Evet o zamanlar üniversiteye yeni başlamışım mecidiyeköyde oturuyorum. normalde otobüsle eve gidiyodum ama canım sıkılınca metroyla taksime gidip ordan dolmuşa biniyodum. neyse bi gün yine daralmışım dedim taksime gidiyim ordan eve gidiyim. taksime çıktım hafif yağmur yağıyo kulaklıklarımı taktım radiohead açtım. gençlik halleri işte taksim insanlar yağmur falan resmen klip çekiyorum tam da ortadan yürüyorum ki ben farklıyım imajı yaratmaya çalışıyorum umarsızca. bi süre sonra insanların bana baktığını farkettim bende çaktırmadan yan gözle bakıyodum umursamaz tavır yapıyorum hesapta sonra bakışlar artınca şaşırdım ben de kesmeye başladım bana bakanları. kimi endişeli kimi gülerek bakıyodu resmen radiohead'e klip çekiyodum en son bi kız artık gözlerimin içine baktı dedim vay be ben neymişim kız güldü bende gülümsedim. kız kafasını öne doğru götürüp bi hareket yaptı anlamadım kafamı iki yana sallayarak ve sol gözümü kırparak ''nooldu la'' hareketi yaptım bunun üstüne kız parmağıyla arkamı gösterdi arkamı döndüğümde arkamda koca tramvay durmuş tramvayı kullanan da yandan sarkmış tek el tramvaya tutunuyo bi yandan küfür ediyo ''çıksana lan seni mi beklicez burda ezilicen haberin yok'' tarzı şeyler söylüyo. dünya başıma yıkıldı o an hemen ilk ara sokağa daldım dolmuşa bindim eve gidip ağlaya ağlaya çay içtim bisküvi yedim. Ah o kız da bi ukde olarak içimde kaldı