- Katılım
- 10 Eki 2009
- Konular
- 1,530
- Mesajlar
- 3,565
- Online süresi
- 13h 43m
- Reaksiyon Skoru
- 112
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 8 Ay 12 Gün
- Başarım Puanı
- 226
- MmoLira
- 29
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Silent Hill… İsmini duymak bile artık tüylerimi ürpertmeye yetiyor... Konami 1999`da bu oyunu ilk defa çıkardığında eski kasa Playstation`ıma oyunu takdığım anı hatırlıyorum. Diğer çoğu sıradan korku oyunu gibi önüme çıkan zombi veya ucubeleri silahımla veya pompalı tüfeğimle vuracağımı düşünürken bambaşka bir şey çıkmıştı karşıma… Bunun sıradan bir korku oyunu olmadığını anlamam pek uzun sürmemişti. En başından itibaren çekmişti beni kendine konusuyla… Arabasıyla kaza yapan Harry Mason isimli bir karakteri yönlendiriyorduk. Yanındaki tatlı mı tatlı kızı Cheryl`ın kaybolduğunu gören Harry bıraktı arabasını koyuldu gizemli Silent Hill kasabasının yollarına… Ancak tuhaflıklar hemen gözümüze çarpıyordu, bu sis de neyin nesi? İnsanlar nerede? Yollardaki bu çatlaklar, uçurumlar da nasıl oluşmuş? Bu şehir de bir tuhaflık var derken kayıp kızımızdan çok şehirde olan bitenleri merak etmeye başlıyoruz… Tuhaf senaryosu, gizemli konusu, harika müzikleri bir anda bağlamıştı beni kendine. Silent Hill bir korku oyununun nasıl olması gerektiği dersini veriyordu ve bende bu dersi büyük bir keyifle ve tabii korkarak izliyordum…
Silent Hill, çıkışıyla tüm dünyada büyük bir yankı uyandırmıştı. İkinci oyun ise nedense Playstation 1`in ömrünü tüketmesini bekledi ve Playstation 2 Exclusive oyunlardan biri olarak piyasaya sürüldü. Daha sonra 3, 4: The Room derken el konsolu PSP`ye dahi taşınan Silent Hill`in filmi bile yapıldı. Ancak seriyi iyi takip edenler ilk oyunun konusunu benim gibi daha ilginç ve tuhaf bulacaklardır. Wii`ye yapılan ve yakın zamanda PS2 ve PSP`ye de port edilen Silent Hill: Shattered Memories, ilk oyunun konusunu üzerinde taşırken bunu farklı bir şekilde bizlere sunuyor.
Shattered Memories'de ana karakterimiz yine Harry Mason, ancak oyun enterasan bir şekilde bir terapistin bizi seansa sokmasıyla başlıyor. Terapiste Wii-remote`un kolunu aşağı-yukarı veya sağa-sola doğru oynatarak, Evet veya Hayır yanıtları veriyoruz. Bunun dışında bize çeşitli anketler ve testler yapan terapiste verdiğimiz bu yanıtlar oyunun gidişatını, senaryosunu, peşinize düşen yaratıkları ve en önemlisi oyun sonunun nasıl olacağını belirliyor. Oyunun başında da “Pscyhology Warning“ uyarısında da belirtildiği gibi oyunda sizin kişiliğiniz üzerine gidiliyor ve oyunun gidişatı buna göre değişiyor. Haliyle oyun, sizi zayıf noktalarınızdan yakalamaya çalışıyor. Bu sözlerim ile bu sefer çok farklı bir Silent Hill ile karşı karşıya olduğumuzu anlamış olmalısınız...
SH: Shatered Memories ilk oyun gibi başlıyor diyebilirim, yine kayıp kızımız Cheryl`ı arayalım derken düşüyoruz Silent Hill`in sisli, puslu sokaklarına... Yine yalnızlık, bunalım tanıdık temalar eşliğinde ilk Silent Hill`deki gibi Cybil isimli polisimizle karşılaşıyoruz, tabii farklı bir şekilde… Oyunun senaryosunun orjinalinden oldukça farklı ama aynı temayı benimsediğini belirtmiştim. Cybil`e derdini anlatan Harry bir türlü sorunu halledemiyor, ancak oyunda en çok kullanacağımız cihaz olan Harry`nin telefonunu elde ediyoruz. Gerçi telefon en başından beri Harry`nin cebinde duruyor ancak telefon çalmaya başlayınca Harry bize dokunmatik ekranlı telefonunu gösterme lütfunu sunuyor. Telefonla Wii-Remote`unun hoparlör özelliği muhteşem harmanlanmış diyebilirim. Telefonun menüsünü açtığımızda normal her cep telefonu gibi, mesaj, kamera, telefon rehberi ve ayarlar gibi tüm olabilecek nesneleri görebiliyoruz. Telefonunuz çaldığında veya bir yeri aradığınızda (Örneğin; 911) aradığınız kişinin sesinin Wii-Remote`dan gelmesi oyuna harika bir gerçekçilik katıyor, ister istemez Wii-Remote`u kulağınıza dayayıp ahize gibi kullanmak istiyorsunuz.
Shattered Memories`ın grafiklerinden konu açılırsa gerçekten Wii`nin kapasitesini sonuna dek kullanarak çok iyi bir iş çıkarıldığını açık yüreklilikle söyleyebilirim… Grafik olarak tek sorunun dış mekanların iç mekanlar kadar özenle tasarlanmaması olmuş. Kapalı alanlarda fener ve Wii-remote kontrolü oldukça kullanışlı hale getirilmiş. Her yeni girdiğim odada etrafı karış karış gezmekten ve zoom yaparak izlemekten hiç sıkılmadım. Bu arada duvarlardaki poster ve buna benzer kağıtlara bakmayı ihmal etmeyin. Bu kağıtların üzerinde yazan telefon numaralarını aradığınızda eğlenceli dakikalar yaşayabilirsiniz. Karakter modellemelerini Wii`nin grafik gücüne göre düşündüğümüzde kesinlikle yeterli olduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle konuşurken dudak hareketleri olsun, Harry`nin arasahnelerde o andaki duruma karşı verdiği tepkiler, hal ve hareketleri çok gerçekçi geliştirilmiş. Arasahnelerin oyuncuya muhteşem aktarıldığı da es geçemeyeceğim bir başka konu… Hele ki bir boğulma sahnesi var ki… Anlatılmaz, oynayın ve görün demek zorundayım…
Silent Hill müzikleri yine her zamanki gibi muhteşem… Bundan önceki Silent Hill oyunlarında olduğu gibi müzikler oyunun gizem ve gerilim temasını birebir yansıtıyor ve daha da ateşliyor. Seslendirmelerin de ustaca uyarlandığı çok açık. Özellikle telefondan konuştuğunuz zamanlarda seslendirme daha da etkileyici oluyor. Bu arada telefondan yani Wii-remote hoparlöründen çıkan konuşmaların ses kalitesinin düşük olması bazen konuşulanları anlayamamanıza yol açabilir, buna karşılık oyunun ayarlar kısmından altyazıları açabilirsiniz.
Oyunun bazı eksi yönlerini bu paragrafta anlatmak istiyorum. Oyunun kovalama sahnelerinin biraz monoton ve sıkıcı olduğundan zaten bahsetmiştim. Yaratıkların sadece bu boyutta çıkacağını anladığınız zaman oyunun normal boyutta geçen kısmında size zarar verilemeyeceğini bildiğiniz için çok rahat davranabiliyorsunuz. Eski Silent Hill`ler de ki her yeni odada, koridorda ne çıkacak diye gerilirdik. Işığa duyarlı psikopat hemşireler veya Piramid kafayı gördüğümüz zaman içimiz ürperirdi. Ancak bu sefer olabilecek en rahat ve gerilimsiz Silent Hill ile karşı karşıyayız diyebilirim. Kovalamaca sahnelerinde bitiş çizgisine yaklaşırken biraz soğuk terler döktüğünüz olabiliyor. Ancak ölmediğiniz için bu bölümler gerçekten çocuk oyuncağı. Tek yapmanız gereken koşma tuşuna basılı tutmak, fırsat buldukça haritaya bakıp yönünüzü belirlemek ve kontrollere hakim olmak en önemli noktalar oluyor. Bunların dışında bir diğer eksi de kapıları açarken oluşan yavaşlamalar… Bu yavaşlamalar çok anlık ancak yine de bahsetmekte yarar var…
Herşeye rağmen Wii`de Silent Hill görmek beni dahil çoğu korku oyunu severi çok sevindirmiş olmalı. Ancak Climax, Wii`de normalden farklı bir Silent Hill yaratma yoluna gidince ortaya vasat bir oyun çıkmış. Ancak oynanış olarak harika işler başaran Shattered Memories bunu bir de psikolojik gerilim olarak önümüze sununca oyun kendini kesinlikle sonuna dek oynatıyor. Çünkü sizin karakterinize göre ilerleme kaydedeceğiniz Shattered Memories, sizi her an germeyebilir ancak doğru zamanda sizi de koltuğunuzdan sıçratacağını söylemeliyim. Wii sahipleri; gerçek bir korku oyunu oynamak istiyorsanız, buyurun sizi bu sisli yoldan Silent Hill`e alalım...
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Silent Hill, çıkışıyla tüm dünyada büyük bir yankı uyandırmıştı. İkinci oyun ise nedense Playstation 1`in ömrünü tüketmesini bekledi ve Playstation 2 Exclusive oyunlardan biri olarak piyasaya sürüldü. Daha sonra 3, 4: The Room derken el konsolu PSP`ye dahi taşınan Silent Hill`in filmi bile yapıldı. Ancak seriyi iyi takip edenler ilk oyunun konusunu benim gibi daha ilginç ve tuhaf bulacaklardır. Wii`ye yapılan ve yakın zamanda PS2 ve PSP`ye de port edilen Silent Hill: Shattered Memories, ilk oyunun konusunu üzerinde taşırken bunu farklı bir şekilde bizlere sunuyor.
Shattered Memories'de ana karakterimiz yine Harry Mason, ancak oyun enterasan bir şekilde bir terapistin bizi seansa sokmasıyla başlıyor. Terapiste Wii-remote`un kolunu aşağı-yukarı veya sağa-sola doğru oynatarak, Evet veya Hayır yanıtları veriyoruz. Bunun dışında bize çeşitli anketler ve testler yapan terapiste verdiğimiz bu yanıtlar oyunun gidişatını, senaryosunu, peşinize düşen yaratıkları ve en önemlisi oyun sonunun nasıl olacağını belirliyor. Oyunun başında da “Pscyhology Warning“ uyarısında da belirtildiği gibi oyunda sizin kişiliğiniz üzerine gidiliyor ve oyunun gidişatı buna göre değişiyor. Haliyle oyun, sizi zayıf noktalarınızdan yakalamaya çalışıyor. Bu sözlerim ile bu sefer çok farklı bir Silent Hill ile karşı karşıya olduğumuzu anlamış olmalısınız...
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
SH: Shatered Memories ilk oyun gibi başlıyor diyebilirim, yine kayıp kızımız Cheryl`ı arayalım derken düşüyoruz Silent Hill`in sisli, puslu sokaklarına... Yine yalnızlık, bunalım tanıdık temalar eşliğinde ilk Silent Hill`deki gibi Cybil isimli polisimizle karşılaşıyoruz, tabii farklı bir şekilde… Oyunun senaryosunun orjinalinden oldukça farklı ama aynı temayı benimsediğini belirtmiştim. Cybil`e derdini anlatan Harry bir türlü sorunu halledemiyor, ancak oyunda en çok kullanacağımız cihaz olan Harry`nin telefonunu elde ediyoruz. Gerçi telefon en başından beri Harry`nin cebinde duruyor ancak telefon çalmaya başlayınca Harry bize dokunmatik ekranlı telefonunu gösterme lütfunu sunuyor. Telefonla Wii-Remote`unun hoparlör özelliği muhteşem harmanlanmış diyebilirim. Telefonun menüsünü açtığımızda normal her cep telefonu gibi, mesaj, kamera, telefon rehberi ve ayarlar gibi tüm olabilecek nesneleri görebiliyoruz. Telefonunuz çaldığında veya bir yeri aradığınızda (Örneğin; 911) aradığınız kişinin sesinin Wii-Remote`dan gelmesi oyuna harika bir gerçekçilik katıyor, ister istemez Wii-Remote`u kulağınıza dayayıp ahize gibi kullanmak istiyorsunuz.
Shattered Memories`ın grafiklerinden konu açılırsa gerçekten Wii`nin kapasitesini sonuna dek kullanarak çok iyi bir iş çıkarıldığını açık yüreklilikle söyleyebilirim… Grafik olarak tek sorunun dış mekanların iç mekanlar kadar özenle tasarlanmaması olmuş. Kapalı alanlarda fener ve Wii-remote kontrolü oldukça kullanışlı hale getirilmiş. Her yeni girdiğim odada etrafı karış karış gezmekten ve zoom yaparak izlemekten hiç sıkılmadım. Bu arada duvarlardaki poster ve buna benzer kağıtlara bakmayı ihmal etmeyin. Bu kağıtların üzerinde yazan telefon numaralarını aradığınızda eğlenceli dakikalar yaşayabilirsiniz. Karakter modellemelerini Wii`nin grafik gücüne göre düşündüğümüzde kesinlikle yeterli olduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle konuşurken dudak hareketleri olsun, Harry`nin arasahnelerde o andaki duruma karşı verdiği tepkiler, hal ve hareketleri çok gerçekçi geliştirilmiş. Arasahnelerin oyuncuya muhteşem aktarıldığı da es geçemeyeceğim bir başka konu… Hele ki bir boğulma sahnesi var ki… Anlatılmaz, oynayın ve görün demek zorundayım…
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Silent Hill müzikleri yine her zamanki gibi muhteşem… Bundan önceki Silent Hill oyunlarında olduğu gibi müzikler oyunun gizem ve gerilim temasını birebir yansıtıyor ve daha da ateşliyor. Seslendirmelerin de ustaca uyarlandığı çok açık. Özellikle telefondan konuştuğunuz zamanlarda seslendirme daha da etkileyici oluyor. Bu arada telefondan yani Wii-remote hoparlöründen çıkan konuşmaların ses kalitesinin düşük olması bazen konuşulanları anlayamamanıza yol açabilir, buna karşılık oyunun ayarlar kısmından altyazıları açabilirsiniz.
Oyunun bazı eksi yönlerini bu paragrafta anlatmak istiyorum. Oyunun kovalama sahnelerinin biraz monoton ve sıkıcı olduğundan zaten bahsetmiştim. Yaratıkların sadece bu boyutta çıkacağını anladığınız zaman oyunun normal boyutta geçen kısmında size zarar verilemeyeceğini bildiğiniz için çok rahat davranabiliyorsunuz. Eski Silent Hill`ler de ki her yeni odada, koridorda ne çıkacak diye gerilirdik. Işığa duyarlı psikopat hemşireler veya Piramid kafayı gördüğümüz zaman içimiz ürperirdi. Ancak bu sefer olabilecek en rahat ve gerilimsiz Silent Hill ile karşı karşıyayız diyebilirim. Kovalamaca sahnelerinde bitiş çizgisine yaklaşırken biraz soğuk terler döktüğünüz olabiliyor. Ancak ölmediğiniz için bu bölümler gerçekten çocuk oyuncağı. Tek yapmanız gereken koşma tuşuna basılı tutmak, fırsat buldukça haritaya bakıp yönünüzü belirlemek ve kontrollere hakim olmak en önemli noktalar oluyor. Bunların dışında bir diğer eksi de kapıları açarken oluşan yavaşlamalar… Bu yavaşlamalar çok anlık ancak yine de bahsetmekte yarar var…
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Herşeye rağmen Wii`de Silent Hill görmek beni dahil çoğu korku oyunu severi çok sevindirmiş olmalı. Ancak Climax, Wii`de normalden farklı bir Silent Hill yaratma yoluna gidince ortaya vasat bir oyun çıkmış. Ancak oynanış olarak harika işler başaran Shattered Memories bunu bir de psikolojik gerilim olarak önümüze sununca oyun kendini kesinlikle sonuna dek oynatıyor. Çünkü sizin karakterinize göre ilerleme kaydedeceğiniz Shattered Memories, sizi her an germeyebilir ancak doğru zamanda sizi de koltuğunuzdan sıçratacağını söylemeliyim. Wii sahipleri; gerçek bir korku oyunu oynamak istiyorsanız, buyurun sizi bu sisli yoldan Silent Hill`e alalım...


