darkbey42 1
darkbey42
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
PrimeAC 1
PrimeAC
Payidar2 1
Payidar2
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Wizard' 1
Wizard'
shrpnl 1
shrpnl
Queinn 1
Queinn
NovaLst 1
NovaLst
InfernoShade 1
InfernoShade
MysticBlade 1
MysticBlade
Hikaye Ekle

Çocuun Ruhsal Deerlendrlmes

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan turkmmo
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 523

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

ÇOCUĞUN RUHSAL DEĞERLENDİRİLMESİ 1. ANABABA İLE GÖRÜŞME Çocuğa ilişkin en doğru ve yeterli bilgi ana babadan alınır. İlk görüşmeye hem anne hem de baba çağırılır. Amaçlar: a. Çocuk hakkında bilgi almak b. Aileyi tanımak ve aile içi etkileşimi öğrenmek. Aile şu olası kaygılar içinde çocuk ruh hekimine başvurmuştur: - Çocuğun ruhsal sorunu olması utanılacak bir şeydir, konu, komşu, okul ve arkadaşları duymamalıdır. - Ruhsal sorunlar başa çıkılması güç sorunlardır. - Bu yaşta ruhsal muayene ve tedavi ileriki yaşlarda zararlı olabilir. - Çocuğun sorunlarından kendileri sorumlu tutulabilir. Aile görüşmelerinde hekim bunların bilincinde olmalı, görüşme sırasında bu kaygıları aileyi bilgilendirerek azaltmaya çalışmalıdır. 1. a ÇOCUK HAKKINDA BİLGİ ALMA Anababanın bir çocuk sahibi olmaya karar verdikleri dönemden başlanarak, önce gebelik, sonra sırası ile doğum ve ilk çocukluk dönemi ile ilgili ayrıntılı biyopsikososyal öykü alınır. 1. b. OLUMSUZ AİLE TUTUMLARI Ailenin çocuğa karşı tutumunun iki temel ögesi vardır: Sevgi ve disiplin. Kuramsal olarak en olumlu tutum, temel gereksinimleri en uygun biçimde karşılayan, kişide kendi kendisini doyurabilme yetisi geliştiren, iki temel ögeyi en sağlıklı biçimde ve oranda içinde bulundurabilen tutumdur. Bu temel ögelerde orantısızlık olumsuz tutumlar olarak nitelendirilebilir: a. Aşırı verici, koruyucu ve aşırı disiplinsiz tutum. b. Aşırı itici, ilgisiz ve aşırı disiplinsiz tutum. c. Aşırı verici ve aşırı disiplinli, denetimli tutum. d. Aşırı itici ve aşırı disiplinli, cezalandırıcı tutum. e. Anababa tutumlarının arasında tutarsızlık oluşu. f. Aile içindeki çocuklara farklı tutumlar oluşu. g. Aile içi kutuplaşmalar. Çocuk, esnek, hızlı gelişen ve değişebilen, geniş uyum potansiyeli olan bir varlıktır. Sağlıklı gelişmesi yalnızca olumsuz tutumlara bağlı değildir. Çocuk gelip geçici olumsuz tutumlarla da karşılaşır, bunlarla başetmeyi öğrenir. Kendisine sağlıklı bir denge kurabilir. Ancak çocuktaki esneklik sınırsız değildir. Uyum yapılması güç olan ve süreklilik gösteren olumsuz aile tutumları sağlıklı ruhsal gelişimi engelleyebilir ya da saptırabilir. 2. ÇOCUKLA GÖRÜŞME VE GÖZLEM - OYUN İLİŞKİSİ a. Çocuğun duygulanım özellikleri Her çocuk kendi yaşına ve gelişme dönemine göre duygusal tepkiler gösterir. Çocuğun duygulanımı dışarıya denetimsiz olarak yansır. Duyguları davranışlarında gözlenir. Bir duygudan diğerine geçiş çok hızla olabilir. Ancak çökkünlük, taşkınlık, öfke gibi duygusal tepkiler uzun süreli de olabilir. b. Çocuğun bilişsel (kognitif) özellikleri Somut düşünce: Çocukta 6-7 yaşlarına kadar somut düşünce egemendir. Yani genelleştirme, kavramlaştırma ve kategorileştirme yetisi gelişmemiştir. Örn; insanoğlu deyince belli bir kişinin oğlunu, ağır başlı deyince başın büyük ve ağır olduğunu düşünür. Animistik düşünce: Çocuk cansız nesneyi canlı kabul eder, onlarla ilişki kurar, konuşur, onları dinler. Büyüsel düşünce:Çocuk düşüncelerinin gücüne inanır, düşündüğü şeyin olacağını zanneder. Çocuğun gerçeği değerlendirme yetisi henüz gelişmemiştir. Bu yeti, kişinin düşüncelerinde olup bitenle, çevrede olup bitenleri ayırdetme yetisidir. Çocuk düşünce ve duygularında benmerkezcil (egosantrik)tir. Çevrede olup bitenleri kendi gereksinimlerine, korkularına, arzularına göre değerlendirir ve herşeyi kendine yönelik, kendisini rahatlatıcı ve doyurucu olmasını bekler. Çevre koşullarını hesaba katmaz. Çocuk dikkatini uzun süre bir nokta üzerinde toplayamaz. Belleği zayıftır. Küçük çocuk olaylar arasında neden sonuç ilişkilerine kuramaz; zaman ve yer kavramı gelişmemiştir. Çocuğun düşünceleri daha çok gereksinimlerine, dürtülerine, yani haz ilkesine bağlıdır. İstediğine istediği yerde ve anda sahip olmak ister, ertelenmesine katlanamaz, engellenmeye dayanma gücü yetersizdir. 6-7 yaşlarına kadar genellikle iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı, yasak olanı olmayanı ayırdetmeyi öğrenmiş olsa bile henüz kendi içinde bir yargılama, yasaklama sistemi yani süperego gelişmemiştir. Çocuklarla görüşürken yetişkinlerle görüşürken kullanılan temel ilkeler geçerlidir. Yansız ve yüksüz sorularla, önceleri belirtilerle ilgili olmayan bir genel sohbet havasında konuşmak gerekir. Yargılama ve suçlamalara girmemek gerekir. Büyük çocuklarla sözel iletişim daha kolayken küçük çocuklarla oyun işle ilişki daha rahat kurulur.

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst