzaklaştı yöremizden
Hak, hukuk, adalet, sevgi kayboldu, adetimiz, töremizden.
Kurana “dogma“ diyorlar bazısı, ümmetin her şey razısı
Öğrenen yok, öğreten yok İslamı, elif, be Arap yazısı!
Tekrar dua et bizlere ya Resul, kurtar bizi bu zilletten
Allah`ım esirgeme bizden affı, zikr eyleyen bu ümmetten.
Yüzümüz yok, başlar eğik huzurda, layık mıyız ki himmete?
Affetmeyi seversin Sen, af eyle, layık eyle merhamete.
Her sevginin kaynağısın Muhammed, yaratıldık Sen sebebi
Senden sonra peygamber yok ya Resul, elbet sensin en son Nebi.
Gül görünce kokan sensin gönülde, yürek sensin, canda sensin
Sen ışıksın, nurlu Tensin Muhammed, Hakkı bize öğretensin.
Seni övmek haddim değil bağışla, selam selavat sanadır
Kovsan bile kapılardan layığım, bu gönül Aşktan yanadır.
Bayram Leventoğlu
Kırık Mızrab Ya Muhammed (s.a.v)
Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi,
Ey Yetimler Yetimi,
Ey Geribler Garibi,
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi...
Nerde kaldın Ey Rasul,
Nerde kaldın Ey Nebi.
Günler ne günlerdi Ya Muhammed
Çağlar ne çağlardı?
Daha dünyaya gelmeden,
Mü'minlerin vardı.
Ve bir gün ki gaflet,
Ö,Çöller kadardı,
Halime'nin kucağında,
Abdullah'ın yetimi,
Amine'nin emaneti ağlardı!
Hatice'nin goncası
Aişe'nin gülüydü,
Ümmetinin göz bebeği,
Göklerin Rasulüydün
Elçi geldin,elçiler gönderdin,
Ruhunu Allah'a
Elini ümmetine verdin
Beçiğin, yurdun yuvan...
Mekke de bunalırsan
Medine'ye göçerdin
Vicdanlar sakat çıkmadan,
Ya Muhammed yarına
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel,
Adem oğullarına!
Gel Ey Muhammed bahardır.
Dudaklar ardına saklı, aminlerimiz vardır,
Hac'dan döner gibi gel, Miraç'dan iner gibi gel,
Bekliyoruz yıllardır.
Arif Nihat Asya
Efendim
"Ruhum sana aşık, Sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil alem sana kurbandır Efendim.
Ta arşa çıkar her gece aşıkların ahı,
Didarına aşık Ulu Yezdan'dır Efendim.
Aşkınla Buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,
Sensiz bana Cennet bile hicrandır Efendim.
Kıtmirinim ey Şah-ı Rusül, kovma kapından,
Asilere, lütfun yüce fermandır Efendim."
Ali Ulvi Kurucu
MUHAMMED`E GEL!
Dostlar mı terk etti, yalnız mı kaldın?
Umutla beklerken derde mi daldın?
İki günlük dünyaya çok mu aldandın?
Allah`ın Habibi Muhammed`e gel.
İslam`ın nuruyla muhabbete gel.
Aynalar mı küstü, yıllar mı sana?
Yetim mi aç mısın, başın mı darda?
Yoksa nefsinle mi başın belada?
Hatemü`l-Enbiya Muhammed`e gel
Kimsesizler kimsesi can Ahmed`e gel.
Aç mı kaldın kardeş bilime, ilme?
Almak için git gerekirse taa Çin`e.
Kur`an`ın ilk kelamı “Oku“ emriyle,
Bilginler bilgini Muhammed`e gel.
Batılı zail eden muhabbete gel.
Dışlandın mı kardeş, dışta mı kaldın?
Köşeler kapılmış boşta mı kaldın?
Yolunu kaybetmiş düşte mi kaldın?
Bilal`i yücelten Muhammed`e gel.
Vahşi`yi affeden merhamete gel.
Takatsiz, umutsuz naçar olsan da,
Alkolün esiri, borçlu kalsan da,
Gizlice en günah işe dalsan da,
En emin limana Muhammed`e gel.
El-Emin ismiyle Hakk Resul`e gel.
Çaresiz değilsin sarıl sen ona.
Şefaatçi olacak bize Mustafa.
O sancak altında bizi de topla.
Ümmetim diyen Muhammed`e gel
LA İLAHE İLLALLAH, şahadete gel
Ey kardeş günler tükeniyor bak.
Sen de gel kendini İslam`a bırak.
Günahlar rengarenk çıradan çardak.
Bir kibrit çak günaha, Muhammed`e gel.
Ebediyen yaşatacak muhabbete gel.
Fatih TAN
O'nu Anmak
O`nu anmak bu gece
Anmak ve onurlanmak
Ya… yolunda can vermek
Ya da bu candan olmak.
O… insanlık önderini
Anarak… şefaatini ummak
Ya… sevgiye kucak açmak
Ya… ummanda boğulmak.
O`nun ehl-i beytine
İhtiramda bulunmak
Sevgiyi bayrak yapıp
Gökte dalgalandırmak.
O`nu anmak her gece
Sevgisi ile yunmak
Çizdiği nurlu yolda
Yürüyerek arınmak.
Son düzenleme:
En Çok Reaksiyon Alan Mesajlar
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun.
Her Müslümanın Kutlu Doğum Haftası kutlu olsun.
Mükemmel bir konu olmuş.Teşekkürler.
Tüm Müslüman Halkının Kutlu Doğum Haftası Kutlu Olsun.
Ayrıca Konu için ayrıca teşekkürler.
- Katılım
- 12 Eki 2010
- Konular
- 1,624
- Mesajlar
- 15,829
- Online süresi
- 13h 13m
- Reaksiyon Skoru
- 988
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 3 Gün
- Başarım Puanı
- 313
- MmoLira
- 347
- DevLira
- 0
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun.
- Katılım
- 13 Tem 2009
- Konular
- 763
- Mesajlar
- 1,925
- Online süresi
- 7h 10m
- Reaksiyon Skoru
- 277
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 11 Ay 4 Gün
- Başarım Puanı
- 275
- MmoLira
- 1,092
- DevLira
- 0
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 20
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 25
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 34




