- Katılım
- 6 Nis 2012
- Konular
- 881
- Mesajlar
- 1,157
- Reaksiyon Skoru
- 83
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 14 Yıl 2 Ay 9 Gün
- Başarım Puanı
- 158
- MmoLira
- 4
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Aynı anda hem savaşa hazırlanıp, hem de savaşı önleyemezsiniz.
Einstein.
Einstein.
- Katılım
- 13 Mar 2009
- Konular
- 3,415
- Mesajlar
- 16,860
- Online süresi
- 2d 22h
- Reaksiyon Skoru
- 1,542
- Altın Konu
- 2
- TM Yaşı
- 17 Yıl 3 Ay 4 Gün
- Başarım Puanı
- 421
- MmoLira
- 670
- DevLira
- 0
Filtrelerinden ayrılan bir beyin de bağlıdır aslında, kusursuzluğun yaratıcısına. Filtrelerinden ayrı bir beyin kusura olan bağlarından kopmuştur sadece. Sınırlanmamış ya da tabuları atomlarına ayırmış bir beyin gibi sınırların esiri olan bir beyin de K planının içindedir, ancak sonsuzluğun satranç tahtasında kendine piyon olarak dahi yer edinemez. Sonuçta doğru bir hamlede piyon dahi vezirden üstündür.
- Katılım
- 22 Haz 2010
- Konular
- 705
- Mesajlar
- 23,810
- Online süresi
- 11h 21m
- Reaksiyon Skoru
- 1,521
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 27 Gün
- Başarım Puanı
- 339
- MmoLira
- 244
- DevLira
- 0
Samimiyetsiz samimiyetler.
- Katılım
- 13 Mar 2009
- Konular
- 3,415
- Mesajlar
- 16,860
- Online süresi
- 2d 22h
- Reaksiyon Skoru
- 1,542
- Altın Konu
- 2
- TM Yaşı
- 17 Yıl 3 Ay 4 Gün
- Başarım Puanı
- 421
- MmoLira
- 670
- DevLira
- 0
Sınava gireceklere (ygs, lys, kpss, dgs, teog, ehliyet, yazılı yoklama, sözlü yoklama, her neyse...) ;
Birçok şeyin farkındayım. Mesela içindeki özgürlük potansiyelinin... Ya da kusursuz tek bir sınavın içinde olduğumuzu en iyi şekilde idrak ettiğin gerçeğinin... Hatta biraz düşündüğünde şu zımbırtı sınavların hayatınızı şekillendirmeyeceğinin farkına varacağının... YGS'ye ikinci kez girdiğimde aptalca heyecanlanmalardan dolayı üç haneli dakikanın neredeyse yarısını mide bulantısıyla geçirmiştim. "Tüm emeğime yazık oldu!" Diyordum kendi kendime, aptalca çözümler arıyordum. Paranın, statünün ve tabuların tehlikesini idrak ettiğimde gördüm durumun ciddiyetini. Sistem milyarları sınava sokuyordu, milyarlar da hayatını sınavlara adıyordu. "Neresi tutarsa tutsun, yeter ki iyi maaşı olsun! Ah bir devlete atansam gerisi kolay... Ehliyeti bir alayım, dünyayı turlarım." Diyenlerden değilsin sen! Günler önce Jeep ile bilmem kaç kusurlu hareketin tamamını yapan bir dangalağın masum bir kadına çarpmaya ramak kalışına şahit oldum. Hadi o ucuz kurtuldu, ya kurtulamayanlar? Ya mühendis olup herhangi bir afette milyonların canını tehlikeye atanlar? Öğretmen olup kusursuzluğun ürünlerinin sonsuz hayal güçlerini yerle bir edenler? Diplomasında "Öğretmen" yazıp dünyanın canlılığını soluklaştıranlar da var, diploması olmayıp "öğreterek" dünyayı tüm evrenden görülecek kadar parlak yapanlar da... Her nereden mezun olursan ol, ya da olma; içindeki özgürlük potansiyeli seni olman gereken yere taşıyacak. Bu statüden değil, benliğinin merkezlerinden gelen güçten ibaret. Bir mimar belediye görevlisinden ya da mendil satan çocuktan üstün değil, milyar dolarları elinde tutan bir CEO da mimardan...
Bunları sen de biliyorsun zaten, içindeki çocuğu öldürmeyen, onu benliğinde yaşatansın sen. Bilmediğini düşünebilirsin, ama bilinçaltın öyle demiyor
Sadece potansiyelin emsali görülmemiş bir kinetiğe dönüşüyor ve tanışacağın düşüncelerin, kafanı yastığa koyduğun an, belki de daha erken bir zamanda yapbozunun parçalarını sonsuzluğa genişleyen yapbozuna eklemeni sağlayacak.
Birçok şeyin farkındayım. Mesela içindeki özgürlük potansiyelinin... Ya da kusursuz tek bir sınavın içinde olduğumuzu en iyi şekilde idrak ettiğin gerçeğinin... Hatta biraz düşündüğünde şu zımbırtı sınavların hayatınızı şekillendirmeyeceğinin farkına varacağının... YGS'ye ikinci kez girdiğimde aptalca heyecanlanmalardan dolayı üç haneli dakikanın neredeyse yarısını mide bulantısıyla geçirmiştim. "Tüm emeğime yazık oldu!" Diyordum kendi kendime, aptalca çözümler arıyordum. Paranın, statünün ve tabuların tehlikesini idrak ettiğimde gördüm durumun ciddiyetini. Sistem milyarları sınava sokuyordu, milyarlar da hayatını sınavlara adıyordu. "Neresi tutarsa tutsun, yeter ki iyi maaşı olsun! Ah bir devlete atansam gerisi kolay... Ehliyeti bir alayım, dünyayı turlarım." Diyenlerden değilsin sen! Günler önce Jeep ile bilmem kaç kusurlu hareketin tamamını yapan bir dangalağın masum bir kadına çarpmaya ramak kalışına şahit oldum. Hadi o ucuz kurtuldu, ya kurtulamayanlar? Ya mühendis olup herhangi bir afette milyonların canını tehlikeye atanlar? Öğretmen olup kusursuzluğun ürünlerinin sonsuz hayal güçlerini yerle bir edenler? Diplomasında "Öğretmen" yazıp dünyanın canlılığını soluklaştıranlar da var, diploması olmayıp "öğreterek" dünyayı tüm evrenden görülecek kadar parlak yapanlar da... Her nereden mezun olursan ol, ya da olma; içindeki özgürlük potansiyeli seni olman gereken yere taşıyacak. Bu statüden değil, benliğinin merkezlerinden gelen güçten ibaret. Bir mimar belediye görevlisinden ya da mendil satan çocuktan üstün değil, milyar dolarları elinde tutan bir CEO da mimardan...
Bunları sen de biliyorsun zaten, içindeki çocuğu öldürmeyen, onu benliğinde yaşatansın sen. Bilmediğini düşünebilirsin, ama bilinçaltın öyle demiyor
Sadece potansiyelin emsali görülmemiş bir kinetiğe dönüşüyor ve tanışacağın düşüncelerin, kafanı yastığa koyduğun an, belki de daha erken bir zamanda yapbozunun parçalarını sonsuzluğa genişleyen yapbozuna eklemeni sağlayacak.Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 64


