- Katılım
- 8 Haz 2010
- Konular
- 1,464
- Mesajlar
- 24,800
- Reaksiyon Skoru
- 1,642
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 3 Gün
- Başarım Puanı
- 295
- MmoLira
- -2
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
doktor, milletvekili, bakan, yazar
--------------------------------------------------------------------------------
1881 yılında doğdu. Tıbbiye'yi bitirince (1905) Avrupa'ya kaçtı. Berlin Tıp Fakültesi'ne iç hastalıkları asistanı oldu. 1908'den sonra İstanbul'a döndü, Tıp Fakültesi'ne profesör oldu. Mütareke yıllarında, Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında İstanbul mebusu oldu. İstanbul'un işgali üzerine, eşi Halide Edip Adıvar ile Anadolu'ya geçti. Birinci Büyük Millet Meclisi hükümetinin sağlık bakanı oldu. Son yıllarında günlük gazetelerde yazılar yazdı. 1955 yılında öldü.
ESERLERİ:
Osmanlı Türklerinde İlim
A. Adnan Adıvar
Remzi Kitabevi
Bu eseri okuyanlar, Osmanlı Türkiyesinde müspet ilimlerinin XIX.yüzyıla kadar ancak "Arap ve Fars dillerindeki ilim"in eksik ve bazen de yanlış bir devamından ibaret olup, ne muhteva, ne de metot bakımından "Yunan mucizesi"nin Doğuya geçmesiyle aldığı şekilden ayrı bir şekil olmadığını, ama bu ilimlerin, Batıdan fikir ve metot alarak, yeniliğe doğru yürüdüğü nadir safhalar oluşmuşsa, onların önemle beriltildiğini göreceklerdir.
--------------------------------------------------------------------------------
1881 yılında doğdu. Tıbbiye'yi bitirince (1905) Avrupa'ya kaçtı. Berlin Tıp Fakültesi'ne iç hastalıkları asistanı oldu. 1908'den sonra İstanbul'a döndü, Tıp Fakültesi'ne profesör oldu. Mütareke yıllarında, Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında İstanbul mebusu oldu. İstanbul'un işgali üzerine, eşi Halide Edip Adıvar ile Anadolu'ya geçti. Birinci Büyük Millet Meclisi hükümetinin sağlık bakanı oldu. Son yıllarında günlük gazetelerde yazılar yazdı. 1955 yılında öldü.
ESERLERİ:
Osmanlı Türklerinde İlim
A. Adnan Adıvar
Remzi Kitabevi
Bu eseri okuyanlar, Osmanlı Türkiyesinde müspet ilimlerinin XIX.yüzyıla kadar ancak "Arap ve Fars dillerindeki ilim"in eksik ve bazen de yanlış bir devamından ibaret olup, ne muhteva, ne de metot bakımından "Yunan mucizesi"nin Doğuya geçmesiyle aldığı şekilden ayrı bir şekil olmadığını, ama bu ilimlerin, Batıdan fikir ve metot alarak, yeniliğe doğru yürüdüğü nadir safhalar oluşmuşsa, onların önemle beriltildiğini göreceklerdir.
- Katılım
- 14 Tem 2010
- Konular
- 1,537
- Mesajlar
- 105,012
- Reaksiyon Skoru
- 6,538
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 2 Gün
- Başarım Puanı
- 445
- MmoLira
- -873
- DevLira
- 0
Paylaşımınız İçin Teşekkür Ederim.
- Katılım
- 9 Ocak 2010
- Konular
- 2,817
- Mesajlar
- 22,548
- Çözüm
- 1
- Online süresi
- 10d 9h
- Reaksiyon Skoru
- 2,625
- Altın Konu
- 1
- Başarım Puanı
- 414
- MmoLira
- 3,808
- DevLira
- 0
Paylaşımınız İçin Teşekkür Ederim..
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 75





