Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
ROMANIN KONUSU
Aşkın bir gence çektirdiği ızdıraplar
ROMANIN ÖZETİ
Yağmurlu bir gecede Hüsam,karısı ve çocukları İsmet ile Fuad evde otururlarken
yaşlı bir adam eve gelir ve Hüsamın onunla birlikte gelmesini ister.Hüsamı en
yakın arkadaşı Vecdinin yanına götürür.O gece Vecdi hayata gözlerini yumar ama
Hüsama kara bir defter bırakır.Bu,Vecdinin çocukluktan ölümüne kadar olan
hayatını yazdığı günlük niteliğinde bir defterdir.Hüsam gefteri okumaya başlar
Vecdi ile Hüsam çocukken bir yatılı okulda kader arkadaşı olurlar.Vecdinin bir de
halası ve halasının kendi yaşlarında Nigar adında bir kızı vardır.İleriki
yıllarda hem Vecdi hem de Hüsam Nigara aşık olurlar.Fakat Nigar Vecdiyi bir
kardeş gibi gördüğü için kalbi Hüsama vurulur.Vecdi Hüsama olan ve çocukluk
yıllarından gelen samimi arkadaşlıktan soğur,çünkü Hüsam artık Vecdiyi
anlamaz,ona fazla ilgi göstermez olur Kendisini onlardan uzaklaştırmak ister.O
sırada cereyan etmekte olan Balkan savaşlarına gönüllü doktor olarak gider ve
orada sol kolunu kaybeder.En sonunda İstanbula tekrar döner ama kalbinde hala o
aşk acısı vardır.Birgün kolu yüzünden kaptığı bir rahatsızlıktan dolayı
kendisini yataklarda bulur.Yağmurlu bir gecedir ve Hüsamı yanına çağırttırır.
O gece Vecdi,Nigarın aşkını kalbine gömerek hayata gözlerini kapar.Hüsam ise Vecdinin
kendisi için ne kadar fedakarlıklarda bulunduğunun farkına o gece bir ölünün;
Vecdinin defterini okuyarak varır
ROMANIN ANA FİKRİ
Gerektirtiğinden çok mutlu olan insanların mutsuzları anlayamamaları.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazar kitaptaki bütün olaylarda duygusallığı ön plana çıkarmıştır. Kitaptaki olaylar üç kişi etrafında gçmektedir.Bir doktor olarak geçen Vecdi,öğrencilik yıllarında delidolu,olgunluk yıllarında ise kalbindeki aşk acısıyla birlikte herkesten kaçmak, uzaklaşmak isteyen bir rol içerisindedir.
Bir şair olan Hüsam mesleği gibi şair ruhlu hayattan sadece zevk alan ve zevkli yönlerine yönelen bir kişi.
Nigar
olayda iki erkeğin arasını açan birisi olarak gözükse de; kendisi bunun farkında
olmayan kitapta odak nokta olan kişi.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Kitapta olaylar
Servet-I Finun
zamanında olmasına karşın kitabın dili anlaşılacak kadar sade yazılmış.
Yazar,olaylarda duygusallığı ön planda tutup;olaylar arasında her nekadar zaman
ve mekan bakımından kopukluklar olsada kitaba bir sürükleyicilik kazandırmıştır.
Halit Ziya Uşaklıgil
(1866 1945)
Halit
Ziyanın ailesi, Uşakta helvacılıkla uğraşırken, İzmire göçerek
Uşşakizadeler diye anılmaya başlayan zengin bir ailedir. Bu aile, işleri çok
gelişince İstanbula da bir şube açtı ve bu şubeyi sermayesiyle birlikte oğul
Hacı Halil Efendiye verdi. Halit Ziya, Hacı Halil Efendinin üçüncü çocuğu
olarak 1866da İstanbulda doğdu. İstanbulda Askeri Rüştiyeye giden Halit
Ziya, babasının işleri kötü gitmeye başlayınca, annesiyle birlikte İzmire
dedesinin yanına gönderildi. Öğrenimini İzmir Rüşdiyesinde sürdürdü (1878). Bu
arada babasının işlerini düzene koyup İzmire gelişi ve yeni bir işyeri açışıyla
sığıntı olma düşüncesini de zihninden atan Halit Ziya, ikinci bir okula hazırlık
için Frenk Mahallesinin Alioti bölümündeki Auguste de Jaba adlı avukatın emrine
verildi. Halit Ziya, babasının kâtibi olarak işe başladı, bu iş edebiyat
merakıyla pek bağdaşmadığından yeni iş tavsiyelerini dikkate aldı, ancak
İstanbulda hariciyeci olmak için yaptığı başvuru sonuçsuz kaldı. İzmire
dönüşünde rüştiye öğretmenliğine başladı ve akabinde Osmanlı Bankasına girdi.
İstanbulda Reji Genel Müdürlüğünün başkâtiplik teklifini kabul ederek
İzmirden ayrıldı (1893). Rejideki çalışma günlerinde Servet-i Fünuna da
katılarak edebi faaliyetlerini yoğunlaştıran Halit Ziya, Meşrutiyetten sonra
bir süre Darülfünun Edebiyat Fakültesinde Batı
Edebiyatı okuttu.
Sonra Mabeyn Başkâtibi oldu (1909). Buradan ayrıldıktan sonra memuriyete
dönmeyen ve tüm zamanlarını edebiyata veren Halit Ziya, 23 Mayıs 1945 tarihinde
İstanbulda öldü
.