Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Vatan gazetesi yazarı Zülfü Livaneli, BM`de katıldığı toplantıda yaşanan son gelişmelerin ardından Ortadoğu`ya model ülke olarak gösterilen Türkiye`ye övgüler yağdırdı ve “Türkiye bunu demokrasiye ve laikliğe borçludur“ dedi.
Livaneli Birleşmiş Milletler'de yaptığı konuşmada Türkiye Cumhuriyeti'nin laik yapısına dikkat çekti. Bu ilkenin Türkiye'yi Ortadoğu ülkelerinden ayırdığını ve model ülke haline getirdiğini belirten Livaneli, konuşmasının sonunda Mustafa Kemal Paşa'nın yaklaşık yüz yıl önce söylediği bir sözü kayda geçirdi ve şöyle devam etti: 'Medeniyetler çatışmasının slogan haline geldiği bir dönemde, sizlere Atatürk'ün yüz yıl önce söylediği bir sözle veda etmek istiyorum: İnsanlığın medeniyeti tektir ama birçok kolu vardır. Bu anlayış, barışa giden yoldaki en önemli ilkeyi oluşturuyor.'
UNESCO İyi Niyet Elçisi olan Vatan yazarı Zülfü Livaneli, Birleşmiş Milletler`de (BM) düzenlenen ‘Barışın İnşası: Eğitim, Bilim, Kültür ve İletişim Yoluyla Uzlaşı“ konulu toplantıda konuşma yaptı. Açılışını BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon yaptığı toplantıya, Oscar ödüllü Oyuncu Forest Whitaker, Norveç`in eski başbakanı Kjell Magne Bondevik, Suudi Arabistan Prensi Turki El Faysal El Saud ile Nobel ödüllü bilimadamı Günter Blobel katıldı. Basına kapalı yapılan toplantının ardından soruları yanıtlayan Livaneli, “Herkesin hayranlıkla bahsettiği bir ülke haline gelmişiz bu çok sevindirici. Bugün Ortadoğu`da olan karışıklıklara bakarak en iyi modelin Türkiye olduğunu, Türkiye`nin de bunu demokrasisine ve laikliğe borçlu olduğunu anlattım“ dedi. Suudi Prensi Turki El Faysal`ın “Din özgürlüğünün ve dinin, özellikle İslam`ın demokrasiyle çelişmediğini“ söylediğini, kendisinin de buna katıldığını anlatan Livaneli, şöyle devam etti: “Ben de cevaben `tabii ki çelişmiyor, din özgürlüğü gereklidir, fakat din bir ideoloji olarak vatandaşların bir kısmı tarafından diğerlerine karşı kullanılmamalı` dedim.“