Fethi Polat 1
Fethi Polat
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Scarlet 1
Scarlet
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle

NBAde Son Durumlar

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan JinPachi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 234

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

BATI`DA BİR SÜRPRİZ OLABİLİR Mİ? NBA`de konferans finallerinin tüm heyecanıyla devam ettiği şu günlerde, batı konferansında bu sabaha karşı oynanan maçta Phoenix Suns, Los Angeles Lakers`ı 118-109 mağlup ederek seriyi 2-1`e taşıdı ve henüz tüm kurşunlarını harcamadığını gösterdi. Serinin Los Angeles`tan, Arizona`ya taşınmasıyla birlikte Phoenix`in ilk iki maçın aksine çok daha gayretli olacağını hepimiz tahmin ediyorduk. Los Angels`ta ki maçların aksine üçüncü maçta sahada öyle bir Amar`e Stoudemire vardı ki; kendisine yöneltilen bütün olumsuz eleştirilere play-off kariyer rekoru olan 42 sayıyı egale ederek yanıt vermiş oldu. Normal sezonda NBA`in açık ara en yüzdeli üçlük atan takımı Phoenix`in bu maçta 20 de 5`te kaldığını ve bunun yanı sıra bench katkısının da 21 de 3 gibi felaket bir yüzdeyle sadece 15 sayıda kaldığını düşünürsek, Phoenix`in bu galibiyetinin ne kadar değerli olduğunu sanırım anlatmış olabilirim. Lakers cephesine dönecek olursak, deplasman maçlarında Kobe Bryant`ın eline bakan, Gasol dışında anlık parlamalar haricinde öne çıkan bir isim olmadığını rahatlıkla görebiliyoruz. Bu iki oyuncu toplamda 38 de 24 ile 59 sayı atarken, takımın geri kalanının saha içi isabet sayısı sadece 18. Los Angeles Lakers eğer ki seriyi çok fazla uzatmadan sonlandırmak istiyorsa, Gasol ve Kobe ‘ye en az iki tane daha yardımcı oyuncunun eşlik etmesi şart. Çünkü, Phoenix`in evinde oynayacağı 4.maçta bu kadar kötü 3`lük atmayacağı kesin gibi gözüküyor. İşin ilginç taraflarından biriside Phoenix`in, Lakers`ı Euroleague ile kıyaslanınca vasatında altında olan, alan savunması ile yavaşlatmasıydı. NBA`de pek fazla görmediğimiz, sadece bazı koçların çok kısa zamanlarda rakibi şaşırtmak için kullandıkları alan savunmasını Phoenix Suns koçu Alvin Gentry neredeyse bütün maç boyunca kullandı ve işe de yaradı açıkçası. Ancak şu da bir gerçek ki, rakibinizin koçunun çalıştırdığı bütün takımlar play-off`lar da 2-0 öne geçtiği tam 46 serinin tamamını kazanmışsa, bilin ki o takımı elemek için elinizden gelenin fazlasını yapmanız şart demektir. Bütün verileri ele aldığımızda ve izlediğimiz üç maç itibari ile serinin en kritik maçının 4. Maç olduğunu, olası bir Phoenix galibiyeti ile serinin tekrar başlayacağını hepimiz görmekteyiz. Aksi bir durum gerçekleşip Los Angeles Lakers 4. Maçı kazanırsa eğer, o zaman da rahatlıkla Lakers 3.kez üst üste NBA finallerine adını yazdırmış diyebiliriz. İki gece sonra Arizona çöllerinin ortasında oynanacak maçta ya Amar`e ve arkadaşlarının tekrar ümitlenmesini ve seriye ortak olmasını ya da Kara Mamba`nın Phoenix`e cevap verip, sona bir adım daha yaklaşmasını hep beraber izleyip göreceğiz…

2)YAŞLI KURTLAR TEKRAR BAŞROLDE

Doğu konferansı yarı finalinde bu senenin favorisi olarak gösterilen Cleveland Cavaliers`ı 4-2 ile geçen Boston Celtics, ilk iki turda 4-0`lık skorlarla rakiplerini süpüren Orlando Magic`e karşı 3-0`lık skorla ezici bir üstünlüğe sahip. Play-off`lar başlamadan önce herkesin Cleveland, Los Angeles ve Orlando gibi normal sezonun en iyi galibiyet yüzdesine sahip üç takımının bir adım gerisinde görüp, şans tanımadığı Boston`un, yaşlı denen kadrosuyla nasıl bir savunma yaptığını ve rakiplerini nasıl perişan ettiğini görüyoruz. NBA`de hep söylendiği üzere ‘`Büyük oyuncular play-off`lar da belli olur`` sözünü, Boston`un büyük üçlüsü hepimize bir kez daha ispatlıyor. Tabii ki bu sene üçüncü senesini birlikte geçiren Garnett, Pierce ve Allen`ın yanına Rajon Rondo diye bir isim katıldı ki, bütün gözler bu oyuncunun üzerine kilitlendi. Mükemmel bir normal sezon geçiren ve play-off`lar başladığında vitesi bir kademe daha arttıran Rajon Rondo`nun adı şimdiden elit guard`lar sınıfında ilk sıralarda anılmaya başlandı ki, bu yakıştırmayı sahada takımını bir maestro gibi yöneterek hak ettiğini bütün basketbol severlere gösterdi. Serinin son maçını izleyen taraflı-tarafsız herkes, seri 3-0 olsa da Boston Celtics`in oynadığı oyunla adını bir sene aranın ardından tekrar NBA finallerine yazdırdığını rahatlıkla söyleyebilmektedir. Orlando Magic`te ise her şey bir an da tepe taklak olmuş gibi gözüküyor. Sene başında Milli yıldızımız Hidayete hak ettiği değeri vermeyip gönderen Magic yönetimi şimdi ne kadar dövünse azdır. Çünkü maçın kritik anlarında topu eline alabilecek sorumlulukta ne bir oyuncu var, ne de Howard`a istediği topları verebilecek bir isim. Serinin 3.maçında sadece 71 sayı atabilen Orlando`nun bu sayıyı atarken sadece 10 asist yapabildiğini ve Rajon Rondo`nun tek başına 12 asist yaptığını söylersem, sanırım Hidayet`in Orlando Magic`in pas trafiği açısından ne kadar önemli olduğunu anlatmış olabilirim. Takımın guard ikilisi o kadar bencil ve sorumsuzlar ki sadece atmaya yönelik bir basketbol oynuyorlar. Bu da takımı Stan Van Gundy`nin tahmin ettiğinden çok daha fazla etkilemiş durumda. Çünkü ne Lewis istediği boş şut imkânını rahatça bulabiliyor ne de Howard gibi ligin en iyi pota altı oyuncusu olarak kabul edilen bir dev pozitif yönde kullanılabiliyor. Bu sezon Orlando Magic için muhtemelen, bu gece Boston`da oynanacak maçın ardından son bulacak. Magic yönetimi yeni sezon planları için tekrar masaya oturduğunda, eğri oturup doğru konuşarak Toronto`da mutsuz olan Hido`yu takas etme ihtimalini fazlasıyla düşünmek zorunda gibi gözüküyor. Magic cephesinden tekrar seride ki duruma dönecek olursam, söylenebilecek tek bir söz kalıyor o da; Boston`da yaşlı kurtlar yanlarına Rondo`yu ve kusursuz çalışan savunmalarını da alarak bir sene ara verdikleri şampiyonluk için finaldeki rakiplerini iştahla bekliyor olacaklarıdır.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst