Valve`nin ilk olarak Orange Box isimli kutusunda, Half Life 2 ve ek paketleri ile birlikte oyunculara sunduğu Portal, 2. oyunuyla bağımsızlığına kavuşuyor. İlk olarak bir üniversite projesi olarak düşünülen ve Valve`nin desteği sayesinde Orange Box`ın içerisine dahil edilen Portal, aslında basit bir bulmaca oyunu. Fps görüş açısına sahip olduğumuz yapımın ana hattı, elimizde bulunan portal cihazını kullanarak, duvarlarda açtığımız portallar ile bulmacaları çözmek üzerine temellendirilmiş. İlk oyunun büyük beğeni kazanması üzerine geliştirilmeye başlanan Portal 2, geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Valve`nin şu ana kadar yaptığımız en iyi oyun olarak lanse ettiği Portal 2`yi okurlarımız için mercek altına aldık.
Geleceğe Bir Portal Açın
Hatırlanacağı üzere ilk Portal oyunu 2008 yılında oyuncuların beğenisine sunulmuştu. İlk oyunda Chell isimli bir androidi kontrol ediyorduk ve Aperture Laboratuarı`nda ki bir birinden eğlenceli bulmacaları çözmeye çalışıyorduk. Nitekim oyunun sonlarına doğru hikaye seyri biraz değişerek GLaDOS olarak kendisini tanıtan birinin peşine düşüyorduk. Her şeye rağmen Portal`ın sonu biraz havada kalıyordu. Yani oyuncuları tatmin edebilecek bir sona sahip değildi. Bu yüzden Valve Portal 2 öncesinde Portal 2 Lab Rat isimli bir çizgi roman yayımladı. Eğer Portal 2 hikayesine tamamen hakim olmak istiyorsanız, önce Portal`ı bitirmenizi, ardından ise Portal 2: Lab Rat`ı bir okumanızı tavsiye ederim.
Portal 2`de ilk oyundaki karakterimiz olan Chell`i kontrol ediyoruz. Gözlerimizi bir otel odasında açıyor ve ne oluyor ne bitiyor demeden, yıllardır uyutulduğumuzun, Aperture Laboratuarı`nın yerle bir edildiğinin farkına varıyoruz. Nitekim tüm bu yıkımın arkasında ise GLaDOS olduğunu öğrenmemiz beni pekte şaşırtmadı. Bizi GLaDOS`un güzellik uykusundan uyandıran ise Stephen Merchant`ın seslendirdiği android Wheatley oluyor. Yeri gelmişken belirtmeliyim ki Wheatley oyun boyunca bize eşlik ediyor.
Portal 2 hikaye örgüsü bakımından, ilerledikçe daha da derinleşen bir yapıyla karşımıza çıkıyor. Yani oyunun başında hikaye sizi tatmin etmese bile, biraz yol kat ettikten sonra düşünceleriniz değişiyor. Portal 2`de aynı ilk oyunda olduğu gibi önümüze gelen bulmacaları çözmeye çalışıyoruz. Tabi ki Valve, Portal 2`de oyunun süresini uzattığı gibi, bir çok yeniliği dahil etmeyi de ihmal etmemiş. Yapımda, karşımıza çıkan en büyük yenilik mavi, beyaz ve turuncu renkte olan jeller. Bunların yanında, ışınları yansıtan küplerimiz, ağırlık merkezlerimiz ve portal silahımıza eklenen bir yakınlaştırma dürbünü de mevcut.
Portal 2`de sahip olduğumuz portal cihazı ilk oyundaki ile aynı işlevlere sahip. Bu cihazla belirli yüzeylere mavi ve turuncu renkte portallar açıp içerisinden geçebiliyoruz. Az önce de dediğim gibi, Valve bu silaha bir de dürbün eklemiş. Bu eklenti Portal 2`de ki geniş alanları göz önüne aldığımızda gerçekten yerinde bir karar olmuş. Şimdi portal silahını bir kenara bırakıp, Valve`nin oyuna renk getiren jel üçlüsüne bir göz atalım.
Yeni Yeni Yenilikler
İlk olarak mavi jeli ele alalım. Mavi jel sizin yükseklere atlamanızı sağlayan bir yapıya sahip. Yani döküldüğü yerdeki yerçekimi oranını sıfırlara indirme gibi bir özelliği bulunuyor. Bu sayede mavi jelin döküldüğü kısımları kullanarak yükseklere zıplayabiliyorsunuz. Mavi jeli oyunun bazı kısımlarında açtığınız portallar yardımı ile dört beş yerde kullanmanız gerekebiliyor. Sonra dan ise açtığınız tek bir portalla bu jelli mekanlardan ceylan gibi sekerek bulmacayı tamamlıyorsunuz.
İkinci değineceğimiz jel ise turuncu renkli jel. Bu jel sayesinde karakteriniz hızını 5-6 kat arttırabiliyor. Bu sayede önünüze bir tümsek geldiğinde jel sayesinde kazandığınız hız ile uzun mesafe uçuşları yapabiliyorsunuz. Fakat bu gibi durumlarda jeli portallar yardımıyla bir hayli yaymanız gerekebilir. O yüzden portal silahını da zekice kullanmanız lazım.
Üçüncü jelimiz ise beyaz renkli jel. Bu jel sayesinde portal delikleri açamadığımız duvarlara portallar açabiliyoruz. Beyaz renkli jel bazı odalarda çok fazla işinize yarayacaktır. Etrafın portallar açılamayan demir duvarlarla dolu olduğu bir mekanda, beyaz jelleri ve portal silahınızı kullanarak tüm odayı bembeyaz yapabilir ve dilediğiniz noktalara portallar açabilirsiniz.
Portal 2`de karşımıza çıkan diğer yenilikler ise, içerisinde süzülebildiğimiz hava akımları, bazı anahtarları açabilmek için kullandığımız lazer yansıtan küplerden ibaret. Ama jel olayı gerçekten Portal 2`den alacağınız keyfi katlayan bir yenilik olmuş.
Eğer Portal 2`yi tek başınıza oynamak sizi sıkıyorsa, co-op desteği sayesinde arkadaşınızla veya hiç tanımadığınız biriyle oynayabilirsiniz. Bilindiği üzere, Steam`in PS3 için de aktifleşmesinin ardından PS3 ve PC oyuncuları Portal 2`yi bir arada oynama imkanına da eriştiler.Oyunu co-op olarak oynarken, Portal 2`nin kapak resminde de ön plana çıkan Atlas ve P-body isimli robotları yönetiyoruz. Co-op modundayken kulaklık ve mikrofon ile partnerimiz ile haberleşebilir, bazı bölümlerdeki bulmacaları uzun bir planın ardından çözebiliriz.
Genel Yorum
Portal 2 genel itibari ile son derece başarılı bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Görsel zenginlik gücünü Source motorundan alan yapım, bizlere son derece sağlam görseller sunuyor. Ses ve müzik efektleri konusunda da başarılı bir yapılanma ile karşımıza çıkan Portal 2, genel mana da başarılı bir oyun olduğunu her şekilde kanıtlamayı başarıyor. Eğer klasik fps tarzındaki oyunlardan sıkıldım diyorsanız, Portal 2 sizler için eşi benzeri bulunmaz bir alternatif olabilir. Portal 2`yi mutlak denemenizi öneririm. Unutmayın... Herkes Oyun Oynar!