- Katılım
- 1 Eyl 2010
- Konular
- 356
- Mesajlar
- 2,759
- Reaksiyon Skoru
- 53
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 135
- TM Yaşı
- 15 Yıl 7 Ay 24 Gün
- MmoLira
- -112
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Joseph Ratzinger ( 1927)
1927de orta sınıfa mensup Bavyeralı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası polisti. 14 yaşında, o dönemde her çocuğun yapmak zorunda olduğu gibi, Nazilerin gençlik kollarına katıldı; ama hiçbir zaman gönüllü bir katılımcı olmadı. Savaş patlak verince ilahiyat eğitimine ara vermek zorunda kaldı ve kendini Münihteki bir uçaksavar birliğinde buldu. Savaşın sonlarına doğru ordudan kaçmasına rağmen 1945te bir süre müttefikler tarafından savaş suçlusu olarak esir tutuldu.
Ratzingerin muhafazakar, gelenekçi görüşleri, 60lardaki liberal akımlar süresince daha da pekişti. 1966da Tübingen Üniversitesinde dogmatik teoloji kürsüsüne getirilmesine karşın, öğrencileri arasındaki yaygın Marksist görüşler onu bir hayli şaşırtmıştı. Hatta üniversitedeki bir dersinin politik bir gösteriden dolayı yarıda kalması, üzerinde derin bir iz bırakmıştı. Ona göre, din, tiranvari, zalim ve de gaddarca gördüğü herhangi bir politik ideolojiden daha üstün bir kavramdı. Daha sonradan bu konuyla ilgili olarak Bu deneyim bana dinin hor görülmesi ile sürekli bir mücadele içinde olmamız gerektiğini bir kez daha gösterdi. diyecekti. 1969da memleketi Bavyeradaki Regensburg Üniversitesine geçti ve nihayetinde dekan ve başkan yardımcılığına yükseldi. 1977de Papa tarafından Münih Kardinali olarak atandı. 1981de Jean Paul tarafından Romaya getirildi ve o tarihten itibaren sıkı arkadaş oldular. Papalığa seçilmesi, statükocu eğilimin başarısı olarak görülüyor.
GÜNDEM
Erdoğanla polemiğe giren kardinal; Papa
20.04.2005
Katolik dünyasının 265inci Papası, Alman Kardinal Joseph Ratzinger oldu. Erdoğanla aralarında AB polemiği yaşanan Ratzinger, 16. Benedict adını kullanacak.
DÜN akşam TSİ 19.00da Sistine Şapelinin bacasından tüten beyaz dumanla birlikte, 1.1 milyar nüfuslu Katolik dünyasının yeni lideri de belli oldu. Bundan böyle artık Katolik dünyasının ruhani lideri 16ıncı Benedict. Ya da vaftiz ismiyle Joseph Ratzinger (78). Almanyanın Bavyera eyaletinden olan ve İnanç Doktrinleri Kongregasyonu Başkanı sıfatıyla Vatikanda görevli bulunan Kardinal Ratzinger, dördüncü tur oylama sonunda milenyumun ilk papası seçildi.
Vatikan Radyosu papanın 24 saat gibi kısa bir sürede seçilmesini sürpriz olarak niteledi. 115 kardinalin katıldığı Sistine Şapelinde büyük gizlilik içinde yapılan oylamada papa seçilmek için oyların üçte iki çoğunluğunu almak gerekiyordu.
HABEMUS PAPAM
Yeni papanın seçildiğini haber veren beyaz dumanın salınmasının ardından San Pietro Bazilikasının çanları da çalmaya başlayınca, meydanı dolduran binlerce insan Çok yaşa Papa çığlıkları atmaya başladı. Ardından yeni papanın seçildiğini haber veren Habemus Papam (Papamız var) açıklaması geldi. Şilili kardinal Jorge Arturo Medina Estivezin yeni papanın adını ilan etmesiyle birlikte Ratzingerin taraftarları arasında bir sevinç tufanı yaşandı. Vatikan balkonuna çıkan Ratzinger yaptığı ilk konuşmada Sevgili kardeşlerim, büyük Papa İkinci Jean Paulden sonra kardinaller, Tanrının basit ve naçiz hizmetkarı olarak beni seçti. Kendimi sizin dualarınıza emanet ediyorum dedi. 16ıncı Benedict, pazar günü düzenlenecek ayinle görevine resmen başlayacak.
AByi protesto için Benedict adını seçti
Kardinal Ratzingerin 16ıncı Benedict adını alması, AByi protesto olarak algılandı. Aziz Benedict Avrupa kıtasının koruyucusu. ABnin Avrupa anayasasına Hıristiyanlığın kökleri ve değerleri ibaresini koymamasını protesto etmek için bu adı aldığı söylentileri yoğunlaştı.
Selefinden daha tutucu
16ıncı Benedict, kendisine çok yakın olduğu halde İkinci Jean Paulden daha muhafakazar. Ruhban sınıfına evlilik yasağından, evlilik dışı doğum, kadın ve aile değerleri, kürtaj ve prezervatife kadar her alanda katı doktrinlerin takipçisi. Dinler arası diyalogda İkinci Jean Paul kadar esnek değil, Müslümanlar ve Yahudilerle yakınlaşmasını onaylamadığı da biliniyor.
1962-1965deki İkinci Vatikan Konseyinde liberal kesimden olan Ratzinger 1968 öğrenci olaylarından sonra muhafazakarlaştı, laikliğe karşı tavır aldı.
İleriki yıllarda eşcinselliğe karşı sesini yükseltti, Hıristiyanlık dışı dinleri, Tanrının insanlık için hazırladığı bir plan olarak değerlendiren Asyalı rahipler üzerinde baskı kurdu.
2000 yılında, diğer Hıristiyan kiliselerini eksik ve yetersiz diye niteleyerek Anglikan ve Protestanlar arasında şok yarattı.
Tanrının Rottweileri
Bundan sonra 16ıncı Benedict adıyla anılacak Ratzinger, Panzer Kardinal ve Tanrının Rottweileri lakaplarıyla tanınıyordu.
Erdoğan ile AB polemiğine girmişti
YENİ papa Ratzinger, Türkiyenin AB üyeliğine karşı sözleri nedeniyle Başbakan Tayyip Erdoğan ile arasında polemik yaşanmıştı. Ratzinger, geçen Ağustos ayında Fransız gazetesi La Figaroya demecinde, Çoğunluğu Müslüman olan Türkiye geleceğini Hıristiyan köklere sahip ABde değil, İslam ülkeleri birliğinde aramalıdır demişti. Bu sözlere tepki gösteren Erdoğan, Vatikan bir din devletidir. AB üyesi değildir. Biz AB üyesi ülkelerle konuşuyoruz diye cevap vermişti.
HAKKINDA YAZILANLAR
[PORTRE - YENİ PAPA] Ratzinger
ALİ ÇİMEN
ZAMAN 21.04.2005
Alman asıllı 78 yaşındaki Kardinal Joseph Ratzinger, yeni papa seçildi. Bundan böyle 16. Benedict olarak isimlendirilecek.
Taraftarları, her ne kadar Nazi rejimi altında geçirdiği günlerin, kilisenin gerçekler ve özgürlüğün yanında tavır almasına karşı olan inancını pekiştirdiğini söylese de, karşıtları, onun kilise içindeki tartışmaların bastırılmasına taraftar olduğunu iddia ediyor. 1927de orta sınıfa mensup Bavyeralı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası polisti. 14 yaşında, o dönemde her çocuğun yapmak zorunda olduğu gibi, Nazilerin gençlik kollarına katıldı; ama hiçbir zaman gönüllü bir katılımcı olmadı. Savaş patlak verince ilahiyat eğitimine ara vermek zorunda kaldı ve kendini Münihteki bir uçaksavar birliğinde buldu. Savaşın sonlarına doğru ordudan kaçmasına rağmen 1945te bir süre müttefikler tarafından savaş suçlusu olarak esir tutuldu.
Papalık kurumunu bölecek iddiası!
Genç bir papaz iken gelişmeci olarak değerlendiriliyordu. Kilisenin geleneksel değerlerine inananlar açısından Ratzingerin seçimi bir nimet olarak görülüyor. Gündeminde değişim olanlara karşı iyi bir siper olacağına inanılıyor. Ama reform taraftarlarının pek de memnun olduğu söylenemez; zira Ratzingeri, John Paulün adamı olarak görüyor ve hatta onu Gods Rottweiler olarak isimlendirenler de var!
Ratzingerin muhafazakar, gelenekçi görüşleri, 60lardaki liberal akımlar süresince daha da pekişti. 1966da Tübingen Üniversitesinde dogmatik teoloji kürsüsüne getirilmesine karşın, öğrencileri arasındaki yaygın Marksist görüşler onu bir hayli şaşırtmıştı. Hatta üniversitedeki bir dersinin politik bir gösteriden dolayı yarıda kalması, üzerinde derin bir iz bırakmıştı. Ona göre, din, tiranvari, zalim ve de gaddarca gördüğü herhangi bir politik ideolojiden daha üstün bir kavramdı. Daha sonradan bu konuyla ilgili olarak Bu deneyim bana dinin hor görülmesi ile sürekli bir mücadele içinde olmamız gerektiğini bir kez daha gösterdi. diyecekti. 1969da memleketi Bavyeradaki Regensburg Üniversitesine geçti ve nihayetinde dekan ve başkan yardımcılığına yükseldi. 1977de Papa tarafından Münih Kardinali olarak atandı. 1981de Jean Paul tarafından Romaya getirildi ve o tarihten itibaren sıkı arkadaş oldular.
Almanyanın önde gelen din uzmanlarından Wolfgang Cooper, Ratzingerin papalık kurumunda bölücü bir figür olabileceğini iddia ediyor. Ona göre yeni papa, kilisenin liderliği ile inanç arasındaki mesafe artabilir. Cooper aynı zamanda, kalplere hitap edebilen bir papa görmeyi tercih eden birçok Katoliğin aksine, Ratzingerin entelektüel tartışmalardan hoşlanan bilim adamı karakterine sahip olduğunu söylüyor. Katolik Kilisesinin eski Engizisyon Kurumunun devamı niteliğindeki Dinsel Öğretiler Kurulu (the Congregation for the Doctrine of the Faith), Ratzingerin 1981den bu yana devam eden 24 yıllık başkanlığı süresince, birçok Katolik ilahiyatçıyı ve din adamını farklı görüşlerinden dolayı sorguladı, kızağa çekti ve görevden almaya varan cezalar yağdıran bir kuruma dönüştü. Ses getiren faaliyetlerinden biri de, özellikle Latin Amerikadaki papazlar arasında belli bir zemin kazanan, kiliseyi, sosyal aktivizm ve insan hakları meselesinde daha aktif bir hale getirmenin aracı olarak kullanılan özgürleştirme teolojisine karşı oldu. Bazı papazlar sosyal faaliyetler aracılığıyla fakirlikle mücadele etmeye kalkıştığında, Kardinal Ratzinger, bunları Marksizm özentisi işler olarak değerlendirdi.
Türkiye karşıtlığına gelince...
Ratzinger, homoseksüelliği, doğuştan gelen şeytani ahlaksızlığa yönelik bir eğilim olarak görüyor. Amerikan seçimlerinde de, homoseksüelliğe ve kürtaja sıcak bakan siyasetçilere sırt dönülmesi çağrısında bulunmuştu. Ötanaziye ve kadınların papaz olmasına karşı. Hatta kürtaj ve ötanazi yapanların aforoz edilmesini bile savunuyor. Kendisi her ne kadar Beethoven hayranı iyi bir piyanist olsa da, rock müziği din karşıtlığının aracı olarak tanımlıyor. Yeni papa, henüz kardinalken 2004 Ağustosunda yaptığı bir konuşmada, tarihî bir perspektif sunarak, net ifadelerle Türkiyenin AB içinde yeri olmadığını söylemiş, üstelik, Türkiye geleceğini İslami organizasyonlarda aramalı diyerek bir de adres göstermişti. Türkiyenin, İslami geçmişiyle her zaman Avrupanın ötekisi olduğunu hatırlatan Ratzinger, Türkiyeyi Avrupaya bağlamanın bir hata olacağını söylemişti. Söz konusu konuşmasında Türkiyenin Viyana önlerine kadar geldiğini de hatırlatan Ratzinger, Türkiyenin kültür ve din olarak farklı bir kıtaya ait olduğundan hareketle, iki kıtayı birbirine benzer hale getirmeye çalışmak, ekonomik kazançlar uğruna kültür ve zenginlik kaybı olacaktır görüşünü savunmuştu. Ratzinger, kilise-devlet ayrımını desteklemekle birlikte, AB liderlerinin Hıristiyan köklerine mesafeli duruşlarının hatalı bir politika olduğunu savunuyor. Bu konudaki tartışmalara devam etmeliyiz; zira bu muhalefetin ardında, Avrupanın kendi görkemli tarihi ve kendine karşı duyduğu nefretin olmasından korkuyorum. diyecek kadar da kökten Avrupacı.
Yeni papanın Fransadaki laiklikle ilgili de ilginç tespitleri var. Okullarda türbanı yasaklayarak saldırgan laiklik sergileyen Fransanın, bu şekilde Müslümanları daha da çok provoke ettiğine inanıyor ve bir de uyarıda bulunuyor: Batı dünyasında yaygınlaşan kutsala ve diğerine yönelik saygısızlık, Arap ve İslam dünyasında kendini savunma güdüsünü harekete geçiriyor
Ratzinger, Almanların 950 yıllık aradan sonra yeniden Roma Katolik Kilisesinin başına geçmelerini simgeliyor. Daha önce bir Alman kardinal, 16 Nisan 1055te papa seçilmişti. Vatikandaki sekizinci Alman papa olan Ratzinger, 4ü çok akıcı olmak üzere, 10 dil konuşuyor. Ratzingerin izleyeceği politikalardan birinin işaretçisi de kendisine seçtiği isim oldu. Kardinal Ratzinger, kendisini Papa 3. John Paul olarak isimlendirebilir ve böylelikle selefinin politikalarını takip edeceği mesajını verebilirdi. Oysa o, tercihini Latincede bağışlayıcı manasına gelen Benedictten yana yaptı. En son bu unvanı kullanan Papa, 1. Dünya Savaşı boyunca Vatikanda hüküm sürmüş ve gelenekçilerle modernistlerin arasını bulma yönündeki çalışmalarıyla takdir görmüştü. Aynı zamanda Ortodoks Hıristiyanlar ile ilişkilerin sağlamlaştırılması için gayret göstermişti. Yeni Benedictin önünde ise birçok sınav var. Sadece kiliseye devam edenlerin giderek azalan sayısı değil, aynı zamanda Avrupada giderek azalmakta olan papaz sayısı da uğraşması gereken konulardan olacak. Diğer bir konu ise, İslam ile olan ilişkiler. John Paul papa seçildiğinde, dikkatini daha çok Doğu-Batı ilişkilerinin geliştirilmesine vermiş, komünizmin yıkılmasına verdiği dolaylı katkılardan dolayı şükranla anılmıştı. Ratzingerin önünde ise, ekonomik kalkınmışlıktan dolayı giderek birbirlerinden uzaklaşmakta olan Kuzey ve Güney blokları bulunuyor. Özetle, Vatikanda artık, gerektiğinde sesini yükseltmekten çekinmeyen, üstelik bunu radikal bir şekilde yapabilecek bir papa var.
New York Times
Ratzinger'in, doğum kontrolü, homoseksüellik vb. gibi, Katolik Kilisesinin sürekli gündeminde olan meselelerde, 2. John Paul'un izinden sapma göstermeyeceği kesin. Bunlar genelde inanç sahibinin kendi kişisel dünyasıyla ilgili meseleler. Lakin iş siyasi konulara geldiğinde, bir milyardan daha fazla Katoliği temsil eden Papa'nın söylemlerine kulak kabartmak gerekiyor. Şöyle ki, yeni Papa, henüz kardinalken, Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili tartışmaya taraf olmuş, İslam kültürüne sahip Türkiye'nin üyeliği ile Avrupa kıtasının Hristiyan kimliğinin zedeleneceği fikrini savunmuştu. İslam dünyası ile Hristiyan dünyası arasındaki mesafeyi kısaltmanın her şeyden daha önemli olduğu şu zaman diliminde, Papa'nın gereksiz bir çıkıntı yaratması, rahatsız edici olacaktır. Bu aynı zamanda, tüm doktrinel muhafazakarlığına karşın, diğer inanç mensuplarıyla diyaloğu savunan John Paul'un mirasına da ters düşen bir adım olacaktır..
Los Angeles Times
Los Angeles Times gazetesinde, Almanya doğumlu Ratzingerin Kilisenin Kardinaller Koleji tarafından hızlı bir şekilde seçilmesinin, Kilisenin en tutucu öğretilerinin onaylandığının ve oyların John Paulün politikasının devamına yönelik olduğunun geniş çapta bir göstergesi olduğu belirtildi.
Daily Star
Daily Star gazetesi, yüzyılın en kısa süren toplantısı sonucu Roma Katolik Kilisesinin 265. lideri olarak seçtiği Papa XVI. Benedictin, ilk halk ayiniyle yeni görevini kutladığını yazdı. XVI. Benedictin seçimiyle, 21. yüzyılın sorunlarıyla zedelenen Kilisenin gelenekselliğe sıkı sıkıya bağlılık niyetinin açık sinyallerini verdiğinin belirtildiği haberde, yeni papanın, dünyadaki Katoliklere tamamen geleneksel yöntemlere bağlı kalınacağı sözünü verdiği ifade edildi.
Tam bir Alman (Joseph Fessio, Ave Maria Üniversitesi Teoloji Profesörü)
Ratzinger şakacı, dinlemeyi bilen, pozitif biri. Kendisi Katolik âlemi adına çok iyi bir seçim ve şans. Jean Paulün ardından onun misyonunu sürdürebilecek yegane isimdi. Kendisi gayet centilmen, zeki ve bilgili. İşini asla yarım bırakmaz, ilerlemeye açık, sistematik ve kendini Tanrıya adamış biri. Aynı zamanda çok dobradır.
Kilisenin geleneksel yüzü (Caroline Frost - BBC):
Yeni papa Katolik Kilisesinin geleneksel kesimini temsil ediyor. Birçokları için, kafa karışıklığının ve tavizlerin verildiği bir dönemde böyle bir Papa, kilisenin entelektüel kurtuluşunu simgeliyor. Bir kesim ise onu, J. Paul'ün şaşmaz takipçisi, liberal düşüncenin sınırlayıcısı ve Kiliseyi Ortaçağda tutacak bir isim olarak görüyor.Joseph Ratzinger ( 1927)
1927de orta sınıfa mensup Bavyeralı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası polisti. 14 yaşında, o dönemde her çocuğun yapmak zorunda olduğu gibi, Nazilerin gençlik kollarına katıldı; ama hiçbir zaman gönüllü bir katılımcı olmadı. Savaş patlak verince ilahiyat eğitimine ara vermek zorunda kaldı ve kendini Münihteki bir uçaksavar birliğinde buldu. Savaşın sonlarına doğru ordudan kaçmasına rağmen 1945te bir süre müttefikler tarafından savaş suçlusu olarak esir tutuldu.
Ratzingerin muhafazakar, gelenekçi görüşleri, 60lardaki liberal akımlar süresince daha da pekişti. 1966da Tübingen Üniversitesinde dogmatik teoloji kürsüsüne getirilmesine karşın, öğrencileri arasındaki yaygın Marksist görüşler onu bir hayli şaşırtmıştı. Hatta üniversitedeki bir dersinin politik bir gösteriden dolayı yarıda kalması, üzerinde derin bir iz bırakmıştı. Ona göre, din, tiranvari, zalim ve de gaddarca gördüğü herhangi bir politik ideolojiden daha üstün bir kavramdı. Daha sonradan bu konuyla ilgili olarak Bu deneyim bana dinin hor görülmesi ile sürekli bir mücadele içinde olmamız gerektiğini bir kez daha gösterdi. diyecekti. 1969da memleketi Bavyeradaki Regensburg Üniversitesine geçti ve nihayetinde dekan ve başkan yardımcılığına yükseldi. 1977de Papa tarafından Münih Kardinali olarak atandı. 1981de Jean Paul tarafından Romaya getirildi ve o tarihten itibaren sıkı arkadaş oldular. Papalığa seçilmesi, statükocu eğilimin başarısı olarak görülüyor.
GÜNDEM
Erdoğanla polemiğe giren kardinal; Papa
20.04.2005
Katolik dünyasının 265inci Papası, Alman Kardinal Joseph Ratzinger oldu. Erdoğanla aralarında AB polemiği yaşanan Ratzinger, 16. Benedict adını kullanacak.
DÜN akşam TSİ 19.00da Sistine Şapelinin bacasından tüten beyaz dumanla birlikte, 1.1 milyar nüfuslu Katolik dünyasının yeni lideri de belli oldu. Bundan böyle artık Katolik dünyasının ruhani lideri 16ıncı Benedict. Ya da vaftiz ismiyle Joseph Ratzinger (78). Almanyanın Bavyera eyaletinden olan ve İnanç Doktrinleri Kongregasyonu Başkanı sıfatıyla Vatikanda görevli bulunan Kardinal Ratzinger, dördüncü tur oylama sonunda milenyumun ilk papası seçildi.
Vatikan Radyosu papanın 24 saat gibi kısa bir sürede seçilmesini sürpriz olarak niteledi. 115 kardinalin katıldığı Sistine Şapelinde büyük gizlilik içinde yapılan oylamada papa seçilmek için oyların üçte iki çoğunluğunu almak gerekiyordu.
HABEMUS PAPAM
Yeni papanın seçildiğini haber veren beyaz dumanın salınmasının ardından San Pietro Bazilikasının çanları da çalmaya başlayınca, meydanı dolduran binlerce insan Çok yaşa Papa çığlıkları atmaya başladı. Ardından yeni papanın seçildiğini haber veren Habemus Papam (Papamız var) açıklaması geldi. Şilili kardinal Jorge Arturo Medina Estivezin yeni papanın adını ilan etmesiyle birlikte Ratzingerin taraftarları arasında bir sevinç tufanı yaşandı. Vatikan balkonuna çıkan Ratzinger yaptığı ilk konuşmada Sevgili kardeşlerim, büyük Papa İkinci Jean Paulden sonra kardinaller, Tanrının basit ve naçiz hizmetkarı olarak beni seçti. Kendimi sizin dualarınıza emanet ediyorum dedi. 16ıncı Benedict, pazar günü düzenlenecek ayinle görevine resmen başlayacak.
AByi protesto için Benedict adını seçti
Kardinal Ratzingerin 16ıncı Benedict adını alması, AByi protesto olarak algılandı. Aziz Benedict Avrupa kıtasının koruyucusu. ABnin Avrupa anayasasına Hıristiyanlığın kökleri ve değerleri ibaresini koymamasını protesto etmek için bu adı aldığı söylentileri yoğunlaştı.
Selefinden daha tutucu
16ıncı Benedict, kendisine çok yakın olduğu halde İkinci Jean Paulden daha muhafakazar. Ruhban sınıfına evlilik yasağından, evlilik dışı doğum, kadın ve aile değerleri, kürtaj ve prezervatife kadar her alanda katı doktrinlerin takipçisi. Dinler arası diyalogda İkinci Jean Paul kadar esnek değil, Müslümanlar ve Yahudilerle yakınlaşmasını onaylamadığı da biliniyor.
1962-1965deki İkinci Vatikan Konseyinde liberal kesimden olan Ratzinger 1968 öğrenci olaylarından sonra muhafazakarlaştı, laikliğe karşı tavır aldı.
İleriki yıllarda eşcinselliğe karşı sesini yükseltti, Hıristiyanlık dışı dinleri, Tanrının insanlık için hazırladığı bir plan olarak değerlendiren Asyalı rahipler üzerinde baskı kurdu.
2000 yılında, diğer Hıristiyan kiliselerini eksik ve yetersiz diye niteleyerek Anglikan ve Protestanlar arasında şok yarattı.
Tanrının Rottweileri
Bundan sonra 16ıncı Benedict adıyla anılacak Ratzinger, Panzer Kardinal ve Tanrının Rottweileri lakaplarıyla tanınıyordu.
Erdoğan ile AB polemiğine girmişti
YENİ papa Ratzinger, Türkiyenin AB üyeliğine karşı sözleri nedeniyle Başbakan Tayyip Erdoğan ile arasında polemik yaşanmıştı. Ratzinger, geçen Ağustos ayında Fransız gazetesi La Figaroya demecinde, Çoğunluğu Müslüman olan Türkiye geleceğini Hıristiyan köklere sahip ABde değil, İslam ülkeleri birliğinde aramalıdır demişti. Bu sözlere tepki gösteren Erdoğan, Vatikan bir din devletidir. AB üyesi değildir. Biz AB üyesi ülkelerle konuşuyoruz diye cevap vermişti.
HAKKINDA YAZILANLAR
[PORTRE - YENİ PAPA] Ratzinger
ALİ ÇİMEN
ZAMAN 21.04.2005
Alman asıllı 78 yaşındaki Kardinal Joseph Ratzinger, yeni papa seçildi. Bundan böyle 16. Benedict olarak isimlendirilecek.
Taraftarları, her ne kadar Nazi rejimi altında geçirdiği günlerin, kilisenin gerçekler ve özgürlüğün yanında tavır almasına karşı olan inancını pekiştirdiğini söylese de, karşıtları, onun kilise içindeki tartışmaların bastırılmasına taraftar olduğunu iddia ediyor. 1927de orta sınıfa mensup Bavyeralı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası polisti. 14 yaşında, o dönemde her çocuğun yapmak zorunda olduğu gibi, Nazilerin gençlik kollarına katıldı; ama hiçbir zaman gönüllü bir katılımcı olmadı. Savaş patlak verince ilahiyat eğitimine ara vermek zorunda kaldı ve kendini Münihteki bir uçaksavar birliğinde buldu. Savaşın sonlarına doğru ordudan kaçmasına rağmen 1945te bir süre müttefikler tarafından savaş suçlusu olarak esir tutuldu.
Papalık kurumunu bölecek iddiası!
Genç bir papaz iken gelişmeci olarak değerlendiriliyordu. Kilisenin geleneksel değerlerine inananlar açısından Ratzingerin seçimi bir nimet olarak görülüyor. Gündeminde değişim olanlara karşı iyi bir siper olacağına inanılıyor. Ama reform taraftarlarının pek de memnun olduğu söylenemez; zira Ratzingeri, John Paulün adamı olarak görüyor ve hatta onu Gods Rottweiler olarak isimlendirenler de var!
Ratzingerin muhafazakar, gelenekçi görüşleri, 60lardaki liberal akımlar süresince daha da pekişti. 1966da Tübingen Üniversitesinde dogmatik teoloji kürsüsüne getirilmesine karşın, öğrencileri arasındaki yaygın Marksist görüşler onu bir hayli şaşırtmıştı. Hatta üniversitedeki bir dersinin politik bir gösteriden dolayı yarıda kalması, üzerinde derin bir iz bırakmıştı. Ona göre, din, tiranvari, zalim ve de gaddarca gördüğü herhangi bir politik ideolojiden daha üstün bir kavramdı. Daha sonradan bu konuyla ilgili olarak Bu deneyim bana dinin hor görülmesi ile sürekli bir mücadele içinde olmamız gerektiğini bir kez daha gösterdi. diyecekti. 1969da memleketi Bavyeradaki Regensburg Üniversitesine geçti ve nihayetinde dekan ve başkan yardımcılığına yükseldi. 1977de Papa tarafından Münih Kardinali olarak atandı. 1981de Jean Paul tarafından Romaya getirildi ve o tarihten itibaren sıkı arkadaş oldular.
Almanyanın önde gelen din uzmanlarından Wolfgang Cooper, Ratzingerin papalık kurumunda bölücü bir figür olabileceğini iddia ediyor. Ona göre yeni papa, kilisenin liderliği ile inanç arasındaki mesafe artabilir. Cooper aynı zamanda, kalplere hitap edebilen bir papa görmeyi tercih eden birçok Katoliğin aksine, Ratzingerin entelektüel tartışmalardan hoşlanan bilim adamı karakterine sahip olduğunu söylüyor. Katolik Kilisesinin eski Engizisyon Kurumunun devamı niteliğindeki Dinsel Öğretiler Kurulu (the Congregation for the Doctrine of the Faith), Ratzingerin 1981den bu yana devam eden 24 yıllık başkanlığı süresince, birçok Katolik ilahiyatçıyı ve din adamını farklı görüşlerinden dolayı sorguladı, kızağa çekti ve görevden almaya varan cezalar yağdıran bir kuruma dönüştü. Ses getiren faaliyetlerinden biri de, özellikle Latin Amerikadaki papazlar arasında belli bir zemin kazanan, kiliseyi, sosyal aktivizm ve insan hakları meselesinde daha aktif bir hale getirmenin aracı olarak kullanılan özgürleştirme teolojisine karşı oldu. Bazı papazlar sosyal faaliyetler aracılığıyla fakirlikle mücadele etmeye kalkıştığında, Kardinal Ratzinger, bunları Marksizm özentisi işler olarak değerlendirdi.
Türkiye karşıtlığına gelince...
Ratzinger, homoseksüelliği, doğuştan gelen şeytani ahlaksızlığa yönelik bir eğilim olarak görüyor. Amerikan seçimlerinde de, homoseksüelliğe ve kürtaja sıcak bakan siyasetçilere sırt dönülmesi çağrısında bulunmuştu. Ötanaziye ve kadınların papaz olmasına karşı. Hatta kürtaj ve ötanazi yapanların aforoz edilmesini bile savunuyor. Kendisi her ne kadar Beethoven hayranı iyi bir piyanist olsa da, rock müziği din karşıtlığının aracı olarak tanımlıyor. Yeni papa, henüz kardinalken 2004 Ağustosunda yaptığı bir konuşmada, tarihî bir perspektif sunarak, net ifadelerle Türkiyenin AB içinde yeri olmadığını söylemiş, üstelik, Türkiye geleceğini İslami organizasyonlarda aramalı diyerek bir de adres göstermişti. Türkiyenin, İslami geçmişiyle her zaman Avrupanın ötekisi olduğunu hatırlatan Ratzinger, Türkiyeyi Avrupaya bağlamanın bir hata olacağını söylemişti. Söz konusu konuşmasında Türkiyenin Viyana önlerine kadar geldiğini de hatırlatan Ratzinger, Türkiyenin kültür ve din olarak farklı bir kıtaya ait olduğundan hareketle, iki kıtayı birbirine benzer hale getirmeye çalışmak, ekonomik kazançlar uğruna kültür ve zenginlik kaybı olacaktır görüşünü savunmuştu. Ratzinger, kilise-devlet ayrımını desteklemekle birlikte, AB liderlerinin Hıristiyan köklerine mesafeli duruşlarının hatalı bir politika olduğunu savunuyor. Bu konudaki tartışmalara devam etmeliyiz; zira bu muhalefetin ardında, Avrupanın kendi görkemli tarihi ve kendine karşı duyduğu nefretin olmasından korkuyorum. diyecek kadar da kökten Avrupacı.
Yeni papanın Fransadaki laiklikle ilgili de ilginç tespitleri var. Okullarda türbanı yasaklayarak saldırgan laiklik sergileyen Fransanın, bu şekilde Müslümanları daha da çok provoke ettiğine inanıyor ve bir de uyarıda bulunuyor: Batı dünyasında yaygınlaşan kutsala ve diğerine yönelik saygısızlık, Arap ve İslam dünyasında kendini savunma güdüsünü harekete geçiriyor
Ratzinger, Almanların 950 yıllık aradan sonra yeniden Roma Katolik Kilisesinin başına geçmelerini simgeliyor. Daha önce bir Alman kardinal, 16 Nisan 1055te papa seçilmişti. Vatikandaki sekizinci Alman papa olan Ratzinger, 4ü çok akıcı olmak üzere, 10 dil konuşuyor. Ratzingerin izleyeceği politikalardan birinin işaretçisi de kendisine seçtiği isim oldu. Kardinal Ratzinger, kendisini Papa 3. John Paul olarak isimlendirebilir ve böylelikle selefinin politikalarını takip edeceği mesajını verebilirdi. Oysa o, tercihini Latincede bağışlayıcı manasına gelen Benedictten yana yaptı. En son bu unvanı kullanan Papa, 1. Dünya Savaşı boyunca Vatikanda hüküm sürmüş ve gelenekçilerle modernistlerin arasını bulma yönündeki çalışmalarıyla takdir görmüştü. Aynı zamanda Ortodoks Hıristiyanlar ile ilişkilerin sağlamlaştırılması için gayret göstermişti. Yeni Benedictin önünde ise birçok sınav var. Sadece kiliseye devam edenlerin giderek azalan sayısı değil, aynı zamanda Avrupada giderek azalmakta olan papaz sayısı da uğraşması gereken konulardan olacak. Diğer bir konu ise, İslam ile olan ilişkiler. John Paul papa seçildiğinde, dikkatini daha çok Doğu-Batı ilişkilerinin geliştirilmesine vermiş, komünizmin yıkılmasına verdiği dolaylı katkılardan dolayı şükranla anılmıştı. Ratzingerin önünde ise, ekonomik kalkınmışlıktan dolayı giderek birbirlerinden uzaklaşmakta olan Kuzey ve Güney blokları bulunuyor. Özetle, Vatikanda artık, gerektiğinde sesini yükseltmekten çekinmeyen, üstelik bunu radikal bir şekilde yapabilecek bir papa var.
New York Times
Ratzinger'in, doğum kontrolü, homoseksüellik vb. gibi, Katolik Kilisesinin sürekli gündeminde olan meselelerde, 2. John Paul'un izinden sapma göstermeyeceği kesin. Bunlar genelde inanç sahibinin kendi kişisel dünyasıyla ilgili meseleler. Lakin iş siyasi konulara geldiğinde, bir milyardan daha fazla Katoliği temsil eden Papa'nın söylemlerine kulak kabartmak gerekiyor. Şöyle ki, yeni Papa, henüz kardinalken, Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili tartışmaya taraf olmuş, İslam kültürüne sahip Türkiye'nin üyeliği ile Avrupa kıtasının Hristiyan kimliğinin zedeleneceği fikrini savunmuştu. İslam dünyası ile Hristiyan dünyası arasındaki mesafeyi kısaltmanın her şeyden daha önemli olduğu şu zaman diliminde, Papa'nın gereksiz bir çıkıntı yaratması, rahatsız edici olacaktır. Bu aynı zamanda, tüm doktrinel muhafazakarlığına karşın, diğer inanç mensuplarıyla diyaloğu savunan John Paul'un mirasına da ters düşen bir adım olacaktır..
Los Angeles Times
Los Angeles Times gazetesinde, Almanya doğumlu Ratzingerin Kilisenin Kardinaller Koleji tarafından hızlı bir şekilde seçilmesinin, Kilisenin en tutucu öğretilerinin onaylandığının ve oyların John Paulün politikasının devamına yönelik olduğunun geniş çapta bir göstergesi olduğu belirtildi.
Daily Star
Daily Star gazetesi, yüzyılın en kısa süren toplantısı sonucu Roma Katolik Kilisesinin 265. lideri olarak seçtiği Papa XVI. Benedictin, ilk halk ayiniyle yeni görevini kutladığını yazdı. XVI. Benedictin seçimiyle, 21. yüzyılın sorunlarıyla zedelenen Kilisenin gelenekselliğe sıkı sıkıya bağlılık niyetinin açık sinyallerini verdiğinin belirtildiği haberde, yeni papanın, dünyadaki Katoliklere tamamen geleneksel yöntemlere bağlı kalınacağı sözünü verdiği ifade edildi.
Tam bir Alman (Joseph Fessio, Ave Maria Üniversitesi Teoloji Profesörü)
Ratzinger şakacı, dinlemeyi bilen, pozitif biri. Kendisi Katolik âlemi adına çok iyi bir seçim ve şans. Jean Paulün ardından onun misyonunu sürdürebilecek yegane isimdi. Kendisi gayet centilmen, zeki ve bilgili. İşini asla yarım bırakmaz, ilerlemeye açık, sistematik ve kendini Tanrıya adamış biri. Aynı zamanda çok dobradır.
Kilisenin geleneksel yüzü (Caroline Frost - BBC):
Yeni papa Katolik Kilisesinin geleneksel kesimini temsil ediyor. Birçokları için, kafa karışıklığının ve tavizlerin verildiği bir dönemde böyle bir Papa, kilisenin entelektüel kurtuluşunu simgeliyor. Bir kesim ise onu, J. Paul'ün şaşmaz takipçisi, liberal düşüncenin sınırlayıcısı ve Kiliseyi Ortaçağda tutacak bir isim olarak görüyor.Joseph Ratzinger ( 1927)
- Katılım
- 26 Mar 2009
- Konular
- 1,542
- Mesajlar
- 10,792
- Online süresi
- 11486s
- Reaksiyon Skoru
- 1,441
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 326
- TM Yaşı
- 17 Yıl 28 Gün
- MmoLira
- -292
- DevLira
- 0
Teşekkürler.
- Katılım
- 9 Eki 2010
- Konular
- 1,201
- Mesajlar
- 7,224
- Reaksiyon Skoru
- 206
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 185
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 16 Gün
- MmoLira
- -101
- DevLira
- 0
Teşşekürler.. 
- Katılım
- 1 Eyl 2010
- Konular
- 356
- Mesajlar
- 2,759
- Reaksiyon Skoru
- 53
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 135
- TM Yaşı
- 15 Yıl 7 Ay 24 Gün
- MmoLira
- -112
- DevLira
- 0
Ben TESEKKUR EDERİM
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)
Benzer konular
- Cevaplar
- 9
- Görüntüleme
- 133
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 27
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 45
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 50



