HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Bir oyunun seriye dönüşmesi için illaki dünya çapında bir üne kavuşması gerekmez. Buna en güzel örnek ise geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini alan Crash Time 4 oyunu. Görsel ve atmosfer yönünden son derece yetersiz olan Crash Time serisi, Almanya'da olan popülaritesiyle 4 oyunluk bir seri haline geldi. Oyunun Almanya'da bu kadar popüler olmasını sağlayan şey ise bir dönem ülkemizde de yayımlanan Cobra Takibi adlı diziden uyarlanmış olması. Şöyle düşünürsek, yapımcının biri çıkıp Kurtlar Vadisi'nin oyununu yapsa, dünyada bestseller'a oynamasa dahi, ülkemizde bir hayli popüler olabilirdi. İşte Crash Time'ın Almanya üzerinde buna benzer bir etkisi bulunuyor.
Özellikle Noel nedeniyle başka oyunların piyasaya çıkmamış olması, Crash Time 4'ü de bu aralıkta biraz göz önüne çıkardı. Yoksa içinde bulunduğumuz bu çağda, böyle grafiklere sahip yapımların global arenada pek bir işlerinin olacağını sanmıyorum. Şimdi Crash Time 4 ile edindiğimiz izlenimleri sizlere aktaralım.
Klasik Bir Kedi Fare Oyunu
Crash Time 4'de, Kobra Takibi dizisinin iki ana karakteri Semir ve Ben'i kontrol ediyoruz. Daha doğrusu, Semir ve Ben'in içinde bulunduğu araçları kontrol ediyoruz. Oyunda, bir otoban polisiyiz ve şehri suçlulardan temizlemeye uğraşıyoruz.
Oyun ilk olarak bir hırsızın arabasıyla kaçtığı bizim ise onu kovaladığımız bir video ile başlıyor. Açıkçası bu video o kadar amatörce hazırlanmış ki, daha oyunu oynamaya başlamadan sizi oyundan soğutuyor. Neyse, videoyu görmezden gelip oyuna başladığımızda ise karşımıza hayalet bir Köln şehri çıkıyor. Hatırlarsanız Kobra Takibi dizisi de Köln'de geçiyordu. Yapımcılar Köln şehrini oyuna bire bir aktarmaya oldukça özen göstermiş fakat şehre Köln halkını dahil etmeyi unutmuşlar. Bırakın sokakta yaya görmeyi, arabaların içerisinde sürücü bile göremiyorsunuz. Oyunda araba sürerken diğer araçların içerisine dikkat edin. Hiç bir sürücü göremeyeceksiniz. Bu gerçekten oyun adına büyük bir eksi.
Crash Time 4'te az öncede belirttiğim gibi otoban polisliği yapıyoruz. Yani, yeri geldiğinde aşırı hız yapan birini yakalıyor, yeri geldiğinde ise telsizimizden bize anons edilen araba hırsızlarını durdurmaya çalışıyoruz. Oyundaki asıl amacımız ise, Syndicate adlı bir örgütün elemanlarını yakalayıp hapse göndermek. Crash Time 4'te açık dünya üzerine kurulmuş bir yapıya sahip. Yani arabamızla Köln sokaklarında özgürce dolaşabiliyoruz. Hal böyle olunca oyundaki araba detaylandırmaları da bir hayli önem kazanıyor. Oyunun yapımcıları paraya kıyamadıklarından olsa gerek hiç bir arabanın lisansını almamışlar. Yani oyundaki araçların tümü, GTA serisinde olduğu gibi uydurma modellerden oluşuyor. Neyse ki araç modellerine bakarak o aracın gerçekte hangi modelden esinlenerek yapıldığını az çok anlıyorsunuz.
Oyundaki araç tasarımları iyi denilebilecek düzeyde olsa bile çevre tasarımı çağımızın çok çok gerisinde kalmış. Yapımcılar daha çok oyunun hasar modellemesi üzerinde durmuşlar. Yaptığınız kazalarda sağa sola sıçrayan araç parçaları, patlayan motorlar, kırılan camlar size gerçek bir kaza hissi verebiliyor. Fakat yinede yeterli olduğunu söyleyemem. Crash Time 4'ün elle tutulabilir diğer bir yönü ise kontrolleri. Oyunun bir araba sürme oyunu olduğunu varsaydığımızda, kontrollerin hiçte fena olmadığı söyleyebiliriz.
Genel Yorum
Şuan piyasaya baktığımızda NFS Hot Pursuit, Gran Turismo 5 gibi araba oyunları varken insanlar niye Crash Time 4'ü satın alsınlar diye düşünebilirsiniz. Ve bu düşüncenizde de sonuna kadar haklısınız. Oyun gerçekten tam bir rezalet. Hatta son zamanlarda oynadığım en kötü oyundu da diyebilirim. Size tavsiyem eğer bu aralar canınız bu tarz bir oyun çektiyse, alın bir GTA oyunu, çalın bir polis arabası, polislik görevi yapın. Emin olun Crash Time 4'ten daha fazla haz alırsınız. Uzun lafın kısası, eğer Kobra Takibi dizisinin müptelası değilseniz, uzak durun bu oyundan. Unutmayın... Herkes Oyun Oynar!
Özellikle Noel nedeniyle başka oyunların piyasaya çıkmamış olması, Crash Time 4'ü de bu aralıkta biraz göz önüne çıkardı. Yoksa içinde bulunduğumuz bu çağda, böyle grafiklere sahip yapımların global arenada pek bir işlerinin olacağını sanmıyorum. Şimdi Crash Time 4 ile edindiğimiz izlenimleri sizlere aktaralım.
Klasik Bir Kedi Fare Oyunu
Oyun ilk olarak bir hırsızın arabasıyla kaçtığı bizim ise onu kovaladığımız bir video ile başlıyor. Açıkçası bu video o kadar amatörce hazırlanmış ki, daha oyunu oynamaya başlamadan sizi oyundan soğutuyor. Neyse, videoyu görmezden gelip oyuna başladığımızda ise karşımıza hayalet bir Köln şehri çıkıyor. Hatırlarsanız Kobra Takibi dizisi de Köln'de geçiyordu. Yapımcılar Köln şehrini oyuna bire bir aktarmaya oldukça özen göstermiş fakat şehre Köln halkını dahil etmeyi unutmuşlar. Bırakın sokakta yaya görmeyi, arabaların içerisinde sürücü bile göremiyorsunuz. Oyunda araba sürerken diğer araçların içerisine dikkat edin. Hiç bir sürücü göremeyeceksiniz. Bu gerçekten oyun adına büyük bir eksi.
Oyundaki araç tasarımları iyi denilebilecek düzeyde olsa bile çevre tasarımı çağımızın çok çok gerisinde kalmış. Yapımcılar daha çok oyunun hasar modellemesi üzerinde durmuşlar. Yaptığınız kazalarda sağa sola sıçrayan araç parçaları, patlayan motorlar, kırılan camlar size gerçek bir kaza hissi verebiliyor. Fakat yinede yeterli olduğunu söyleyemem. Crash Time 4'ün elle tutulabilir diğer bir yönü ise kontrolleri. Oyunun bir araba sürme oyunu olduğunu varsaydığımızda, kontrollerin hiçte fena olmadığı söyleyebiliriz.
Genel Yorum
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 109
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 114
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 104

