- Katılım
- 22 Şub 2011
- Konular
- 2,801
- Mesajlar
- 5,369
- Reaksiyon Skoru
- 367
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 230
- TM Yaşı
- 15 Yıl 2 Ay 1 Gün
- MmoLira
- -101
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Türkiye`de yürütülen devlet politikaları nedeniyle Türkiye`de 18 dilin tehlike altında olduğu belirtilerek, dillerin korunması gerektiği ve anayasal güvence altına alınması gerektiği açıklandı.
21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle bazı sivil toplum kuruluşları ile partiler Soykan Parkı`nda basın açıklaması yaptılar. Grup, açıklama sırasında “Yaşasın halkların kardeşliği“, “Anadilde eğitim istiyoruz“, “Dilimiz onurumuzdur“, “Bıji biratiya gelan“ sloganlarını attı.
Açıklama hem Türkçe hem de Kürtçe olarak Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İl Başkanı Hasan Kaya ve Nevzat Teken tarafından yapıldı.
Dilin insan kimliğinin temel unsuru olduğunu belirten Kaya, “Dünya Anadil Günü`nün tarihi anlamı büyüktür. Bu tarihi günün arkasında Bangladeş halkının ana dili için verdiği mücadele bulunmaktadır. 21 Şubat 1952`de Bangladeş Dil Eylemleri Komitesi`nin çağrısına uyan Dakka Üniversitesi gençliğinin yaptığı eylemler, insanlığın bilincinde yer etmiş ve bu mücadeleyi anmak için Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO bugünü Dünya Anadil Günü olarak kabul edilmiştir.
UNESCO dünyada konuşulan 7 bine yakın dilin yarısının yok oma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olmasına dikkat çekmektedir.
“TÜRKİYE`DE 18 DİL TEHLİKEDE“
UNESCO 21 Şubat Dünya Anadil Günü öncesinde tanıttığı ‘Dünya Tehlikede Olan Diller Atlası` dünya üzerinde 6 bin dilin kullanıldığını açıkladı. Türkiye`den 18 dilin tehlikede olduğunu belirten atlas, dünyada unutulmaya yüz tutan dil sayısının 2 bin 500 civarında olduğunu belirtiyor.“
“DEVLET POLİTİKASI“
Türkiye`de devlet politikasının sonucunda Çerkezce, Lazca, Süryanice, Romani, Abazaca, Hemşince, Pontus Yunancası ve Ermenice dillerinin yok olma tehlikesi altında olduğunu söyleyen Kaya, “UNESCO, birçok ülkede tehlike altındaki diller için koruma programları yürütüyor. Örgüt kültür, eğitim, iletişim ve bilgi ve bilim alanlarında dillerin güçlendirmesi için çalışıyor. Ancak Türkiye`nin yürüttüğü bir dil koruma programı yok.
Bugün Türkiye`de Kürtlerin anadili yasaklanmış, eğitim diline dönüşmediği için Kürtçe de yok sayılmış ‘bilinmeyen bir dil` olarak kabul edilmektedir. 12 Temmuz 2010`da Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yozgat`taki konuşmasında ‘Devlet olarak Hakkari`dekine, Diyarbakır`dakine halen Türkçeyi öğretemedik` dedi. Devletin Türkiye`de yaşayan dillerle ilgili devlet politikasını açığa vurmuştur.
Bu açıklamayla 1923 Lozan Antlaşması`ndan bugüne kadar sürdürülen tek dil, tek ülke, tek bayrak anlayışının sonucu olduğu bilinmelidir“ dedi.
“DİLLERE ANAYASAL GÜVENCE“
AKP`nin Kürtçeyi sadece eve hapsetmek istediğini belirten Kaya, “Bu yolla da Kürtçeyi yaşamın dışına atma politikasının sonucudur. Kürtçe başta olmak üzere tüm diler eğitim diline dönüştürülmelidir ki diller yok olmasın.
Kürt dili ve diğer diller üzerindeki bütün yasaklar kaldırılmalı, okutulmalı, yazılmalı, edebiyatını ve sanatını geliştirmelidir. Başta Kürtçe ve diğer dilleri korumak için anayasal güvence şarttır“ dedi.
Grup açıklamadan sonra sloganlar atarak dağıldı.
Eyleme destek veren kurumlar: BDP, ÖDP, EMEP, EDP, ESP, İHD, Eğitim Sen, SES, BES, PSAKD
21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle bazı sivil toplum kuruluşları ile partiler Soykan Parkı`nda basın açıklaması yaptılar. Grup, açıklama sırasında “Yaşasın halkların kardeşliği“, “Anadilde eğitim istiyoruz“, “Dilimiz onurumuzdur“, “Bıji biratiya gelan“ sloganlarını attı.
Açıklama hem Türkçe hem de Kürtçe olarak Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İl Başkanı Hasan Kaya ve Nevzat Teken tarafından yapıldı.
Dilin insan kimliğinin temel unsuru olduğunu belirten Kaya, “Dünya Anadil Günü`nün tarihi anlamı büyüktür. Bu tarihi günün arkasında Bangladeş halkının ana dili için verdiği mücadele bulunmaktadır. 21 Şubat 1952`de Bangladeş Dil Eylemleri Komitesi`nin çağrısına uyan Dakka Üniversitesi gençliğinin yaptığı eylemler, insanlığın bilincinde yer etmiş ve bu mücadeleyi anmak için Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO bugünü Dünya Anadil Günü olarak kabul edilmiştir.
UNESCO dünyada konuşulan 7 bine yakın dilin yarısının yok oma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olmasına dikkat çekmektedir.
“TÜRKİYE`DE 18 DİL TEHLİKEDE“
UNESCO 21 Şubat Dünya Anadil Günü öncesinde tanıttığı ‘Dünya Tehlikede Olan Diller Atlası` dünya üzerinde 6 bin dilin kullanıldığını açıkladı. Türkiye`den 18 dilin tehlikede olduğunu belirten atlas, dünyada unutulmaya yüz tutan dil sayısının 2 bin 500 civarında olduğunu belirtiyor.“
“DEVLET POLİTİKASI“
Türkiye`de devlet politikasının sonucunda Çerkezce, Lazca, Süryanice, Romani, Abazaca, Hemşince, Pontus Yunancası ve Ermenice dillerinin yok olma tehlikesi altında olduğunu söyleyen Kaya, “UNESCO, birçok ülkede tehlike altındaki diller için koruma programları yürütüyor. Örgüt kültür, eğitim, iletişim ve bilgi ve bilim alanlarında dillerin güçlendirmesi için çalışıyor. Ancak Türkiye`nin yürüttüğü bir dil koruma programı yok.
Bugün Türkiye`de Kürtlerin anadili yasaklanmış, eğitim diline dönüşmediği için Kürtçe de yok sayılmış ‘bilinmeyen bir dil` olarak kabul edilmektedir. 12 Temmuz 2010`da Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yozgat`taki konuşmasında ‘Devlet olarak Hakkari`dekine, Diyarbakır`dakine halen Türkçeyi öğretemedik` dedi. Devletin Türkiye`de yaşayan dillerle ilgili devlet politikasını açığa vurmuştur.
Bu açıklamayla 1923 Lozan Antlaşması`ndan bugüne kadar sürdürülen tek dil, tek ülke, tek bayrak anlayışının sonucu olduğu bilinmelidir“ dedi.
“DİLLERE ANAYASAL GÜVENCE“
AKP`nin Kürtçeyi sadece eve hapsetmek istediğini belirten Kaya, “Bu yolla da Kürtçeyi yaşamın dışına atma politikasının sonucudur. Kürtçe başta olmak üzere tüm diler eğitim diline dönüştürülmelidir ki diller yok olmasın.
Kürt dili ve diğer diller üzerindeki bütün yasaklar kaldırılmalı, okutulmalı, yazılmalı, edebiyatını ve sanatını geliştirmelidir. Başta Kürtçe ve diğer dilleri korumak için anayasal güvence şarttır“ dedi.
Grup açıklamadan sonra sloganlar atarak dağıldı.
Eyleme destek veren kurumlar: BDP, ÖDP, EMEP, EDP, ESP, İHD, Eğitim Sen, SES, BES, PSAKD

