- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 9 Ay 6 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
MANİSAâNIN MİTOLOLİSİ NİOBE (AĞLAYAN KAYA) KYBELE (BEREKET TANRIÇASI) ARTEMİS TAPINAĞI LİDYA KRALININ BAĞIŞLADIĞI HAZİNE NİOBE (AĞLAYAN KAYA) âBu şehrin âYedi Kızlarıâ vardı, sırroldular bilinemedi. NİOBE ağlamaktan kör ettiği gözlerini, Spilâin eteğinde inlerken, kuruyan elleriyle kendisini taş etmesi için, Allahına yalvardı ve kederi bir kayanın sessizliğinde dindi.â Efsaneler kenti olan Manisaânın simgelerinden biri olan ve halkın âAğlayan Kayaâ dediği, bu doğal oluşum için duygusal söylenceler en eski çağlardan bu yana ağızdan ağza günümüze kadar ulaşmıştır. Karaköy Mahallesiândeki ünlü kırmızı köprüden itibaren büyük çınar ağaçlarının gölgesindeki Çaybaşı Deresiânden 500 metre yürüdüğünüzde yolun sonunda bir çeşme bulunur. Bu çeşmenin bulunduğu yerde, arkanızı Çaybaşı Deresiâne dönersiniz. Kuzey yönündeki kayada saçları omuzlarına kadar dökülen ve ağlayan bir kadını andıran anıtsal bir portre silüeti görürsünüz. Güneş ışığının tepeden ve arkadan geldiği zamanlarda silüet daha da belirginleşir. Mitolojide ki efsaneye göre; Niobe, Yarıkkayaâda Manisaânın ilk yerleşimini kuran, Kral Tantalosâun kızı ve Amphionâun karısıydı. Yedi oğlu ve yedi kızı oldu. Doğurganlığından çok gurur duyuyor, Apollon ile Artemisâten başka çocuğu olmayan Letoâyu küçümsüyordu. Leto, uğradığı hakareti karşılıksız bırakmamalarını çocuklarından istedi. Onlar, Spil Dağıânda Niobeânin bütün çocuklarını okla öldürdüler. Niobeânin acısı o kadar büyük oldu ki Zeus onu, dileğine uyarak, Spil Dağı eteklerinde bir kayaya dönüştürdü. Antik coğrafyacı ve gezgin Amasyalı Strabon, gezgin ve tarihçi Halikarnaslı Heredot, Manisalı gezgin ve yazar Pausanias, kayayı gördüklerinde, mitolojide sözü edilen Niobeânin bu kaya olduğunu yazmışlardır. Nitekim, Pausanias:âNiobeâyi Spil Dağıâna tırmandığım zaman gördüm. Yakından sadece bir kaya parçasıdır, inleyen veya başka türlü bir kadına benzer tarafı yoktur. Fakat uzakta durursanız, başını eğmiş ağlayan bir kadın gördüğünüzü düşünürsünüz âdemektedir. 19. Yüzyılda, Manisaâya gelen C.Texier, H.Bossert gibi bilim adamları, insan elinden çıkmayan bu doğal kaya oluşumunu, antik yazarların sözünü ettiği Niobe olduğunu iddia etmişlerdir. Yakın bir geçmişe kadar, göz çukuru gibi görünen kısımdan, yeraltı suyunun sızması ile halkın âAğlayan Kayaâ olarak tanımladıkları bu efsanevi kaya ve yöresi birçok ziyaretçinin ilgisini çekmektedir. KYBELE âKybele, mitolojiye göre buğdayı, üzümü yetiştiren, insanları bağrından çıkardığı nimetlerle doyuran tanrıça idi.â Manisaânın güney doğusunda, Manisa-Turgutlu karayolunun 7.km.âsi üzerinde, Akpınar alanında yer alan Kybele yontusu bir çok uygarlık ve kültürlerde değişik adlarla anılmış, ancak sonuçta ilk tipe indirgenmiş ana tanrıça Kybeleâdir. Kayaya yazılmış olan yontu 8-10 m. Yükseklikte olmasına rağmen, birçok kaya kabartmaları gibi doğal etkenlerle bozulmuştur. Çok tahrip olan başı dışında oturan figür detayları ile bütünüyle görülebilmektedir. Başında serpuşu olan tanrıça elleri ile göğüslerini tutmakta, başının sağında kare şeklindeki bir bölümde, belirsiz dört Hitit hiyeroglif yazıtının izleri bulunur. Bu semboller epigrafik olarak çözülememiş olmakla birlikte, Hitit karakteri göstermektedir. Bu yontu, İzmir yakınlarında bulunan Tudhalia yontusu ile aynı döneme aittir. M.Ö. 13. Yüzyılın ikinci yarısına rastlamak-tadır. Hititler, Batı Anadoludaki Assuwa ülkesine yaptıkları askeri seferler sırasında, Spil Dağıânın kuzeybatı yamacına, ana tanrıça Kybeleânin oturan bir tasvirini yapmışlar ve ona taptıklarını göstermişlerdir. C.Texier, ana tanrıça Kybeleâyi şu satırlarla tanımlar: âSpil Dağıânın kuzey tarafında bulunan Kodin kayasının üzerinde, hepsinin en eskisi olan bir tanrıçalar anasının heykeli vardır. Bu heykel dağın içine doğru oyulmuş, oturmuş bir kadını tasvir etmektedir.â

