- Katılım
- 1 Eyl 2010
- Konular
- 356
- Mesajlar
- 2,759
- Reaksiyon Skoru
- 53
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 9 Ay 11 Gün
- Başarım Puanı
- 135
- MmoLira
- -112
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Vilhelm Radloff
Wilhelm Radloff, (1837 - 1918) Türk Dünyasını türlü yönlerden araştıran yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radlofftur. 1813 Savaşlarına katılmış olan Prusya Ordusu yedek subaylarından ve Berlin şehri polis komiseri Wilhelm Radloffun biricik oğlu olarak 5 Ocak (yeni takvime göre 17 Ocak) 1837de Berlinde doğmuştur.
İlk ve orta tahsilini aynı şehirde yaptıktan sonra, gelirleri mahdut olduğu halde çocuklarının ciddi bir tahsil görmesini isteyen ailesinin teşvikiyle 1854 yılının sonbaharında, Wilhelm henüz 17 yaşında iken Berlin Üniversitesi Felsefe Fakültesine kaydolmuştur.
Lisede iken en çok Alman Edebiyatı ve klasik filoloji hocalarının derslerini sevmiş, bunlardan bilhassa klasik edebiyat öğretmeni ve iyi bir pedogog olan üniversite doçenti Benarinin, Radloffun yetişmesinde mühim rolü olmuştur.
Üniversite hayatının ilk aylarında manevi ilimlerin türlü dallarını denemiş, esas olarak önce ilahiyat tahsil etmek istemişse de, az zaman sonra fikrini değiştirerek filolojide karar kılmıştır. Tahsilinin büyük bir kısmını Berlinda yapmış, iki sömestir Hallede bulunmuş ve doktora sınavını da Jenada vermiştir. (20 Mayıs 1858)
Radloff mukayeseli dilbilgisini kuran ve bilhassa İndocermen dillerinin mukayeseli gramerini yazan F.Boppun son derslerini dinleyebilmiş, dilci ve filozof H.Steinthalin derslerine devam etmiş Jenada A.F.Pottun takririlerini dinlemiştir. Bütün bu genel dersler meyanında Radloff Şark dillerini de merak ederek Berlinda başlıca W.Schottun talebesi olmuştur
Radloffun hocaları arasında W.von Humboldun fikirlerini devam ettirenlerden A.F.Pott ile H. Steinthali görmekteyiz. Fakat bunların fikirleri de sonraları birbirinden ayrılmıştır
..Radloff, üniversite tahsili esnasında H.Steinthalden ziyade A.F.Pottun fikirlerine bağlanarak, önümüzdeki eserinde dil hadiselerini halk psikolojisiyle değil de, insanların ferdi hususiyetleriyle açıklamaya çalışmıştır.
Radloffu şark dillerine meraklandıran hocası, daha sonra A.Castrenden önce linguistik özelliklere dayanarak Türk, Mançu, Moğol, Fin ve kuzeydeki diğer diller arasındaki akrabalığı göstermeye çalışan Wilhelm Schott olmuştur.
Bunlara Abel Rėmusat gibi Tatarische Sprachen adını veren ve sonra da Hochaslatiscih Sprachen tabirini teklif eden W.Schott, 1836da ifade ettiği gibi, yaptığı araştırmanın sağlam bir zemine dayanabilmesi için daha çok çok zamana ihtiyaç olacağını müdrikti.
Böylece Radloff, W.Schottun tesiriyle Orta Asya ve Sibiryanın az tanınmış dillerini kendisine çalışma sahası olarak almış, Türkçe ile birlikte Moğol, Mançu ve Çin dillerini öğrendiği gibi, İbrani, Arap ve Fars derslerine devam etmiştir. Radloff bunları içerisinde bilhassa Mançu Tunguz dilleri üzerinde durarak ilerideki araştırmalarını da bu konu üzerine yöneltmeyi düşünüyordu
Jena Üniversitesine sunduğu Über den Einfluss der Religion auf die Nationalitäten und Sprachen Hochasiens adlı teziyle 20 Mayıs 1858 tarihinde felsefe doktoru payesini kazanıp, halk mektebi öğretmenlerinden birinin kızı olan Pauline-Auguste Fromm ile nişanlandıktan sonra, aynı yıl hocası Wb.Schottun tavsiye mektubu ile Petersburga hareket etti.
1854de Petersburgda açılmış bulunan Vostoçnıy Fakültete (Şark Fakültesine) Kazem-beg Şeyh Tantavi, İ.N Berezin, D.A.Chwolson, V.P Vasilyev ve Popov gibi tanınmış şahsiyetlerin de çağrılmış olması, Radloffun Rusyaya giderek doğu dillerini yerinde öğrenmek hususunu körükleyen hadiselerdendi.
Yakut dili gramerini yazan O.Böhtligk de o zaman Petersburgda yaşıyordu. Bu sıralarda L.vonSchrenk idaresindeki sefer heyeti (1858) Amur civarında bulunuyor, fakat Radloffun da iştirak etmek istediği F.B.Schmidtin doğu seferi heyeti ise bir türlü harekete geçemiyordu.
Bunun üzerine Baron P.Meyendorff ve F.A.Schiefner gibi hamileri 1859 Mayısında (tayin tarihi 14.Mayıs.1859) onu Batı Sibiryada bulunan Barnaul şehrindeki yüksek madencilik mektebine (Barnaulskoye Visşoye Gornoye Uçilişçe) Almanca ve Latince öğretmeni olarak tayin ettirdiler.
İlk anlaşması beş yıl müddetle olup, maaşı senede 1000 ruble idi ve bundan başka, yazın yapacağı geziler için her yıl ayrıca 700 rublelik tahsisat ayrılmıştı.
İşte W.Radloffun ilmi faaliyeti esas bundan sonra başlar. Barnaula gelirken henüz 22 yaşında olduğu halde, kafasında ne muazzam planlar taşıdığını sonraki senelerde yaptığı çalışmalarla ispat etti.
Radloff Sibiryada 1859dan 1871e kadar 12 yıl kalmış, kışın öğretmenlik yapmış, yazları da dil, etnografya ve tarih malzemesi toplamak üzere Sibirya ve Türkistanda yaşayan türlü Türk boyları arasında seyahat etmiştir.
Radloff bu zaman içinde (Kuznetsk havalisi madencilik müfettişi Frezenin daveti üzerine 1859da yaptığı ilk kısa gezi müstesna), ilk defa 1860 yazında ve son defa da 1870de olmak üzere on defa seyahat etmiş, ancak 1864de kesilen tahsisatı yeniden temin etmek maksadıyla Petersburga gitmek zorunda kaldığından gezisini tatbik edememiştir.
Frezenin daveti üzerine yaptığı kısa gezisinden Barnaula döndüğü zaman, tesadüfen orada bulunan Tomsk Valisi Ozerskiyi ziyarete gelmiş olan Altay Türkleri mümessillerinden ibaret bir heyetle karşılaştı ve onun başkanından, kendisine söze usta birini öğretmen olarak göndermesini rica etti. Radloff, kısa zaman içinde gelen Yakob adlı bu öğretmenle bütün yaz ve kış çalışarak Altay ağzını öğrendi ve 1860da başlayacak gezisine hazırlandı.
1860-1863 yılları yazında Altaylı, Soyon, Kazak-Kırgız, İli ve Abakan Türklerini ziyaret ederek onların dilleri üzerine ve bundan başka Rus-Moğol ticareti hakkında da malzeme topladı. 1860 yazında Berlinden yeni gelmiş olan karısının veöğretmen Yakobun iştirakiyle yaptığı ilk gezi esnasında, 1843-1865 yıllarında misyoner Landışev ile tanışarak sonra onu kendisine öğretmen ve anmaraş edindi ve onun hayatını Proben der Volksliteraturun 1.cildinde yayımlayarak ebedileştirdi.
1864de tahsisatı yenilemek maksadıyla Petersburga gidince, P.Meyendorff ölmüş olduğundan başka hamiler aramak icabetti. Akademi üyesi Ber, onu saray nedimesi Fräulein Editha von Rahdene takdim etmek suretiyle, bu yolda ona yeni imkanlar açtı. Radloff, E.von Rahdenin salonunda o zamanki Rusyanın birçok münevver şahsiyetleriyle tanışmak fırsatına nail oldu. Saray nedimesi onu büyük prenses Elena Pavlovnaya takdim etti, bu suretle tahsisat işi çabuk halledildi. Oradan Berlin ve Tirole seyahat ederek dinlendi ve yeni kuvvetle Barnaula döndü.
Radloff bu gezileri esnasında her şeyden evvel Türk boylarının dil ve halk edebiyatına ve bu meyanda halk bilgisi, arkeoloji, coğrafya, istatistik ve ekonomi sahasına ait malzeme topladı. Barnaulda kaldığı müddet zarfında hepsi 20 adet eser neşretmekle beraber, ilk beş senede malzemesini tasnifle uğraştığından, bu müddet içinde yayınladıkları birkaç makale ile seyahati hakkındaki raporlara inhisar etmiştir. Proben der Volksliteratur der Turkischen Stämme Türk boylarının halk edebiyatı denemeleri) gibi büyük eserleri ancak 1866dan sonra çıkmaya başlamıştır (1.bölümün metin ve tercümesi 1866; 2. ve 3. bölümleri 1868 ve 1870). Bunlar ilim dünyasında geniş bir ilgiyle karşılanmış ve Dorpat Üniversitesi Radloffa bu eserleri yüzünden fahri doktor ünvanını tevcih etmiştir. Honoris causa pro maxima intelligentia orlentalium.)
Radloff, 1871 yılının ilk aylarında Barnauldan ayrıldı ve yol üzerinde Kazandan geçerken birkaç gün tanınmış Rus misyoneri N.İ.İlminskiynin (1822-1891) evinde misafir kaldı. 15 yol Kazan ve Mısır medreselerinde tahsil etmiş olan ve Kazandaki Rus İlahiyat Akademisinde profesörlük yapan İlminskiy, İdil boyu Türklerini çok iyi tanıyor, bir yerliden farksız Türkçe konuşuyor ve buradaki Türk boyları arasında Hıristiyanlığı yaymak için canla başla çalışıyordu.
O zamanki Kazan Maarif Müdürü Şestakov, İlminskiynin evinde Radloff ile tanışarak, ona, İdil boyu Müslüman mektepleri müfettişliği vazifesini teklif etti. Bu iş, zorla Hıristiyanlaştırılmış Mazanlılara (Kreşinlere) ait mektepleri idare eden İlminskiynin faaliyetine paralel bir çalışma teşkil edecekti.
Esas itibariyle bunu kabul eden Radloff, plan üzerinde etraflıca konuştuktan sonra Petersburga gitti. Şestakov da meseleyi Maarif Nazırı Graf D.A.Tolstoya (1823-1889) arz etti. Radloff, Prens Konstantin Nikolayeviç vasıtasıyla bu işin devlet şûrasında sıradışı görüşümesini teklif etti ve halk mektepleri üzerinde araştırma yapmak maksadıyla, Rus maarif nezaretinin emri altında tekrar Batı Avrupaya gitti. Radloff Berlinde Rus maarif nazırı Tolstoy tarafından tertiplenen bir ziyafette, nazırın daveti üzerine, azınlık milletlerin mektepleri hakkında bir konuşma yaptı.
1872de Müslüman mektepleri meselesi müspet olarak çözüldü ve böylece Radloff, Kazan bölgesi Tatar, Başkurt ve Kazak mektepleri müfettişliğine tayin edildi. O zaman Rusyada Ruslardan başka milletlerin (Rus tabiriyle azınlık milletlerin) devlet tarafından idare edilen mektepleri yoktu. Türk-Tatar medreselerine, mahalli idare veya yerli zengin şahıslar tarafından bakılıyordu.
Misyoner mektepleri iç işleri vekaletine bağlı olup, maarif nazırlığı, ezilmiş milletlerin aydınlanma ve terbiyesine karşı cephe almıştı. Bundan başka, dini taassubun tesiri ve Ruslaşma korkusu yüzünden, Türk ahali kendisi de kısmen yeni usul mekteplere muhalif bulunuyordu. Bu yüzden Radloff, muallim mektepleri açmakla işe başladı. Kazan muallim mektebi ancak 12.Kasım.1876da açılabildi.
Muallimlerin bir kısmı başta Ruslardan ibaretti. Önce muallim olarak Kazanlı Türklerden ancak birkaç kişi celbedilebilmiştir ki, bunlar Veteriner Teregul (tabii ilimler için), Kazan Üniversitesi okutmanlarından Ahmer idi. Bundan başka Radloff meşhur Kazan tarihçisi Şehab ed-Din Mercanî ile de yakından tanışmış ve onun eserleri hakkında batı dünyasına bilgi vermiştir.
Mercanî, Kazan arkeoloji cemiyetine üye olan ilk imamdır ve sonraları Kazanda Radloff tarafından açılan muallim mektebinde o da öğretmenlik yaparak İslam dini bilgisi ve tarih okutmuştur. Radloff, Kazan muallim mektebinde bilhassa tabii ilimler terdisatına önem veriyordu. İlk yıllarda buraya alınan talebeler çocuklardan değil de yetişmiş imam namzetlerinden ibaretti ve halkın şüphesini gidermek için, mektebe alınırken dini mevzulardan iyice imtihan ediliyorlardı.
Radloff, bu meyanda Müslüman kızları için de bir ilk mektep açmak istiyordu. Fakat önce hiçbir İslam kadını böyle bir mektepte muallimlik yapmayı kabul etmedi. Kızlar mektebi nihayet tahsilli bir kadının evinde açılabildiyse de, bu ilk deneme çok yaşamadı ve talebe azlığı sebep gösterilerek Rus Hükümeti tarafından kapattırıldı. (İlk senede 4 ikinci yıl 8 talebesi vardı.)
Radloff, eskimiş camilerin tamiri sırasında, Rus Hükümeti tarafından bu gibi camilerin yanında bir Rus mektebi açılmasının şart konmasına da şiddetle karşı geldi ve bu şartın, Rus mektebi yerine Müslüman mektebi açılması şeklinde değiştirilmesini talep etti. O, iki taraftan da engellerle karşılaşıyordu. Rus Hükümeti yerli halkın uyanmasını istemiyor, Müslüman ahali ise Radloffa Rus misyoner teşkilatının bir mümessili olarak bakıyordu. Bazı mütaassıp Tatarlardan rüşvet alan Rus polisi, eski zihniyetli Müslümanlarla bir olarak Radloffa karşı çalışıyordu.
Fakat bu gibi tatsız hadiseler geçici oldu. Birkaç yıl içinde İdil boyu Türkleri arasında ve az sonra Rusya içerisindeki bütün diğer Türk ülkelerinde de geniş bir medeni kalkınma gözüküyordu. Bu yolda her hareketin Radloffun tesiriyle açıklanması doğru olmamakla beraber denebilir ki, onun tarafından girişilen faaliyet, Rusya içerisindeki Türk halklarının uyanma hareketini çabuklaştırmaya hiç şüphesiz yardım etmiştir. Türkler arasında basım ve kitabevleri, gazete ve mecmualar ve yayımlanan eserlerin sayısı gün geçtikçe arttı ve 1905de geniş kalkınma halini aldı. Muallim birlikleri tedris usulü için yeni cereyanlar (usulü ceditçilik), Müslüman kadın birlikleri ve nihayet bütün bunların bir neticesi olarak muhtariyet veya Rusyadan ayrılmak için tam istiklal hareketleri meydana geldi.
Radloff Kazanda 1872den 1884e kadar 12 yıl kaldı ve bu esnada bilhassa pedagoji, felsefe ve genel linguistik problemleriyle uğraştı. Bu zaman içinde irili ufaklı 11 kadar eser yayımladı ki, en mühimleri şunlardı: Uçebnik nemetskago yazıyka (Almanca derslik), Proben der Volksliteraturun 4.bölümü (metin ve tercüme), Bilik (Kazan lehçesinde okuma kitabı), Grammatika russkago yazıyka (Tatarlar için Rusça gramer), Phonetik der nördlichen Türk-Sprachen v.s. Bu meyanda Aus Sibirien adlı eserini taba hazırladı ve Koman dili üzerine de bir makale yazdı.
Radloff Petersburgta
1881de Berlinde toplanan müsteşrikler kongresine iştirak ettikten sonra Radloff 1884de Kazandaki vazifesinden ayrıldı ve 47 yaşında iken 25 yıllık bir ilmi çalışmasına istinaden Petersburg İlimler Akademisinin Tarih ve Eski Eserler kısmına üye seçildi ve oraya gidip yerleşti. Bu suretle kendisini büsbütün ilme vermek imkanını kazanmış oldu.
Aynı yıl Kudatku Bilik (Kutadgu Bilig)in nüshasını tetkik etmek üzere Viyanaya, 1886da Kırıma, 1887de Batı Karamlarına seyahat etti, 1891de Petersburg Akademisi tarafından Orhon Bölgesinin arkeolojik tetkiki için tertiplenen heyetin başında bulundu, 1898de yine aynı müessese tarafından tertiplenen bir heyetle Turfana ve 1907de etnografya müzelerini tetkik etmek amacıyla Batı Avrupaya gitti.
Romada toplanan 12. Milletlerarası Şarkiyatçılar Kongresinde (1899) Radloffun teklifiyle, merkezi Petersburgda olmak üzere Assosiation Internationale pour Iexploration archėologique et linguistique de IAsie Centrale et de IExtrėme Orient adı altında bir cemiyetin kurulmasına karar verildi ve bu iş Hamburgda toplanan 13.. kongrede (1902) tekrar konuşularak tasdik edildi.
Radloff, Rus akademisindeki çalışmasıyla aynı zamanda daha şu vazifeleri de görüyordu: a) Rus arkeoloji cemiyetinin şarkiyat bölümü neşriyatının (Trudıy Vostoçn. Otdeleniya Imp. Russk, Arch. Obşçestva) tahrir heyetinde azalık, b) Yine aynı müessesenin etnografya bölümünde azalık, c) Sibiryayı araştırma cemiyeti başkanlığı, d) Petersburgda yapılacak Budist mabedi inşa komisyonu başkanlığı ve e) 20 Ocak 1894de ölen Schrenkin yerine 16 Mart 1894den başlayarak akademinin etnografya müzesi müdürlüğü.
Radloffun Petersburgda yayımlanan eserlerinin sayısı 100e yakındır. O burada çalışmasını modern ağızlara tahsis ettirmeyip, orta devir Türkçesi ile eski Türkçe üzerinde de büyük işler başarmıştır.
Modern lehçelerle ilgili en mühim eseri olan Proben der Volksliteratur un son 10 cildi, Petersburgda bulunduğu zaman yayımlanmıştır. 1859da Barnaula yerleşerek metin toplamayabaşladığı zaman, ikinci büyük eseri olan Versuch Wörterbuches der Türk Dialecte (Türk ağızları için sözlük denemesi)nin planını da kurmuştu. Fakat bunun ikide bir eklemelerle tamamlanması icabettiğinden, ilk fasikülü çıkıncaya kadar (1888) aradan 29 yıl geçti. Nihayet bu lûgat, her altı fasikülü bir cilt teşkil etmek üzere 26 fasikül ve 4 cilt halinde (hepsi 8161 sütun +256 sayfa) 1911de tamamlanabildi.
1887de Das Türkische Sprachmaterial des Codex Comanicusu ve 1890, 91, 1900, 1910 yıllarında 4 cilt halinde Kudatku Bilikin metin ve tercümesini neşretti. Bundan başka Anadoludaki Selçuk metinleriyle de ilgileniyordu.
Onun eski Türkçe üzerindeki çalışma ve eserlerine gelince, bu mesele başlıbaşına bir tarihtir. Çin kaynaklarıyla Alâ ed-Din Cüveynî gibi bazı İslam yazarları istisna edilirse, Avrupalılar, eski Türk yazıtlarının ancak 18.yüzyılın ikinci yarısında farkına varmışlardır. Bunlardan ilk bahseden kimseler Hollandalı N.C.Wiytsen, (1641-1717) Çar 1.Petro (1672-1725) zamanında yaşamış S.U.Remezov adlı bir Rus memuru ve Poltava Savaşında (1709) Ruslara esir düşerek Sibiryaya sürülen İsveçli subaylardan Strahlenberg (1726-1730) olmuştur
Radloffun henüz okunmamış olan bu yazıtları araştırmak maksadıyla 1891de Petersburg Akademisi tarafından tertiplenen bir sefer heyetinin başında Orhon Bölgesine gitti. Bu heyette ondan başka Sçegolev, Klementz, Dubin Yadrintsev ve Levin gibi bilginler de vardı. Radloff önce bu gezi hakkında bir önhaber ( 1892-93) yayımlandı ve toplanan mazemeyi iki seri halinde neşre başladı
Yenisey ve Orhon yazıtları hakkındaki Fin neşriyatına (1889-1892) ve Radloff tarafından yayımlanan atlasa dayanarak (1892, 93, 96, 99), Danimarkalı dil bilgini Vilhelm Thomsen de, Radloff ile yarış halinde bu yazıtların alfabesini çözmek için çalışıyordu. Thomsen 25 Kasım 1893 tarihinde eski Türk yazıtlarında kullanılan alfabenin sırlarını tamamıyla çözmeye muvaffak oldu ve araştırmalarının neticesini bir mektupla Radloffa bildirdi. Bu keşifle ilgili Dėchiffrement de In******ions de IOrkhon et de IIėnissėi, 1894 adlı 15 sayfalık broşürünü 15 Aralık 1893te Danimarka Akademisine sundu ve çözümünü gösteren bir listeyi Radloffa da yolladı.
Bu sırada Radloff da 11 kadar işareti çözmüş olmakla beraber, bütün metni ancak 1894da Thomsenin anahtarını kullanmak suretiyle okuyabildi ve ilk denemesini Die alt-türkischen Inschriften der Mongolei I.Das Denkmal zu Ehren des Pirnzen Kül Tegin adı altında 1894 kasımında 35 sayfalık bir broşür halinde ancak 50 nüsha bastırarak meslektaşları arasında dağıttı.
Kısa zaman içerisinde üç fasikül halinde (Mart 1894, Mayıs 1894, Ekim 1895) Koşo Tsaydam yazıtlarını da neşretti ve bunları sonradan bir cilt halinde birleştirerek tekrar yayımladı. 1897de bu eserlerin Neue Folge (yeni serisi) aynı yılın aralığında Radloff ve Melioranskiy tarafından hazırlanmış Rusça tercümesi ve nihayet 1899 martında Tonyukuk yazıtlarının Zweite Folge (ikinci serisi) neşredildi.
Radloff, Uygurca el yazma metinler üzerinde ancak 1898den sonra çalışmaya başladı. Bir yıl sonra Altuigursche Sprachproben aus Turfan, 1906da A.Grünwedelin seferinde bulunan Uygurca metinler ile Ein uigurischer Text aus dem XII. Jh., 1909da Cuastuanit, Buss gebet der Manichäer 1909-1912de altı kitap halinde Alttürkische Studien ile Uygurskie Fragmenti 1911de Kuan-şi-im Pusar ve 1913de Suvarnaprabbasanın metnini neşretti, Radloffun ölümünden sonra Malov 1928de Uigursche Sprachdenkmäler adı altında bir cilt halinde diğer metinleri ve 1930 yılında Suvarnaprabbasanın yine Radloff tarafından yapılmış olan tarcümesini yayımladı
... Fakat onun hususi hayatı hakkında kaynaklardan pek çok bilgi edinmek mümkün değildir. Şternbergin makalesinden öğrendiğimize göre, Almanyadaki 1848 isyanları küzüklüğünde Radloffa büyük tesir yapmıştır. Radloff, hayatı müddetince filoloji ile birlikte bilhassa felsefe ve kalisek edebiyatı da sevmiştir.
Halen Seattlede bulunan Prof. Dr. N.Popenin bana yazdığına nazaran, Radloffun ölümünden sonra karısı Berline dönmüş ve birkaç yıl sonra aynı şehirde ölmüş, biricik oğulları Aleksander ise 1930 sıralarında Pariste mide kanserinden vefat etmiştir. Ayrıca Radloffun iki kız çocuğu vardı.
Friedrich Wilhelm Radloff kendisi 29 Nisan (yeni takvime göre 12 Mayıs) 1918 günü Petersurgda hayata gözlerini kapamıştır.
Radloffun ölümünden sonra kurulan Dadlovdkiy krujok (Radloff Birliği) Bartholdun reisliği altında her ay toplanarak yıllarca ilim çalışmasını devam ettirmiştir. 1930 yılında Bartholdun ölümünden sonra bu işi A.Nsamoyloviç idare etmiş, fakat 1937de bu birlik dağıtılarak Samoyloviç öldürülmüş ve Radloffun da Alman casusu olduğu ileri sürülerek adının eserlerde anılması yasak edilmiştir. Son yıllarda onun adı (1953) ilmi eserlerde yine gözükmeye başlamıştır.
(W.Radloff, Sibiryadan 1.Cilt, XIII-XXVII)
Wilhelm Radloff, (1837 - 1918) Türk Dünyasını türlü yönlerden araştıran yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radlofftur. 1813 Savaşlarına katılmış olan Prusya Ordusu yedek subaylarından ve Berlin şehri polis komiseri Wilhelm Radloffun biricik oğlu olarak 5 Ocak (yeni takvime göre 17 Ocak) 1837de Berlinde doğmuştur.
İlk ve orta tahsilini aynı şehirde yaptıktan sonra, gelirleri mahdut olduğu halde çocuklarının ciddi bir tahsil görmesini isteyen ailesinin teşvikiyle 1854 yılının sonbaharında, Wilhelm henüz 17 yaşında iken Berlin Üniversitesi Felsefe Fakültesine kaydolmuştur.
Lisede iken en çok Alman Edebiyatı ve klasik filoloji hocalarının derslerini sevmiş, bunlardan bilhassa klasik edebiyat öğretmeni ve iyi bir pedogog olan üniversite doçenti Benarinin, Radloffun yetişmesinde mühim rolü olmuştur.
Üniversite hayatının ilk aylarında manevi ilimlerin türlü dallarını denemiş, esas olarak önce ilahiyat tahsil etmek istemişse de, az zaman sonra fikrini değiştirerek filolojide karar kılmıştır. Tahsilinin büyük bir kısmını Berlinda yapmış, iki sömestir Hallede bulunmuş ve doktora sınavını da Jenada vermiştir. (20 Mayıs 1858)
Radloff mukayeseli dilbilgisini kuran ve bilhassa İndocermen dillerinin mukayeseli gramerini yazan F.Boppun son derslerini dinleyebilmiş, dilci ve filozof H.Steinthalin derslerine devam etmiş Jenada A.F.Pottun takririlerini dinlemiştir. Bütün bu genel dersler meyanında Radloff Şark dillerini de merak ederek Berlinda başlıca W.Schottun talebesi olmuştur
Radloffun hocaları arasında W.von Humboldun fikirlerini devam ettirenlerden A.F.Pott ile H. Steinthali görmekteyiz. Fakat bunların fikirleri de sonraları birbirinden ayrılmıştır
..Radloff, üniversite tahsili esnasında H.Steinthalden ziyade A.F.Pottun fikirlerine bağlanarak, önümüzdeki eserinde dil hadiselerini halk psikolojisiyle değil de, insanların ferdi hususiyetleriyle açıklamaya çalışmıştır.
Radloffu şark dillerine meraklandıran hocası, daha sonra A.Castrenden önce linguistik özelliklere dayanarak Türk, Mançu, Moğol, Fin ve kuzeydeki diğer diller arasındaki akrabalığı göstermeye çalışan Wilhelm Schott olmuştur.
Bunlara Abel Rėmusat gibi Tatarische Sprachen adını veren ve sonra da Hochaslatiscih Sprachen tabirini teklif eden W.Schott, 1836da ifade ettiği gibi, yaptığı araştırmanın sağlam bir zemine dayanabilmesi için daha çok çok zamana ihtiyaç olacağını müdrikti.
Böylece Radloff, W.Schottun tesiriyle Orta Asya ve Sibiryanın az tanınmış dillerini kendisine çalışma sahası olarak almış, Türkçe ile birlikte Moğol, Mançu ve Çin dillerini öğrendiği gibi, İbrani, Arap ve Fars derslerine devam etmiştir. Radloff bunları içerisinde bilhassa Mançu Tunguz dilleri üzerinde durarak ilerideki araştırmalarını da bu konu üzerine yöneltmeyi düşünüyordu
Jena Üniversitesine sunduğu Über den Einfluss der Religion auf die Nationalitäten und Sprachen Hochasiens adlı teziyle 20 Mayıs 1858 tarihinde felsefe doktoru payesini kazanıp, halk mektebi öğretmenlerinden birinin kızı olan Pauline-Auguste Fromm ile nişanlandıktan sonra, aynı yıl hocası Wb.Schottun tavsiye mektubu ile Petersburga hareket etti.
1854de Petersburgda açılmış bulunan Vostoçnıy Fakültete (Şark Fakültesine) Kazem-beg Şeyh Tantavi, İ.N Berezin, D.A.Chwolson, V.P Vasilyev ve Popov gibi tanınmış şahsiyetlerin de çağrılmış olması, Radloffun Rusyaya giderek doğu dillerini yerinde öğrenmek hususunu körükleyen hadiselerdendi.
Yakut dili gramerini yazan O.Böhtligk de o zaman Petersburgda yaşıyordu. Bu sıralarda L.vonSchrenk idaresindeki sefer heyeti (1858) Amur civarında bulunuyor, fakat Radloffun da iştirak etmek istediği F.B.Schmidtin doğu seferi heyeti ise bir türlü harekete geçemiyordu.
Bunun üzerine Baron P.Meyendorff ve F.A.Schiefner gibi hamileri 1859 Mayısında (tayin tarihi 14.Mayıs.1859) onu Batı Sibiryada bulunan Barnaul şehrindeki yüksek madencilik mektebine (Barnaulskoye Visşoye Gornoye Uçilişçe) Almanca ve Latince öğretmeni olarak tayin ettirdiler.
İlk anlaşması beş yıl müddetle olup, maaşı senede 1000 ruble idi ve bundan başka, yazın yapacağı geziler için her yıl ayrıca 700 rublelik tahsisat ayrılmıştı.
İşte W.Radloffun ilmi faaliyeti esas bundan sonra başlar. Barnaula gelirken henüz 22 yaşında olduğu halde, kafasında ne muazzam planlar taşıdığını sonraki senelerde yaptığı çalışmalarla ispat etti.
Radloff Sibiryada 1859dan 1871e kadar 12 yıl kalmış, kışın öğretmenlik yapmış, yazları da dil, etnografya ve tarih malzemesi toplamak üzere Sibirya ve Türkistanda yaşayan türlü Türk boyları arasında seyahat etmiştir.
Radloff bu zaman içinde (Kuznetsk havalisi madencilik müfettişi Frezenin daveti üzerine 1859da yaptığı ilk kısa gezi müstesna), ilk defa 1860 yazında ve son defa da 1870de olmak üzere on defa seyahat etmiş, ancak 1864de kesilen tahsisatı yeniden temin etmek maksadıyla Petersburga gitmek zorunda kaldığından gezisini tatbik edememiştir.
Frezenin daveti üzerine yaptığı kısa gezisinden Barnaula döndüğü zaman, tesadüfen orada bulunan Tomsk Valisi Ozerskiyi ziyarete gelmiş olan Altay Türkleri mümessillerinden ibaret bir heyetle karşılaştı ve onun başkanından, kendisine söze usta birini öğretmen olarak göndermesini rica etti. Radloff, kısa zaman içinde gelen Yakob adlı bu öğretmenle bütün yaz ve kış çalışarak Altay ağzını öğrendi ve 1860da başlayacak gezisine hazırlandı.
1860-1863 yılları yazında Altaylı, Soyon, Kazak-Kırgız, İli ve Abakan Türklerini ziyaret ederek onların dilleri üzerine ve bundan başka Rus-Moğol ticareti hakkında da malzeme topladı. 1860 yazında Berlinden yeni gelmiş olan karısının veöğretmen Yakobun iştirakiyle yaptığı ilk gezi esnasında, 1843-1865 yıllarında misyoner Landışev ile tanışarak sonra onu kendisine öğretmen ve anmaraş edindi ve onun hayatını Proben der Volksliteraturun 1.cildinde yayımlayarak ebedileştirdi.
1864de tahsisatı yenilemek maksadıyla Petersburga gidince, P.Meyendorff ölmüş olduğundan başka hamiler aramak icabetti. Akademi üyesi Ber, onu saray nedimesi Fräulein Editha von Rahdene takdim etmek suretiyle, bu yolda ona yeni imkanlar açtı. Radloff, E.von Rahdenin salonunda o zamanki Rusyanın birçok münevver şahsiyetleriyle tanışmak fırsatına nail oldu. Saray nedimesi onu büyük prenses Elena Pavlovnaya takdim etti, bu suretle tahsisat işi çabuk halledildi. Oradan Berlin ve Tirole seyahat ederek dinlendi ve yeni kuvvetle Barnaula döndü.
Radloff bu gezileri esnasında her şeyden evvel Türk boylarının dil ve halk edebiyatına ve bu meyanda halk bilgisi, arkeoloji, coğrafya, istatistik ve ekonomi sahasına ait malzeme topladı. Barnaulda kaldığı müddet zarfında hepsi 20 adet eser neşretmekle beraber, ilk beş senede malzemesini tasnifle uğraştığından, bu müddet içinde yayınladıkları birkaç makale ile seyahati hakkındaki raporlara inhisar etmiştir. Proben der Volksliteratur der Turkischen Stämme Türk boylarının halk edebiyatı denemeleri) gibi büyük eserleri ancak 1866dan sonra çıkmaya başlamıştır (1.bölümün metin ve tercümesi 1866; 2. ve 3. bölümleri 1868 ve 1870). Bunlar ilim dünyasında geniş bir ilgiyle karşılanmış ve Dorpat Üniversitesi Radloffa bu eserleri yüzünden fahri doktor ünvanını tevcih etmiştir. Honoris causa pro maxima intelligentia orlentalium.)
Radloff, 1871 yılının ilk aylarında Barnauldan ayrıldı ve yol üzerinde Kazandan geçerken birkaç gün tanınmış Rus misyoneri N.İ.İlminskiynin (1822-1891) evinde misafir kaldı. 15 yol Kazan ve Mısır medreselerinde tahsil etmiş olan ve Kazandaki Rus İlahiyat Akademisinde profesörlük yapan İlminskiy, İdil boyu Türklerini çok iyi tanıyor, bir yerliden farksız Türkçe konuşuyor ve buradaki Türk boyları arasında Hıristiyanlığı yaymak için canla başla çalışıyordu.
O zamanki Kazan Maarif Müdürü Şestakov, İlminskiynin evinde Radloff ile tanışarak, ona, İdil boyu Müslüman mektepleri müfettişliği vazifesini teklif etti. Bu iş, zorla Hıristiyanlaştırılmış Mazanlılara (Kreşinlere) ait mektepleri idare eden İlminskiynin faaliyetine paralel bir çalışma teşkil edecekti.
Esas itibariyle bunu kabul eden Radloff, plan üzerinde etraflıca konuştuktan sonra Petersburga gitti. Şestakov da meseleyi Maarif Nazırı Graf D.A.Tolstoya (1823-1889) arz etti. Radloff, Prens Konstantin Nikolayeviç vasıtasıyla bu işin devlet şûrasında sıradışı görüşümesini teklif etti ve halk mektepleri üzerinde araştırma yapmak maksadıyla, Rus maarif nezaretinin emri altında tekrar Batı Avrupaya gitti. Radloff Berlinde Rus maarif nazırı Tolstoy tarafından tertiplenen bir ziyafette, nazırın daveti üzerine, azınlık milletlerin mektepleri hakkında bir konuşma yaptı.
1872de Müslüman mektepleri meselesi müspet olarak çözüldü ve böylece Radloff, Kazan bölgesi Tatar, Başkurt ve Kazak mektepleri müfettişliğine tayin edildi. O zaman Rusyada Ruslardan başka milletlerin (Rus tabiriyle azınlık milletlerin) devlet tarafından idare edilen mektepleri yoktu. Türk-Tatar medreselerine, mahalli idare veya yerli zengin şahıslar tarafından bakılıyordu.
Misyoner mektepleri iç işleri vekaletine bağlı olup, maarif nazırlığı, ezilmiş milletlerin aydınlanma ve terbiyesine karşı cephe almıştı. Bundan başka, dini taassubun tesiri ve Ruslaşma korkusu yüzünden, Türk ahali kendisi de kısmen yeni usul mekteplere muhalif bulunuyordu. Bu yüzden Radloff, muallim mektepleri açmakla işe başladı. Kazan muallim mektebi ancak 12.Kasım.1876da açılabildi.
Muallimlerin bir kısmı başta Ruslardan ibaretti. Önce muallim olarak Kazanlı Türklerden ancak birkaç kişi celbedilebilmiştir ki, bunlar Veteriner Teregul (tabii ilimler için), Kazan Üniversitesi okutmanlarından Ahmer idi. Bundan başka Radloff meşhur Kazan tarihçisi Şehab ed-Din Mercanî ile de yakından tanışmış ve onun eserleri hakkında batı dünyasına bilgi vermiştir.
Mercanî, Kazan arkeoloji cemiyetine üye olan ilk imamdır ve sonraları Kazanda Radloff tarafından açılan muallim mektebinde o da öğretmenlik yaparak İslam dini bilgisi ve tarih okutmuştur. Radloff, Kazan muallim mektebinde bilhassa tabii ilimler terdisatına önem veriyordu. İlk yıllarda buraya alınan talebeler çocuklardan değil de yetişmiş imam namzetlerinden ibaretti ve halkın şüphesini gidermek için, mektebe alınırken dini mevzulardan iyice imtihan ediliyorlardı.
Radloff, bu meyanda Müslüman kızları için de bir ilk mektep açmak istiyordu. Fakat önce hiçbir İslam kadını böyle bir mektepte muallimlik yapmayı kabul etmedi. Kızlar mektebi nihayet tahsilli bir kadının evinde açılabildiyse de, bu ilk deneme çok yaşamadı ve talebe azlığı sebep gösterilerek Rus Hükümeti tarafından kapattırıldı. (İlk senede 4 ikinci yıl 8 talebesi vardı.)
Radloff, eskimiş camilerin tamiri sırasında, Rus Hükümeti tarafından bu gibi camilerin yanında bir Rus mektebi açılmasının şart konmasına da şiddetle karşı geldi ve bu şartın, Rus mektebi yerine Müslüman mektebi açılması şeklinde değiştirilmesini talep etti. O, iki taraftan da engellerle karşılaşıyordu. Rus Hükümeti yerli halkın uyanmasını istemiyor, Müslüman ahali ise Radloffa Rus misyoner teşkilatının bir mümessili olarak bakıyordu. Bazı mütaassıp Tatarlardan rüşvet alan Rus polisi, eski zihniyetli Müslümanlarla bir olarak Radloffa karşı çalışıyordu.
Fakat bu gibi tatsız hadiseler geçici oldu. Birkaç yıl içinde İdil boyu Türkleri arasında ve az sonra Rusya içerisindeki bütün diğer Türk ülkelerinde de geniş bir medeni kalkınma gözüküyordu. Bu yolda her hareketin Radloffun tesiriyle açıklanması doğru olmamakla beraber denebilir ki, onun tarafından girişilen faaliyet, Rusya içerisindeki Türk halklarının uyanma hareketini çabuklaştırmaya hiç şüphesiz yardım etmiştir. Türkler arasında basım ve kitabevleri, gazete ve mecmualar ve yayımlanan eserlerin sayısı gün geçtikçe arttı ve 1905de geniş kalkınma halini aldı. Muallim birlikleri tedris usulü için yeni cereyanlar (usulü ceditçilik), Müslüman kadın birlikleri ve nihayet bütün bunların bir neticesi olarak muhtariyet veya Rusyadan ayrılmak için tam istiklal hareketleri meydana geldi.
Radloff Kazanda 1872den 1884e kadar 12 yıl kaldı ve bu esnada bilhassa pedagoji, felsefe ve genel linguistik problemleriyle uğraştı. Bu zaman içinde irili ufaklı 11 kadar eser yayımladı ki, en mühimleri şunlardı: Uçebnik nemetskago yazıyka (Almanca derslik), Proben der Volksliteraturun 4.bölümü (metin ve tercüme), Bilik (Kazan lehçesinde okuma kitabı), Grammatika russkago yazıyka (Tatarlar için Rusça gramer), Phonetik der nördlichen Türk-Sprachen v.s. Bu meyanda Aus Sibirien adlı eserini taba hazırladı ve Koman dili üzerine de bir makale yazdı.
Radloff Petersburgta
1881de Berlinde toplanan müsteşrikler kongresine iştirak ettikten sonra Radloff 1884de Kazandaki vazifesinden ayrıldı ve 47 yaşında iken 25 yıllık bir ilmi çalışmasına istinaden Petersburg İlimler Akademisinin Tarih ve Eski Eserler kısmına üye seçildi ve oraya gidip yerleşti. Bu suretle kendisini büsbütün ilme vermek imkanını kazanmış oldu.
Aynı yıl Kudatku Bilik (Kutadgu Bilig)in nüshasını tetkik etmek üzere Viyanaya, 1886da Kırıma, 1887de Batı Karamlarına seyahat etti, 1891de Petersburg Akademisi tarafından Orhon Bölgesinin arkeolojik tetkiki için tertiplenen heyetin başında bulundu, 1898de yine aynı müessese tarafından tertiplenen bir heyetle Turfana ve 1907de etnografya müzelerini tetkik etmek amacıyla Batı Avrupaya gitti.
Romada toplanan 12. Milletlerarası Şarkiyatçılar Kongresinde (1899) Radloffun teklifiyle, merkezi Petersburgda olmak üzere Assosiation Internationale pour Iexploration archėologique et linguistique de IAsie Centrale et de IExtrėme Orient adı altında bir cemiyetin kurulmasına karar verildi ve bu iş Hamburgda toplanan 13.. kongrede (1902) tekrar konuşularak tasdik edildi.
Radloff, Rus akademisindeki çalışmasıyla aynı zamanda daha şu vazifeleri de görüyordu: a) Rus arkeoloji cemiyetinin şarkiyat bölümü neşriyatının (Trudıy Vostoçn. Otdeleniya Imp. Russk, Arch. Obşçestva) tahrir heyetinde azalık, b) Yine aynı müessesenin etnografya bölümünde azalık, c) Sibiryayı araştırma cemiyeti başkanlığı, d) Petersburgda yapılacak Budist mabedi inşa komisyonu başkanlığı ve e) 20 Ocak 1894de ölen Schrenkin yerine 16 Mart 1894den başlayarak akademinin etnografya müzesi müdürlüğü.
Radloffun Petersburgda yayımlanan eserlerinin sayısı 100e yakındır. O burada çalışmasını modern ağızlara tahsis ettirmeyip, orta devir Türkçesi ile eski Türkçe üzerinde de büyük işler başarmıştır.
Modern lehçelerle ilgili en mühim eseri olan Proben der Volksliteratur un son 10 cildi, Petersburgda bulunduğu zaman yayımlanmıştır. 1859da Barnaula yerleşerek metin toplamayabaşladığı zaman, ikinci büyük eseri olan Versuch Wörterbuches der Türk Dialecte (Türk ağızları için sözlük denemesi)nin planını da kurmuştu. Fakat bunun ikide bir eklemelerle tamamlanması icabettiğinden, ilk fasikülü çıkıncaya kadar (1888) aradan 29 yıl geçti. Nihayet bu lûgat, her altı fasikülü bir cilt teşkil etmek üzere 26 fasikül ve 4 cilt halinde (hepsi 8161 sütun +256 sayfa) 1911de tamamlanabildi.
1887de Das Türkische Sprachmaterial des Codex Comanicusu ve 1890, 91, 1900, 1910 yıllarında 4 cilt halinde Kudatku Bilikin metin ve tercümesini neşretti. Bundan başka Anadoludaki Selçuk metinleriyle de ilgileniyordu.
Onun eski Türkçe üzerindeki çalışma ve eserlerine gelince, bu mesele başlıbaşına bir tarihtir. Çin kaynaklarıyla Alâ ed-Din Cüveynî gibi bazı İslam yazarları istisna edilirse, Avrupalılar, eski Türk yazıtlarının ancak 18.yüzyılın ikinci yarısında farkına varmışlardır. Bunlardan ilk bahseden kimseler Hollandalı N.C.Wiytsen, (1641-1717) Çar 1.Petro (1672-1725) zamanında yaşamış S.U.Remezov adlı bir Rus memuru ve Poltava Savaşında (1709) Ruslara esir düşerek Sibiryaya sürülen İsveçli subaylardan Strahlenberg (1726-1730) olmuştur
Radloffun henüz okunmamış olan bu yazıtları araştırmak maksadıyla 1891de Petersburg Akademisi tarafından tertiplenen bir sefer heyetinin başında Orhon Bölgesine gitti. Bu heyette ondan başka Sçegolev, Klementz, Dubin Yadrintsev ve Levin gibi bilginler de vardı. Radloff önce bu gezi hakkında bir önhaber ( 1892-93) yayımlandı ve toplanan mazemeyi iki seri halinde neşre başladı
Yenisey ve Orhon yazıtları hakkındaki Fin neşriyatına (1889-1892) ve Radloff tarafından yayımlanan atlasa dayanarak (1892, 93, 96, 99), Danimarkalı dil bilgini Vilhelm Thomsen de, Radloff ile yarış halinde bu yazıtların alfabesini çözmek için çalışıyordu. Thomsen 25 Kasım 1893 tarihinde eski Türk yazıtlarında kullanılan alfabenin sırlarını tamamıyla çözmeye muvaffak oldu ve araştırmalarının neticesini bir mektupla Radloffa bildirdi. Bu keşifle ilgili Dėchiffrement de In******ions de IOrkhon et de IIėnissėi, 1894 adlı 15 sayfalık broşürünü 15 Aralık 1893te Danimarka Akademisine sundu ve çözümünü gösteren bir listeyi Radloffa da yolladı.
Bu sırada Radloff da 11 kadar işareti çözmüş olmakla beraber, bütün metni ancak 1894da Thomsenin anahtarını kullanmak suretiyle okuyabildi ve ilk denemesini Die alt-türkischen Inschriften der Mongolei I.Das Denkmal zu Ehren des Pirnzen Kül Tegin adı altında 1894 kasımında 35 sayfalık bir broşür halinde ancak 50 nüsha bastırarak meslektaşları arasında dağıttı.
Kısa zaman içerisinde üç fasikül halinde (Mart 1894, Mayıs 1894, Ekim 1895) Koşo Tsaydam yazıtlarını da neşretti ve bunları sonradan bir cilt halinde birleştirerek tekrar yayımladı. 1897de bu eserlerin Neue Folge (yeni serisi) aynı yılın aralığında Radloff ve Melioranskiy tarafından hazırlanmış Rusça tercümesi ve nihayet 1899 martında Tonyukuk yazıtlarının Zweite Folge (ikinci serisi) neşredildi.
Radloff, Uygurca el yazma metinler üzerinde ancak 1898den sonra çalışmaya başladı. Bir yıl sonra Altuigursche Sprachproben aus Turfan, 1906da A.Grünwedelin seferinde bulunan Uygurca metinler ile Ein uigurischer Text aus dem XII. Jh., 1909da Cuastuanit, Buss gebet der Manichäer 1909-1912de altı kitap halinde Alttürkische Studien ile Uygurskie Fragmenti 1911de Kuan-şi-im Pusar ve 1913de Suvarnaprabbasanın metnini neşretti, Radloffun ölümünden sonra Malov 1928de Uigursche Sprachdenkmäler adı altında bir cilt halinde diğer metinleri ve 1930 yılında Suvarnaprabbasanın yine Radloff tarafından yapılmış olan tarcümesini yayımladı
... Fakat onun hususi hayatı hakkında kaynaklardan pek çok bilgi edinmek mümkün değildir. Şternbergin makalesinden öğrendiğimize göre, Almanyadaki 1848 isyanları küzüklüğünde Radloffa büyük tesir yapmıştır. Radloff, hayatı müddetince filoloji ile birlikte bilhassa felsefe ve kalisek edebiyatı da sevmiştir.
Halen Seattlede bulunan Prof. Dr. N.Popenin bana yazdığına nazaran, Radloffun ölümünden sonra karısı Berline dönmüş ve birkaç yıl sonra aynı şehirde ölmüş, biricik oğulları Aleksander ise 1930 sıralarında Pariste mide kanserinden vefat etmiştir. Ayrıca Radloffun iki kız çocuğu vardı.
Friedrich Wilhelm Radloff kendisi 29 Nisan (yeni takvime göre 12 Mayıs) 1918 günü Petersurgda hayata gözlerini kapamıştır.
Radloffun ölümünden sonra kurulan Dadlovdkiy krujok (Radloff Birliği) Bartholdun reisliği altında her ay toplanarak yıllarca ilim çalışmasını devam ettirmiştir. 1930 yılında Bartholdun ölümünden sonra bu işi A.Nsamoyloviç idare etmiş, fakat 1937de bu birlik dağıtılarak Samoyloviç öldürülmüş ve Radloffun da Alman casusu olduğu ileri sürülerek adının eserlerde anılması yasak edilmiştir. Son yıllarda onun adı (1953) ilmi eserlerde yine gözükmeye başlamıştır.
(W.Radloff, Sibiryadan 1.Cilt, XIII-XXVII)
- Katılım
- 9 Eki 2010
- Konular
- 1,202
- Mesajlar
- 7,224
- Reaksiyon Skoru
- 206
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 2 Gün
- Başarım Puanı
- 185
- MmoLira
- -101
- DevLira
- 0
Teşşekürler.
- Katılım
- 1 Mar 2010
- Konular
- 1,146
- Mesajlar
- 22,601
- Reaksiyon Skoru
- 1,737
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 3 Ay 10 Gün
- Başarım Puanı
- 300
- Yaş
- 33
- MmoLira
- -762
- DevLira
- 0
Teşekkürler..
- Katılım
- 1 Eyl 2010
- Konular
- 356
- Mesajlar
- 2,759
- Reaksiyon Skoru
- 53
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 9 Ay 11 Gün
- Başarım Puanı
- 135
- MmoLira
- -112
- DevLira
- 0
ö.deqil
- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 29
- Cevaplar
- 6
- Görüntüleme
- 213



