HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
GULLİVER`İN MACERALARI
Gidecekleri yer İngiltere`den çok uzaktır. Denizciler çok yoğun çalışırlar fakat hepsi çok mutludurlar. Günler çok güzeldir. Güneş çok güzel parlıyor. Öğleden sonra kaptan : “ Şuradaki bulutlara bakın.Gökyüzü çok karanlık olacak birazdan, fırtına çıkacak. Dikkatli olun! Çok dikkatli!“ der.Rüzgar çok kuvvetli esiyor ve yağmur çok ağır yağıyor. Bu korkunç bir fırtına... Deniz çok dalgalı… Büyük bir dalga var. Gemi sarsılır ve yuvarlanır. Hepsi tehlike içinde. Denizciler korku içinde kaçışırken gemi ters çevrilir ve gemi batar. Gulliver denize düşer.
Daha sonra Gulliver derin bir uykudan uyanır. Kendini bir sahilde bulur. Doğrulmaya çalışır fakat yapamaz. “Ne oldu bana? Nerdeyim ben?“ der. Elleri ve ayakları bağlanmıştır; hareket edemez. Tüm vücudu halatla bağlanmıştır. Saçları bile bağlanmıştır. Kendini kötü ve mutsuz hisseder. “İmdat!“ diye bağırmaya başlar.
Sonradan üzerinde yüze yakın asker olduğunu fark eder. Onlar çok küçüktür. Ellerinde kılıç ve kalkanları da vardır. Ayrıca bir de kral görür. Fakat o Gulliverin üzerinde değildir. Askerlerin yanında duruyor. Kral sorar : “Kimsin sen?“ “ Niçin buradasın? “ “ Bizim düşmanımız mısın?“ Gulliver cevap verir: “Adım Gulliver. Bir deniz kazası geçirdim. Düşmanınız değilim. Nerdeyim?“ Kral cevap verir: “Burası Lilliput adası. Ben bu ülkenin kralıyım.“ Gulliver kendisini serbest bırakmasını isterler.
Kral onu çözmelerini ister. Askerler onu çözer. Kral Gulliver`e kaleye gelmesini ona yiyecek bir şeyler verileceğini söyler. Gulliver ise teşekkür edip çok aç ve susuz olduğunu söyler. Gulliver kalenin dışında oturur. Çünkü çok büyüktür. Kaleye giremez.
Daha sonra pencerede bir prenses görünür. Prenses Gulliver`e: “Merhaba! Ben prensesim. Sana yiyecek bir şeyler vermek istiyorum. Burada senin için muzlar, elmalar, üzümler ve şeftali var.“ der. Gulliver ise teşekkür ederek içecek bir şeyler ister. Prenses ona içecek bir şeyler vererek nereli olduğunu sorar.
Gulliver ise denizin karşısında şirin ve büyük bir ülkesi olduğunu ülkesinde bir çok ağaç, ırmak ve çeşit çeşit meyvelerle dolu bitkiler olduğunu söyler. Prenses ülkesindeki herkesin kendisi gibi dev olup olmadığını sorar. Gulliver ise ülkesinde herkesin kendisi gibi olduğunu söyledi.
Daha sonra Gulliver Krala ülkesini gezip gezemeyeceğini sorar. Kralsa elbette gezebileceğini fakat sokaklarda evlerin üstünde yürümemesini, insanlara basmamasını, onları öldürüp yaralamamasını ister.
Daha sonra askerler birden bağırdı: “Alarm,alarm!“ İlerde altı gemi görünüyordu. Bayraklarında kafatası ve haç dalgalanıyordu. Onlar korsandılar. Kral: “Oh Tanrım..! Benim hazinem için geliyorlar.“ dedi. Gulliver: “Endişelenmeyin. Yardım edeceğim size“ der. Gulliver karşılarına çıktı ve korsanlar Gulliveri gördü. Dehşete düştüler. Topları ateşlediler. “BOOM BOOM…“ Gulliver bombaları elleriyle yakaladı bunları. Üfleye üfleye uzaklaştırdı gemileri ve büyük bir zafer kazandı.
Aynı gece büyük bir parti yapıldı. Lilliputta herkes mutluydu. Dans edip şarkılar söylediler. Gulliver ülkenin yıldızıydı. Herkes onu çok seviyordu. Ona hediye veriyordu herkes. Gulliverse Lilliput`u oranın insanlarını ve kralı seviyordu. Fakat Gulliver mutsuzdu. Ülkesini özlemişti. Eve gitmek istiyordu. Prenses ona: “Mutsuz görünüyorsun, niçin? Bizi sevmiyor musun yoksa?“ diye sordu. Gulliver: “Sizi çok seviyorum fakat ailemi ve ülkemi özledim. Evime gitmek istiyorum ama gitmek için gemim yok.“der.
Lilliput halkı gece gündüz yoğun bir şekilde gemi yapmak için çalışır. Büyük ağaçlar kesip gemi yapmak için çalıştı. Gulliver de yardım etti onlara. Nihayet bi gemi yaptılar. Gulliver Lilliput halkına teşekkür edip onları çok sevdiğini söyleyip vedalaştıktan sonra güle güle dedi. Gulliver yelkenini uzağa çevirerek uzaklaştı.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 214
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 172
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 32
