Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
MAHMUT CÜDA
Küçük yaşta annesini ve babasını yitiren Mahmud Cüda, 1918 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi'nin (Güzel Sanatlar Akademisi) hazırlık bölü*müne girerek, ilk resim derslerini Hikmet Onat'tan aldı; yarışmalarda başarı elde ederek,okul yönetmeliği uyarınca "asil" öğrenci oldu ve resim eğitimini, İbrahim Çall'nın yanında sürdürdü. 1919 yılından başlayarak Osmanlı Ressamlar Ce*miyeti'nin Galatasaray sergilerine katıldı. Beş yıl süren Akademi eğitimini tamamladıktan sonra, 1923'te Münih'e giderek kuşağının öbür res*samları Ali Çelebi ve Zeki Kocamemi'yle, Hans Hofmann atölyesinde çalıştı. Bir buçuk yıllık bir eğitimden sonra İstanbul'a dönerek yeniden İbrahim Çalh'nın yanma girdi. 1924' te devlet hesabına Avrupa'ya öğren*ci göndermek amacıyla açılan sınavı kazanarak, dört yıl süreyle Paris'te Lucien Simon'un atölyesinde çalıştı. 1928'de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde, Namık İsmail'in ya*nında yardımcı öğretmenlik yapma*ya başlayan Mahmud Cüda, devletin sanatçıyı kollaması ve koruma*sı gerektiğini savunup, toplumun sanat beğenisinin yaygınlaştırılması yolunda çaba göstererek, Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği' nin kurucu üyeleri arasına katıldı (1928). Bu arada görevli bulunduğu Akademi'deki eğitim uygulamalarını eleştiren yazılar yazdı ve Akademi' deki görevinden kendi isteğiyle ayrı*larak, bir yıl kadar Bursa Kız öğret*men Okulu'nda, sonra da Kırklareli'de resim öğretmenliği yaptı. 1931'de, askerliğini yapmak için İstanbul'a döndü.
Askerlik hizmetini tamamlayınca, İstanbul Edebiyat Fakültesi Coğraf*ya Enstitüsü'nde kartograf olarak görev aldı; resim çalışmalarının yanı sıra küçük heykel etütleri gerçekleştirirken, Müstakiller'in grup sergilerine de düzenli olarak katıldı. 1939 yılından başlayarak, yayımcılığını I.H. Baltacıoğlu'nun yaptığı Yeni Adam dergisi için kapak kompozisyonları hazırladı ve 1941'de ikinci kez askere alındı. Bir yıl sonra Türk Ressamlar ve Heykel*traşlar Cemiyeti'nin kurulmasına önayak oldu (bu Cemiyet, ilk ortak sergisini 1943'te Akademi salonla*rında düzenledi). Trabzon'da ve Bit*lis'te resim çalışmaları yaptıktan sonra, 6. Devlet Sergisi'nde ikincilik ödülü kazandı; 1949'da Edirne'den resimler yaptı. Bağlı bulunduğu Ce*miyet kapanınca, onun yerine 1950' de Türk Ressamlar Derneği'ni kur*du; ayrıca serbest sanat kursları düzenledi. 1969'da Coğrafya Ensti*tüsü'ndeki görevinden emekliye ayrılarak, 1973'te Kılavuzun Böylesi ve Bir Bardak Yağmursuyu İçiverin Gitsin adlı eleştiri kitaplarını yayım*ladı; 1978'den başlayarak kişisel sergiler düzenledi.
Küçük yaşta annesini ve babasını yitiren Mahmud Cüda, 1918 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi'nin (Güzel Sanatlar Akademisi) hazırlık bölü*müne girerek, ilk resim derslerini Hikmet Onat'tan aldı; yarışmalarda başarı elde ederek,okul yönetmeliği uyarınca "asil" öğrenci oldu ve resim eğitimini, İbrahim Çall'nın yanında sürdürdü. 1919 yılından başlayarak Osmanlı Ressamlar Ce*miyeti'nin Galatasaray sergilerine katıldı. Beş yıl süren Akademi eğitimini tamamladıktan sonra, 1923'te Münih'e giderek kuşağının öbür res*samları Ali Çelebi ve Zeki Kocamemi'yle, Hans Hofmann atölyesinde çalıştı. Bir buçuk yıllık bir eğitimden sonra İstanbul'a dönerek yeniden İbrahim Çalh'nın yanma girdi. 1924' te devlet hesabına Avrupa'ya öğren*ci göndermek amacıyla açılan sınavı kazanarak, dört yıl süreyle Paris'te Lucien Simon'un atölyesinde çalıştı. 1928'de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde, Namık İsmail'in ya*nında yardımcı öğretmenlik yapma*ya başlayan Mahmud Cüda, devletin sanatçıyı kollaması ve koruma*sı gerektiğini savunup, toplumun sanat beğenisinin yaygınlaştırılması yolunda çaba göstererek, Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği' nin kurucu üyeleri arasına katıldı (1928). Bu arada görevli bulunduğu Akademi'deki eğitim uygulamalarını eleştiren yazılar yazdı ve Akademi' deki görevinden kendi isteğiyle ayrı*larak, bir yıl kadar Bursa Kız öğret*men Okulu'nda, sonra da Kırklareli'de resim öğretmenliği yaptı. 1931'de, askerliğini yapmak için İstanbul'a döndü.
Askerlik hizmetini tamamlayınca, İstanbul Edebiyat Fakültesi Coğraf*ya Enstitüsü'nde kartograf olarak görev aldı; resim çalışmalarının yanı sıra küçük heykel etütleri gerçekleştirirken, Müstakiller'in grup sergilerine de düzenli olarak katıldı. 1939 yılından başlayarak, yayımcılığını I.H. Baltacıoğlu'nun yaptığı Yeni Adam dergisi için kapak kompozisyonları hazırladı ve 1941'de ikinci kez askere alındı. Bir yıl sonra Türk Ressamlar ve Heykel*traşlar Cemiyeti'nin kurulmasına önayak oldu (bu Cemiyet, ilk ortak sergisini 1943'te Akademi salonla*rında düzenledi). Trabzon'da ve Bit*lis'te resim çalışmaları yaptıktan sonra, 6. Devlet Sergisi'nde ikincilik ödülü kazandı; 1949'da Edirne'den resimler yaptı. Bağlı bulunduğu Ce*miyet kapanınca, onun yerine 1950' de Türk Ressamlar Derneği'ni kur*du; ayrıca serbest sanat kursları düzenledi. 1969'da Coğrafya Ensti*tüsü'ndeki görevinden emekliye ayrılarak, 1973'te Kılavuzun Böylesi ve Bir Bardak Yağmursuyu İçiverin Gitsin adlı eleştiri kitaplarını yayım*ladı; 1978'den başlayarak kişisel sergiler düzenledi.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 25
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 37

