Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Bunun gibi manzaralarla çok karşılaşacaksınız.
Dear Esther'in hikayesi ıssız bir Hebrides adasında geçiyor. Siz kim olduğunuzu bilmeden bu adayı keşfediyorsunuz. Hikaye ise Esther adlı bir kadına yazılan mektuplarla anlatılıyor, örneğin bir mağaraya girdiğinizde o mağara hakkında Esther'e yazılan bir mektup oyunun anlatımcısı tarafından okunuyor ve duruma uygun bir müzik arkadan çalmaya başlıyor. Böylelikle adayı gezerek hikayeyi anlamaya çalışıyorsunuz, böyle bir teknikle hikaye anlatımını ilk olarak bu oyunda gördüm ve son derece de başarılı buldum. Hikaye hakkında daha fazla detay vermek istemiyorum zira oyunun amacı zaten hikayeyi oyuncuya anlatmak, tüm detayları verip oyundan alacağınız zevki kaçırmak istemiyorum. Dear Esther'in oynanışı ise son derece basit. Dİğer FPS oyunlarının aksine bu oyunda silah bulunmuyor, ateş etmiyorsunuz, düşmanlar da yok, eğilme ve koşma da yok, hatta dünyayla etkileşime girmek için bir tuş bile oyunda bulunmuyor. Sadece birinci şahıs kamera açısından içinde bulunduğunuz adayı geziyorsunuz o kadar. Yani interaktif bir film izliyorsunuz sanki. Yaklaşık 2 saat süren oyun adanın 4 farklı bölgesinde geçiyor. Bunların haricinde oyunu her oynadığınızda farklı şeyler olabiliyor. Değişik müzikler çalabiliyor, hava şartları, ses efektleri ve olaylar değişebiliyor. Bu da oyunun tekrardan oynanabilirliğini arttırıyor, herhalde böyle bir oyunda çoklu oyunculu modların bulunmadığını da söylememe gerek yoktur.
Source grafik motoru günden güne güzelleşiyor
Valve'nin Source grafik motoru ile geliştirilen Dear Esther grafiksel anlamda insanı adeta büyülüyor. Portal 2'den sonra bu grafik motorunu kullanan en iyi grafikli oyun diyebilirim rahatlıkla Dear Esther'e. Her ne kadar diğer FPS oyunlarındaki gibi patlama efektleri, animasyonlar ve diğer özel efektler bu oyunda olmasa da sunulan manzara grafikleri çok başarılı. Dağın tepesine çıkıp deniz manzarasını izlemek istiyorsunuz ki oyunun yaptırmak istediği de bu. Source grafik motoru kullanıldığı için oyunun sistem ihtiyaçları da son derece düşük ve optimizasyon gayet iyi.
Mağaralarda dolaşmak insanı son derece geriyor.
Jessica Curry tarafından hazırlanan oyunun müzikleri ise şahane, atmosfere katkı sağlıyorlar ve insanı hüzünlendiriyorlar. Şu ana kadar pek çok oyun oynadım ama bir oyuna bu kadar yakışan müzikleri ilk defa Dear Esther'de gördüm (duydum). Oyun piyasaya sürüldükten sonra oyunun müzikleri de satışa sunulacak, alınacaklar listesine ekliyorum bunu hemen. Ses efektleri de aynı müziklerde olduğu gibi başarılı, oyunu anlatan anlatımcının sesi ise Nigel Carrington tarafından seslendirilmiş, o da çok iyi iş çıkartmış.
Dear Esther bir oyun değil, 2 saat süren ve insanı rahatlatan bir film adeta
Dear Esther için 2012'nin en sürpriz oyunlarından bir tanesi diyebilirim rahatlıkla, oyuna girip adada gezmeye başladığınızda son derece rahatlıyorsunuz ve kendinizi bambaşka bir dünyada hissediyorsunuz, oyunun hikayesi sizi alıp götürüyor. Yaklaşık 2 saat süren bu interaktif hikayeyi herkese tavsiye ediyorum. Eğer vurdulu kırdılı oyunlardan artık sıkıldıysanız ve oyun oynarken biraz rahatlamak istiyorsanız yine seçiminizi Dear Esther'den yana kullanabilirsiniz. Steam'den $9.99 gibi makul bir fiyata satılan bu oyunu kaçırmayın. Herkese iyi oyunlar.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 41