Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Selçuk Yula BJK TV'ye
Bugün birçok taraftar çok sinirli, hatta bir çoğuna dokunsanız ağlayacak gibi.
Kimi taraftar yönetime, kimisi Schuster'e kimi de futbolcularına yükleniyor.
Böyle günlerde susmak konuşmaktan daha tehlikeli oluyor, çünkü insan sustukça şişiyor.
Ben de dün akşam şişmiş bir şekilde girdim evime.
Bir kaç maç sonu programı izlemek, kendi fikirlerimle konuşulanları örtüştürmek, bir nevi acıyı paylaşarak azaltmak istedim.
Önce maçı yayınlayan Star TV'yi açtım. Beşiktaş defteri çoktan kapanmış, başka bir maç başlamış.
NTV Spor'u zapladım hemen. Eyvah! Basketbol maçı hem de canlı. Ya NTV? Orada da haber programı!
Git gide daha da şişiyorum.
Neredeyse Yenisalihlispor-Batman Petrolspor maçına bile program yapan televizyonlar tarihi hezimetin ardından anlaşmışlar gibi susuyorlar.
Lig TV'yi açalım belki stada canlı bağlantı falan vardır. Nerdeee� Çoktan hafta sonunda yayınlayacakları derbiyi satmaya başlamışlar bile. Lig'e doğru diye.
Elim gitmiyor ama bir de Kanaltürk'e bir bakayım şimdi tam kurtlar sofrasıdır orası, Schuster, yönetim, futbolcular, taraftarlar herkesi kesiyorlardır.
Ahmet Çakar'ı beklerken karşıma bir anda 'Çakal' çıkıyor, hem de 'The jackal'. Başrolde Buruce Willis. Bas baya film başlıyor.
Tam kapatıp yatmaya hazırlanırken aklıma BJK TV geldi. En azından burada bir şeyler vardır dedim. Demez olaydım.
Haber merkezinin içinde birileri mikrofon tutuyor birileri maçı yorumluyor!
Çalışanlar kendi kendileri ile kör ebe oynar gibi röportaj yapıyor. Kızlar Facebook'dan fırlamış gibi, garip pozlar verip en kritik dönemde Beşiktaş'ı konuşuyor.
Sonra bir hanımefendi ile haber bülteni başlıyor, ilk habere pardon 'Hebere' pas atarken sinir sistemim de drop atıyor.
'Şimdi maç öncesine gidiyoruz ve taraftarlarımızın görüşlerini getiriyoruz ekranlarınıza!'
Nasıl yani ya, sakın yapma ! Diyorum ama görüntü çoktan yayında.
Layy layy layy, diye başlıyor taraftarlar. Muhabir soruyor? Kaç atarız, ne olur maç, gibilerinden bir şeyler geveliyor.
Biri iki atarız, diğeri üç atarız diyor. Arka arkaya soruyor muhabir maç öncesinde, ama henüz doğru skoru bulamıyor.
Bir amca 1-0 olsun bize yeter diyor. Hala bilen çıkmadı. Sonra bir abla atlıyor mikrofona 4 olur 4 diyor!
Heh biri bildi valla bravo! Ama tersten biliyor. Olsun bildi ya! Diyorum kendi kendime.
Hala yıkılmadım ayaktayım TV'nin karşısındayım!
Ve bir sonraki haber var sırada. Simao Sabrosa!
Maç öncesi onun da görüşleri, yayınlanıyor. Bir maç sonunda bir futbolcunun maç öncesi söylediklerinin yayınlanmasına ilk kez tanık oluyorum.
Hırs yapıyorum kapatmıyorum, bir sonraki haber anonsu geliyor. İsmini hatırlamadığım hanımefendi ile 22:00 Bülteni'nde.
Korsan ile savaş devam ediyor diyor. 'Bakın bugün de kaç taraftarımızı rezil ettik' dilerseniz şimdi bir de bunu izleyelim demeye getiriyor.
'Bu zavallı kızcağızın suçu yok ki, sorumluluk haber müdürünün!..' Diyorum içimden. Sonra öğreniyorum ki Haber Müdüresi zaten bu kızcağızmış!
15 yaşında üşümüş bir delikanlı. Beşiktaş maçına gelmiş. Belki Ağrı'dan, belki de Kars'dan. Üşümüş!
Belki de parası maç öncesinde yetmediğinden son çeyrek ekmek parasını maç sonuna saklamış.
Ama üşümüş bir bere alacak. Acar (?) muhabir yaklaşıyor ve saydırmaya başlıyor. 'Utanmıyor musun bunu almaya, burada 5 lira, Kartal Yuvası'nda 15 Lira' diyor.
Arabada 5 Evde 15 misali. Çocuk dumur oluyor. Hem üç misli fark çekiyor, hem de utanmıyor musun diyor. Çocuk korkuyor ve kaçıyor.
Tekrar stüdyoya dönüyoruz.
Hanımfendi, sadece yüz kadrajı ile gururla konuşuyor. Korsan ile savaşımız devam edecek diyor.
Dayanamıyor ve kumandayı mıncıklamaya başlıyorum. Kanallar kendi kendine değişiyor.
Bir anda karşıma FB TV çıkıyor. Selçuk Yula, ilker Yağcıoğlu ve sunucu.
İzlediğim 15 dakika süresince Beşiktaş'ı konuşuyor. Sinsice gülüyorlar, muhtemelen ne yaparız biz bu Beşiktaş'a diyorlar.
Sinirimden gülüyor, koskoca Beşiktaş'ı kimler konuşuyor diyorum.
Teşekkürler yönetim, Peşkeş çektiğiniz kanal ile yay gibi gerildim.
En çok açılmasını isteyen ben, kendimden nefret ettim.
'Taraftarın beklediği BJK TV bu mu?' dedim
Dün gece Beşiktaş'ı Fener TV'den dinledim.
O zaman biz de napıyoruz?
Selçuk Yula'yı BJK TV'ye istiyoruz.
Çünkü daha kötüsü asla olamaz...
Bugün birçok taraftar çok sinirli, hatta bir çoğuna dokunsanız ağlayacak gibi.
Kimi taraftar yönetime, kimisi Schuster'e kimi de futbolcularına yükleniyor.
Böyle günlerde susmak konuşmaktan daha tehlikeli oluyor, çünkü insan sustukça şişiyor.
Ben de dün akşam şişmiş bir şekilde girdim evime.
Bir kaç maç sonu programı izlemek, kendi fikirlerimle konuşulanları örtüştürmek, bir nevi acıyı paylaşarak azaltmak istedim.
Önce maçı yayınlayan Star TV'yi açtım. Beşiktaş defteri çoktan kapanmış, başka bir maç başlamış.
NTV Spor'u zapladım hemen. Eyvah! Basketbol maçı hem de canlı. Ya NTV? Orada da haber programı!
Git gide daha da şişiyorum.
Neredeyse Yenisalihlispor-Batman Petrolspor maçına bile program yapan televizyonlar tarihi hezimetin ardından anlaşmışlar gibi susuyorlar.
Lig TV'yi açalım belki stada canlı bağlantı falan vardır. Nerdeee� Çoktan hafta sonunda yayınlayacakları derbiyi satmaya başlamışlar bile. Lig'e doğru diye.
Elim gitmiyor ama bir de Kanaltürk'e bir bakayım şimdi tam kurtlar sofrasıdır orası, Schuster, yönetim, futbolcular, taraftarlar herkesi kesiyorlardır.
Ahmet Çakar'ı beklerken karşıma bir anda 'Çakal' çıkıyor, hem de 'The jackal'. Başrolde Buruce Willis. Bas baya film başlıyor.
Tam kapatıp yatmaya hazırlanırken aklıma BJK TV geldi. En azından burada bir şeyler vardır dedim. Demez olaydım.
Haber merkezinin içinde birileri mikrofon tutuyor birileri maçı yorumluyor!
Çalışanlar kendi kendileri ile kör ebe oynar gibi röportaj yapıyor. Kızlar Facebook'dan fırlamış gibi, garip pozlar verip en kritik dönemde Beşiktaş'ı konuşuyor.
Sonra bir hanımefendi ile haber bülteni başlıyor, ilk habere pardon 'Hebere' pas atarken sinir sistemim de drop atıyor.
'Şimdi maç öncesine gidiyoruz ve taraftarlarımızın görüşlerini getiriyoruz ekranlarınıza!'
Nasıl yani ya, sakın yapma ! Diyorum ama görüntü çoktan yayında.
Layy layy layy, diye başlıyor taraftarlar. Muhabir soruyor? Kaç atarız, ne olur maç, gibilerinden bir şeyler geveliyor.
Biri iki atarız, diğeri üç atarız diyor. Arka arkaya soruyor muhabir maç öncesinde, ama henüz doğru skoru bulamıyor.
Bir amca 1-0 olsun bize yeter diyor. Hala bilen çıkmadı. Sonra bir abla atlıyor mikrofona 4 olur 4 diyor!
Heh biri bildi valla bravo! Ama tersten biliyor. Olsun bildi ya! Diyorum kendi kendime.
Hala yıkılmadım ayaktayım TV'nin karşısındayım!
Ve bir sonraki haber var sırada. Simao Sabrosa!
Maç öncesi onun da görüşleri, yayınlanıyor. Bir maç sonunda bir futbolcunun maç öncesi söylediklerinin yayınlanmasına ilk kez tanık oluyorum.
Hırs yapıyorum kapatmıyorum, bir sonraki haber anonsu geliyor. İsmini hatırlamadığım hanımefendi ile 22:00 Bülteni'nde.
Korsan ile savaş devam ediyor diyor. 'Bakın bugün de kaç taraftarımızı rezil ettik' dilerseniz şimdi bir de bunu izleyelim demeye getiriyor.
'Bu zavallı kızcağızın suçu yok ki, sorumluluk haber müdürünün!..' Diyorum içimden. Sonra öğreniyorum ki Haber Müdüresi zaten bu kızcağızmış!
15 yaşında üşümüş bir delikanlı. Beşiktaş maçına gelmiş. Belki Ağrı'dan, belki de Kars'dan. Üşümüş!
Belki de parası maç öncesinde yetmediğinden son çeyrek ekmek parasını maç sonuna saklamış.
Ama üşümüş bir bere alacak. Acar (?) muhabir yaklaşıyor ve saydırmaya başlıyor. 'Utanmıyor musun bunu almaya, burada 5 lira, Kartal Yuvası'nda 15 Lira' diyor.
Arabada 5 Evde 15 misali. Çocuk dumur oluyor. Hem üç misli fark çekiyor, hem de utanmıyor musun diyor. Çocuk korkuyor ve kaçıyor.
Tekrar stüdyoya dönüyoruz.
Hanımfendi, sadece yüz kadrajı ile gururla konuşuyor. Korsan ile savaşımız devam edecek diyor.
Dayanamıyor ve kumandayı mıncıklamaya başlıyorum. Kanallar kendi kendine değişiyor.
Bir anda karşıma FB TV çıkıyor. Selçuk Yula, ilker Yağcıoğlu ve sunucu.
İzlediğim 15 dakika süresince Beşiktaş'ı konuşuyor. Sinsice gülüyorlar, muhtemelen ne yaparız biz bu Beşiktaş'a diyorlar.
Sinirimden gülüyor, koskoca Beşiktaş'ı kimler konuşuyor diyorum.
Teşekkürler yönetim, Peşkeş çektiğiniz kanal ile yay gibi gerildim.
En çok açılmasını isteyen ben, kendimden nefret ettim.
'Taraftarın beklediği BJK TV bu mu?' dedim
Dün gece Beşiktaş'ı Fener TV'den dinledim.
O zaman biz de napıyoruz?
Selçuk Yula'yı BJK TV'ye istiyoruz.
Çünkü daha kötüsü asla olamaz...