Fethi Polat 1
Fethi Polat
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
kralhakan2009 1
kralhakan2009
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Cannn6161 1
Cannn6161
B 1
berione65
sen272 1
sen272
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Geniş Aile Replikler.

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Xiaoyu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 12
  • Görüntüleme Görüntüleme 5K

Reklikler Komikmi ? :)

  • Evet karnım agrıdı

  • Bırr Üşüdüm..


Sonuçlar yalnızca oylamadan sonra görülebilir.

Xiaoyu

Level 6
TM Üye
Katılım
11 Kas 2009
Konular
220
Mesajlar
1,357
Online süresi
30m 1s
Reaksiyon Skoru
58
Altın Konu
0
TM Yaşı
16 Yıl 7 Ay 1 Gün
Başarım Puanı
149
MmoLira
14
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Bak Ulvi seni en zayıf torbaya koyar, fikstürünü çekerim.Seri sonu Ulvi.
- Sıfatını tamlattırma lan bana.

Keçe kardeşler Kunter'in gözünü morartmıştır.
Zekai: Bakış açını kim değiştirdi kunter?

Cevahir: Çabuk beni hastahaneye götür.
Koyu Bilal: Yoğun baktım ya lan daha ne ?

Mürsel: Nazan ev buldum bir oda hiç salon.

Cevahir hastanededir.
Cevahir: Hocam benim bu flashdiskime bağlı semptomlarımda bağkursal kıpırdamalar var ama hadi hayırlısı.
Doktor: anlamadım.
Cevahir: Ya ben şimdi bunu halk dilinde nasıl anlatayım ki.
Ulvi: Abi ne oldu.
Cevahir: Ulan iki bilimsel terimin belini kıralım dedik kaçtı gitti çıban.Sahte doktor mudur nedir.

Baba:Ulan faydasız çık git evimden gözüm görmesin anca bayramlarda ananın elini öpmeye gelirsin.
Cevahir:milli bayramlarda dahilmi baba ?
Cevahir: korsan emlakçılığa başlıyoruz ulvi.
Ulvi: Korsan emlak mı? Sahte ev mi alıp satıcaz abi?
Cevahir: Sahte ev diye bir şey mi var lan bir batonarme gördün mü ya mülktür ya duvar


Cevahir Koyu Bilale: Sana bir ton daha koyu atarım insan içine çıkamazsın mat Bilal.

Zekai: Kızla aynı sınıftayız ama aramızda sınıf farkı var.

Saltuk: zek hoca kurtarma yazılısı yapıyormuş.
Zekai: Ben seksen beşten beraatim.

Cevahir: Türkiye'de Alamancı, baba ocağında yabancı.

Ulvi ampul takarken;
Cevahir: Hadi lan takamadın bi ampulü.
Ulvi: Abi olmuyo ekonomik ampul ya ondan galiba.
Cevahir: Kenarına para sıkıştır o zaman.


- Ben boşanma davasını kaybettim baba.
(cevahir'in babası kuddusi bön bön bakar)
- Velayetim sizde kaldı ha çok da ballısınız!

Mürsel: Cevahir bak! bi kanunsuzluğun peşindeysen sakın beni alet etme, ben dürüst bi esnafım.
Cevahir: Mürselcim, ben de iki ters bi dürüstüm! istersen bi tersime falan gelmeden yürü koçum!

Cevahir: Sana benim gözümle bakıcak adamın aklını kırarım lan!
Bilal: Akıl Akıldan Üstündür Genç kaç tane kırabilirsin üst üste?

Şükufe Cevahir'e tokat attıktan sonra;
Ulvi: Noldu cevo?
Cevahir: Yengen dövme yaptı, nası yakıştı mı?

Bilal: Cevahir, bunlar neyi paylaşamıyorlar?
Cevahir: Bak bilal! senin ömründen kefilsiz kredi çekerim!''

Cevahir: Dikkat et trafoya işiyorsun koyu bilal daha da koyulaşacaksın.

Zekai: Küpeyi padişahlarda takıyor baba.
Kuddusi: Sefere mi çıkıcan eşşolueşşek.

Cevahir : Olum dün bize bi tane inşaaat mühendisi geldi nazanla yuva temelleri atmak istediğini söyledi adam inşaattan anlıyo koçum
Mürsel: Sen ne diyosun cevahir ben o yuvanın temellerini zemin etüdü yaparak attım, coğrafyacıyım ben.

Adam gibi çayını iç sonra ortaokulu 2. sınıftan terk ettiğin gibi terket burayı.

Zekai: Beni evlatlık mı aldınız ya bu evde hiç bi istediğim olmuyor
Nazan: Merak etme Zekai evlatlık almış olsak daha seçici davranırdık

Cevahir: Ulvi aklıma süpersonik bir fikir geldi. Bende ki bu kafa var ya yüz otuz dört IQ, iki bin beş yüz CC. Bilal denen o at kafası gibi tek beygirle çalışmıyor kafam, farkım var.

Cevahir: Şükufem, ben sensiz hitler Almanya'sında albüm çıkaran İsmail yk olurum. tutunamam.

Bilal: Oğlum müfit, Cevahir mevsim normallerini yaşarken, ben dört mevsim güneşi görüyorum.


Cevahir ve Mürsel bankadan kredi çekerler;
Mürsel: Cevahir biz senle kredi çektik tamam, peki ulvi'ye niye çektik ?
Cevahir: Çok ayıp Mürsel, oğlum şimdi biz üçümüz dürümcüye gitsek Ulvi'ye ısmarlamayacak mıyız.

Zekai: Babacığım abim artık parayı bulduğuna göre bana da bi motosiklet alırız ha?
Kuddusi: Oğlum motosiklet alamayız ama sen bi kask al tak kafana. Bu kafayla fazla gidemezsin zaten.

Bilal berberde sakal traşı olurken;
Bilal: Hoş geldin Cevahir kardeş.
Cevahir: Sağol sinek bilal. Hayırdır kaydını mı yaptırıyorsun?

Mürsel: Duyan da kadınlara eve getirip yemek yaptırp kaldırdığımı sanır, ben o kadar ıssız mıyım?

Cevahir: Ama beni meşgule alma baz istasyonum.

Pırıl: Nasıl geldin Zekai ?
Zekai: Koşa koşa pırıl
Pırıl: Abim nasıl gelemedi zekai
Zekai: Oda koşa koşa gelemedi

Zekai: Kuntercim bak sana ne dicem,gel ben senin şu aynurla aranı yapim ha
Kunter: Yok, istemem, biz aynurla çıkıyoruz.Dün gece chatleşirken ona bi gülücük gönderdim, o da beni titretti. Sonra ben ona arkadaşlık teklif ettim o da kabul etti. Bu akşam da kamera açıcaz.
Zekai: Ee şimdi niye konuşmuyosunuz yüzyüze?
Kunter: Sanane.Bu arada Pırılla internette konuşmayın diye adreslerinizi çökerttim.Seni bi daha onun etrafında online görürsem banlarım.

Ulvi: Abi ev var ya pırıl pırıl ya, sanki böyle Nazanın eli değmiş gibi, helal olsun valla,
Cevahir: Delerim bıngıldağını lan, rafadan ulvi, olmamış ulvi
Ulvi: Cevo ne dedim ya, sanki mürsel nazanı eve atmış dedim ha
Cevahir: Kalk lan şurdan kalk, yapmıyoruz kahvaltı mahvaltı kalk. yetersiz yetersiz konuşup zehir ettin kahvaltıyı kalk terbiyesiz.

Cevahir: olum ben bitaraftan öğrenci sayılırım hala.
Ulvi: hangi taraftan abi?
Cevahir: anne tarafından lan teneke kafa.

Nilal kucağında bir cocukla gelir:
Bilal: Şükufe merhaba sende tulum, eldiven bi de bu küçük yavru için bi minik şapka var mı acaba
Şükufe: Ay bilal kimin bu ?
Bilal: Bilmiyorum, kimsesiz bi garip. camiinin avlusunda buldum karakola götürdüm.
Şükufe: Ahh canııım adı ne bunun
Bilal: Karakolda da bir isim aradılar. En sonunda verin ben koyim çocuğa ismini dedim, tam okuyordum kulağına ezaanı ordaki telsizlerden bir tanesi açık mı kalmış ne. Benim ezan okuduğumu duyan bütüün birimlerin kimisi namaza durmuş kimisi sirenlerinin seslerini kapatmışlar.

Bilal Cevahir'den dayak yemiş gibi görünmek için yoldan geçen 3 iri yarı adama laf atar;
Bilal: Birader bi bakar mısın. Sizin için arada derede trencilik oynuyo diyorlar doğru mu ?
Adam: Ne diyon lan sen
Bilal: Valla siz üçünüz acayip şey mişsiniz.
Adam: Bela mısın lan sen sapık (itekliyor)
Bilal: Aaa doğru mu lan yoksa. haa ne bu ipeksi dokunuşlar.

Ulvi turistlere rehberlik eder;
Ulvi: Bu görmüş olduğunuz arsa milattan sonra 1980 senesinde benim dedeme "my god god father" çok ucuza teklif ediliyo tamam mı.Ama benim denyo dedem bunu kabul etmiyo "no no no ben istemem" ne oluyo? bütün ailemizi çok mühim bi mülkten mahrum bırakıyo rahmetli.
Cevahir: şit langzam ulvi lan napıyosun?
Ulvi: napı...
Cevahir: Lan napıyosun soyka. Ben seni tarih rehberi olarak tanıttım sen tapu kadastro memuru gibi arsa gösteriyosun, mülk gösteriyosun lan.
Ulvi: ya yakın tarih anlatıyorum cevo.
Cevahir: Yerim lan senin yakın tarihini sığır ve ötesi! Düzgün yerler göster çeviremiyorum!

Cevahir: Lan ulvi sen ingilizce biliyodun dimi?
Ulvi: Abi düşünüyorum da konuşamıyorum.
Cevahir: Peki nece düşünüp türkçe konuşuyosun?

Cevahir: Ulan bak, itilaf devletleri gibi kıl kıl hareketler çekmeyin bana böyle bak, alırım hepinizin boşluklarınızı ha.

Bilal: Çok pis kalbini kırdım Şükufe'nin be müfit. Şimdi bu olay Cevahir'de bi boşluk yaratmadan gidip kızın gönlünü almam lazım.Benim adıma yazdığın şiiri verdin mi Şükufe'ye, hasta olacak dimi Şükufe şiire. Varmı yanında bir nüshası yanında ver bakim okuyim.

Nispetime verme bebeğim,
Mutlaka gel düğünüme,
İsmine davetlilerin başına yazayım istersen
Zirvem ol.
Sünnetçi zerk eyledi morfini bu aşk düğümüne
Sevgili olamadık gel bari omuzlarımdan tut kirvem ol.

bu ne laan!!! ulan böyle şiir verilir mi kıza!! bende seni içine kapanık bi tip zannedip kendine has bi yeteneğin var sandım be oğlum. sen süzme sığırmışsın bee!!!

Müdür: 900 cevahir!
Cevahir: Süreyya hocam saygılar.Bu arada 900 cevahir değil, 0900 Cevahir hocam. Verdiğiniz sıfırlarla nerdeyse hat alıyodum.

Cevahir: Anne bak şimdi sen bana 50 lira ver ben sana yarın onu 150 lira olarak geri vereyim, he bak 100 lira komisyonumu da alırım ama.

Mürsel: Cevahir git burdan bak valla polisle attırırım seni
Cevahir: Sen akşam eve gelicen ama di mi, ben seni sivilde yakalicam akşam di mi, o zaman görüşcez senle.
Mürsel: Takım elbiseyle gelirim, takım eliseyle yatarım, sivil olmam. yürü git lan!

Cevahir: Kalk Koyu Bilal zaman pisleyip üzerine oturma zamanı değil, zaman maşrapaları doldurup doldurup bereketi pisliğin üzerine dökme zamanı!!!
Bilal: Neler diyorsun be Cevahir.
Cevahir: Gaza geldin mi lan?
Bilal: Midem kalktı lan.

Cevahir: Kelle başı birer pencere, bundan sonra farklı pencerelerden bakarsınız olaylara.

Mürsel: Kuddusi baba farkettiniz mi ? Ümran Süreyya Beyin 2 ismi de unisex.

Cevahir mahalledeki evleri yıkmaya gelen yıkım ekibine karşı direnirken, elindeki bıçağı Mürsel'in boğazına dayar
Cevahir: Açılın lan yoksa keserim öz eniştemi.
Mürsel: Cevahir Allah belanı vermesin asıl plan dediğin bu muydu?
cevahir: Yok lan az biraz daha sabret, yalnız bir şey söyliyim mi lan. Darda kalırsam azıcık kesicem inandırıcı olsun diye haa.
Mürsel: Deneeaaa... Kesicek valla eniştesini kesicek, memur bey şikayetçiyim.
Cevahir: Açarım içini lan açarım içini...
Mürsel: Bakmayın alın götürün. Bir şey yapın kesicek.

Bilal: Devir abi bana bir kahve asistanıma da bir oralet benim kahvemin içine biraz likör atabilirsin.
Cevahir: Devir abi bana da bir viski içine her zaman ki gibi biraz tarçın öfeleyebilirsin.
Devir: Oğlum manyakmısınız siz burası kafa bulma yeri değil ayılma yeri.
Cevahir: Devir abi boşver şimdi ne yeri ne zamanı benim sana süper sonik bir teklifim var bütün mülklerine talibim.

Mürsel Müdür Ümran Süreyya'ya: Yürü git lan sülalesi unisex.

Ulvi: Ben mahvoldum cevahir Sevim hamileymiş.
Mürsel: Aaa baba mı oluyon ne koyacağız adını?
Cevahir: Ulan sen ne şerbetçiymişsin hangi ara yükledin kıza?
Ulvi: oğlum ne yüklemesi kontor kart numarasını kazımadım ki yükleyeyim.

Mürsel: evimi kurtar yoksa bireysel silahlanırım.

Zekai: Bunların aile çağdaş, sanırsın çağdaş yaşam ailesi, ama bu kunter aralarında tavuk çiftliğine kontenjan boşluğundan girmiş sığır gibi kalıyor!

Zekai: Abi akşama babam çağırıyor.
Cevahir: Neden iftara mı çağırıyor?
Zekai: Hayır abi, ihtara çağırıyor.

Cevahir: Bi daha da nazanı buraya alma lan
Ulvi: abicim tartıma çıktı ama yani. bişey söyliyim mi, 50 kilo kız ya, kuş gibi maaşallah ha
Cevahir: Bıngıldağın kaşınmasın gene ulvi, bana sıfatını tamlatma ulvi
Ulvi: Abicim ne dedik şimdi ya, hani boyuna göre iyi, etine göre dolgun
Cevahir: Burkutma bana ağzını yüzünü ulvi gerizekalı yetersiz .

mürsel: Cevahir çok pis kokuyo ayakların
Cevahir: Miski amber, seninkiler sanki lavanta kokuyo, kırıldı la burnumun direği. off biz ne hallere düştük ya
Mürsel:senin yüzünden. dua et burdayız, sokakta kalıp tecavüze uğrasak daha mı iyi

08.09.09, 21:22 #16
kralex

Cevahir: Hişt güzelim, mutluluğumun resmi içeceği. diyorum ki işler böyle giderse, pembe panjurlu böyle bahçeli bi şube daha açar mıyız ?
Şükufe: Cevahir, yünden tüyden elektrik üretip benim trafomu patlatma çok kötü çarparım seni ha, işine bak.
Cevahir: Ya sivil savunmam, sen direnebildiğin kadar diren. hilal taktikleriyle gelicem

Pırıl: Abimle beni yarıştırıyolar zekai
Zekai: Keşke abimle benide yarıştırsalar ama benden büyük olduğu için doğuştan bi at kafası önde.

Kuddusi'nin karısı yatağa sınır çekmiştir;
Kuddusi: Başlarım kıta sahanlığına bu yaştan sonra it dalaşı mı yapacağız seninle. Kardağına bayrak diktirtme bana.

Keçe kardeşler Zekai'nin elindeki ayranı dökerler.
Zekai: Kendi mamüllerinin tüketilmesinden hoşlanmıyo sığırlar.

Ulvi: Cevo baksana şükufe sana çapraz bağlıyor.
Cevahir: Sen beni onunla başbaşa bırak ben onu çapraz yan bağlarım.

Kunter'in iki gözü morarmıştır;
Zekai: Şuraya bak millet uzak doğunun felsefesini alır bizde pandasını aldık.


Zekai: Pırıl artık çok ünlü bir sevgilin var.
Pırıl: Niye o, ülke çapındamı isyan ettin?

Cevahir: Kız domuşuk ne bu yelpaze, copuna kramp mı girdi?
Sevim: Sormayın ya işyerinden uzaklaştırma aldım.
Cevahir: Ee hadi uzaklaş o zaman bizim Ulviyle işlerimiz var.

Cevahir: Dedeciğim hadi kalkın sizin canınız sıkılıyordur kız istemeye gidiyoruz.
Dedesi: Aa manyakmıısn oğlum gündüz gündüz kız mı istenir.
Cevahir: Gündüz tarifesi büyükbaba şimdi istesek akşama ancak alırız.

Ümran Süreyya: Zekai uy kurallara !
Zekai: Niyet ettim, niyet eyledim uydum kurallara hocam.

Nazan: Ya aşkım neden almazssın ki evlilik cüzdanını yanına, oteldeki adam fuhuşturucu tiplermişiz gibi garip garip baktı bize ya.

Cevahir: Şükufem menkul kıymetlim gördüklerinin yarısına duyduklarının hiç birine inanma.

Zekai: Ya baba sizde hiç mi gurur yok! yani benle hiç mi gurur duymuyorsunuz
Nazan: Ay Zekai öyle arkada duruyordun gurur ordan duyulmuyor.

Cevahir: Bak Şükufem mürüvetten düşmek için seninle paravan evlilik yapmak istiyor.Şukufem sende tükür şu dündara da bitşin artık şu akı töreni.

Cevahir Devir Daim'e: "Bu iki çekirdeğin arasında senin gibi bir dirhem, hiç olmamış."

Cevahir: Dışına bak yeşil türbe, içine bak tövbe estağfurullah tövbe.

Nazan'la Mürsel gerdeğe girecek yer bulamazlar ve;
Mürsel: iİyice behlül oldum burda ya.

Anne: Nazan dur bi kızım, al bakiim şunları bak uğur getirir.
Nazan: Anne bunlar ne, bak hep böyle yapıyosun mürsel stres altında kalıyo.
Anne: Kızım nolacak yani, biz hepinizi stres altında yaptık, hepiniz stres çocuğusunuz zaten .

Anne: Nazan, nasıl geçti dün gece kızım.
Nazan: Bilmediklerimi boş bıraktım annecim.
Anne: Bana bak anneyle dalga geçme taşırırım dışına.

Ulvi: Ya Cevo ne gerek var böyle şeylere, hiç yakışıyo mu sana.
Cevahir: Dibinden kum çıkarırım Ulvi.Sanki sen yasamış yürütmüşsün gibi yargılama lan beni.

Cevahir: Lan godfather, çanağını çömleğini patlatırım!

Cevahir: Dündar, dün dar gelirliydin, şimdi elin bollandı niye Şükufe'ye meyil ettin?

Zekai: Biz medeniyetin beşiğinde sallanarak büyümüşüz.


Nazan: Hastaneye mi gitsek?
Mürsel: Hastane olmaz ya.Kokusunu sevmiyorum.
Nazan: Bak aşkım bu ikimizin sorunu. Ben tek gidersem utanırım.
Mürsel: Ben ev kalabalık diyorum sen hastaneye gidelim diyorsun. Oldu olacak stada gidelim. hop tribün ateşi.

Mürsel: Sanki kadınları eve toplayıp yemek yaptım. Ben o kadar ıssız mıyım Nazan?

Kuddusi : Oğlum sen doydun galiba bak etrafa taşıyorsun hadi bakalım.
Zekai : Yani şu sanatçıya yaptığınız muameleye bakın, vallahi ben yurt dışında doğmuş olsaydım yılın en iyi ödülünü her ay alırdım. yazık.


Cevahir: Herifi aldık depomuza götürdük, sonra depoyu polis bastı, sonra kodaman gelip bizi karakoldan alıp kendi deposuna götürdü.
Ulvi: Abi sizde keşke adamı ilk aldığınızda kendi deposuna götürseydiniz, aynı kapıya çıkardı.
Cevahir: Lan gocuk! Biz diyoruz kayaya çarptık sen diyorsun yosun var mıydı?

Bilal: Lan Dündar, kodaman adam olmuşsun.

Cevahir Şükufe'ye: Bende kalp yetmezliği var sana sevgim o kadar fazla ki sığmıyorsun kalbime, yetmiyor kalbim ihraç fazlam.

Bilal: Tedaviye cevap versene lan!
Cevahir: Meşgulüm canım, hadi hadi

Cevahir : Bana bak lan Bilal, sana ev tutar kraliçeler gibi yaşatırım seni !
Bilal : Sen bana dost hayatı yaşatacak adam mısın lan !

Ulvi: Abi ben abdest almasını unutmuşum ya.
Cevahir: Sus lan Ulvi, şimdi senin 3 kere ağzına 3 kere burnuna çakarım.

Şükufe: Alıcı değilsen çek git buradan.
Cevahir: Öyle deme alım gücüme gidiyor.

Cevahir: Lan senin ne işin var eğitim yuvasında kardelen bilal.
Bilal: Eğitimden bir tek sen mi anlıyorsun Cevahir belki bende yarım kalan eğitimi mi tamamlaycağım.
Cevahir: Lan senin okuduğun anladığına yetmez.

Zekai: Bana bak saltuk, eğer bu medya savaşları ilişkimi zedelerse seni dört kupona veririm haberin olsun.

Cevahir: Hayırdır kıyı Bilal, dalgalanmış da vurulmuşsun.

Cevahir: Bak, bu haritayı bulursak senden sonraki dört kuşak ihya olur.
Ulvi: Aaa peki ben ne olacağım ?
Cevahir: İpimle kuşaığım olacaksın.

Bilal: Devir abi haklı haritaları birleştirmek için bir şirket evliliğine gitmemiz lazım.
Cevahir: Kaç gündür kızışmıştın sen hadi kötü yola düşme bari gel.

Define kazısı sırasında
Ulvi: Gelmiyor abi, kıralım parça parça alalım.
Cevahir: Kırarım kulpunu Ulvi, ben kürtaja karşıyım.

Cevahir Şükufe'ye: Penguenim soğuk yapma hemen.

Cevahir Bilal'e : Dağılma lan şarapnel Bilal burada iş yapıyoruz.

Cevahir'le Bilal hazine bulmuşlardır birbirlerinden ayrılamıyorlardır.
Cevahir: Şşt lan kara Bilal, benim acil tuvalete gitmem lazım.
Bilal: Olmaz bırakamam çantayı.
Cevahir: Lan acil diyorum hissedar ayı.
Bilal: O zaman bende gelirim seninle.
Cevahir: Lan saçmalama.
Bilal: Küçük mü? büyük mü?
Cevahir: Lan hazineye 3.ortak geliyor diyorum, tutmayın beni.

Kaynanası Mürsel'in erkekliğinden şüphelidir,
Muazzez: Aman evladım dikkat et, gel sana bir şey vereceğim diyen olursa sakın inşaata gitme Mürsel, tamam mı çocuğum?
Mürsel: Kooperatife girecektim ben, hop girmeyeyim o zaman.

Kunter Zekai'nin gazetesi Abaküs Ekspres'den Pırıl'ın gazetesine geçince,
Zekai: Sen ilk önce bizim bayrağımızı öpmedin mi lan topuz !

Bilal: Lan, senin burda ne işin var, bana bak aramızdaki küçük sırrı Şükufe'ye söylemedin değil mi ? İçimizdeki irlandalı !
Cevahir: Seni kendi içinde ters çeviririm nevresim Bilal!

Cevahir : Geçersiz Ulvi, Şoförle konuşan Ulvi, Arkadaki boş yerlere ilerlemeyen Ulvi.

Cevahir Şükufe'ye: Ne yaptın kıldan incem beni adalete mi teslim ettin ?


Zekai : Noluyo lan yine orda ? Yine ne sosyallik peşinde bu Pırıl ya, abi kız sosyal tesis gibi yani o çalıştıkça ben kompleks oluyorum iyice ya.
Saltuk: Oğlum sende sosyalleşip kitlesel aktivitelere katılsana. Bak sana yaşam koçun olarak tavsiye ediyorum.
Zekai: Yaşam koçum olarak mı?
Saltuk: Evet
Zekai: Lan yaşam sığırı.Ben zaten her zaman kalabalık aktivitelere katılırım. e cumaya giderim, teravihe giderim, halı sahaya giderim.Sen biliyorsun annemle pazara giderim.Oğlum neredeyse kitlelerle enseye şaplak göze parmak oldum lan ben.

Zekai: Yiğit sende bu hafta cinsel sorunlara yönelen bir sayfa hazırla.
Yiğit : Oha lan. ben eğilmem cinsel soruna moruna.
Zekai: Tamam lan onun dümeni(!)de bende olsun.O zaman sende ganyan iddaa sayfası yap.
Yiğit: Olur.

Cevahir Dilruba ile Bilal'i görür bu kim diye sorar,
Dilruba: Ben Bilal'in sevgilisiyim.
Cevahir: Maşallah Maşallah Allah tek yastıkta çürütsün.

Dilruba: Bilal'im bugün neden soğuksun ?
Bilal: Dün çok mu sıcaktım manyak karı, mevsim normallerimi altüst ettin zaten.

Cevahir, Bilal ile Dilruba'yı birbirlerine sarılı vaziyette görünce;
Cevahir: Ooo mengene Bilal kavramışsın yengeyi.

Dilruba: İçkin kumarın var mı ?
Bilal: Var hepsi var hata içkisine kumar oynuyorum. Bütün kötülükleri tek potada eritiyorum.Dayımın oğlunu da kumarda kaybettim o günden beri kumara tövbe ama içmeye devam ediyorum.
Dilruba: Bilal sen içki içip kumar oynuyor musun?
Bilal: Bak kızım ben sana göre değilim hatta komikte değilim özel hayatımda girdili çıktılı küfürlerim vardır benim.

Dilruba: Ben lisedeyken siz Müfit'le birlikte lisenin çıkışına gelirdiniz kız kesmeye.Sen kızları keserdin ben de seni.
Bilal: Bileydim başka lisenin önüne alırdım naklimi.

Cevahir: Babacığım bu kadınların zaten dörtte üçü suymuş bilim adamları öyle diyor.
Kuddusi: Tabi oğlum sıksan suyu çıkar bunların.

Zekai: Pırıl'ım girme kibirlilerin arasına ufak zannederler, girme sevenlerin arasına nifak zannederler.

Sevim: Hayırdır Ulvi sen böyle şeyler yapmazdın.
Ulvi: Yapacağım Sevim seri katil olsan bile en sona geçer ben sıramı beklerim.

Şükufe: Ne güzel okudun şiiri sen bir albüm yapsana ulan.
Cevahir: Ne albümü Unkapanım.Benim kalbim sana singıl singil çaprıyor.Bak A-1 Şükufe, A-2 Şükufe.

Nazan: Saçmalama abi Mürsel'e hemen telefonu verip geleceğim yaa.
Cevahir: Kızım sen hayatında 3g diye bir şey duymadın mı? Genç kız gece gece sokakta ne arar otur oturduğun yerde.

Ulvi: Şunlara bak yaa, çok teşekkür ediyorum aşkitom çiçekler için.
Sevim: Barışmamızın şerefine, bahçemizden topladım ellerimlen.
Ulvi: Belli oluyo kız, arasında yeşil soğan var kokuyo.

Cevahir: Dedeciğim sen ki kurtuluş savaşını görmüşsün.
Dede: Hadi oğlum ben o kadar yaşlı mıyım ?
Cevahir: İlkokulda görmediniz mi? Sen ilkokuldayken yakın tarihti dede sırf o yüzden madalya vermeleri lazım sana.

Nazan: Mürsel !
Mürsel: Mürsel değilim ben hop başkasıyım.
Nazan: Ya benim ben Nazan.
Mürsel: Nazaaaan tanıyamadım seni. Sen nasıl tanıdın beni ?
Nazan: Ya Mürsel hiç kılık değiştirmemişsin ki, bizimkiler görse bizimkiler de tanırlar seni.
Mürsel: Olur mu nazan saçımı öteki tarafa taradım. Hop burdan değil burdan

Cevahir: Şükufem, dün kalp kapakçığımı çevirdim altından bedava çıktı iyi mi.Anla kız iyisin hadi seni eskisinin iki katı seviyorum artık.
Şükufe: Cevahir promosyon yapma bana.

Zekai Saltuk'a: Yarimle dans edemezsem keserim gençlik kollarımı.

Ulvi: Cevo evdekileri barıştırmicak mısın ?
Cevo: Hayır.
Ulvi: Niye barış gücüne mi gitti.


Ulvi: Koş Cevo annenle baban çay bahçesinde barışıyorlar.
Cevo: Sen mi barıştırdın lan kofi sen ne annan da barıştırıyorsun onları.

Cevahir Bilal'e: Lan Bilal rüyanda kamyonunu deviririm senin.

Zekai: Kaç yapıyo senin kırmızı traktör ?
Tiki Tayanç: Otobanda 300 varoşda 120.
Zekai: O ne lan öyle sığır çıkabilir tabelası.

Zekai: Ben seni karşıya taksiyle bırakırım, gitme bu Tayanç'ın arabasıyla.
Pırıl: Zekai saçmalama, burdan karşıya taksi kaç para yazar sen biliyor musun?
Zekai: burdan karşıya kadar Tayanç sana ne kadar yazar onu biliyor musun? Gece tarifesi açar, limitsiz sığır.


Cevahir Şükufe'ye: Yüreğime meşale attın yabancı maddem. ben de maçlarımı seyircisiz oynarım.

Şükufe: Sahte miydi lan o DNA testi ?
Koyu Bilal: Cevahir'in DNA'sı küflenmiştir. koskoca eşşek kadar bilim yanılacak değil ya.

Koyu Bilal: Ben gidiyim artık, malum laboratuardan geldim, üstüm başım gen.

Koyu Bilal: Kusura bakma Cevahir, az daha hayatının yönünü değiştiriyordum.
Cevahir: Lan evrakta sahteci Bilal, vereyim mi seni polise?

Polis: Bu ruhsat sahte kardeşim.
Mürsel: Ne yaptın Zekai ruhsatın bandrolünü mü yaladın?

Cevahir: Hadi lan tarhana bulgur langur lungur çoçuk bu yaşa gelene kadar neredeydiniz?
Bebeğin Annesi: Kardeş çoçuğum daha 3,5 aylık.

Cevahir: Gel binelim evlilik salıncağına,rüzgarımızdan elektrik ürüsün ampuller aşka sönsün.
Şuküfe: Ampulünü patlatmak gibi olmasın ama cevahir bizim aramız düzelmedi.

Zekai: Of bee. Oğlum Pırıl servise yazılacakmış lan,arkadaş ben ne zaman bi dağ delsem, Pırıl başka bir dağın ardına kaçıyor.
Yiğit: Oy dağlar yandım sıra dağlar.
Zekai: Yiğit alay etme ilişkimle kaldırırım servisini, aylık süreli sığır!
Zekai Saltuk'a: Oğlum şimdi serviste yazarlarsa yarime, kırarım ben o servisi.


Zekai ve Tiki Tayanç Şöfor Atışması
Tayanç: Varoşsan kurarsın pusu, tikkysen alırsın rusu.
Zekai: Abaküs bağlamaz rutine, selam söyle vilademir putine.

Tayanç: Varoş kafanı resetle yoksa gelirsin bagajında cesetle.
Zekai: Şoförün gönlü etik parmağı tutmaz tetik

Tayanç: Hava yastığı, klima, marşpiyel görmedim Miami kadar hoş bi yer.
Zekai: Bizi İstanbul dan mahkum edenleri, biz kendilerine mahkum ettik.
Abaküssün dediler, öküzsün dedik.
Aşk bir rakamdır, gönlümde makamdır.
Aşk isyankarın alyansı, tikinin dilinde salyamsı.
Okurum ızdırap andını, takarım kaptanlık pazu bandını...
Naberrrr ?

Bilal: Genel kanı bu yönde.
Cevahir: Senin genel kanını o yönde akıtırım, acil kanmalı Bilal.

Zekai: Oğlum Saltuk bu Hollanda çok serbest bir memleket diyorlar.Çimlere basıyorsun serbest, şöförle konuşuyorsun serbest, bak bakiyim arka serbest mi ? diyorsun her zaman serbest. Ben gönderemem yarimi bu kadar serbest bir memlekete.

Zekai Pırıl'ı evlenmeye ikna etmeye çalışır,
Zekai: He de düğün yapalım ben de havaya isyanlarımı sıkayım.

Mürsel: Aaa ne işin var senin burada Zekai ?
Zekai: Niye enişte yoksa burası kadınlar tuvaleti mi ?
Mürsel: Kadınlar tuvaleti değil ama öğretmenler tuvaleti Zekai.
Zekai: Aman enişte ya, sanki müfredata göre bırakıyoruz baba yadigarını


Cevahair: Yaktın kendini lan nasipsiz mahruki.

Mürsel: Hayır Zekai, buraya giremezsin burası öğretmenler tuvaleti.
Zekai: EEnişte madem öyle sen niye gidip öğretmenler evinde kalmıyorsun da bizim evde kalıyorsun ?

Cevahir: Oğlum biz seninle aynı kutupta sayılırız, kazandığımız bütün paraları benim de kazandığım sayılır mendebur Bilal.
Bilal: Hehehe almanlar kazandığında sen de kazandın sayılır sefil cevahir.

Cevahir: Lan trafiğe kapalı Bilal, özel muhabbet ediyoruz, kapıl git yoksa kırarım coysitiğini.
Bilal: Halka açık yerlerdeki muhabbetlere kaynak olmak benim kamu hakkımdır.
Cevahir: Her hakkını saklarım ya da balkondan aşağı atarım Yurttaş Bilal, hukuksal boşluklarına patates tıkamadan git burdan.

Zekai: Ailemin sevgili erkekleri, hepiniz hazır bir aradayken ben bir karar aldım ve onu size açıklamak istiyorum. Ben evlenmeye karar verdim.
Cevahir: Lan oğlum bak, ergenlik çağından cilalı ergenlik çağına geçmek istiyorsan aşama kaydedeceksin, sülük. Hülle ile çağ mı atlanır lan hendek?

Zekai: Dur lan burada evlenme teklif etmeyeyim yarime, onu romantik bir yemeğe götüreyim çorba içeyim yarimin ayakabısından.

Zekai: Aile meclisi olarak toplanıp karar verelim abim bıçaklasın damadı kaba kulağından.

Cevahir: Ulvi bi işkence yöntemi söyle ama acıtanından.
Ulvi: Abi (Akbil göstererek) bunu basalım.
Cevahir: Öğrencimi lan o ?
Ulvi: yok abi tam.
Cevahir: Cık, fazla gelir o.
Ulvi: Buldum abi anahtar.
Cevahir: Napacaz la onu ?
Ulvi: Kulağının içini karıştıracaz önce biraz hoş olur ama zamanla acıtır.
Cevahir: Bu mu lan işkence yöntemin? Bi de kendine kara kobra Ulvi diyosun.Su yılanı Ulvi.Çıngıraksız Ulvi.

Cevahir : 85 milyon birikmişim var, kapalı alanda sigara içsem eve haciz gelir.

Mürsel: Kimsin sen?
343 Müjgan: Mürsel bey siz misiniz?
Mürsel: Siz kimi takip etmiştiniz? Bana bak tuttuğum yer hariç 40cm cetvelim var, açarım takip mesafesini. Yürü git kız.
Cevahir: Yok kaldiramaz.

Bilal: Oğlum bak benimle uğraşma benimde kendime göre arkam var.
Cevahir: Yaslan arkana üzerine rahat bir şeyler giy Fileli Bilal.

Mürsel'in fiş defteri,
Işık ılıman iklimde yaşa.
Emel ayrı eve çık.
Ulvi bak at kafası.
Bekir şuradan bir koşu malbuş kap gel, üstü senin.
Yyat yat uyu, yat kalk dua et.
Yürü git lan!
Go canny go!
Yürü Aslı yürü saçlarımı sürü.
Geç teğet geç.
Sil Nazan sil dip bucak sil.
Ali eve gel bir gün de evde otur.

Çocukken sinek arabasını kovalayan ulvi

Naber lan koyu pembe bilal.

cevahir milli piyango kazanır ama ulvi bir sayıyı yanlış yazar.
Ulvi:cevoo
Cevahir:ulvi senin doğduğun büyüdüğün yaşadığın yere saldırırım ulvi
Cevahir Bilal'e: Lan uçsuz bucaksız.

Cevahir, Şükufe'nin dükkanına kiralık ilanı yapıştırmak isteyen Koyu Bilal'in elindeki Kiralık yazısını alır ve Bilal'in üstüne yapıştırır ve:
- Yürü kiralik bilal yoksa seni bekar öğrenciye veririm.

Cevahir Şükufe'ye: Günaydın çapam.

Cevahir içki içen Ulvi'ye: Yavaş ulan yavaş gider borusu.

Muazzez: Kızım hamile mısın ?
Nazan: Hamile olmasam niye karnımda çocuk taşıyayım.

Hafize Nene: Hamile olduğunu nerden anladın çubuğa mı işedin kız sidikli ?
Nazan: Hayır babaanne vücudumdaki değişiklerden anladım. Midem bulanıyor, başım dönüyor, ayrıca bu ay bana irma hala uğramadı.
Hafize Nene: İrma hala kim kız yabancıyla mı yaptın bu çocuğu ?

Cevahir ve Bilal kahvede Boyacıspor'un başkanlığı için vaadler vermektedirler, Bilal kağıda yazı yazarken kaleminin ucu biter.

Cevahir: Ne o Koyu Bilal ucun bitti lan?

Cevahir Mürsel'e: Ney işınıl var lan burda coğrafik?
Cevahir Mürsel'e: Seni denize dik uzatırım yağış alamazsın kuruyup gidersin Mürsel.

Ulvi: Abi bende mi adaylığımı koysam acaba?
Cevahir: Ulan bağımsız Ulvi, ulan parasının üstünü bile alamayan yetersiz Ulvi sen nasıl aday olacaksın.Karga burunla tornavidayı bile ayıramayan Ulvi.

Cevahir: Baba merak etme ben başkan olunca toplanan aidatlardan tüpgaz almak için der 100 -200 bişey bu elekçiye ayırırım. Yanlış anlama hepsi yeğeninimin geleceği için.
Kuddisi: Geleceği varsa göreceği de var hayırsız evladım biz iskele babasımıyız burada.

Bilal: Babama bak ya, oy istedim vermedi! Anneme söyledim, babamla konuş da, bana oy versin diye. Annem de, evlenirsen konuşurum dedi. Sanki ben boşanınca nafakayı onlar ödemeyecek. Onunki de tehdit işte.

Mürsel: 50 cm cetvelim var 25 erden dalarım size.

Koyu Bilal: Ben sporcunun demir, çelik, ereğli...

Nazan: Lütfen şu hareketlerine ulra son ver Mürsel!

Nazan: Mürselcim ben hamile değilim.
Mürsel: Nazan naptın yoksa çocuğu düşürdün mü? Gel geçtiğin yollara bakalım.

Tayanç tikisi Pırıl'a voleybol öğretmektedir;
Zekai: Pırıl noluyor burda yine ateşle mi oynuyor bu Tayanç Tikisi ?
Pırıl: Ne alakası var zekai tayaç'ın voleybol lisansı varmış elemelere hazırlıyor.
Zekai: Ya bu Tayanç'ın da amma lisansı varmış. Halk eğitim merkezinde ahşap boyama lisansında var mı lan sığır?

Zekai Pırıl'a: Davşanım.

Şükufe hafızasını kaybeder, Cevahir olayı Ulvi'ye anlatmaya çalışır:
Cevahir: Kız eskiye sarmış oğlum, geriye sarmış diyorum. Flashback olmuş diyorum lan! Previously on Lost.
Ulvi: Oow Jack

Bilal gizli gizli içki içmektedir;
Sevim: Nörüyon?
Bilal: Nöreyim. Gazete okuyorum. Ama gazeteyi içki şişesine sardım ki gören içki içiyorum sansın.

Zekai: Bizim için artık tenefüs yok, ben tuvalette bile ders çalışıyorum, kimse çakmasın diye de musluğu açıyorum.

Zekai: Bu abaküs gibi kafamı çapraz koşu yapan forvetlere akıl dolu paslar atmak için yoramam ki.

Zekai: Mesela biz bir yol problemi çözüyoruz, yolda asfalt yok. Bir yaş problemi çözüyoruz, meğer çocuk nüfusta büyük yazılmış.
Koyu Bilal: 07 ucu olupta vermeyenin ben taa..

Mürsel Nazan'a: Nazan seninle Türkiye saatiyle 5 dakika konuşabilir miyim?

Zekai ve ekibi uzun eşek oynamaktadırlar, Saltuk 90 derece eğilmiştir ve:
Saltuk: Hadi Zekai biraz daha böyle durursam sicilime işleyecek.

Mürsel: Nazan karnında benim çocuğumu taşıyorsun.
Nazan: İstersen eve kadar sen taşı Mürsel.

Siyahi futbolcu getiren Bilal'i, Zekai'nin kıvrak hareketleriyle yenmiştir Cevahir.
Cevahir: Ne oldu lan hemen köşe gönderine çekildin üç korner bir Bilal.

 
Baya uzun olmus dimi Flood olmasin die :D
 
bence gayet güzel replikler :D
 
Süper Olmuş Tamamını Okuyamadım, Ama Güzel Görünüyor.Eline Sağlık
 
Hepsini okumak 1saatimi alır ama olsun güzel olmuş:)
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst