- Katılım
- 7 Mar 2011
- Konular
- 1,196
- Mesajlar
- 1,769
- Reaksiyon Skoru
- 35
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 3 Ay 14 Gün
- Başarım Puanı
- 155
- MmoLira
- -2
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Bülent Düzgit karikatürist
1947 yılında doğdu. İstanbul Sultanahmet Ticaret Lisesi ve İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi`nde okudu. İlk karikatürleri, 1967`de Pardon mizah dergisinde yayınlandı. Daha sonra Hayat mecmuasında çalışmaya başladı. 1972`de Hürriyet gazetesine geçti. Hürriyet bünyesindeki Kelebek gazetesinde 'Şirin' tiplemesini çizdi. Çarşaf Mizah dergisinin kurucu kadrosunda yer aldı. 1988`den sonra Hürriyet gazetesinde güncel karikatürler çizdi. 18 Mart 2010 tarihinde İstanbul'da öldü.
HAKKINDA YAZILANLAR
Hem terbiyeli, hem masum hem de karikatürcü!
OĞUZ ARAL
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi
Sedat Nuri, Cemal Nadir, Sururi gibi eski ustaların günümüzdeki izdüşümü. Hem yeni bir çizgi diline, hem de eski bir İstanbul çelebisinin birikimine sahip olmak zordur. Bülent'in karikatür sanatındaki başarısı işte burada!
Haberi Yalçın Pekşen'in yazısından öğrendim; Allah'ım, Bülent Düzgit açık kalp ameliyatı olmuş. Açık kalp ameliyatı ne demek? İnsanın göğsünü kesip-yarıp kalbini ellerine alıyorlar. Sonra da (ellerine sağlık) yontup-biçip yerine takıyorlar.
Halkı haberlendirme iddiasında olan biz gazeteciler, artık aynı gazetede çalışan arkadaşlarımızın hastalık haberlerini bile yine gazetelerden öğrenmeye başladık.
Eskiden birimiz nezle olsa, nezlesi gazetenin yarısına geçerdi. Çünkü burun buruna çalışırdık. Ama şimdi Bülent, bu yeni moda lüks otel azmanı Medya Towers dedikleri Hürriyet Gazetesi'nin üçüncü katında çalışıyor, bense beşinci katında... Yani birimiz Madagaskar'da oturuyor, diğerimiz Sicilya'da.
Karikatür denen bu yeni dünya sanatında karikatürcü dediğin adam biraz mel'un olmalı. Isırdı mı koparmasa bile, can yakmalı diye bilinir. Hatta punduna getirirse belden aşağı vurmalı ve yan hakeme çaktırmamalı...
Ama Bülent Düzgit, sımsıcak çizgisi ve keyifli espri dünyasıyla ‘‘Latifenin latif olduğu`` bir dünyanın belki de son örneği. Usta deseninden gelen rahat ve sevimli çizgisiyle en sivri eleştiriyi yaparken bile insana olan sevgisini kaybetmeyen son bir örnek! Eleştirdiği kişiyi bile seviyor sanki...
Yani Sedat Nuri, Cemal Nadir, Sururi gibi eski ustalarımızın günümüzdeki izdüşümü. Hem yeni bir çizgi diline, hem de eski bir İstanbul çelebisinin birikimine sahip olmak ah ne zordur bir bilseniz. Bülent'in karikatür sanatındaki başarısı işte burada!
1947 yılında doğdu. İstanbul Sultanahmet Ticaret Lisesi ve İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi`nde okudu. İlk karikatürleri, 1967`de Pardon mizah dergisinde yayınlandı. Daha sonra Hayat mecmuasında çalışmaya başladı. 1972`de Hürriyet gazetesine geçti. Hürriyet bünyesindeki Kelebek gazetesinde 'Şirin' tiplemesini çizdi. Çarşaf Mizah dergisinin kurucu kadrosunda yer aldı. 1988`den sonra Hürriyet gazetesinde güncel karikatürler çizdi. 18 Mart 2010 tarihinde İstanbul'da öldü.
HAKKINDA YAZILANLAR
Hem terbiyeli, hem masum hem de karikatürcü!
OĞUZ ARAL
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi
Sedat Nuri, Cemal Nadir, Sururi gibi eski ustaların günümüzdeki izdüşümü. Hem yeni bir çizgi diline, hem de eski bir İstanbul çelebisinin birikimine sahip olmak zordur. Bülent'in karikatür sanatındaki başarısı işte burada!
Haberi Yalçın Pekşen'in yazısından öğrendim; Allah'ım, Bülent Düzgit açık kalp ameliyatı olmuş. Açık kalp ameliyatı ne demek? İnsanın göğsünü kesip-yarıp kalbini ellerine alıyorlar. Sonra da (ellerine sağlık) yontup-biçip yerine takıyorlar.
Halkı haberlendirme iddiasında olan biz gazeteciler, artık aynı gazetede çalışan arkadaşlarımızın hastalık haberlerini bile yine gazetelerden öğrenmeye başladık.
Eskiden birimiz nezle olsa, nezlesi gazetenin yarısına geçerdi. Çünkü burun buruna çalışırdık. Ama şimdi Bülent, bu yeni moda lüks otel azmanı Medya Towers dedikleri Hürriyet Gazetesi'nin üçüncü katında çalışıyor, bense beşinci katında... Yani birimiz Madagaskar'da oturuyor, diğerimiz Sicilya'da.
Karikatür denen bu yeni dünya sanatında karikatürcü dediğin adam biraz mel'un olmalı. Isırdı mı koparmasa bile, can yakmalı diye bilinir. Hatta punduna getirirse belden aşağı vurmalı ve yan hakeme çaktırmamalı...
Ama Bülent Düzgit, sımsıcak çizgisi ve keyifli espri dünyasıyla ‘‘Latifenin latif olduğu`` bir dünyanın belki de son örneği. Usta deseninden gelen rahat ve sevimli çizgisiyle en sivri eleştiriyi yaparken bile insana olan sevgisini kaybetmeyen son bir örnek! Eleştirdiği kişiyi bile seviyor sanki...
Yani Sedat Nuri, Cemal Nadir, Sururi gibi eski ustalarımızın günümüzdeki izdüşümü. Hem yeni bir çizgi diline, hem de eski bir İstanbul çelebisinin birikimine sahip olmak ah ne zordur bir bilseniz. Bülent'in karikatür sanatındaki başarısı işte burada!
- Katılım
- 28 Nis 2010
- Konular
- 3,895
- Mesajlar
- 68,415
- Online süresi
- 11d 9h
- Reaksiyon Skoru
- 2,784
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 1 Ay 23 Gün
- Başarım Puanı
- 499
- Yaş
- 29
- MmoLira
- 1,155
- DevLira
- 0
Teşekkürler*
- Katılım
- 5 Kas 2010
- Konular
- 5,138
- Mesajlar
- 48,959
- Reaksiyon Skoru
- 3,089
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 7 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- -75
- DevLira
- 0
Teşekkürler*
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 43
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 68
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 45



