Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Arka bahçenizde 4 ft. genişliğinde bir yarık açıldığını düşünün, boyutları iki yöne de
gidiyor ve komşunuzun bahçesini sizinkinden ayırıyor. Eğer bir gün komşunuza kendi
bahçenizde rastlarsanız ve oraya nasıl girdiğini sorarsanız, kuyunun üzerinden atladım gibi
bir cevaptan şüphe etmemeniz gerekir. Eğer kuyu 2.5 metre genişliğinde olsaydı ve komşunuz
size aynı cevabı verseydi, onun atletik kabiliyetinden oldukça etkilenirdiniz. Eğer kuyu 4.5
metre genişliğinde olsaydı, bu durumdan şüpheye düşer ve sizin gözünüzün önünde tekrar
atlamasını isterdiniz. Eğer reddedip ve dizini incittiğini söylerse, şüpheleriniz artar ama bunun
bir hikaye olmadığından hala emin olamazdınız. Eğer kuyu aslında 30 metre genişliğinde
büyük bir kanyon olsaydı, o zaman o kişinin karşıya atlayarak geçmesi konusundaki iddiasını
bir dakika bile dikkate almazdınız.
Ama düşünün ki, komşunuz - zeki bir insan - iddiasını doğruluyor. Tek bir sıçrama i1e
karşıya geçmemiştir. Bu kanyonda pek çok tepecikler olduğunu ve bunların 25 santim
aralıklarla dizildiğini söyler; böylece sizin tarafınıza ulaşmak için bunların üzerinden sırayla
atladığın söyleyecektir. Kanyona doğru bakarak komşunuza hiçbir tepe görmediğinizi,
yalnızca sizin bahçenizle onunkini birbirinden ayıran bir yarık olduğunu söylersiniz. Size
katılır ama, orayı aşmanın seneler aldığını söyleyecektir. Bu zaman boyunca yarıktaki tepeler
oluşmuş ve bunlar yükseldikçe amacını gerçekleştirmiştir. Bir tepeyi terk ettiğinde, onun
hemen aşındığını ve kanyonun içinde tekrar ufalandığını iddia edecektir. Anlattıkları oldukça
şüphelidir, ama onun doğru söylemediğini kanıtlamak için hiçbir yolunuz yoktur, konuyu
değiştirir ve beyzboldan bahsedersiniz.
Bu küçük hikaye pek çok ders içerir. Öncelikle, zıplamak kelimesi bir kişinin engelleri
aştığına bir delildir. Fakat bazen, açıklamalar inandırıcı olmaktan çok uzaktır ve gerçeklik,
verilen detaylara göre değişir (engelin genişliği gibi). İkinci olarak uzun yolculuklar büyük bir
adım atlaması yerine daha küçük atlamalar olarak açıklanırsa, çok daha makul olabilirler. Ve
üçüncüsü, bu küçük zıplamaların kanıtının olmaması durumunda daha önceden oluşmuş ama
daha sonra gözden kaybolmuş olan taşların üzerinden bir kişinin atladığının doğruluğunu
veya yanlışlığını kanıtlamak oldukça zor olacaktır.
Dar yarıkların üzerinden atlama benzetmesi evrime de adapte edilebilir. Evrim kelimesi
organizmalardaki büyük değişimler kadar küçük değişimlerin açıklanmasını da içermektedir.
Bunlara genellikle farklı isimler verilir: Kabaca mikroevrim, bir veya birkaç sıçrama ile
meydana gelebilen değişiklikleri tanımlar, ancak bunun yanında makroevrim geniş sıçramalar
gerektiren değişiklikleri tarif etmektedir.
Darwinin doğada küçük değişimlerin meydana gelebileceğine dair iddiası, yeni bir
kavramdı. Bu değişikliklerin gözlemlenmesi, Darwin için kendi sezgilerini doğrulayan
memnun edici bir gelişme olacaktı. Darwin, Galapagos adalarında ispinozların birbirine
benzer ama tamamıyla aynı olmayan özelliklerini gördü ve bunların ortak bir atadan geldiği
teorisine vardı. Son zamanlarda Princetondan bazı bilimadamları da, ispinoz topluluklarında
gaga büyüklüğünün birkaç yıl içinde değiştiğini gözlemlediler. Daha önceleri bir güve
topluluğunda açık ve koyu renkli olanların, çevre koşullarının kirliden temiz hale gelmesiyle
değiştiği belirtilmişti. Aynı şekilde, Avrupalılar tarafından Kuzey Amerikaya götürülen
kuşlar da kendi aralarında pek çok farklı gruplara ayrılmışlardı. Son yıllarda bu varyasyonlar
konusunda moleküler düzeyde kanıtlar elde etmek mümkün oldu. Örneğin, AIDSe yol açan
virüsler, insanın bağışıklık sistemini ortadan kaldırmak için kendi görünümlerini
değiştirmekteydiler. Hastalık yapıcı bakteriler, antibiyotiklere karşı savunma yapma kabiliyeti
edinerek geri gelmekteydiler. Bunlara daha pek çok örnek dahil edilebilirdi.
Bu anlamda, Darwinin teorisi sanki galip gelmiş gibi görünmektedir; fakat bir atletin 120
santim genişliğindeki bir yarığı zıplayarak aşabildiğini iddia etmesi kadar tartışmaya açıktır.
Büyük sıçramalar - makro evrim düzeyinde olanlar - kesinlikle şüphe uyandırmaktadır. Bu
nedenle çoğu insan, Darwinin anlattığı büyük değişikliklerin uzun periyodlar içinde makul
bir şekilde küçük aşamalara bölünebileceğini umarak onun iddiasını desteklediler. Fakat bu
ihtimalleri destekleyici veya ikna edici bir kanıt henüz ele geçmemiştir. Ayrıca tepeleri aşarak
bahçenize gelen komşunuzun hikayesi gibi, hayali anlamda şüphelerle tarif edilen bu küçük
aşamaların varlığının değerlendirilmesi şu ana kadar çok zor olmuştur.
Darwinin düşündüğü ve öne sürdüğü her anatomik yapı ve aşama o kadar basittir ki,
kağıda bile aktarılamayan karmaşık biyokimyasal işlemleri kesinlikle açıklayamamaktadır.
Darwinin küçük sıçramalarla açıkladığı şeyler, ne yazık ki ancak helikopterle aşılacak
derecede büyümüştür.
Biyokimya böylece Darwin Anatomisine karşı bir Liliput üstünlüğü sağlamış ve evrimin
moleküler düzeyde meydana gelip gelemeyeceği sorusunu gereksiz kılmıştır.
Hepimiz biliriz; Darwinin teorisi ortaya atıldığı tarihten itibaren sürekli eleştirilmiştir ve
bu eleştiriler yalnızca dini nedenlerden kaynaklanmamaktadır. 1871 yılında Darwin
muhaliflerinden biri, St. George Mivart, teoriye karşı olma nedenlerini bir liste halinde sundu,
bunlardan bir çoğu şaşırtıcı şekilde modern eleştirmenlerin ortaya attığı sorunlarla oldukça
benzerdi.
Darwinizm karşıtı olarak ortaya atılan görüşler aşağıdaki şekilde özetlenebilir: Doğal
Seleksiyon faydalı yapıların gelişimini açıklayamaz. Aynı şekilde farklı türlerin birbirlerine
oldukça benzer üyelerinin varlık nedenlerini de belirleyemez. Ayrıca, belirli farklılıkların,
aşamalar yerine birdenbire oluşmuş olabileceklerine dair uygun bir zemin vardır. Türlerin,
birbirinden farklı özellikleri olmasına rağmen kendi içlerinde sınırlı değişim imkanları olduğu
da doğrudur. Var olması umulan pek çok ara geçiş formuna ait fosil ortada yoktur... Ayrıca
yapılarda gözlenen ve doğal seleksiyonun açıklayamadığı birçok fenomen mevcuttur.
Aynı argüman, neredeyse bir yüzyıl boyunca bir çözüme ulaşmadan devam edip
durmuştur. Mivartdan Margulise kadar, her zaman Darwinizm in yetersiz olduğunu anlayan
pek çok bilgili, saygıdeğer bilimadamları var olmuştur. Fakat ne var ki, ya Mivart tarafından
ilk olarak ortaya atılan sorular cevapsız kalmaya mahkum olmuş, ya da çoğu insan aldıkları
cevaplardan memnun kalmamışlardır.
Daha ileriye gitmeden önce, şu gerçeğin üzerinde durmak yerinde olacaktır. Eğer
dünyadaki tüm bilimadamlarını bir araya toplarsak, oldukça büyük bir çoğunluk
Darwinizmin doğruluğuna inandıklarını söyleyeceklerdir. Ancak bilimadamları, herkes gibi
fikirlerinin önemli bir bölümünü diğer insanların fikirlerine göre geliştirirler. Darwinizmi
kabul eden büyük çoğunluk (ancak hepsi değil), bir otoriteye bağlı olarak hareket etmektedir.
Aynı zamanda ne yazık ki, yapılan yoğun eleştiriler yaratılışı savunanlara destek olabileceği
endişesiyle bilim çevreleri tarafından gözardı edilmektedir. Bilimi korumak adına, doğal
seleksiyonla ilgili mutlak eleştiriler bir kenara itilmiştir
gidiyor ve komşunuzun bahçesini sizinkinden ayırıyor. Eğer bir gün komşunuza kendi
bahçenizde rastlarsanız ve oraya nasıl girdiğini sorarsanız, kuyunun üzerinden atladım gibi
bir cevaptan şüphe etmemeniz gerekir. Eğer kuyu 2.5 metre genişliğinde olsaydı ve komşunuz
size aynı cevabı verseydi, onun atletik kabiliyetinden oldukça etkilenirdiniz. Eğer kuyu 4.5
metre genişliğinde olsaydı, bu durumdan şüpheye düşer ve sizin gözünüzün önünde tekrar
atlamasını isterdiniz. Eğer reddedip ve dizini incittiğini söylerse, şüpheleriniz artar ama bunun
bir hikaye olmadığından hala emin olamazdınız. Eğer kuyu aslında 30 metre genişliğinde
büyük bir kanyon olsaydı, o zaman o kişinin karşıya atlayarak geçmesi konusundaki iddiasını
bir dakika bile dikkate almazdınız.
Ama düşünün ki, komşunuz - zeki bir insan - iddiasını doğruluyor. Tek bir sıçrama i1e
karşıya geçmemiştir. Bu kanyonda pek çok tepecikler olduğunu ve bunların 25 santim
aralıklarla dizildiğini söyler; böylece sizin tarafınıza ulaşmak için bunların üzerinden sırayla
atladığın söyleyecektir. Kanyona doğru bakarak komşunuza hiçbir tepe görmediğinizi,
yalnızca sizin bahçenizle onunkini birbirinden ayıran bir yarık olduğunu söylersiniz. Size
katılır ama, orayı aşmanın seneler aldığını söyleyecektir. Bu zaman boyunca yarıktaki tepeler
oluşmuş ve bunlar yükseldikçe amacını gerçekleştirmiştir. Bir tepeyi terk ettiğinde, onun
hemen aşındığını ve kanyonun içinde tekrar ufalandığını iddia edecektir. Anlattıkları oldukça
şüphelidir, ama onun doğru söylemediğini kanıtlamak için hiçbir yolunuz yoktur, konuyu
değiştirir ve beyzboldan bahsedersiniz.
Bu küçük hikaye pek çok ders içerir. Öncelikle, zıplamak kelimesi bir kişinin engelleri
aştığına bir delildir. Fakat bazen, açıklamalar inandırıcı olmaktan çok uzaktır ve gerçeklik,
verilen detaylara göre değişir (engelin genişliği gibi). İkinci olarak uzun yolculuklar büyük bir
adım atlaması yerine daha küçük atlamalar olarak açıklanırsa, çok daha makul olabilirler. Ve
üçüncüsü, bu küçük zıplamaların kanıtının olmaması durumunda daha önceden oluşmuş ama
daha sonra gözden kaybolmuş olan taşların üzerinden bir kişinin atladığının doğruluğunu
veya yanlışlığını kanıtlamak oldukça zor olacaktır.
Dar yarıkların üzerinden atlama benzetmesi evrime de adapte edilebilir. Evrim kelimesi
organizmalardaki büyük değişimler kadar küçük değişimlerin açıklanmasını da içermektedir.
Bunlara genellikle farklı isimler verilir: Kabaca mikroevrim, bir veya birkaç sıçrama ile
meydana gelebilen değişiklikleri tanımlar, ancak bunun yanında makroevrim geniş sıçramalar
gerektiren değişiklikleri tarif etmektedir.
Darwinin doğada küçük değişimlerin meydana gelebileceğine dair iddiası, yeni bir
kavramdı. Bu değişikliklerin gözlemlenmesi, Darwin için kendi sezgilerini doğrulayan
memnun edici bir gelişme olacaktı. Darwin, Galapagos adalarında ispinozların birbirine
benzer ama tamamıyla aynı olmayan özelliklerini gördü ve bunların ortak bir atadan geldiği
teorisine vardı. Son zamanlarda Princetondan bazı bilimadamları da, ispinoz topluluklarında
gaga büyüklüğünün birkaç yıl içinde değiştiğini gözlemlediler. Daha önceleri bir güve
topluluğunda açık ve koyu renkli olanların, çevre koşullarının kirliden temiz hale gelmesiyle
değiştiği belirtilmişti. Aynı şekilde, Avrupalılar tarafından Kuzey Amerikaya götürülen
kuşlar da kendi aralarında pek çok farklı gruplara ayrılmışlardı. Son yıllarda bu varyasyonlar
konusunda moleküler düzeyde kanıtlar elde etmek mümkün oldu. Örneğin, AIDSe yol açan
virüsler, insanın bağışıklık sistemini ortadan kaldırmak için kendi görünümlerini
değiştirmekteydiler. Hastalık yapıcı bakteriler, antibiyotiklere karşı savunma yapma kabiliyeti
edinerek geri gelmekteydiler. Bunlara daha pek çok örnek dahil edilebilirdi.
Bu anlamda, Darwinin teorisi sanki galip gelmiş gibi görünmektedir; fakat bir atletin 120
santim genişliğindeki bir yarığı zıplayarak aşabildiğini iddia etmesi kadar tartışmaya açıktır.
Büyük sıçramalar - makro evrim düzeyinde olanlar - kesinlikle şüphe uyandırmaktadır. Bu
nedenle çoğu insan, Darwinin anlattığı büyük değişikliklerin uzun periyodlar içinde makul
bir şekilde küçük aşamalara bölünebileceğini umarak onun iddiasını desteklediler. Fakat bu
ihtimalleri destekleyici veya ikna edici bir kanıt henüz ele geçmemiştir. Ayrıca tepeleri aşarak
bahçenize gelen komşunuzun hikayesi gibi, hayali anlamda şüphelerle tarif edilen bu küçük
aşamaların varlığının değerlendirilmesi şu ana kadar çok zor olmuştur.
Darwinin düşündüğü ve öne sürdüğü her anatomik yapı ve aşama o kadar basittir ki,
kağıda bile aktarılamayan karmaşık biyokimyasal işlemleri kesinlikle açıklayamamaktadır.
Darwinin küçük sıçramalarla açıkladığı şeyler, ne yazık ki ancak helikopterle aşılacak
derecede büyümüştür.
Biyokimya böylece Darwin Anatomisine karşı bir Liliput üstünlüğü sağlamış ve evrimin
moleküler düzeyde meydana gelip gelemeyeceği sorusunu gereksiz kılmıştır.
Hepimiz biliriz; Darwinin teorisi ortaya atıldığı tarihten itibaren sürekli eleştirilmiştir ve
bu eleştiriler yalnızca dini nedenlerden kaynaklanmamaktadır. 1871 yılında Darwin
muhaliflerinden biri, St. George Mivart, teoriye karşı olma nedenlerini bir liste halinde sundu,
bunlardan bir çoğu şaşırtıcı şekilde modern eleştirmenlerin ortaya attığı sorunlarla oldukça
benzerdi.
Darwinizm karşıtı olarak ortaya atılan görüşler aşağıdaki şekilde özetlenebilir: Doğal
Seleksiyon faydalı yapıların gelişimini açıklayamaz. Aynı şekilde farklı türlerin birbirlerine
oldukça benzer üyelerinin varlık nedenlerini de belirleyemez. Ayrıca, belirli farklılıkların,
aşamalar yerine birdenbire oluşmuş olabileceklerine dair uygun bir zemin vardır. Türlerin,
birbirinden farklı özellikleri olmasına rağmen kendi içlerinde sınırlı değişim imkanları olduğu
da doğrudur. Var olması umulan pek çok ara geçiş formuna ait fosil ortada yoktur... Ayrıca
yapılarda gözlenen ve doğal seleksiyonun açıklayamadığı birçok fenomen mevcuttur.
Aynı argüman, neredeyse bir yüzyıl boyunca bir çözüme ulaşmadan devam edip
durmuştur. Mivartdan Margulise kadar, her zaman Darwinizm in yetersiz olduğunu anlayan
pek çok bilgili, saygıdeğer bilimadamları var olmuştur. Fakat ne var ki, ya Mivart tarafından
ilk olarak ortaya atılan sorular cevapsız kalmaya mahkum olmuş, ya da çoğu insan aldıkları
cevaplardan memnun kalmamışlardır.
Daha ileriye gitmeden önce, şu gerçeğin üzerinde durmak yerinde olacaktır. Eğer
dünyadaki tüm bilimadamlarını bir araya toplarsak, oldukça büyük bir çoğunluk
Darwinizmin doğruluğuna inandıklarını söyleyeceklerdir. Ancak bilimadamları, herkes gibi
fikirlerinin önemli bir bölümünü diğer insanların fikirlerine göre geliştirirler. Darwinizmi
kabul eden büyük çoğunluk (ancak hepsi değil), bir otoriteye bağlı olarak hareket etmektedir.
Aynı zamanda ne yazık ki, yapılan yoğun eleştiriler yaratılışı savunanlara destek olabileceği
endişesiyle bilim çevreleri tarafından gözardı edilmektedir. Bilimi korumak adına, doğal
seleksiyonla ilgili mutlak eleştiriler bir kenara itilmiştir
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 81
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 59
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 34
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 12
Metin2 Hile İstek
Hızlı koşma, slot render ve wallhack konusunda yardıma ihtiyacım var
- Cevaplar
- 17
- Görüntüleme
- 912
