- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- Başarım Puanı
- 400
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 18 Gün
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
ÇEVRE ANALİZİ
1. Uluslararası Çevre Faktörlerinin Analizi
Uluslararası çevre faktörleri incelenirken işletmeler, üç değişik şekilde düşünülebilir: a) sadece kendi ülkesi içinde faaliyette bulunan işletmeler, b) uluslararası işletmeler ve c) çok uluslu işletmeler.
a. İç Pazara Yönelik İşletmeler ve Uluslararası Çevre
Bir çok işletme, dış pazar yerine iç pazara, yani faaliyette bulunduğu ülkesi içine yönelik olarak çalışmayı tercih etmektedir, îç pazar genellik¬le daha kolay ve güvenlidir. Bazı işletme yöneticileri; farklı bir parayla alış-veriş yapmak, yabancı bir dili öğrenmek, siyasi ve hukuki belirsiz¬liklerle karşılamak, çok farklı ihtiyaç ve değerlerle davranan insanların beklentilerine cevap vermek, kendi ülkelerindeki ihracat formalitelerini yerine getirmek, diğer ülkelerin çeşitli gümrük ve ticaret süreçlerini öğrenmek gibi zorluklarla karşılaşmak istememektedirler.
b. Dış Pazara Yönelik İşletmeler ve Uluslararası Çevre
İç pazara yönelik işletmelerin göz önünde bulundurduğu zorluklara7 karşılık, bazı işletmeler de sadece iç pazarla yetinmemekte ve çok daha geniş ölçülere sahip dış pazarlara yönelmektedirler. Şüphesiz işletmele¬rin uluslararası pazarlara yönelmelerinin iki temel sebebi bulunmaktadır. İç pazardaki iş imkanlarının yetersizliği ve dış pazarların çekici¬liği, işletmeler, tüm belirsizliklere ve risklere rağmen büyük miktarlarda satış potansiyeli ve kâr beklentisiyle dışa açılabilir. Bu beklenti, işletme¬lerin tam kapasiteyle çalışmasını sağlayarak veya kapasite artırarak büyümesi fırsatını verecektir, îç pazarı tümüyle terketmeksizin, ülke dışında faaliyette bulunduğu zaman karşılaşılacak ek masraflara rağmen işletmeler, dış pazarları çekici bulabilir.
2. Genel Çevre Faktörlerinin Analizi
a. Teknolojik Faktörlerin Analizi
Burada teknolojiden kastedilen, işletmede amaçların gerçekleştiri¬lebilmesi için. gereken faaliyetler icra edilirken kullanılan makina ve araç-gereçlerle bilgi ve süreçlerdir
Ancak teknolojik değişikliklerin, ekonominin her sektörünü aynı oranda etkilemeyeceği belirtilmelidir. Bunun için şu noktalara dikkat etmek gerekir;
1. İşletme faaliyette bulunduğu sanayi kolundaki ar-ge çabalarının yoğunluğunu iyi bilmelidir.
2. Teknolojinin değişme hızı gözönünde bulundurulmalıdır.
3. Ülke içindeki ve dışındaki teknolojinin mevcut yapısı ve gelişme potansiyeli belirlenmelidir.
b. Sosyo-Kültürel Faktörlerin Analizi
İnsanların davranışları ve sosyo-kültürel değerler, işletmeleri etkileyen önemli bir diğer faktör grubudur.
1. İşletmede çalışanların değerleri
2. Tüketicilerin değer ve davranışları
3. Tüketicilerin ve çalışanların üyesi bulunduğu grupların tutum ve davranışları
4. Toplumun tutum ve değerleri, ahlaki yapısı ve demografik özellikleri
5. Sosyal değişmenin hızı, mahiyeti ve sebepleri
c. Ekonomik Faktörlerin Analizi
İşletmelerin faaliyetlerinin başarısı, her şeyden önce, ürettiği mal veya hizmetleri uygun bir fiyatla satmasına; bu ise, genel ekonomik yapıdaki dengeye bağlıdır.
1. Milli gelirin yapısı
2. Ekonomik büyüme ve yatırımlar
3. Enflasyonist ve deflasyonist eğilimler
4. Ekonominin gelişme devresi
5. Hükümetin ekonomik politikaları
6. Dış ticaret ve ödemeler dengesi
d. Hukuki-Politik Faktörlerin Analiz
Ülkelerin birbirleriyle politik ve ekonomik yönden işbirliği yapmaları, işletmelerin hayatı üzerinde büyük ölçüde etkili olmaktadır.
e. Tabii Çevre Faktörlerinin Analizi
Son yıllarda ölçüsüz ve sorumsuz bir ekonomik büyümenin sonucu olarak, çevre kirliliği önemli Ölçüde artmış bulunmaktadır. Ekolojik den¬gedeki bozulmanın ve dolayısıyla insan hayatındaki güzelliklerin yok ol¬maya başladığının farkına varan birçok ülke, buna sebep olan işletmele¬rin faaliyetlerinin yasaklanmasına veya sınırlandırılmasına karar vermektedir.
3. İş Çevresi Faktörlerinin Analizi
a. Tüketiciler ve Pazar Analizi
İşletmelerin temel müşterilerinin ve pazarlarının tanımlanması; on¬ları yakından tanımak ve üzerlerinde olumlu etkiler bırakmak, uygun satış miktarlarına ulaşmak ve dolayısıyla etkililik ve verimliliğe ulaşmak gibi amaçlan gerçekleştirebilmede stratejik bir öneme sahiptir.
1. İşletmenin temel yönetimi
2. Pazarın türü
3. Pazar payı
4. Talebin yapısı ve tüketici ihtiyaçlarının özelliği
5. Tüketici yada hedef kitlenin özellikleri
b. Rakipler ve Rekabet Analizi
Bir işletmenin pazarda başarılı bir şekilde bulunabilmek için ne yapması gerektiği, ne gibi üstünlükler sağlayabileceği ve pazardaki rakiplerin davranışlarının nasıl olabileceği gibi sorular rekabet analizinde üzerinde durulması gereken hususlardır. Genel anlamda rekabeti iki temel faktörün belirlediği söylenebilir. İçinde bulunulan pazarın yapısı ve pazardaki davranışlar. Bir pazarın rekabet durumunu belirleyen güçler şekilde gibi gösterilebilir.
Pazarda Rekabeti Etkileyen Güçler
1. Pazara giriş ve çıkış engelleri
2. İkame sanayi malları
3. Pazarın karlılığı
4. Yararlanılabilir pazar kısmı
5. Rekabet üstünlüğü
6. Rakiplerin sayısı ve büyüklüğü
7. İşletmelerin gelişmesindeki genel eğilimler
Rakip işletmelerin analizi
Genel olarak rakiplerin analizi yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1. Rakiplerin yönetimi
2. Rakiplerin mal ve/veya hizmetleri
3. Rakiplerin üretim özellikleri
4. Rakiplerin büyüme oranı
5. Rakiplerin rekabet üstünlükleri
6. Rakiplerin amaçları, stratejileri ve bunlarda meydana gelen değişiklikler
c. Satıcılar ve Satıcılar Pazarının Analizi
Satıcılar; işletmeyle hammadde, yarı mamül, enerji gibi her türlü girdiyi temin eden kişi veya örgütleri ifade eder. İşletmeyi doğrudan etkileyen faktörlerden meydana gelen bu çevrede aşağıdaki konular üzerinde durulmalıdır.
1. Mevcut üretim faktörlerinin özellikleri
2. Üretim faktörlerinin ikame edilebilirliği
3. Üretim teknolojisindeki değişiklikler
4. Satıcılar pazarının yapısı
d. Finansman Kuruluşlarının Analizi
İşletmeler, uygun şartlarda sermaye temin ederek amaçlarına daha çabuk ulaşmaya çalışırlar. Bankalardan alınacak krediler, kâr paylaşma¬ya yönelik borç sermayeler ve ticari borçlanmalar, işletmenin ihtiyaç duyduğu zaman müracaat edebileceği fon kaynaklarındandır. Bu gibi du¬rumlarda borç kaynaklanma analiz edilmesi şarttır.
e. Sendikalar ve Îşçi-İşveren İlişkilerinin Analizi
Sendikalar, işgücü maliyetlerinin şekillenmesinde ve çalışma ha¬yatının niteliğinin artmasında ve çalışma barışının sağlanmasında önemli bir unsurdur, işgücü ücretlerinin düşük veya yüksek olması, işgücünün verimliliği ve motivasyonu, sendikal ilişkilerdeki anlaşma veya çalışma ortamı ve benzeri konular, stratejik yönetimin gözönünde bulundurması gereken faktörlerdir.
ORGANİZASYONUN FARKLILAŞMA FAALİYETİ ÜZERİNDE ÇEVRE ETKİSİ
Karmaşık bir organizasyon, çeşitli yapı ve süreçlerden oluşan aça. k bir sosyal faaliyet sistemi olarak tanımlanır. Organizasyonun farklılaşma derecesi ise, işletmenin, faaliyetini yürütebilmek için üyeleri arasında oluşturduğu basamaksal düzen ve ayırdığı iş birimlerine ilişkin bir kavramdır. Her bölüm, işbölümü ve basamaksallık özel¬likleri bakımından birbirinden farklı olabilir. Ayrıca organizasyonun genel olarak; yetki basamakları, iş birimlerinin sayısı ve işbölümünün türü ile ortaya çıkan bir farklılaşma derecesi vardır.
Organizasyonun farklılaşma derecesi, genellikle yatay ve dikey farklılaşma olmak üzere iki açıdan incelenir. "Yatay farklılaşma" çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Özet olarak; organizasyondaki iş bölümünün türü, aynı düzeyde bulunan iş birimlerinin sayası ve bölümler arası yapısal farklılıklar, yatay farklılaşma kavramı kapsamına girer. "Dikey farklılaşma" ise organizasyondaki yetki basamaklarının sayısı, kontrol alanı gibi yetkinin basamaksal dağılımı ile ilgili kavramları akla getirir.
ORGANİZASYONUN YATAY FARKLILAŞMA DERECESİ ÜZERİNE OLAN ÇEVRESEL ETKİLER
Yatay farklılaşma genellikle, bir işletmede yürütülecek olan işlerin, çeşitli ilgi alanlarındaki bireyler arasında bölünmesiyle ilgilidir. Literatürde yatay farklılaşma derecesi bazı yazarlar tarafından işlerin niteliği, bazıları tarafından ise islerin niceliği yönünden incelenmiştir.
İşlerin niteliği açısından yatay farklılaşma derecesinin bir göstergesi işbölümünün türüdür Burns ve Stalker'a göre, mekanik uca yakın organizasyon yapılarında her düzeyde bir işbölümü görülürken organik uca yakın yapılarda birini ve bireylerin işin bütünüyle ilgilenmeleri söz konusudur. Burns ve Stalker durgun çevre koşulları altında mekanik, değişken çevre koşulları altında ise organik uca yakın organi¬zasyon yapılarının uygun olduğunu öne sürmüşlerdir. Dolayısıyla, değişken çevre koşulları altında işbölümü¬nün nitelik bakımından, birim veya bireylerin işin tamamına hakim olmalarına olanak verecek şekilde olması beklenir.
Yatay farklılaşma derecesini işlerin niteliği yönünden ele alan bir diğer görüşte ise, yatay farklı¬laşma derecesinin üç göstergesi olduğu öne sürülmüştür. Bunlar; organizasyondaki mesleki uzmanlık gerektiren işlerin sayısı, gerekli mesleki eğitim düzeyi ve bu işlerde görev alan üyelerin mesleki faaliyetlere katılma oranlarıdır.
Yatay farklılaşma kavramını işbölümünün niteliği açısından alan bir başka yazar ise, konuya "rol çeşit¬liliği" adı altında bir yaklaşım getirmiştir. Rol çeşitliliği, bir organizasyondaki, birbirinden tamamıyla farklı mesleki kategorilerin sayısı olarak tanımlanmıştır. Şöyle ki, A, B'nin, B de A'nın yaptığı işi kolaylıkla yapabilecek durumdaysa, organizasyonda ikisinin aynı rol kategorisine girdiği kabul edilir. Tyler'a göre basit ve kestirilebilir çevre koşulları altında, organizasyonun tepkisi rutinleşme yolunda olacaktır. Bu ise, iş akışı personelinin gücünün ve öneminin azalmasına, birbiriyle kolaylıkla ikame edilir hale gelmesine neden olacaktır.
Bazı yazarlar, organizasyondaki "yapısal farklılaşma" ile "işbölümünün karmaşıklığı" kavramlarını birbirinden ayırmaktadır. Bu yazarlara göre "yapısal farklılaşma", organizasyondaki bölüm ve basamak sayıla¬rıyla ilgili bir kavramdır. "İşbölümünün karmaşıklığı" ise, rol çeşitliliğine ilişkin olan farklı bir kavram¬dır. Dolayısıyla bazı yazarlar, bu konuda nicelik ve nitelik yönünden bir ayırım yapmaktadır.
Yatay farklılaşma kavramına bazı yaklaşımlarda, bir organizasyonun değişik departmanları arasındaki farklı yapı ve süreç uygulamalarının ölçüt olarak ele alındığı görülmektedir. Bu konuda yapılan araştır¬maların en bilineni, Paul R. Lavurence ve Jay W.Lorch tarafından, A.B.D.'de aynı endüstriyel çevre içinde faaliyet gösteren 6 işletme üzerinde yürütülendir.
Bir Organizasyondaki Departmanları ve Görev Adlarını Gösteren Bir Şema Örneği
Kaynak: İnan ÖZALP, Yönetim ve Organizasyon C.II (Eskişehir: A.Ü.Yayınları, 1987), s.39.
Bu araştırma, üç değişik sektörden, performans düzeyleri yüksek ve düşük olan toplam 10 işletme üzerinde yürütülen, daha geniş bir araştırmanın bir parçasıdır. Araştırmacılar "farklılaşma" kavramına olan yaklaşım¬larını şöyle açıklamışlardır. Her bir işletmedeki alt sistemlerin (satış, araştırma ve üretim), hem formal yapı, hem de üyelerin amaçlar ve zaman karşısın¬daki ve kişilerarası ilişkilerdeki yönetimleri bakımın¬dan farklılaşmış oldukları saptanmıştır. Organizasyondaki her alt sistemin, kendi alt çevresinin belirsizlik özelliğine göre bir formalleşme derecesi bulunduğu öne sürülmüştür. Lawrence ve Lorsch'a göre alt çevrelerin belirsizlik özellikleri bakımından gösterdikleri farklılıklar, organizasyon altsistemleri arasında formalleşme dere¬cesi bakımından farklılıklara yol açmaktadır. Örneğin, üretim bölümünün yönetim hiyerarşisinde basamak sayısı (dikey farklılaşma derecesi) daha fazla olabilir.
Yatay farklılaşma derecesi uzmanların mesleki eğitim düzeyi, uzmanlık gerektiren işlerin sayısı gibi faktörler esas alınarak belirlendi¬ğinde, çevrenin karmaşıklığı kadar değişkenlik derecesi de bu değişken üzerinde etkili olabilir. Bunun gerekçesi, bu şekilde alındığında yatay farklılaşmanın, değişken çevre için gerekli görülen merkezleşmemeye olanak vermesi olarak düşünülebilir.
BİR HOLDİNGİN BEŞ İŞLETMESİ ÜZERİNDE ÇEVRE-ORGANİZASYON YAPISI İLİŞKİSİNİ ARAŞTIRAN BİR ÖRNEK OLAY ÇALIŞMASI
I. ARAŞTIRMANIN NİTELİKLERİ
A. ARAŞTIRMANIN AMACI
Çalışmamızın ilk iki bölümünde; durumsallık yaklaşımına, bu yaklaşımda işletmelerin çevre koşulla¬rının önemine ve organizasyon yapıları üzerindeki etkilerine ilişkin teorik bilgiler sunulmuştur. İşletme çevresinin organizasyon yapısı üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalarda, genellikle çok sayıda ve çeşitli işletmeler ele alınmıştır. Üretim işletmelerinde "kullanılan teknoloji"nin, organizasyon yapısını etkileyen bir diğer değişken olarak incelendiği araş¬tırmalar bulunmaktadır. Ancak çevre-organizasyon yapısı ilişkisi incelenirken, işletmeler arasında saptanan yapısal farklılıkların, yönetim felsefeleri arasındaki farklılıklardan da kaynaklanabileceği, özellikle ülkemizdeki uygulamalarda göz ardı edilmiştir. Son yıllarda dış literatürde çevre-organizasyon yapısı ilişkisinde yönetim felsefesinin önemi üzerinde durul¬maktadır.
B. ARAŞTIRMANIN VARMASIMLARI VE SINIRLARI
Bu çalışmada, aynı holdinge bağlı işletmelerin ele alınmasıyla, "yönetim felsefesi" değişkeninin işletmelerin organizasyon yapıları üzerindeki etkisinin kontrol altına alındığı varsayılmıştır. Bu varsayım, Eczacıbaşı Holding'deki yetkililere bu konuda yönelti¬len sorulara alınan cevaplarla desteklenmiştir. Ayrıca incelenen üretim işletmelerindeki ilgililerle yapılan görüşmeler sonucunda, üretim işletmelerinin tümünde, üretimde kullanılan teknolojinin benzer özellikler gösterdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, "üretimde kulla¬nılan teknolojinin özellikleri" değişkeninin de kontrol altına alındığı varsayılmıştır.
Bir diğer varsayım, yöneltilen soruların, işletmelerin çevre ve yapı özelliklerini ölçecek nitelikte olduğudur. Çalışmada "çevresel karmaşıklık", "çevresel değişkenlik" ve "çevresel belirsizlik" değişkenleri "çevre yoğunluğu" adı altında birleştirilmiştir. Bu birleştirme, çevrenin değişkenlik, karma¬şıklık ve belirsizliği ile ilgili ölçülerin toplanabilirliği varsayımına dayanmaktadır.
Araştırmanın yukarıda sıralanan varsayımları, aynı zamanda sınırlarını oluşturmaktadır.
C. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI VE YÖNTEMİ
1. Araştırmanın Kapsamı
Araştırma, Eczacıbaşı Holding'in üç üretim işletmesi ile, bu işletmelerin ürünlerini pazarlayan ve aynı holdinge dahil olan iki pazarlama işletmesi üzerinde yürütülmüştür. Eczacıbaşı Holding'in, işletme¬lerinin organizasyon yapıları arasında standartlaşma düzeyindeki) yöneticilerle, hazırlanmış olan anketler çerçevesinde görüşülmüştür. Bu görüşmelerin her biri, bir buçuk ilâ iki saat sürmüştür.
Araştırma, temelde, Eczacıbaşı Holding'in üç üretim işletmesi ile aynı holdinge bağlı olan ve bu işletmelerin ürünlerini pazarlayan iki pazarlama işletmesi üzerinde yürütülen bir örnek olay çalışması¬dır. Bu çalışmada, değişik endüstri ve faaliyet kolla¬rından olmaları nedeniyle çevre özelliklerinin birbirin¬den farklı olması beklenen işletmelerin, çevre ve organizasyon yapısı özellikleri incelenerek; işletmeler bu açıdan birbirleriyle kıyaslanmıştır.
D. ARAŞTIRMADA KULLANILAN ANKET FORMUNUN NİTELİĞİ
Bu çalışmada, çevre özelliklerine ve organizasyon yapısı özelliklerine ilişkin olmak üzere iki grup soru içeren anketler düzenlenmiştir. Üretim ve pazar¬lama işletmelerinin farklı özel çevre fak türleriyle ilişki halinde olmaları nedeniyle, çevre özelliklerinin ölçümü için farklı sorular yöneltilmiştir. Aynı şekilde karar konularının farklı oluşları nedeniyle, üretim işletmeleri ile pazarlama işletmelerinin merkezleşme dereceleri de farklı sorularla saptanmaya çalışılmıştır.
Kullanılan anket formlarında (Ek VIII, Ek IX) ortalama 30 civarında soru sorulmuştur. Anket formla¬rının birinci kısmında işletmenin çevre özellikleri, ikinci kısmında ise organizasyon yapısı özelliklerine ilişkin sorular yer almıştır.
Anket formunun birinci kısmı, işletme çevrecinin değişkenlik, belirsizlik ve karmaşıklık özellikleri (çevre yoğunluğu) ile ilgili sorulardan oluşmuştur. İkinci kısımda ise, organizasyon yapısının farklılaşma, formalleşme ve merkezleşme dereceleri ile organizasyonda yatay ilişkilerin oluşma biçimi ve derecesini ölçmeye yönelik sorular sıralanmıştır. Organizasyonun farklılaşma derecesi ve yatay ilişkilerle ilgili sorular açık uçlu, diğerleri kapalı uçlu olarak düzenlenmiştir. Görüşme sırasında zaman zaman anket formunun dışına çıkılarak, kişilerin yorum ve düşünce¬leri alınmıştır.
II. ARAŞTIRMADA YÖNELTİLEN SORULARA ALINAN CEVAPLARIN DEĞERLEMESİ
Eczacıbaşı Holding içinde incelenen beş işletme¬nin çevre özellikleri ile organizasyon yapıları arasın¬daki ilişkiyi saptamak amacıyla, görüşme yapılan yöneticilere iki kısımdan oluşan sorular yöneltilmiştir. Birinci kısımda, çevresel değişkenlik, çevresel belir¬sizlik ve çevresel karmaşıklık alt gruplarından oluşan, çevre yoğunluğuna ilişkin sorular sıralanmıştır, ikinci kısımda ise, organizasyonun farklılaşma, formalleşme ve merkezleşme dereceleri ile organizasyon yatay ilişkilerin oluşma biçimi ve derecelerini ölçmeye yönelik sorular yer almıştır.
Değerlemede incelenen işletmelerin organizasyon yapılarında içsel faktörlerin etkisi ele alın¬mıştır. Bunun nedeni, konumuzun kapsamına girmemekle birlikte, içsel değişkenlerin etkisinin, durumsallık yaklaşımlı bir çalışmada gözardı edilemeyeceğidir.
A. İÇSEL FAKTÖRLERE İLİŞKİN KOŞULLARIN DEĞERLEMESİ
Eczacıbaşı Holding A.Ş. ve incelenen işletmelerdeki bazı yetkililerle, işletmelerde hakim olan yönetim felsefesini ve kullanılan teknoloji türlerini belirlemek amacıyla görüşmeler yapılmıştır. Durumsallık yaklaşımına göre işletmelerin organizasyon yapıları üzerinde etkili olabilecek içsel değişkenlerin, bu çalışma açısından önemi şudur: İşletmelerin, yönetim felsefeleri ve üretimde kullandıkları teknolojinin özellikleri bakımından birbirlerine benzerlikleri oranında, organizasyon yapıları arasındaki farklılıkların bu faktör¬lere bağlı olma ihtimali azalacaktır. Dolayısıyla bu işletmelerin organizasyon yapıları arasındaki farklılıkların, çevre özelliklerinin birbirinden farklı oluşuna bağlanmasındaki isabet derecesi artacaktır.
1. "Yönetim Felsefesi"nin Özelliğinden Kaynaklanan Koşulların Değerlemesi
Holding ve işletme yetkililerine, işletmelerde hakim olan yönetim felsefesiyle ilgili sorulur yönel¬tilmiştir. Bunlar; yatırımlarda ihtiyatlılık, büyüme politikası (kendi imkanlarını kullanarak veya yabancı kaynaklardan yararlanarak büyüme), rakiplerle ilişkiler ("birlikte beraberce yaşamak" veya "pazarı ele geçir¬mek"), yüksek yönetimin karar alınırken tecrübeli veya teknik yönden uzmanlaşmış elemanların görüşlerine ağırlık verip vermemesi olarak sıralanabilir.
İncelenen işletmelerin mallarına ilişkin reklam¬larda malın kalitesi vurgulanmakta, markanın üstünlüğüne dikkat çekilerek müşterinin sadakati sağlanmaya çalı¬şılmaktadır. (Nivea, İpana, Artema, Selpak...). Bir ölçüde prestij Fiyatlamasına başvurulduğu görülmektedir (Örneğin, İpek Kağıt ürünlerinin fiyatları Toprak Kağıt ürünlerinin biraz üzerinde olmaktadır). Ayrıca pazar bölümlemesi yapılmaktadır. Pazarlama fonksiyonu üretim fonksiyonundan daha ön planda gelmektedir (Üretim işletmelerinin bünyesinde pazarlama bölümleri bulunduğu halde bu işletmelerin ürünlerinin pazarlanması için ayrıca pazarlama işletmeleri kurulmuştur).
Holding ve işletmelerdeki yetkililerin de belirttikleri gibi, Eczacıbaşı Holding'e bağlı işlet¬melerde aynı yönetim felsefesi hâkimdir. Bu durum, incelenen işletmelerin organizasyon yapıları arasında görülen farklılıkların, farklı yönetim felsefelerinden kaynaklanmış olma ihtimalini azaltmaktadır. Kaldı ki, incelenen işletmelerin organizasyon yapılarına ilişkin özellikleri arasında, çevre özelliklerindeki farklılıklara rağmen, benzerlikler göze çarpmaktadır, incelenen işletme birimlerinin tümünde, değişik derece¬lerde olmakla birlikte, formalleşme ve merkezleşme eğilim dikkat çekmektedir. Bunun, holdingin yönetim felsefesinden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. İşletmelerin organizasyon şemalarının holding tarafından hazırlanıp kendilerine gönderilmesi, bu durumu açıkla¬yan somut bir örnek olarak kabul edilebilir.
2. “Kullanılan Teknoloji“nin Özelliğinden Kaynaklanan Koşulların Değerlemesi
Durumsallık literatüründe teknolojinin kavramlaştırılmasında daha çok bireylerin yaptıkları işin özelliklerine ağırlık verildiği görülmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada da işletmelerin üretim faaliye¬tinde kullanılan teknoloji, rutin olup olmayışı ve birimler arasında ne tür bir bağımlılık gerektirdiği yönünden ele alınmıştır.
İncelenen üç üretim işletmesinde de, üretim faaliyetinde genellikle istisnai durumlarla karşılaşılmadığı, yapılan işin belirli ve ayrıntılarıyla programlanabilir olduğu, dolayısıyla girdilerle çıktılar arasındaki sürecin objektif ve rutin işlemlere indirge¬nebildiği belirtilmiştir. Ayrıca işler arasında sıralı bir bağımlılık ilişkisi olduğu öğrenilmiştir. Şöyle ki, bir birimin çıktısı, kendisinden sonra gelen birimin girdisi durumundadır.
B. ÇEVRE ÖZELLİKLERİNE İLİŞKİN CEVAPLARIN DEĞERLEMESİ
Eczacıbaşı Holding'in beş işletmesinde görüşme yapılan yöneticilere çevre özelliklerine ilişkin olarak yöneltilen sorularla, işletme çevresinin değiş¬kenlik, belirsizlik ve karmaşıklık dereceleri hakkında bilgi toplanmıştır. Daha sonra işletme çevresinin bu değişkenler açısından sergilediği durum, "çevre yoğunluğu" adı altında tek bir değişkenle ifade edilmek üzere birleştirilmiştir.
1. Çevresel Değişkenlikle İlgili Sorulara Alınan Cevapların Değerlemesi
Üretim programlarının değişme sıklığı sorusu ile incelenen üretim işletmeleri için birer çevre faktörü olan pazarlama işletmelerinden, gelen taleplerin değişkenliği araştırılmıştır. Kendi organizasyon yapıları içinde pazarlama bölümleri bulunan Eczacıbaşı İlaç Sanayi A.Ş. ve İpek Kağıt Sanayi A.Ş.'nin ürün¬lerinin satışlarını gerçekleştiren Girişim Pazarlama A.Ş.`den gelen bilgilere göre üretim programlarını sıklıkla değiştirdikleri anlaşılmıştır(Bu, Eczacıbaşı İlaç Sanayi A.Ş.'nin sadece kozmetik ürünleri için geçerlidir.) Artema Armatür ve Tesisat Malzemeleri Sanayi A.Ş.'nin organizasyon yapısı içinde bir pazarlama bölümü bulunmamaktadır. Ürünlerinin pazarlama ve satışını gerçekleştiren Dasa Dağıtım ve Satış A.Ş. 'den yeterli bilgi alınamaması ise bu işletmenin önemli bir sorunudur. Bu nedenle üretim programları çoğu kez satışlara göre ayarlanamamakta ve satış faktörü nisbeten sabit kabul edilerek, üretim programları daha seyrek olarak değiştirilmektedir. Hem Artema'da hem de Dasa 'da mamul stokları yığılabilmektedir.
Artema Armatür ve Tesisat Malzemeleri Sanayi A.Ş., yapı malzemeleri endüstrisi; Eczacıbaşı İlaç Sanayi A.Ş., kozmetik ve ilaç endüstrisi; İpek Kağıt Sanayi A.Ş. ise, kağıt endüstrisi içinde faaliyet göstermektedir. Kozmetik ve ilaç endüstrisi içinde teknolojik yenilikler sıklıkla ortaya çıkmaktadır.
Pazar payının değişme sıklığı sorusu ile, bir çevre faktörü olan rekabetin yoğunluğu araştırıl¬mıştır. Dayanıklı tüketim malları (eviyeler, armatür ve tesisat malzemeleri) pazarlayan ve az sayıda rakip işletme ile karşı karşıya bulunan Dasa'nın pazar payı nisbeten sabit kabul edilebilir.
Her iki işletmenin karşı karşıya bulunduğu rakip işletmelerin sayısının en az bir yıl süreyle sabit olduğu belirtilmiştir. Pazar çevresinin değiş¬kenliği, yeni rakiplerin ortaya çıkmasından çok, var olan rakiplerin davranışlarındaki ve müşteri tercihlerindeki değişikliklerden kaynaklanmaktadır. Her iki işletmenin çevrelerindeki rakip işletmelerin davranışlarının (pazara yeni ürün sunma, fiyatlarda değişiklik yapma vb.) hemen her ay değişebildiği belirtilmiştir.
Her iki işletmede, önceden belirlenen dağıtım kanalına sadık kalınmakta ve aracı işletmelerle iyi ilişkiler içinde olmaya özen gösterilmektedir. Bu nedenle doğrudan satış yoluna gidilmemektedir.
Belirtilen en kısa süreye en yüksek ve en uzun süreye en düşük puan verilmek suretiyle yapılan sıralamaya göre, işletmelerin çevresel değişkenlik derecelerinin Tablo III-4'de görüldüğü gibi olduğu saptanmıştır:
2. Çevresel Belirsizlikle İlgili Sorulara Alınan Cevapların Değerlemesi
Üretim ve stok miktarında yapılan değişiklikler, üretimin talebi karşılayamaması veya stokların yığılmasısonucunu getirebilir. Bu soru ile işletmenin çevre faktörlerinden olan, satışı gerçekleştiren işletmelerin davranışlarındaki düzenlilik araştırılmıştır.
Bu durum ise, işletmenin bu çevre faktörünün davranışlarına ilişkin tahminlerde bulunma gücünü etkileyebilir. Eğer işletme bu konularda tahminde bulunmakta güçlük çekiyorsa, çevresinin belirsizlik derecesinin yüksek olduğu söylenebilir.
Bir pazarlama işletmesinin, pazara yeni mallar sunma, Fiyatta değişiklik yapma, yeni pazarlara hitap etme, dağıtım kanalını değiştirme gibi girişimlerinin sonuçlarını kestirebilmesi, pazarı hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu gösterir. Girişim Pazarlama A.Ş.'nin bu konuda belirsizlik içinde bulunduğu söylene¬mez. Çünkü pazara ilişkin bilgilerin çoğunu, ürünlerinin dağıtım ve satışını yaptığı üretim işletmelerinin pazarlama bölümlerinden sağlayabilmektedir.
Dasa A.Ş. ise, ürünlerini pazarlamakta olduğu üretjm işlet¬meleri için gerekli olan pazar bilgisini kendisi sağlamak durumundadır. Bu bakımdan büyük ölçüde belir¬sizlik koşulları altında çalışmaktadır.
Dasa tarafından pazarlanan ürünlerin satış miktarlarının, inşaat sektörünün canlandığı sezonda arttığı, durgun olduğu sezonda ise azaldığı belirtil¬miştir. Girişim Pazarlama tarafından gerçekleştirilen satış miktarının ise çok sık değiştiği Öğrenilmiştir. Pazarda Girişim Pazarlama'nın dağıtım ve satışını yaptığı ürünleri üreten daha fazla işletme bulunması ve pazar payının sıklıkla değişmesine paralel olarak, ürün satış miktarları da sıklıkla değişmektedir. Dasa'nın satış miktarlarındaki değişikliklerin ise daha çok endüstrideki mevsimlik dalgalanmalardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu konuda Girişim Pazar¬lama1 n in daha yoğun bir belirsizli, k ortamında bulunduğu düşünülmektedir.
3. Çevresel Karmaşıklıkla ilgili Sorulara Alınan Cevapların Değerlemesi
Artema'da karar alınırken gözönünde bulundurulan başlıca çevre faktörlerinin, hammadde vb. sağlayan işletmeler, ürünlerin pazarlamasını yapan isletmeler, bankalar ve kalifiye işgücü olduğu belirtilmiştir. Eczacıbaşı İlaç için, özellikle satışı gerçekleştiren işletmeler ve endüstrideki teknolojik gelişmelerin önemli olduğu vurgulanmıştır.
Tofaş Çevre Politikası
Tofaş, tüm ürün, üretim ve hizmet faaliyetlerini, ürünün tasarımından arzına kadar üretimin her aşamasında, sürdürülebilir gelişme ilkesi, toplam kalite felsefesi ve Fiat Auto ve Koç Holding çevre politikaları ile uyumlu bir şekilde gerçekleştirmeyi hedefler. Bu hedef için aşağıdaki politika ilkeleri benimsenmiştir:
• Çevresel amaç ve hedeflerin Tofaş 2000 Projesi kapsamında periyodik olarak belirlenmesi, gerçekleştirilmesi ve gözden geçirilmesi ile sürekli iyileştirmek,
• Çevresel performansımızın sürekli iyileştirilmesi ve bağlı bulunduğumuz tüm yasal ve diğer zorunluluklara uygunluğun sağlanması için bir Çevre Yönetim Sistemi yerleştirmek,
• Temizlik ve düzenin çalışanlarımız, müteahhitlerimiz ve tedarikçilerimiz tarafından yaşam felsefesi olarak benimsenmesini sağlamak,
• Çevresel duyarlılığı Tofaş bünyesindeki çalışanlarımızı, müteahhitlerimizi ve tedarikçilerimizi eğiterek ve denetleyerek artırmak.
• Eğitim, sürekli iyileştirme ve denetleme neticesinde;
• Enerji ve doğal kaynak tüketimini azaltmak,
• Geri kazanım ve yeniden değerlendirme faaliyetlerini destekleyerek atık miktarını azaltmak,
• Üretim sürecimizde ve ürünlerimizde yeni veya geliştirilmiş uygun teknolojileri kullanarak kirliliği önlemek,
• Daha az çevresel etkiye sahip, daha az yakıt tüketen, daha az gürültülü ve daha fazla geri dönüşümlü malzeme kullanılan araçlar üretmek.
Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin amacı, Tofaş ve Fiat'ı n bilgi birikimini en iyi şekilde kullanarak, müşteriye en ideal ürünleri sunmaktı r. Bu nedenle, "her alanda uzmanlaşmak" yerine, Türkiye ve ihracat yapılan ülkelerdeki "özel koşullara uygun alanlarda uzmanlaşmak" ön plana alındı. Belirli alanlarda "mükemmeliyet merkezleri" oluşturmak Tofaş-Fiat'ı n en önemli hedefleri arasında.
Değişik kurum ve üniversitelerden bilim adamlarıyla birlikte yürütülen araştırma projelerinin bazıları
• Türkiye yol şartlarının süspansiyon sistemi üzerindeki etkileri.
• Yeni model otomobillerin yeterlilik testleri ve komponent geliştirmesi.
• Otomobillerin kabin gürültüsünü azaltma ve yalıtıcı kullanımını iyileştirme.
• Benzinli motorlarda yerel ve kümülatif olarak yağ tüketiminin ölçülmesi için sistem geliştirilmesi.
• Tofaş 131 ve Tempra otomobillerinin LPG dönüşümü.
• 131 Doğan-Kartal ekolojik otomobil projesi.
• Mevcut model üzerinde yapılan değişikliklerle hafif ticari araç geliştirilmesi.
• Bir modelin Türkiye şartlarına adaptasyonu ve gerekli iyileştirmelerin yapılması.
• Bir hafif ticari araç geliştirilmesi.
Durumsallık yaklaşımına göre işletmelerin organizasyon yapıları; çevre özellikleri ile bazı içsel Fak türlerin (yönetim felsefesi, işletmede kulla¬nılan teknoloji vb,) etkisi altında oluşur. Bu çalış¬mada bu içsel değişkenler kontrol altına alınarak, çevre özellikleri ile organizasyon yapıları arasındaki ilişki incelenmeye çalışılmıştır.
İşletmelerin faaliyetlerini etkileyen genel çevre faktörlerinin başında ekonomik, kültürel, tekno¬lojik, yasal ve politik koşullar gelir. Davranışları¬nın, işletmelerin çeşitli kararları üzerindeki etkileri daha somut bir biçimde algılanabilen özel çevre faktör¬leri ise, yine genel çevre koşullarının etkisi altında bulunan grup ve işletmelerdir. Bunların başlıcaları, hammadde vb. sağlayan işletmeler, müşteriler, rakip işletmeler, finansal kurumlar ve işgücü kaynaklarıdır.
İşletme çevresinin karmaşıklık, değişkenlik ve belirsizlik boyutlarındaki durumu, çevre yoğunluğu adı altında tek bir boyuta indirgenebilmektedir. Böylece karmaşıklık, değişkenlik ve belirsizlik derece¬leri daha yüksek olan çevrelerin, yoğunluk bakımından daha yüksek olacağı kabul edilmektedir. İncelenen işletme çevresinin yoğunluğu, çevresel değişkenlik, karmaşıklık ve belirsizlik derecelerinin ortalaması olarak saptanmaktadır.
Bu konuda yapılan araştırmalarda varılan sonuç¬ların çeşitliliğinde, çeşitli faktörlerin rol oynadı¬ğını söylemek mümkündür. Öncelikle literatürde orga¬nizasyonun yatay farklılaşma derecesi, çevresel karma¬şıklık ve çevresel belirsizlik kavramları farklı şekillerde tanımlanmıştır. Ayrıca işletmede kullanılan teknolojinin özelliklerinin de bir çevre unsuru olarak ele alınarak, çevre değişkenlerinin değerlemesine katıldığına rastlanmaktadır. Örneğin, İkinci Bölüm'de değinildiği gibi, bazı araştırmalarda üretim bölümünün çevre faktörleri arasına, hammadde vb. sağlayan işlet¬melerin yanısıra, üretim süreçleri ve üretimde kulla¬nılan makinaların da dahil edildiği görülmektedir.
Araştırmaların ulaştığı çelişik sonuçların bir diğer nedeni, kontrol edilmeyen bazı değişkenler olabilir, kullanılan teknolojinin özelliklerinin organizasyon yapısını etkileyen bir değişken olduğu, araştırmalarla saptanmıştır. Büyüklük de organizasyon yapısında değişiklikler gerektiren bir faktördür. Yönetim felsefesi, yine organizasyon yapıları üzerin¬deki etkisi ihmal edilemeyecek bir değişkendir. Çevre-organizasyon yapısı ilişkisini araştıran çalışmaların bazılarında, ele alınan çeşitli işletmeler arasındaki yapısal farklılıkların, bu etkenlere de bağlı olabile¬ceği göz ardı edilmiştir. Çevrenin yanaşıra büyük¬lük ve teknolojinin organizasyon yapısı üzerindeki etkilerinin birlikte incelendiği araştırmalar vardır. Ancak bu araştırmalarda da, çeşitli işletmeler birbir¬leriyle kıyaslanırken yönetim felsefesi değişkeninin kontrol edilmediği görülmektedir.
Yöneticilere yüzyüze görüşme yoluyla yöneltilen sorulara alınan cevaplardan, aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyo¬nun yatay farklılaşma derecesi arasında, olumlu yönde ve oldukça kuvvetli bir ilişki saptanmıştır. Çevre özelliklerinin değişkenlik, karmaşıklık ve belirsizlik boyutlarındaki ortalama durumu yüksek olan işletmele¬rin, yatay farklılaşma derecelerinin de yüksek olma eğilimi vardır.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyonun dikey farklılaşma derecesi arasında herhangi bir ilişki saptanamamıştır. Bu değişkenin, çevre yoğunlu¬ğundan başka faktörlerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyonun formalleşme derecesi arasında, olumlu yönde ve çok kuvvetli bir ilişki saptanmıştır. Bu demektir ki, yoğun çevre koşulları altında çalışan işletmeler, önceden belirlenmiş kurallar ve yönergeler çerçevesi içinde hareket etmeye ağırlık vermektedirler.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyonun merkezleşme derecesi arasında ise, ters yönde ancak zayıf bir ilişki saptanmıştır. Yine de, incelenen işletmeler içinde çevre yoğunlukları en yüksek olan ikisinin merkezleşme derecelerinin en düşük olarak belirlenmiş olması anlamlıdır.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile işletme içinde yatay ilişkilerin gelişme derecesi arasında, olumlu yönde ve oldukça kuvvetli bir ilişki saptan¬mıştır. Çevre yoğunluğu daha yüksek olarak saptanan işletmelerde, merkezleşme dereceleri yine yüksek olmakla birlikte, yatay ilişkilerin daha çok önem kazandığı anlaşılmaktadır.
1. Uluslararası Çevre Faktörlerinin Analizi
Uluslararası çevre faktörleri incelenirken işletmeler, üç değişik şekilde düşünülebilir: a) sadece kendi ülkesi içinde faaliyette bulunan işletmeler, b) uluslararası işletmeler ve c) çok uluslu işletmeler.
a. İç Pazara Yönelik İşletmeler ve Uluslararası Çevre
Bir çok işletme, dış pazar yerine iç pazara, yani faaliyette bulunduğu ülkesi içine yönelik olarak çalışmayı tercih etmektedir, îç pazar genellik¬le daha kolay ve güvenlidir. Bazı işletme yöneticileri; farklı bir parayla alış-veriş yapmak, yabancı bir dili öğrenmek, siyasi ve hukuki belirsiz¬liklerle karşılamak, çok farklı ihtiyaç ve değerlerle davranan insanların beklentilerine cevap vermek, kendi ülkelerindeki ihracat formalitelerini yerine getirmek, diğer ülkelerin çeşitli gümrük ve ticaret süreçlerini öğrenmek gibi zorluklarla karşılaşmak istememektedirler.
b. Dış Pazara Yönelik İşletmeler ve Uluslararası Çevre
İç pazara yönelik işletmelerin göz önünde bulundurduğu zorluklara7 karşılık, bazı işletmeler de sadece iç pazarla yetinmemekte ve çok daha geniş ölçülere sahip dış pazarlara yönelmektedirler. Şüphesiz işletmele¬rin uluslararası pazarlara yönelmelerinin iki temel sebebi bulunmaktadır. İç pazardaki iş imkanlarının yetersizliği ve dış pazarların çekici¬liği, işletmeler, tüm belirsizliklere ve risklere rağmen büyük miktarlarda satış potansiyeli ve kâr beklentisiyle dışa açılabilir. Bu beklenti, işletme¬lerin tam kapasiteyle çalışmasını sağlayarak veya kapasite artırarak büyümesi fırsatını verecektir, îç pazarı tümüyle terketmeksizin, ülke dışında faaliyette bulunduğu zaman karşılaşılacak ek masraflara rağmen işletmeler, dış pazarları çekici bulabilir.
2. Genel Çevre Faktörlerinin Analizi
a. Teknolojik Faktörlerin Analizi
Burada teknolojiden kastedilen, işletmede amaçların gerçekleştiri¬lebilmesi için. gereken faaliyetler icra edilirken kullanılan makina ve araç-gereçlerle bilgi ve süreçlerdir
Ancak teknolojik değişikliklerin, ekonominin her sektörünü aynı oranda etkilemeyeceği belirtilmelidir. Bunun için şu noktalara dikkat etmek gerekir;
1. İşletme faaliyette bulunduğu sanayi kolundaki ar-ge çabalarının yoğunluğunu iyi bilmelidir.
2. Teknolojinin değişme hızı gözönünde bulundurulmalıdır.
3. Ülke içindeki ve dışındaki teknolojinin mevcut yapısı ve gelişme potansiyeli belirlenmelidir.
b. Sosyo-Kültürel Faktörlerin Analizi
İnsanların davranışları ve sosyo-kültürel değerler, işletmeleri etkileyen önemli bir diğer faktör grubudur.
1. İşletmede çalışanların değerleri
2. Tüketicilerin değer ve davranışları
3. Tüketicilerin ve çalışanların üyesi bulunduğu grupların tutum ve davranışları
4. Toplumun tutum ve değerleri, ahlaki yapısı ve demografik özellikleri
5. Sosyal değişmenin hızı, mahiyeti ve sebepleri
c. Ekonomik Faktörlerin Analizi
İşletmelerin faaliyetlerinin başarısı, her şeyden önce, ürettiği mal veya hizmetleri uygun bir fiyatla satmasına; bu ise, genel ekonomik yapıdaki dengeye bağlıdır.
1. Milli gelirin yapısı
2. Ekonomik büyüme ve yatırımlar
3. Enflasyonist ve deflasyonist eğilimler
4. Ekonominin gelişme devresi
5. Hükümetin ekonomik politikaları
6. Dış ticaret ve ödemeler dengesi
d. Hukuki-Politik Faktörlerin Analiz
Ülkelerin birbirleriyle politik ve ekonomik yönden işbirliği yapmaları, işletmelerin hayatı üzerinde büyük ölçüde etkili olmaktadır.
e. Tabii Çevre Faktörlerinin Analizi
Son yıllarda ölçüsüz ve sorumsuz bir ekonomik büyümenin sonucu olarak, çevre kirliliği önemli Ölçüde artmış bulunmaktadır. Ekolojik den¬gedeki bozulmanın ve dolayısıyla insan hayatındaki güzelliklerin yok ol¬maya başladığının farkına varan birçok ülke, buna sebep olan işletmele¬rin faaliyetlerinin yasaklanmasına veya sınırlandırılmasına karar vermektedir.
3. İş Çevresi Faktörlerinin Analizi
a. Tüketiciler ve Pazar Analizi
İşletmelerin temel müşterilerinin ve pazarlarının tanımlanması; on¬ları yakından tanımak ve üzerlerinde olumlu etkiler bırakmak, uygun satış miktarlarına ulaşmak ve dolayısıyla etkililik ve verimliliğe ulaşmak gibi amaçlan gerçekleştirebilmede stratejik bir öneme sahiptir.
1. İşletmenin temel yönetimi
2. Pazarın türü
3. Pazar payı
4. Talebin yapısı ve tüketici ihtiyaçlarının özelliği
5. Tüketici yada hedef kitlenin özellikleri
b. Rakipler ve Rekabet Analizi
Bir işletmenin pazarda başarılı bir şekilde bulunabilmek için ne yapması gerektiği, ne gibi üstünlükler sağlayabileceği ve pazardaki rakiplerin davranışlarının nasıl olabileceği gibi sorular rekabet analizinde üzerinde durulması gereken hususlardır. Genel anlamda rekabeti iki temel faktörün belirlediği söylenebilir. İçinde bulunulan pazarın yapısı ve pazardaki davranışlar. Bir pazarın rekabet durumunu belirleyen güçler şekilde gibi gösterilebilir.
Pazarda Rekabeti Etkileyen Güçler
1. Pazara giriş ve çıkış engelleri
2. İkame sanayi malları
3. Pazarın karlılığı
4. Yararlanılabilir pazar kısmı
5. Rekabet üstünlüğü
6. Rakiplerin sayısı ve büyüklüğü
7. İşletmelerin gelişmesindeki genel eğilimler
Rakip işletmelerin analizi
Genel olarak rakiplerin analizi yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur.
1. Rakiplerin yönetimi
2. Rakiplerin mal ve/veya hizmetleri
3. Rakiplerin üretim özellikleri
4. Rakiplerin büyüme oranı
5. Rakiplerin rekabet üstünlükleri
6. Rakiplerin amaçları, stratejileri ve bunlarda meydana gelen değişiklikler
c. Satıcılar ve Satıcılar Pazarının Analizi
Satıcılar; işletmeyle hammadde, yarı mamül, enerji gibi her türlü girdiyi temin eden kişi veya örgütleri ifade eder. İşletmeyi doğrudan etkileyen faktörlerden meydana gelen bu çevrede aşağıdaki konular üzerinde durulmalıdır.
1. Mevcut üretim faktörlerinin özellikleri
2. Üretim faktörlerinin ikame edilebilirliği
3. Üretim teknolojisindeki değişiklikler
4. Satıcılar pazarının yapısı
d. Finansman Kuruluşlarının Analizi
İşletmeler, uygun şartlarda sermaye temin ederek amaçlarına daha çabuk ulaşmaya çalışırlar. Bankalardan alınacak krediler, kâr paylaşma¬ya yönelik borç sermayeler ve ticari borçlanmalar, işletmenin ihtiyaç duyduğu zaman müracaat edebileceği fon kaynaklarındandır. Bu gibi du¬rumlarda borç kaynaklanma analiz edilmesi şarttır.
e. Sendikalar ve Îşçi-İşveren İlişkilerinin Analizi
Sendikalar, işgücü maliyetlerinin şekillenmesinde ve çalışma ha¬yatının niteliğinin artmasında ve çalışma barışının sağlanmasında önemli bir unsurdur, işgücü ücretlerinin düşük veya yüksek olması, işgücünün verimliliği ve motivasyonu, sendikal ilişkilerdeki anlaşma veya çalışma ortamı ve benzeri konular, stratejik yönetimin gözönünde bulundurması gereken faktörlerdir.
ORGANİZASYONUN FARKLILAŞMA FAALİYETİ ÜZERİNDE ÇEVRE ETKİSİ
Karmaşık bir organizasyon, çeşitli yapı ve süreçlerden oluşan aça. k bir sosyal faaliyet sistemi olarak tanımlanır. Organizasyonun farklılaşma derecesi ise, işletmenin, faaliyetini yürütebilmek için üyeleri arasında oluşturduğu basamaksal düzen ve ayırdığı iş birimlerine ilişkin bir kavramdır. Her bölüm, işbölümü ve basamaksallık özel¬likleri bakımından birbirinden farklı olabilir. Ayrıca organizasyonun genel olarak; yetki basamakları, iş birimlerinin sayısı ve işbölümünün türü ile ortaya çıkan bir farklılaşma derecesi vardır.
Organizasyonun farklılaşma derecesi, genellikle yatay ve dikey farklılaşma olmak üzere iki açıdan incelenir. "Yatay farklılaşma" çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Özet olarak; organizasyondaki iş bölümünün türü, aynı düzeyde bulunan iş birimlerinin sayası ve bölümler arası yapısal farklılıklar, yatay farklılaşma kavramı kapsamına girer. "Dikey farklılaşma" ise organizasyondaki yetki basamaklarının sayısı, kontrol alanı gibi yetkinin basamaksal dağılımı ile ilgili kavramları akla getirir.
ORGANİZASYONUN YATAY FARKLILAŞMA DERECESİ ÜZERİNE OLAN ÇEVRESEL ETKİLER
Yatay farklılaşma genellikle, bir işletmede yürütülecek olan işlerin, çeşitli ilgi alanlarındaki bireyler arasında bölünmesiyle ilgilidir. Literatürde yatay farklılaşma derecesi bazı yazarlar tarafından işlerin niteliği, bazıları tarafından ise islerin niceliği yönünden incelenmiştir.
İşlerin niteliği açısından yatay farklılaşma derecesinin bir göstergesi işbölümünün türüdür Burns ve Stalker'a göre, mekanik uca yakın organizasyon yapılarında her düzeyde bir işbölümü görülürken organik uca yakın yapılarda birini ve bireylerin işin bütünüyle ilgilenmeleri söz konusudur. Burns ve Stalker durgun çevre koşulları altında mekanik, değişken çevre koşulları altında ise organik uca yakın organi¬zasyon yapılarının uygun olduğunu öne sürmüşlerdir. Dolayısıyla, değişken çevre koşulları altında işbölümü¬nün nitelik bakımından, birim veya bireylerin işin tamamına hakim olmalarına olanak verecek şekilde olması beklenir.
Yatay farklılaşma derecesini işlerin niteliği yönünden ele alan bir diğer görüşte ise, yatay farklı¬laşma derecesinin üç göstergesi olduğu öne sürülmüştür. Bunlar; organizasyondaki mesleki uzmanlık gerektiren işlerin sayısı, gerekli mesleki eğitim düzeyi ve bu işlerde görev alan üyelerin mesleki faaliyetlere katılma oranlarıdır.
Yatay farklılaşma kavramını işbölümünün niteliği açısından alan bir başka yazar ise, konuya "rol çeşit¬liliği" adı altında bir yaklaşım getirmiştir. Rol çeşitliliği, bir organizasyondaki, birbirinden tamamıyla farklı mesleki kategorilerin sayısı olarak tanımlanmıştır. Şöyle ki, A, B'nin, B de A'nın yaptığı işi kolaylıkla yapabilecek durumdaysa, organizasyonda ikisinin aynı rol kategorisine girdiği kabul edilir. Tyler'a göre basit ve kestirilebilir çevre koşulları altında, organizasyonun tepkisi rutinleşme yolunda olacaktır. Bu ise, iş akışı personelinin gücünün ve öneminin azalmasına, birbiriyle kolaylıkla ikame edilir hale gelmesine neden olacaktır.
Bazı yazarlar, organizasyondaki "yapısal farklılaşma" ile "işbölümünün karmaşıklığı" kavramlarını birbirinden ayırmaktadır. Bu yazarlara göre "yapısal farklılaşma", organizasyondaki bölüm ve basamak sayıla¬rıyla ilgili bir kavramdır. "İşbölümünün karmaşıklığı" ise, rol çeşitliliğine ilişkin olan farklı bir kavram¬dır. Dolayısıyla bazı yazarlar, bu konuda nicelik ve nitelik yönünden bir ayırım yapmaktadır.
Yatay farklılaşma kavramına bazı yaklaşımlarda, bir organizasyonun değişik departmanları arasındaki farklı yapı ve süreç uygulamalarının ölçüt olarak ele alındığı görülmektedir. Bu konuda yapılan araştır¬maların en bilineni, Paul R. Lavurence ve Jay W.Lorch tarafından, A.B.D.'de aynı endüstriyel çevre içinde faaliyet gösteren 6 işletme üzerinde yürütülendir.
Bir Organizasyondaki Departmanları ve Görev Adlarını Gösteren Bir Şema Örneği
Kaynak: İnan ÖZALP, Yönetim ve Organizasyon C.II (Eskişehir: A.Ü.Yayınları, 1987), s.39.
Bu araştırma, üç değişik sektörden, performans düzeyleri yüksek ve düşük olan toplam 10 işletme üzerinde yürütülen, daha geniş bir araştırmanın bir parçasıdır. Araştırmacılar "farklılaşma" kavramına olan yaklaşım¬larını şöyle açıklamışlardır. Her bir işletmedeki alt sistemlerin (satış, araştırma ve üretim), hem formal yapı, hem de üyelerin amaçlar ve zaman karşısın¬daki ve kişilerarası ilişkilerdeki yönetimleri bakımın¬dan farklılaşmış oldukları saptanmıştır. Organizasyondaki her alt sistemin, kendi alt çevresinin belirsizlik özelliğine göre bir formalleşme derecesi bulunduğu öne sürülmüştür. Lawrence ve Lorsch'a göre alt çevrelerin belirsizlik özellikleri bakımından gösterdikleri farklılıklar, organizasyon altsistemleri arasında formalleşme dere¬cesi bakımından farklılıklara yol açmaktadır. Örneğin, üretim bölümünün yönetim hiyerarşisinde basamak sayısı (dikey farklılaşma derecesi) daha fazla olabilir.
Yatay farklılaşma derecesi uzmanların mesleki eğitim düzeyi, uzmanlık gerektiren işlerin sayısı gibi faktörler esas alınarak belirlendi¬ğinde, çevrenin karmaşıklığı kadar değişkenlik derecesi de bu değişken üzerinde etkili olabilir. Bunun gerekçesi, bu şekilde alındığında yatay farklılaşmanın, değişken çevre için gerekli görülen merkezleşmemeye olanak vermesi olarak düşünülebilir.
BİR HOLDİNGİN BEŞ İŞLETMESİ ÜZERİNDE ÇEVRE-ORGANİZASYON YAPISI İLİŞKİSİNİ ARAŞTIRAN BİR ÖRNEK OLAY ÇALIŞMASI
I. ARAŞTIRMANIN NİTELİKLERİ
A. ARAŞTIRMANIN AMACI
Çalışmamızın ilk iki bölümünde; durumsallık yaklaşımına, bu yaklaşımda işletmelerin çevre koşulla¬rının önemine ve organizasyon yapıları üzerindeki etkilerine ilişkin teorik bilgiler sunulmuştur. İşletme çevresinin organizasyon yapısı üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalarda, genellikle çok sayıda ve çeşitli işletmeler ele alınmıştır. Üretim işletmelerinde "kullanılan teknoloji"nin, organizasyon yapısını etkileyen bir diğer değişken olarak incelendiği araş¬tırmalar bulunmaktadır. Ancak çevre-organizasyon yapısı ilişkisi incelenirken, işletmeler arasında saptanan yapısal farklılıkların, yönetim felsefeleri arasındaki farklılıklardan da kaynaklanabileceği, özellikle ülkemizdeki uygulamalarda göz ardı edilmiştir. Son yıllarda dış literatürde çevre-organizasyon yapısı ilişkisinde yönetim felsefesinin önemi üzerinde durul¬maktadır.
B. ARAŞTIRMANIN VARMASIMLARI VE SINIRLARI
Bu çalışmada, aynı holdinge bağlı işletmelerin ele alınmasıyla, "yönetim felsefesi" değişkeninin işletmelerin organizasyon yapıları üzerindeki etkisinin kontrol altına alındığı varsayılmıştır. Bu varsayım, Eczacıbaşı Holding'deki yetkililere bu konuda yönelti¬len sorulara alınan cevaplarla desteklenmiştir. Ayrıca incelenen üretim işletmelerindeki ilgililerle yapılan görüşmeler sonucunda, üretim işletmelerinin tümünde, üretimde kullanılan teknolojinin benzer özellikler gösterdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, "üretimde kulla¬nılan teknolojinin özellikleri" değişkeninin de kontrol altına alındığı varsayılmıştır.
Bir diğer varsayım, yöneltilen soruların, işletmelerin çevre ve yapı özelliklerini ölçecek nitelikte olduğudur. Çalışmada "çevresel karmaşıklık", "çevresel değişkenlik" ve "çevresel belirsizlik" değişkenleri "çevre yoğunluğu" adı altında birleştirilmiştir. Bu birleştirme, çevrenin değişkenlik, karma¬şıklık ve belirsizliği ile ilgili ölçülerin toplanabilirliği varsayımına dayanmaktadır.
Araştırmanın yukarıda sıralanan varsayımları, aynı zamanda sınırlarını oluşturmaktadır.
C. ARAŞTIRMANIN KAPSAMI VE YÖNTEMİ
1. Araştırmanın Kapsamı
Araştırma, Eczacıbaşı Holding'in üç üretim işletmesi ile, bu işletmelerin ürünlerini pazarlayan ve aynı holdinge dahil olan iki pazarlama işletmesi üzerinde yürütülmüştür. Eczacıbaşı Holding'in, işletme¬lerinin organizasyon yapıları arasında standartlaşma düzeyindeki) yöneticilerle, hazırlanmış olan anketler çerçevesinde görüşülmüştür. Bu görüşmelerin her biri, bir buçuk ilâ iki saat sürmüştür.
Araştırma, temelde, Eczacıbaşı Holding'in üç üretim işletmesi ile aynı holdinge bağlı olan ve bu işletmelerin ürünlerini pazarlayan iki pazarlama işletmesi üzerinde yürütülen bir örnek olay çalışması¬dır. Bu çalışmada, değişik endüstri ve faaliyet kolla¬rından olmaları nedeniyle çevre özelliklerinin birbirin¬den farklı olması beklenen işletmelerin, çevre ve organizasyon yapısı özellikleri incelenerek; işletmeler bu açıdan birbirleriyle kıyaslanmıştır.
D. ARAŞTIRMADA KULLANILAN ANKET FORMUNUN NİTELİĞİ
Bu çalışmada, çevre özelliklerine ve organizasyon yapısı özelliklerine ilişkin olmak üzere iki grup soru içeren anketler düzenlenmiştir. Üretim ve pazar¬lama işletmelerinin farklı özel çevre fak türleriyle ilişki halinde olmaları nedeniyle, çevre özelliklerinin ölçümü için farklı sorular yöneltilmiştir. Aynı şekilde karar konularının farklı oluşları nedeniyle, üretim işletmeleri ile pazarlama işletmelerinin merkezleşme dereceleri de farklı sorularla saptanmaya çalışılmıştır.
Kullanılan anket formlarında (Ek VIII, Ek IX) ortalama 30 civarında soru sorulmuştur. Anket formla¬rının birinci kısmında işletmenin çevre özellikleri, ikinci kısmında ise organizasyon yapısı özelliklerine ilişkin sorular yer almıştır.
Anket formunun birinci kısmı, işletme çevrecinin değişkenlik, belirsizlik ve karmaşıklık özellikleri (çevre yoğunluğu) ile ilgili sorulardan oluşmuştur. İkinci kısımda ise, organizasyon yapısının farklılaşma, formalleşme ve merkezleşme dereceleri ile organizasyonda yatay ilişkilerin oluşma biçimi ve derecesini ölçmeye yönelik sorular sıralanmıştır. Organizasyonun farklılaşma derecesi ve yatay ilişkilerle ilgili sorular açık uçlu, diğerleri kapalı uçlu olarak düzenlenmiştir. Görüşme sırasında zaman zaman anket formunun dışına çıkılarak, kişilerin yorum ve düşünce¬leri alınmıştır.
II. ARAŞTIRMADA YÖNELTİLEN SORULARA ALINAN CEVAPLARIN DEĞERLEMESİ
Eczacıbaşı Holding içinde incelenen beş işletme¬nin çevre özellikleri ile organizasyon yapıları arasın¬daki ilişkiyi saptamak amacıyla, görüşme yapılan yöneticilere iki kısımdan oluşan sorular yöneltilmiştir. Birinci kısımda, çevresel değişkenlik, çevresel belir¬sizlik ve çevresel karmaşıklık alt gruplarından oluşan, çevre yoğunluğuna ilişkin sorular sıralanmıştır, ikinci kısımda ise, organizasyonun farklılaşma, formalleşme ve merkezleşme dereceleri ile organizasyon yatay ilişkilerin oluşma biçimi ve derecelerini ölçmeye yönelik sorular yer almıştır.
Değerlemede incelenen işletmelerin organizasyon yapılarında içsel faktörlerin etkisi ele alın¬mıştır. Bunun nedeni, konumuzun kapsamına girmemekle birlikte, içsel değişkenlerin etkisinin, durumsallık yaklaşımlı bir çalışmada gözardı edilemeyeceğidir.
A. İÇSEL FAKTÖRLERE İLİŞKİN KOŞULLARIN DEĞERLEMESİ
Eczacıbaşı Holding A.Ş. ve incelenen işletmelerdeki bazı yetkililerle, işletmelerde hakim olan yönetim felsefesini ve kullanılan teknoloji türlerini belirlemek amacıyla görüşmeler yapılmıştır. Durumsallık yaklaşımına göre işletmelerin organizasyon yapıları üzerinde etkili olabilecek içsel değişkenlerin, bu çalışma açısından önemi şudur: İşletmelerin, yönetim felsefeleri ve üretimde kullandıkları teknolojinin özellikleri bakımından birbirlerine benzerlikleri oranında, organizasyon yapıları arasındaki farklılıkların bu faktör¬lere bağlı olma ihtimali azalacaktır. Dolayısıyla bu işletmelerin organizasyon yapıları arasındaki farklılıkların, çevre özelliklerinin birbirinden farklı oluşuna bağlanmasındaki isabet derecesi artacaktır.
1. "Yönetim Felsefesi"nin Özelliğinden Kaynaklanan Koşulların Değerlemesi
Holding ve işletme yetkililerine, işletmelerde hakim olan yönetim felsefesiyle ilgili sorulur yönel¬tilmiştir. Bunlar; yatırımlarda ihtiyatlılık, büyüme politikası (kendi imkanlarını kullanarak veya yabancı kaynaklardan yararlanarak büyüme), rakiplerle ilişkiler ("birlikte beraberce yaşamak" veya "pazarı ele geçir¬mek"), yüksek yönetimin karar alınırken tecrübeli veya teknik yönden uzmanlaşmış elemanların görüşlerine ağırlık verip vermemesi olarak sıralanabilir.
İncelenen işletmelerin mallarına ilişkin reklam¬larda malın kalitesi vurgulanmakta, markanın üstünlüğüne dikkat çekilerek müşterinin sadakati sağlanmaya çalı¬şılmaktadır. (Nivea, İpana, Artema, Selpak...). Bir ölçüde prestij Fiyatlamasına başvurulduğu görülmektedir (Örneğin, İpek Kağıt ürünlerinin fiyatları Toprak Kağıt ürünlerinin biraz üzerinde olmaktadır). Ayrıca pazar bölümlemesi yapılmaktadır. Pazarlama fonksiyonu üretim fonksiyonundan daha ön planda gelmektedir (Üretim işletmelerinin bünyesinde pazarlama bölümleri bulunduğu halde bu işletmelerin ürünlerinin pazarlanması için ayrıca pazarlama işletmeleri kurulmuştur).
Holding ve işletmelerdeki yetkililerin de belirttikleri gibi, Eczacıbaşı Holding'e bağlı işlet¬melerde aynı yönetim felsefesi hâkimdir. Bu durum, incelenen işletmelerin organizasyon yapıları arasında görülen farklılıkların, farklı yönetim felsefelerinden kaynaklanmış olma ihtimalini azaltmaktadır. Kaldı ki, incelenen işletmelerin organizasyon yapılarına ilişkin özellikleri arasında, çevre özelliklerindeki farklılıklara rağmen, benzerlikler göze çarpmaktadır, incelenen işletme birimlerinin tümünde, değişik derece¬lerde olmakla birlikte, formalleşme ve merkezleşme eğilim dikkat çekmektedir. Bunun, holdingin yönetim felsefesinden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. İşletmelerin organizasyon şemalarının holding tarafından hazırlanıp kendilerine gönderilmesi, bu durumu açıkla¬yan somut bir örnek olarak kabul edilebilir.
2. “Kullanılan Teknoloji“nin Özelliğinden Kaynaklanan Koşulların Değerlemesi
Durumsallık literatüründe teknolojinin kavramlaştırılmasında daha çok bireylerin yaptıkları işin özelliklerine ağırlık verildiği görülmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada da işletmelerin üretim faaliye¬tinde kullanılan teknoloji, rutin olup olmayışı ve birimler arasında ne tür bir bağımlılık gerektirdiği yönünden ele alınmıştır.
İncelenen üç üretim işletmesinde de, üretim faaliyetinde genellikle istisnai durumlarla karşılaşılmadığı, yapılan işin belirli ve ayrıntılarıyla programlanabilir olduğu, dolayısıyla girdilerle çıktılar arasındaki sürecin objektif ve rutin işlemlere indirge¬nebildiği belirtilmiştir. Ayrıca işler arasında sıralı bir bağımlılık ilişkisi olduğu öğrenilmiştir. Şöyle ki, bir birimin çıktısı, kendisinden sonra gelen birimin girdisi durumundadır.
B. ÇEVRE ÖZELLİKLERİNE İLİŞKİN CEVAPLARIN DEĞERLEMESİ
Eczacıbaşı Holding'in beş işletmesinde görüşme yapılan yöneticilere çevre özelliklerine ilişkin olarak yöneltilen sorularla, işletme çevresinin değiş¬kenlik, belirsizlik ve karmaşıklık dereceleri hakkında bilgi toplanmıştır. Daha sonra işletme çevresinin bu değişkenler açısından sergilediği durum, "çevre yoğunluğu" adı altında tek bir değişkenle ifade edilmek üzere birleştirilmiştir.
1. Çevresel Değişkenlikle İlgili Sorulara Alınan Cevapların Değerlemesi
Üretim programlarının değişme sıklığı sorusu ile incelenen üretim işletmeleri için birer çevre faktörü olan pazarlama işletmelerinden, gelen taleplerin değişkenliği araştırılmıştır. Kendi organizasyon yapıları içinde pazarlama bölümleri bulunan Eczacıbaşı İlaç Sanayi A.Ş. ve İpek Kağıt Sanayi A.Ş.'nin ürün¬lerinin satışlarını gerçekleştiren Girişim Pazarlama A.Ş.`den gelen bilgilere göre üretim programlarını sıklıkla değiştirdikleri anlaşılmıştır(Bu, Eczacıbaşı İlaç Sanayi A.Ş.'nin sadece kozmetik ürünleri için geçerlidir.) Artema Armatür ve Tesisat Malzemeleri Sanayi A.Ş.'nin organizasyon yapısı içinde bir pazarlama bölümü bulunmamaktadır. Ürünlerinin pazarlama ve satışını gerçekleştiren Dasa Dağıtım ve Satış A.Ş. 'den yeterli bilgi alınamaması ise bu işletmenin önemli bir sorunudur. Bu nedenle üretim programları çoğu kez satışlara göre ayarlanamamakta ve satış faktörü nisbeten sabit kabul edilerek, üretim programları daha seyrek olarak değiştirilmektedir. Hem Artema'da hem de Dasa 'da mamul stokları yığılabilmektedir.
Artema Armatür ve Tesisat Malzemeleri Sanayi A.Ş., yapı malzemeleri endüstrisi; Eczacıbaşı İlaç Sanayi A.Ş., kozmetik ve ilaç endüstrisi; İpek Kağıt Sanayi A.Ş. ise, kağıt endüstrisi içinde faaliyet göstermektedir. Kozmetik ve ilaç endüstrisi içinde teknolojik yenilikler sıklıkla ortaya çıkmaktadır.
Pazar payının değişme sıklığı sorusu ile, bir çevre faktörü olan rekabetin yoğunluğu araştırıl¬mıştır. Dayanıklı tüketim malları (eviyeler, armatür ve tesisat malzemeleri) pazarlayan ve az sayıda rakip işletme ile karşı karşıya bulunan Dasa'nın pazar payı nisbeten sabit kabul edilebilir.
Her iki işletmenin karşı karşıya bulunduğu rakip işletmelerin sayısının en az bir yıl süreyle sabit olduğu belirtilmiştir. Pazar çevresinin değiş¬kenliği, yeni rakiplerin ortaya çıkmasından çok, var olan rakiplerin davranışlarındaki ve müşteri tercihlerindeki değişikliklerden kaynaklanmaktadır. Her iki işletmenin çevrelerindeki rakip işletmelerin davranışlarının (pazara yeni ürün sunma, fiyatlarda değişiklik yapma vb.) hemen her ay değişebildiği belirtilmiştir.
Her iki işletmede, önceden belirlenen dağıtım kanalına sadık kalınmakta ve aracı işletmelerle iyi ilişkiler içinde olmaya özen gösterilmektedir. Bu nedenle doğrudan satış yoluna gidilmemektedir.
Belirtilen en kısa süreye en yüksek ve en uzun süreye en düşük puan verilmek suretiyle yapılan sıralamaya göre, işletmelerin çevresel değişkenlik derecelerinin Tablo III-4'de görüldüğü gibi olduğu saptanmıştır:
2. Çevresel Belirsizlikle İlgili Sorulara Alınan Cevapların Değerlemesi
Üretim ve stok miktarında yapılan değişiklikler, üretimin talebi karşılayamaması veya stokların yığılmasısonucunu getirebilir. Bu soru ile işletmenin çevre faktörlerinden olan, satışı gerçekleştiren işletmelerin davranışlarındaki düzenlilik araştırılmıştır.
Bu durum ise, işletmenin bu çevre faktörünün davranışlarına ilişkin tahminlerde bulunma gücünü etkileyebilir. Eğer işletme bu konularda tahminde bulunmakta güçlük çekiyorsa, çevresinin belirsizlik derecesinin yüksek olduğu söylenebilir.
Bir pazarlama işletmesinin, pazara yeni mallar sunma, Fiyatta değişiklik yapma, yeni pazarlara hitap etme, dağıtım kanalını değiştirme gibi girişimlerinin sonuçlarını kestirebilmesi, pazarı hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu gösterir. Girişim Pazarlama A.Ş.'nin bu konuda belirsizlik içinde bulunduğu söylene¬mez. Çünkü pazara ilişkin bilgilerin çoğunu, ürünlerinin dağıtım ve satışını yaptığı üretim işletmelerinin pazarlama bölümlerinden sağlayabilmektedir.
Dasa A.Ş. ise, ürünlerini pazarlamakta olduğu üretjm işlet¬meleri için gerekli olan pazar bilgisini kendisi sağlamak durumundadır. Bu bakımdan büyük ölçüde belir¬sizlik koşulları altında çalışmaktadır.
Dasa tarafından pazarlanan ürünlerin satış miktarlarının, inşaat sektörünün canlandığı sezonda arttığı, durgun olduğu sezonda ise azaldığı belirtil¬miştir. Girişim Pazarlama tarafından gerçekleştirilen satış miktarının ise çok sık değiştiği Öğrenilmiştir. Pazarda Girişim Pazarlama'nın dağıtım ve satışını yaptığı ürünleri üreten daha fazla işletme bulunması ve pazar payının sıklıkla değişmesine paralel olarak, ürün satış miktarları da sıklıkla değişmektedir. Dasa'nın satış miktarlarındaki değişikliklerin ise daha çok endüstrideki mevsimlik dalgalanmalardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu konuda Girişim Pazar¬lama1 n in daha yoğun bir belirsizli, k ortamında bulunduğu düşünülmektedir.
3. Çevresel Karmaşıklıkla ilgili Sorulara Alınan Cevapların Değerlemesi
Artema'da karar alınırken gözönünde bulundurulan başlıca çevre faktörlerinin, hammadde vb. sağlayan işletmeler, ürünlerin pazarlamasını yapan isletmeler, bankalar ve kalifiye işgücü olduğu belirtilmiştir. Eczacıbaşı İlaç için, özellikle satışı gerçekleştiren işletmeler ve endüstrideki teknolojik gelişmelerin önemli olduğu vurgulanmıştır.
Tofaş Çevre Politikası
Tofaş, tüm ürün, üretim ve hizmet faaliyetlerini, ürünün tasarımından arzına kadar üretimin her aşamasında, sürdürülebilir gelişme ilkesi, toplam kalite felsefesi ve Fiat Auto ve Koç Holding çevre politikaları ile uyumlu bir şekilde gerçekleştirmeyi hedefler. Bu hedef için aşağıdaki politika ilkeleri benimsenmiştir:
• Çevresel amaç ve hedeflerin Tofaş 2000 Projesi kapsamında periyodik olarak belirlenmesi, gerçekleştirilmesi ve gözden geçirilmesi ile sürekli iyileştirmek,
• Çevresel performansımızın sürekli iyileştirilmesi ve bağlı bulunduğumuz tüm yasal ve diğer zorunluluklara uygunluğun sağlanması için bir Çevre Yönetim Sistemi yerleştirmek,
• Temizlik ve düzenin çalışanlarımız, müteahhitlerimiz ve tedarikçilerimiz tarafından yaşam felsefesi olarak benimsenmesini sağlamak,
• Çevresel duyarlılığı Tofaş bünyesindeki çalışanlarımızı, müteahhitlerimizi ve tedarikçilerimizi eğiterek ve denetleyerek artırmak.
• Eğitim, sürekli iyileştirme ve denetleme neticesinde;
• Enerji ve doğal kaynak tüketimini azaltmak,
• Geri kazanım ve yeniden değerlendirme faaliyetlerini destekleyerek atık miktarını azaltmak,
• Üretim sürecimizde ve ürünlerimizde yeni veya geliştirilmiş uygun teknolojileri kullanarak kirliliği önlemek,
• Daha az çevresel etkiye sahip, daha az yakıt tüketen, daha az gürültülü ve daha fazla geri dönüşümlü malzeme kullanılan araçlar üretmek.
Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin amacı, Tofaş ve Fiat'ı n bilgi birikimini en iyi şekilde kullanarak, müşteriye en ideal ürünleri sunmaktı r. Bu nedenle, "her alanda uzmanlaşmak" yerine, Türkiye ve ihracat yapılan ülkelerdeki "özel koşullara uygun alanlarda uzmanlaşmak" ön plana alındı. Belirli alanlarda "mükemmeliyet merkezleri" oluşturmak Tofaş-Fiat'ı n en önemli hedefleri arasında.
Değişik kurum ve üniversitelerden bilim adamlarıyla birlikte yürütülen araştırma projelerinin bazıları
• Türkiye yol şartlarının süspansiyon sistemi üzerindeki etkileri.
• Yeni model otomobillerin yeterlilik testleri ve komponent geliştirmesi.
• Otomobillerin kabin gürültüsünü azaltma ve yalıtıcı kullanımını iyileştirme.
• Benzinli motorlarda yerel ve kümülatif olarak yağ tüketiminin ölçülmesi için sistem geliştirilmesi.
• Tofaş 131 ve Tempra otomobillerinin LPG dönüşümü.
• 131 Doğan-Kartal ekolojik otomobil projesi.
• Mevcut model üzerinde yapılan değişikliklerle hafif ticari araç geliştirilmesi.
• Bir modelin Türkiye şartlarına adaptasyonu ve gerekli iyileştirmelerin yapılması.
• Bir hafif ticari araç geliştirilmesi.
Durumsallık yaklaşımına göre işletmelerin organizasyon yapıları; çevre özellikleri ile bazı içsel Fak türlerin (yönetim felsefesi, işletmede kulla¬nılan teknoloji vb,) etkisi altında oluşur. Bu çalış¬mada bu içsel değişkenler kontrol altına alınarak, çevre özellikleri ile organizasyon yapıları arasındaki ilişki incelenmeye çalışılmıştır.
İşletmelerin faaliyetlerini etkileyen genel çevre faktörlerinin başında ekonomik, kültürel, tekno¬lojik, yasal ve politik koşullar gelir. Davranışları¬nın, işletmelerin çeşitli kararları üzerindeki etkileri daha somut bir biçimde algılanabilen özel çevre faktör¬leri ise, yine genel çevre koşullarının etkisi altında bulunan grup ve işletmelerdir. Bunların başlıcaları, hammadde vb. sağlayan işletmeler, müşteriler, rakip işletmeler, finansal kurumlar ve işgücü kaynaklarıdır.
İşletme çevresinin karmaşıklık, değişkenlik ve belirsizlik boyutlarındaki durumu, çevre yoğunluğu adı altında tek bir boyuta indirgenebilmektedir. Böylece karmaşıklık, değişkenlik ve belirsizlik derece¬leri daha yüksek olan çevrelerin, yoğunluk bakımından daha yüksek olacağı kabul edilmektedir. İncelenen işletme çevresinin yoğunluğu, çevresel değişkenlik, karmaşıklık ve belirsizlik derecelerinin ortalaması olarak saptanmaktadır.
Bu konuda yapılan araştırmalarda varılan sonuç¬ların çeşitliliğinde, çeşitli faktörlerin rol oynadı¬ğını söylemek mümkündür. Öncelikle literatürde orga¬nizasyonun yatay farklılaşma derecesi, çevresel karma¬şıklık ve çevresel belirsizlik kavramları farklı şekillerde tanımlanmıştır. Ayrıca işletmede kullanılan teknolojinin özelliklerinin de bir çevre unsuru olarak ele alınarak, çevre değişkenlerinin değerlemesine katıldığına rastlanmaktadır. Örneğin, İkinci Bölüm'de değinildiği gibi, bazı araştırmalarda üretim bölümünün çevre faktörleri arasına, hammadde vb. sağlayan işlet¬melerin yanısıra, üretim süreçleri ve üretimde kulla¬nılan makinaların da dahil edildiği görülmektedir.
Araştırmaların ulaştığı çelişik sonuçların bir diğer nedeni, kontrol edilmeyen bazı değişkenler olabilir, kullanılan teknolojinin özelliklerinin organizasyon yapısını etkileyen bir değişken olduğu, araştırmalarla saptanmıştır. Büyüklük de organizasyon yapısında değişiklikler gerektiren bir faktördür. Yönetim felsefesi, yine organizasyon yapıları üzerin¬deki etkisi ihmal edilemeyecek bir değişkendir. Çevre-organizasyon yapısı ilişkisini araştıran çalışmaların bazılarında, ele alınan çeşitli işletmeler arasındaki yapısal farklılıkların, bu etkenlere de bağlı olabile¬ceği göz ardı edilmiştir. Çevrenin yanaşıra büyük¬lük ve teknolojinin organizasyon yapısı üzerindeki etkilerinin birlikte incelendiği araştırmalar vardır. Ancak bu araştırmalarda da, çeşitli işletmeler birbir¬leriyle kıyaslanırken yönetim felsefesi değişkeninin kontrol edilmediği görülmektedir.
Yöneticilere yüzyüze görüşme yoluyla yöneltilen sorulara alınan cevaplardan, aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyo¬nun yatay farklılaşma derecesi arasında, olumlu yönde ve oldukça kuvvetli bir ilişki saptanmıştır. Çevre özelliklerinin değişkenlik, karmaşıklık ve belirsizlik boyutlarındaki ortalama durumu yüksek olan işletmele¬rin, yatay farklılaşma derecelerinin de yüksek olma eğilimi vardır.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyonun dikey farklılaşma derecesi arasında herhangi bir ilişki saptanamamıştır. Bu değişkenin, çevre yoğunlu¬ğundan başka faktörlerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyonun formalleşme derecesi arasında, olumlu yönde ve çok kuvvetli bir ilişki saptanmıştır. Bu demektir ki, yoğun çevre koşulları altında çalışan işletmeler, önceden belirlenmiş kurallar ve yönergeler çerçevesi içinde hareket etmeye ağırlık vermektedirler.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile organizasyonun merkezleşme derecesi arasında ise, ters yönde ancak zayıf bir ilişki saptanmıştır. Yine de, incelenen işletmeler içinde çevre yoğunlukları en yüksek olan ikisinin merkezleşme derecelerinin en düşük olarak belirlenmiş olması anlamlıdır.
• İşletme çevresinin yoğunluğu ile işletme içinde yatay ilişkilerin gelişme derecesi arasında, olumlu yönde ve oldukça kuvvetli bir ilişki saptan¬mıştır. Çevre yoğunluğu daha yüksek olarak saptanan işletmelerde, merkezleşme dereceleri yine yüksek olmakla birlikte, yatay ilişkilerin daha çok önem kazandığı anlaşılmaktadır.
- Katılım
- 28 Nis 2011
- Konular
- 4,027
- Mesajlar
- 56,078
- Reaksiyon Skoru
- 5,787
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 405
- Yaş
- 43
- TM Yaşı
- 14 Yıl 12 Ay
- MmoLira
- -11
- DevLira
- 0
Paylasım icin tesekkurler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 64
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 47
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 49



