Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Ben Tanrı`nın evreni nasıl yarattığını bilmek istiyorum. Tanrının düşüncelerini öğrenmek istiyorum. Gerisi tamamen ayrıntıdır.“
Atom hakkında çalışmalarıyla bilinen en ünlü
Kimya veya fizikte atom, bir kimyasal elementin bütün özelliklerini taşıyan en küçük parçacığıdır. Sözcük Yunanca ατομος veya atomostan gelir, 'bölünemez' demektir. Eski Yunanistan'da bazı düşünürlere göre atom maddenin bölünemez en küçük parçasıydı. Modern kullanımdaki atomlar ise atomaltı parçacıklardan oluşur:
• elektronlar, eksi yüklüdürler ve bu üçünün arasında en hafifidir.
• protonlar artı yüklüdür, kütleleri elektronunkinin yaklaşık 1839 katıdır.
• nötronlar yüksüzdür,onların da kütlesi elektronunkinin yaklaşık 1839 katıdır.
Proton ve nötronlar beraberce atom çekirdeğini oluştururlar; bu parçacıklara nükleon da denir. Elektronlar çekirdeğin etrafında, ondan çok daha büyük olan elektron bulutunu oluştururlar.
Atomlar, içerdikleri atomaltı parçacıkların sayıları ile birbirlerinden farklılık gösterirler. Aynı elementin atomları aynı sayıda protona sahiptirler, bu sayıya atom numarası denir. Buna karşın, aynı elementin atomları farklı nötron sayılarına sahip olabilir, bu sayılar o elementin izotoplarını belirler. Proton ve nötronlara kıyasla elektronlar atoma daha zayıf güçlerle bağlı olduklarından elektron sayısı kolaylıkla değişebilir. Çekirdekteki proton ve nötron sayısı da nükleer fisyon, nükleer füzyon ve radyoaktif bozunma yoluyla değişebilir, bu durumda atom başka bir elemente dönüşebilir.
Atom kavramı maddenin fiziksel özelliklerini anlatmaya yarayan çeşitli teoriler tarafından kullanılır. Atomlar kimyanın temel yapı taşlarıdır ve kimyasal reaksiyonlarda Maddenin Korunumu Kanunu gereği korunurlar.
Atom Ve
Newton teorisinde belirtilenlerin aksine atomlar bölünemeyen sert parçacıklar olmayıp, ağır kütleli bir çekirdek ve bu çekirdek etrafında dönen elektronlardan ibaret bir magnetik enerji paketi oldukları 1930`lu yıllarda ortaya çıkarıldı. Tabi bu buluşla da o zamana kadar bütün evren için geçerli olan Newton teorisi de yerle bir oldu. Sonunda Newton teorisinin ancak dünya üzerinde ve çevresinde geçerli olduğu ve tüm evren için geçersiz olduğu tespit edildi.
Atomun çapı takriben milimetrenin on milyonda biridir. (1/10 nm) atomun merkezindeki çekirdeğin çapı ise atomdan on bin kez daha küçüktür. Çekirdek ile elektronlar arasındaki boşluğa
Bunu başka bir örnekle açıklarsak, mesela bir portakalı dünyamızın çapına büyüttüğümüzü kabul edersek bu portakalın atomları yaklaşık kiraz büyüklüğünde olacaktır. Bu bize atomlar ile atomların oluşturduğu madde arasındaki oranları gösterir. Eğer portakalın kiraz büyüklüğündeki atomunu da dünyanın en büyük kubbesi sayılan Roma`daki Senpiyer Katedralinin Kubbesi büyüklüğüne getirirsek, bu çaptaki bir atomun çekirdeği bir tuz tanesi kadar görünür. İşte bu tuz tanesi ile kubbenin çapı arasındaki % 99,9 boşluktan ibaret olan bu enerji paketinden bizler ve tüm evren oluşuyor. Neredeyse tümüyle boş bir uzaydan meydana geliyoruz.
Biz ve çevremizdeki her şey çoğunlukla boş uzaydan oluşuyorsak, peki o zaman niçin kapalı bir kapıdan veya duvardan geçemiyoruz ? sorusu akla geliyor. Yani maddeyi ve bizleri sert yapan nedir? İşte maddenin sert, yumuşak, katı ve sıvı olması gibi özelikleri tipik bir Kuantum etkisi neticesinde meydana gelmektedir.
Atom hakkında çalışmalarıyla bilinen en ünlü
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
adamı Albert Einstein bu alandaki çalışmalarına şu cümlelerle başlamıştır: “Ben Tanrı`nın evreni nasıl yarattığını bilmek istiyorum. Tanrının düşüncelerini öğrenmek istiyorum. Gerisi tamamen ayrıntıdır.“Kimya veya fizikte atom, bir kimyasal elementin bütün özelliklerini taşıyan en küçük parçacığıdır. Sözcük Yunanca ατομος veya atomostan gelir, 'bölünemez' demektir. Eski Yunanistan'da bazı düşünürlere göre atom maddenin bölünemez en küçük parçasıydı. Modern kullanımdaki atomlar ise atomaltı parçacıklardan oluşur:
• elektronlar, eksi yüklüdürler ve bu üçünün arasında en hafifidir.
• protonlar artı yüklüdür, kütleleri elektronunkinin yaklaşık 1839 katıdır.
• nötronlar yüksüzdür,onların da kütlesi elektronunkinin yaklaşık 1839 katıdır.
Proton ve nötronlar beraberce atom çekirdeğini oluştururlar; bu parçacıklara nükleon da denir. Elektronlar çekirdeğin etrafında, ondan çok daha büyük olan elektron bulutunu oluştururlar.
Atomlar, içerdikleri atomaltı parçacıkların sayıları ile birbirlerinden farklılık gösterirler. Aynı elementin atomları aynı sayıda protona sahiptirler, bu sayıya atom numarası denir. Buna karşın, aynı elementin atomları farklı nötron sayılarına sahip olabilir, bu sayılar o elementin izotoplarını belirler. Proton ve nötronlara kıyasla elektronlar atoma daha zayıf güçlerle bağlı olduklarından elektron sayısı kolaylıkla değişebilir. Çekirdekteki proton ve nötron sayısı da nükleer fisyon, nükleer füzyon ve radyoaktif bozunma yoluyla değişebilir, bu durumda atom başka bir elemente dönüşebilir.
Atom kavramı maddenin fiziksel özelliklerini anlatmaya yarayan çeşitli teoriler tarafından kullanılır. Atomlar kimyanın temel yapı taşlarıdır ve kimyasal reaksiyonlarda Maddenin Korunumu Kanunu gereği korunurlar.
Atom Ve
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
FizigiNewton teorisinde belirtilenlerin aksine atomlar bölünemeyen sert parçacıklar olmayıp, ağır kütleli bir çekirdek ve bu çekirdek etrafında dönen elektronlardan ibaret bir magnetik enerji paketi oldukları 1930`lu yıllarda ortaya çıkarıldı. Tabi bu buluşla da o zamana kadar bütün evren için geçerli olan Newton teorisi de yerle bir oldu. Sonunda Newton teorisinin ancak dünya üzerinde ve çevresinde geçerli olduğu ve tüm evren için geçersiz olduğu tespit edildi.
Atomun çapı takriben milimetrenin on milyonda biridir. (1/10 nm) atomun merkezindeki çekirdeğin çapı ise atomdan on bin kez daha küçüktür. Çekirdek ile elektronlar arasındaki boşluğa
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
denir. Bu uzay boşluğu ise, atom hacminin % 99,9`dur. Eğer normal bir insanı, o insanı oluşturan atomların çekirdeğine indirgersek ortaya çıkan hacim bir toplu iğnenin başından daha küçüktür. Bugün uzayda var oldukları tespit edilen kara delikler bilindiği gibi güneşimizden onlarca defa daha büyük yıldızların kendi içine çökerek atom çekirdeğinden oluşan çekirdek kütlesinden ibaret yapılaşmalardır. Bu çökme sonucu devasa hacimdeki yıldızlar 15 - 20 km çapına küçülmekte ve yoğunlukları milyarlarca ton / cm³ olmaktadır. Dolayısıyla bu yüksek yoğunluk nedeniyle yakınından geçen her şeyi kendine çekmektedir. Işığı da kendisine çektiği için biz onu görememekte ve ancak yaydığı radyasyondan algılamaktayız. Bunu başka bir örnekle açıklarsak, mesela bir portakalı dünyamızın çapına büyüttüğümüzü kabul edersek bu portakalın atomları yaklaşık kiraz büyüklüğünde olacaktır. Bu bize atomlar ile atomların oluşturduğu madde arasındaki oranları gösterir. Eğer portakalın kiraz büyüklüğündeki atomunu da dünyanın en büyük kubbesi sayılan Roma`daki Senpiyer Katedralinin Kubbesi büyüklüğüne getirirsek, bu çaptaki bir atomun çekirdeği bir tuz tanesi kadar görünür. İşte bu tuz tanesi ile kubbenin çapı arasındaki % 99,9 boşluktan ibaret olan bu enerji paketinden bizler ve tüm evren oluşuyor. Neredeyse tümüyle boş bir uzaydan meydana geliyoruz.
Biz ve çevremizdeki her şey çoğunlukla boş uzaydan oluşuyorsak, peki o zaman niçin kapalı bir kapıdan veya duvardan geçemiyoruz ? sorusu akla geliyor. Yani maddeyi ve bizleri sert yapan nedir? İşte maddenin sert, yumuşak, katı ve sıvı olması gibi özelikleri tipik bir Kuantum etkisi neticesinde meydana gelmektedir.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 36
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 24
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 57