Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Karan2offical 1
Karan2offical
Hikaye Ekle

Temel Gerilim Alanlar

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan turkmmo
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 518

turkmmo

Level 1
Gold Üye
Katılım
17 Eyl 2008
Konular
31,034
Mesajlar
0
Online süresi
5m 10s
Reaksiyon Skoru
208
Altın Konu
0
TM Yaşı
17 Yıl 9 Ay 6 Gün
Başarım Puanı
719
MmoLira
40
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Sosyal Psikoloji Kuramında Temel Gerilim Alanları Hasan Başarır Sosyal Psikoloji alanında diğer sosyal bilimlerde de olduğu gibi eleştirel tartışmaların hız kazandığı gözlenmektedir. Lubeke (1995; 196) göre eleştirel bir analiz üç düzeyde kendini yapılabilir: (a) Bilimsel düzey, (b) meta-bilimsel düzey ve (c) ekstra-bilimsel düzey. Bilimsel düzeyde, eleştiri, birbiriyle rekabet halindeki paradigmatik, kuramsal, metodolojik veya araştırma etiği formülasyonları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Meta-bilimsel düzeyde entellektüel gerilimler üzerinde durulmaktadır. Söz konusu gerilimler gerilimler, insan türünün farklı modelleri veya kök metaforları arasında; birbirine rakip bilim felsefesi veya disipliner perspektifler arasında; birbiriyle uyuşmayan meta-kuramsal, meta-metodolojik ve epistemolojik araştırma stratejileri arasında gözlenmektedir. Ekstra-bilimsel düzeyde ise, materyalin organizasyonunda ekonomik, politik bağlamın belirleyiciliği ve kurumsal yapı üzerinde durulmaktadır. Bu düzeyde değerler ve ideolojik pozisyonun bilim faaliyetine nasıl yansıdığı tartışılmaktadır. Bu üç düzey arasındaki ilişki refleksivdir (Lubek, 1995 ); dolayısı ile bazı alt başlıkları bu üç düzeyden yalnızca birinin altında ele almak sınırlayıcı olmaktadır. Bununla beraber sosyal psikoloji literatürü bu sınıflamaya dayalı olarak gözden geçirildiğinde, aşağıda sunulan bazı sonuçlara varmak mümkün olmaktadır. C.i. Bilimsel düzeyde sosyal psikolojide gelişmeler Sosyal psikolojinin bilimsel düzeyi ile ilgili tartışmalar, kuram ve metodoloji çerçevelerinde ele alınmaktadır. Kuramlar kendi aralarında başta konu ve ilgi odakları bakımından ayrılmaktadır. Metodoloji üzerine tartışmalar ise daha çok, araştırmanın ve sonuçların pozitivist yaklaşıma nasıl daha uygun hale getirilebileceği (örn: geçerlik sorununun ele alınışı) ve sosyal psikolojinin analiz biriminin betimlenmesi üzerine olmuştur. Bu çerçevede alan araştırması-laboratuvar araştırması, niceliksel araştırma-niteliksel araştırma ayırımlarında bir gerilim belirmiştir. Psikoloji içerisinde başat olan kuramsal yaklaşımları Smith, Harrè ve Langenhove (1995), eski paradigma ve yeni paradigma sınıflaması yaparak, üç grupta ele almışlardır: Bu sınıflamaya göre fenomenolojik psikoloji, sembolik etkileşimciler ve ideografik vaka analizi, eski paradigma grubunu oluşturmakta; sosyal temsiller, kültürel psikoloji, feminist yaklaşım yeni bir paradigma çerçevesi sunmaktadır. Üçüncü olarak söylem psikolojisi, dialog odaklı psikoloji, anlatı psikolojisi/naratoloji psikoloji içerisinde yeni bir odak noktası teşkil etmektedir. C.i.a. Sosyal Psikolojide paradigma Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı eserinde Kuhn (1962) paradigma terimini en az yirmi farklı anlamda kullanmıştır . Öte yandan Kuhnun tanımladığı paradigmalar, doğal bilimler alanındaki gelişmelerin seyrini anlamakta kullanılan bir kavramsal araç niteliğinde olmakla beraber, aşağı yukarı bütün sosyal bilim dalları için bu kavramın –birbirinden farklı anlamlarda ve çoğunlukla tanımlanmadan- kullanılmaktadır (Demir, 1991). Parkera göre (1989) paradigma, bir kabuller çatısı olarak kabul edilirse, klasik sosyal psikolojinin 1970li yılların başlarına dek, bireysel davranışı laboratuvar deneylerinden toplanan verilerle anlamayı öngören bir paradigmaya sahip olduğu görülebilir. Bu çalışmada paradigma terimi ile, araştırma problemini farklı bir epistemolojiye dayanarak tanımlayan, dolayısıyla sorunu bir diğer kuramdan farklı bir çerçevede ele alan temel kuram anlaşılmaktadır. McGarty ve Haslama (1997) göre sosyalin değişen tanımları, konu çeşitliliği ve zenginliği nedeniyle, SP birçok birbirine zıt perspektif ile karakterize olmaktadır. Hatta SP içinde SP nin ne olduğu ve ne olması gerektiği hakkında dahi belirli bir uzlaşma görülmemektedir. Bununla beraber, SP tarihine göz atıldığında, farklı dönemlerde başat olmuş paradigmalar ayırt edilebilir. Modern SP nin temelleri 19. yüzyılda Avrupada, psikoloji ve sosyal kuramdaki iki gelişmeye dayandırılabilir: Alman Völkerpsychologiesi ve Fransız ve italyan yazarların kalabalık psikolojisi üzerine yazıları . Üçüncü bir kilometre taşı, 1890da Binet ve arkadaşlarının sosyal etki deneyi ile 1898de Triplettin sosyal kolaylaştırma deneyleridir. Bu deneyler alanda halen etkisi devam eden deneysel yöntemin ilk uygulamalarıdır. İlk psikolojik sosyal psikoloji kitabının (1908) yazarı olan McDoughallın yaklaşımında Darwinin etkisi görülmektedir.

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst