HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Şerefli mağlubiyetlerden, galibiyetlere geçişin önemli kilometre taşlarından birisidir o.
Mücahit YILDIZ - yazete.com
"Kimler geldi kimler geçti
Hiçbirisi hasretini gidermedi
En güzeli senin kadar sevilmedi
Kimler geldi kimler geçti.“
Bu sözlerin muhatabı sevgili Jupe Dervall.. Yabancı teknik direktörler içinde en derin iz bırakan, şerefli mağlubiyetlerden, galibiyetlere geçişin önemli kilometre taşlarından birisidir o. Galatasaray`a bir geldi pir geldi. Kolektif oyunun, hücum futbolu ve yüksek kondisyonun tohumlarını ekti. Yeşeren tohumlar hasat zamanı takımı Avrupa şampiyonu yaptı.
Daha sonrası mı? Öncesi de, sonrası da hüsran! Hepsinin gelişleri olay, gidişleri kolay oldu.
YABANCI BİZİ TANIMIYOR, TANIMAKTA İSTEMİYOR
Türkiye onlar için para cenneti. Hiç kimsenin vermediği paralar orada verilir. Sağlam bir sözleşme ile birkaç sene dişini sıkar, çuval dolusu parayı alıp götürür. Sonra kıs kıs gülüp “Türkler şöyle,Türkler böyle“ deyip birkaç demeç te verdin mi, dokunma keyfine..
Aragones`in dediği gibi “Türkler`den aldığım para torunlarıma da yeter“ der geçerler. Bu içi geçmiş ihtiyara, Del Bosque`ye, kürdan çiğneyene, Rijkaard`a, Daum`a daha nicelerine milyon euroları tazminat olarak ödemedik mi? Hiç “Ben bunu hak etmedim, almam“ diyen oldu mu? Üstüne üstlük gidip gidip, yine geldiler. Çünkü onlar bizi tanımıyor, tanımakta istemiyor. Onların derdi para, para…
SCHUSTER DALGA GEÇİYOR
Beşiktaş`ın durumu Schuster`in umurunda bile değil.Taraftara “Beğenmiyorsanız maça gelmeyin“ diyen teknik direktörden ne beklenebilir. Beşiktaş`ı Beşiktaş yapan o görkemli taraftarıdır.
Trabzon maçı sonrası, soyunma odasında kaptan Guti mahkeme kurar. “Selçuk İnan`ı tutmakla kim görevliydi“ diye sorar. Bunun soruşturması devam ederken, yandaki odadan Schuster`in kahkahası duyulur. Beyefendi televizyondan İspanya`da oynanan maçları izlemektedir. Vurdumduymazlığın bu kadarı da inanın kanıma dokunuyor. Bu günden tezi yok derhal gönderilmelidir. O Beşiktaş`ın büyüklüğünü henüz anlayabilmiş değil, anlamakta istemiyor!
Hagi`ye gelince aynı şeyleri söylemek zor.. Futbolcu olarak, ülkemize gelmiş geçmiş en büyük futbolculardan biridir. Ama teknik direktörlüğünde henüz bir başarısını göremedik. Hiç futbol oynamayan, başarılı teknik direktör olabildiği gibi, yıldız futbolculardan da iyi teknik direktör olmayabiliyor. Bu iki pozisyon, kesinlikle başarıda birbirinin devamı değil.
BU DEĞİRMEN DIŞARDAN DÖNMEZ
Bizimkilere gelince Aykut Kocaman`ı alnından öpüyorum. Onun Kocaman farkı takımın başına gönülden gelmesiydi. O para için gelmedi. Sanırım parasız bile gelmeye razıydı. Çünkü Fenerbahçe sevgisiyle yaşamış, o sevgiyle pişmiş, o sevgiyle yanmıştı. Onu tanıyanlar, onun gibi özverili olanlar, onun gibi yananlar bunu anlar… Yolun açık olsun sevgili Hocam! Bütün kalbimle seni destekliyorum.
FUTBOLCULARIN KOCAMAN SEVGİSİ
Yeni Malatyaspor yenilgisinden sonra Aykut Kocaman, 'Hata bende' diyerek istifa etmeye karar verir. Yayıncı kuruluş Kocaman'ı röportaja çağırdığı zaman, futbolcular kapıyı kilitler, canlı yayına göndermezler. Böylece Hoca'nın çıkıp istifasını açıklamasını engellemiş olurlar. O günden beri F.Bahçe hiç puan kaybetmedi. Bu olay da onun dönüm noktası oldu.
Şenol Güneş, Ertuğrul Sağlam, Tolunay Kafkas bizim hocalarımız değil mi? Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şifo Mehmet, Rıza Çalımbay bizim değil mi? Daha geriye gidersek Adnan Süvari, Gündüz Kılıç, Hakkı Yeten ve daha birçoğu bizim evlatlarımız, bizim babalarımız değil mi? UEFA Şampiyonluğunu ve Avrupa üçüncülüğünü Fatih Terim`le kazanmadık mı? Şenol Güneş`le Dünya üçüncüsü olmadık mı?
Biz, ekol yaratarak, bizim futbolumuzu oynayalım. Dışarıdan gelen suyla bu değirmen dönmeyecek..
Biliyorum ki bu spor için gereken rezerv bizde var. Yeter ki hazıra konmadan, kendimizi bilelim, güvenelim, işleyelim. Çünkü başarının ilacı sadece bizde saklı…
Mücahit YILDIZ - yazete.com
"Kimler geldi kimler geçti
Hiçbirisi hasretini gidermedi
En güzeli senin kadar sevilmedi
Kimler geldi kimler geçti.“
Bu sözlerin muhatabı sevgili Jupe Dervall.. Yabancı teknik direktörler içinde en derin iz bırakan, şerefli mağlubiyetlerden, galibiyetlere geçişin önemli kilometre taşlarından birisidir o. Galatasaray`a bir geldi pir geldi. Kolektif oyunun, hücum futbolu ve yüksek kondisyonun tohumlarını ekti. Yeşeren tohumlar hasat zamanı takımı Avrupa şampiyonu yaptı.
Daha sonrası mı? Öncesi de, sonrası da hüsran! Hepsinin gelişleri olay, gidişleri kolay oldu.
YABANCI BİZİ TANIMIYOR, TANIMAKTA İSTEMİYOR
Türkiye onlar için para cenneti. Hiç kimsenin vermediği paralar orada verilir. Sağlam bir sözleşme ile birkaç sene dişini sıkar, çuval dolusu parayı alıp götürür. Sonra kıs kıs gülüp “Türkler şöyle,Türkler böyle“ deyip birkaç demeç te verdin mi, dokunma keyfine..
Aragones`in dediği gibi “Türkler`den aldığım para torunlarıma da yeter“ der geçerler. Bu içi geçmiş ihtiyara, Del Bosque`ye, kürdan çiğneyene, Rijkaard`a, Daum`a daha nicelerine milyon euroları tazminat olarak ödemedik mi? Hiç “Ben bunu hak etmedim, almam“ diyen oldu mu? Üstüne üstlük gidip gidip, yine geldiler. Çünkü onlar bizi tanımıyor, tanımakta istemiyor. Onların derdi para, para…
SCHUSTER DALGA GEÇİYOR
Beşiktaş`ın durumu Schuster`in umurunda bile değil.Taraftara “Beğenmiyorsanız maça gelmeyin“ diyen teknik direktörden ne beklenebilir. Beşiktaş`ı Beşiktaş yapan o görkemli taraftarıdır.
Trabzon maçı sonrası, soyunma odasında kaptan Guti mahkeme kurar. “Selçuk İnan`ı tutmakla kim görevliydi“ diye sorar. Bunun soruşturması devam ederken, yandaki odadan Schuster`in kahkahası duyulur. Beyefendi televizyondan İspanya`da oynanan maçları izlemektedir. Vurdumduymazlığın bu kadarı da inanın kanıma dokunuyor. Bu günden tezi yok derhal gönderilmelidir. O Beşiktaş`ın büyüklüğünü henüz anlayabilmiş değil, anlamakta istemiyor!
Hagi`ye gelince aynı şeyleri söylemek zor.. Futbolcu olarak, ülkemize gelmiş geçmiş en büyük futbolculardan biridir. Ama teknik direktörlüğünde henüz bir başarısını göremedik. Hiç futbol oynamayan, başarılı teknik direktör olabildiği gibi, yıldız futbolculardan da iyi teknik direktör olmayabiliyor. Bu iki pozisyon, kesinlikle başarıda birbirinin devamı değil.
BU DEĞİRMEN DIŞARDAN DÖNMEZ
Bizimkilere gelince Aykut Kocaman`ı alnından öpüyorum. Onun Kocaman farkı takımın başına gönülden gelmesiydi. O para için gelmedi. Sanırım parasız bile gelmeye razıydı. Çünkü Fenerbahçe sevgisiyle yaşamış, o sevgiyle pişmiş, o sevgiyle yanmıştı. Onu tanıyanlar, onun gibi özverili olanlar, onun gibi yananlar bunu anlar… Yolun açık olsun sevgili Hocam! Bütün kalbimle seni destekliyorum.
FUTBOLCULARIN KOCAMAN SEVGİSİ
Yeni Malatyaspor yenilgisinden sonra Aykut Kocaman, 'Hata bende' diyerek istifa etmeye karar verir. Yayıncı kuruluş Kocaman'ı röportaja çağırdığı zaman, futbolcular kapıyı kilitler, canlı yayına göndermezler. Böylece Hoca'nın çıkıp istifasını açıklamasını engellemiş olurlar. O günden beri F.Bahçe hiç puan kaybetmedi. Bu olay da onun dönüm noktası oldu.
Şenol Güneş, Ertuğrul Sağlam, Tolunay Kafkas bizim hocalarımız değil mi? Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şifo Mehmet, Rıza Çalımbay bizim değil mi? Daha geriye gidersek Adnan Süvari, Gündüz Kılıç, Hakkı Yeten ve daha birçoğu bizim evlatlarımız, bizim babalarımız değil mi? UEFA Şampiyonluğunu ve Avrupa üçüncülüğünü Fatih Terim`le kazanmadık mı? Şenol Güneş`le Dünya üçüncüsü olmadık mı?
Biz, ekol yaratarak, bizim futbolumuzu oynayalım. Dışarıdan gelen suyla bu değirmen dönmeyecek..
Biliyorum ki bu spor için gereken rezerv bizde var. Yeter ki hazıra konmadan, kendimizi bilelim, güvenelim, işleyelim. Çünkü başarının ilacı sadece bizde saklı…
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 36
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 38
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 80
