farkmt2official 1
farkmt2official
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Bvural41 1
Bvural41
berzahx 1
berzahx
mavzermete 1
mavzermete
Hikaye Ekle

Bütün ilişkileri değişti

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TheSpike
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 357

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!


33444917116.jpg


Babası yıllar sonra görüştüklerinde, Defne'ye gösterilen ilgiye çok şaşırıp "Seni herkes tanıyor" demiş. Defne'nin bu tokat gibi cevabıysa bir milat olmuş. Çok farklı bir arkadaşlık başlamış baba ile kızı arasında

"Soğuk bir kış günü İzmir'in o efsane takımı Altay, 3 büyüklerden birini hacamat etmiş. Taraftarlar Alsancak'a yürüyor. Altay'ın kadrosunun en şahane olduğu dönem, 1976-77 yılları... Takımda 3 Mustafa oynuyor, Büyük Mustafa (Denizli), Arap Mustafa ve küçük Mustafa. Ekle yanlarına Tanzer'i, Mithat'ı, Ahmet'i, Zinnur'u, daha sonra Bilal'i... Hele ki Erol (Togay) ve artist gibi Şeref'i... İzmir'e geleni koltuğunun altında birkaç golle memleketlerine yolluyorlar. Altay gururumuz. O zaman her maçtan sonra hedef Cafe Plaza... Biz keyifle içkimizi yudumlarken, sarışın güzel bir kadın içeri giriyor ve bara kuruluyor. Sigarasını masanın üstüne koyuyor. Bizi başıyla selamlayıp, siparişini 'Martini' olarak veriyor. Kendinden emin, gayet rahat ve o zamana pek de uymayan özgür tavrı ilgimizi çekiyor. Arkadaşım 'Kim bu?' diyor sessizce.

DANS İÇİN YARATILMIŞ
Anlatıyorum. Geçenlerde arkadaşlarla Amerikalılara ait NCO Klup'te gördüm onu. Zenci bir Amerikalı ile dans ederken... Adının Hatice olduğunu söylediler. İnan bana Türk kızı olduğunu duyduğumda şok oldum. Hatta gurur duyduğumu söyledim. Adam Amerikalı, hem de zenci. Vücutları sanki dans için yaratılmış. Ee müzik de onların. Ama Hatice? Olmaz böyle dans eden bir Türk kızı. Hafif yanık tenli, dalgalı sarı saçları ile fazla bir kadın. "Çılgın bu" dedim, hayretle. Sanki dans için yaratılmış. Bu manzara sadece Gene Kelly'li, Fred Astaire'li Amerikan filmlerinde olur sanırdım! Bir saatten fazla dans ettiler. Harikuladeydi... Kıvrak iki vücut, gözleri aşk konuşan 2 çift göz. Adam da adam hani, yakışıklı bir zenci. Kibar ve zarif. O da sıradışı bir tip. Bir müddet sonra, Hatice'nin o Amerikalıyla evlendiğini ve bir kız çocuğu dünyaya getirdiğini duymuştum. İşte o kız, geçen hafta aramızdan ayrılan Defne Joy Foster'dır. Deli Hatice'nin kızı. Allah Defne'ye rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Hatice'ye de İlya peygamber sabrı dilerim."

İŞTE O SARIŞIN KADIN...
Yeni Asır yazarlarından Gülengül kardeşimize (Uslu) gelen bir eski İzmir sevdalısı dostunun mektubundan alıntıdır bu satırlar. Yıllardır İsviçre'de yaşayan Atilla Erarslan'ın satırları... İşte şimdi, İstanbul Topağacı'nda, korkunç bir yalnızlığın kurt kapanına kısılmış duran 'bitik' kadın, o güzelim dansın güzelim icracısı sarışın kadındır. Zorlukla nefes alıp, anlatmaya devam ediyor o kadın kızını, Defne'sini... Defne Joy'un annesi soranlara der ki: "Biz aşk sarmaşığı gibiyiz kocamla." Bir yıl sonra 'tek yapraklı" sarmaşığa dönerler çünkü. Eşinin yeni görev yeri Adana İncirlik'te Defne kız doğar. Dünya şirini bu melez bebek acılarla birlikte gelir adeta. Subay baba Steve Foster'ın Türkiye'deki görevi bitmiş, ülkesine, Amerika'ya dönme vakti gelmiştir. Elbette karısı Hatice ve el kadar bebesi Defne'yi de yanına alarak. "Sevinçli bir telaş" içindedir Hatice Foster. Yeni bir kıta yeni bir kent, yeni bir hayat, kolay mı? Vizeler çıkar, uçak biletleri alınır ve 3 kişilik aile gidiş için 'son saymaya' başlar. Lakin beklenmedik bir gelişme olur. Hatice Foster'in annesi 'el koyar duruma.' Kızı Hatice'nin karşısına dikilir ve gürler: "İstediğin her şeyi yaptım bugüne kadar. 5 yaşından beri babasız büyüttüm seni ama hiç hissettirmedim. Şimdi ben de senden bir tek şey istiyorum. Kocandır, senin yerin elbette onun yanıdır. Ama çocuğu götürme. Defnemiz'i burada bırak. Torunum oralara alışamaz, kopar gider bizden, memleketinden. Bırak burada büyüsün, örfümüzü adetimizi öğrensin, sonra alırsınız." Hatice Foster şaşırır, "Olmaz öyle şey" der.

KAÇTIM GELDİM...
Sordum.

- Peki ne oldu işin sonu?
- Ahh Savaş'ım. Anam attı kendini kapının önüne. "Beni çiğnemeden götüremezsin bu çocuğu" dedi. Ağladı, yırttı kendini. Dayanamadım o haline. Kısa süre sonra almak şartıyla biletini de yakıp bıraktık burada Defne'yi.

- Kaç zaman ayrı kaldınız
- 1 yıl kadar.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst