HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Yığınsal İletim Kuramları Yığınsal iletim yapısıyla toplum arasındaki ilişkileri açıklamayı amaçlayan kuramlar genel olarak dörde ayrılabilir: ï¼ Yığınsal kültür kuramları ï¼ Özgürlükçü-çoğulcu kuramlar ï¼ Frankfurt Okulunun Eleştirisel Kuramı ï¼ Marxçı kuramlar a) Yığınsal Toplum Kuramı Genellikle âyığınsal toplum kuramcılarıâ olarak adlandırılan, çok değişik yapıda düşünürlerin oluşturduğu kuramı on dokuzuncu yüzyılın ortalarından başlayarak gelişen, yığınların eleştirisine dayanmaktadır. Seçkinci, devletin yüceltilmesi ve bunun üstün nitelikli bireyler tarafından yürütülmesinden yana olan ve demokratik katılmaya açıkça karşı çıkan Nietzshe ve Ortega-Gasset gibi düşünürler, basın ve genel eğitim alanlarındaki gelişmeleri seçkinlerle yığınlar arasındaki dengeyi bozan bir tehlike olarak görürlerken, İngiltereâde M. Arnold gibi düşünürler 19yy. siyasal bunalımlarını bir kültür sorunu olarak değerlendirmekte, bir birleştirici değer yargıları sistemi olan kültürel yapının çökmesini, gelişen yığınsal kültüre ve yığınsal iletime bağlamaktadır.diğer yandan, Hannah Arendt ve C. Friedrich düşünürler de, 20.yy da gelişen Nazizm ve Stalinizm gibi totaliter rejimlerin nedeni olarak yalnızlığa ve yabancılaşmaya itilen, parçalanmış 19.yy yığınlarının böyle yığınsal akımlara açık olmasına bağlamaktadırlar. Böylece, âyığınsal kültürâ kuramcıları, halkın kendiliğinden yarattığını savladıkları özgün halk kültüründen ayırdıkları âyığınsal kültürâü siyasal baskının bir aracı olarak görmektedirler. MacDonaldâın özlü anlatımıyla bu kuram şöyle özetlenebilir: âHalk Sanatı aşağıdan yukarıya doğru gelişmiştir... Yığınsal kültür yukarıdan zorlanmıştır, iş adamlarının kiraladığı teknisyenler tarafından üretilmiştir, izleyicileri ise seçenekleri satın almak ya da almamak olan bir sınırlı katılımla, edilgen tüketicilerdir... Halk Sanatı, efendilerinin âyüksek kültürüâ karşısında halkı koruyan bir kale duvarıydı, oysa yığınsal kültür bu duvarı yıkarak, niteliksizleştirilmiş bir âyüksek kültürâ biçiminde, siyasal bir baskı aracına dönüşmektedir. b) Özgürlükçü-Çoğulcu Kuram Yığınsal kültür kuramı, kültür ve yığınsal iletişim araçları konularında çok etkili olmuş bir yaklaşımdır. Ünlü ABDâli toplumbilimci Daniel Bell Marxçılık dışında, batı düşüncesinde büyük olasılıkla en etkili kuramının âyığınsal toplumâ kuramı olduğu kanısındadır. Ancak, kuramın dayandığı seçkinler-yığınlar ayrımı belirsizdir, organik bütünlüğü olan toplumsal yapının neden parçalandığını, seçkinlerin egemen kültürünün yerini neden bir yığın kültürünün aldığını kuram açıklayamamaktadır. Bu nedenle kuramın eleştirisine dayanarak ve özellikle ABDâde Shils ve Bell gibi toplumbilimcilerin çabalarıyla, yığınsal iletim araçlarının işlevini çok olumlu değerlendiren bir özgürlükçü-çoğulcu kuram gelişmiştir. Seçkinci Amerikan toplumbilimcilerinin âyöneticilerin seçimlerle yönetime katılan bireylerin oylarıyla onaylanmalarınaâ dayalı demokrasi yaklaşımlarında, yığınsal iletim araçları çoğulcu-özgürlükçü toplum vazgeçilmez öğelerine dönüşmüşlerdir. Yığınsal iletim araçları artık yığınsal kültür aracılığıyla siyasal bağımlılık yaratan tek-yapılı baskı araçları değil, tam tersine, değişik görüşlerin kamuoyuna yansımasına, çoğulcu toplumda baskı gruplarının görüşlerinin yönetici seçkinleri etkilemesine yardımcı olan, devletin âdördüncü kuvvetiâ idiler. Yığınsal iletim araçlarının çoğulcu, her görüşü özgürce yansıtmaya elverişli yapıları çoğunluğun görüşünü yansıtmaya yardımcı olduğu gibi, onlara daha önce yalnızca seçkinlere açık olan kültür ürünlerinin ulaşmasını da sağlıyordu. Bu ürünlerin sayısı âyığın kültürüâ ürünleri olabilirdi, ama nitelikli ürünler de yayılıyordu. Ancak, çoğulcu kuramlar iki önemli noktayı göz ardı etme eğilimindedirler. Birincisi, yığınsal iletim araçlarının tek yönlü yapısının, her tür görüşün kamuoyuna yansımasını sağlayan bir aynadan çok, kamuoyunu belirli bir yönde etkilemeye yönelik bir araç olmaya daha elverişli olduğu gerçeğidir.
