- Katılım
- 29 Eki 2010
- Konular
- 1,169
- Mesajlar
- 12,788
- Online süresi
- 7h 51m
- Reaksiyon Skoru
- 719
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 7 Ay 14 Gün
- Başarım Puanı
- 301
- MmoLira
- -265
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Muharrem Ergin ( 1925)- (06.01.1995)
1925 yılında Azerbaycan'ın Ahıska bölgesinde doğdu.1943 yılında Balıkesir Lisesini ve 1947 yılında İ.Ü.Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra mezun olduğu bölüme asistan oldu (1951).1963te doçent, 1971de profesör oldu.Bölüm başkanlığı yaptı.Dil sahasındaki araştırmaları yanında, Ortadoğu gazetesinde fikir yazıları da yazdı.Aydınlar Ocağı yöneticiliği yapmıştır.6 Ocak 1995 tarihinde öldü.
ESERLERİ
Türk Dil Bilgisi, Osmanlıca Dersleri, Dede Korkut Kitabı,Orhun Abideleri, Azeri Türkçesi, Türkiyenin Bugünkü Meseleleri, Türklerin Soy Kütüğü (sadeleştirme), Miliyetçiler Birleşiniz, Türk Dili I, II, Kadı Burhaneddin Divanı.
x
HAKKINDA YAZILANLAR
Prof. Dr. Muharrem Ergin
(1923 - 1995)
Prof. Dr. Osman Fikri SERTKAYA
Muharrem Ergin, Haydar Ergin ile Naime (nüfus kaydında Hanım) Erginin oğlu olarak 1923te Ahıska vilâyetinin Ahılkelek kazasına bağlı Gögye köyünde doğdu. 1920′li yıllarda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin sınırları içerisinde kalan bu bölgede yaşayan Türkler kendilerine Terekeme veya Karapapak adını vermişlerdir. Ancak Türkiyede Mesket Türkleri adı ile tanınmaktadırlar.
Timur devrinde Semerkanddan göçen bu Türkler iki yüzyıl kadar İranda Sulu düz > Sulduz bölgesinde yaşamışlar sonra Ahıska vilâyetine gelmişlerdir. İşte Muharrem Ergin bu Terekeme Türklerinin beylerini teşkil eden Kemaloğulları adlı bir aileye mensuptur. Osmanlı idaresi bu beyler ailesine fermanla beylik de vermiştir.
Terekeme Türkleri 19. yüzyılın sonlarında kendilerini Türk-Ermeni mücadelesinin içerisinde buldular. Birinci Dünya Savaşı esnasında bu Türk-Ermeni mücadelesi en had safhaya ulaştı ve savaştan sonra sınırlar belirlendiğinde sınırın Sovyet tarafında kalan Terekemeler artık bu topraklarda kalmanın güvenilir ve doğru olmadığını görerek Türkiyeye göç etmeye karar verdiler.
Daha önceleri kışın Türkiyede Kars civarında, yazın Ahıska vilâyetinde yaşayan ve hayvancılıkla geçinen Kemaloğulları, küçük Muharremin doğumundan üç yıl sonra Türkiyeye temelli göçü gerçekleştirmişlerdir. Devlet bu beyler ve reayasına Türkiyede yerleşim bölgesi olarak Muş vilâyetinin Bulanık kazasını seçmiştir. Muharrem Erginin sülâlesinin Gögyeden Bulanıka göçleri bir buçuk yıl kadar sürmüş ve 1926 yılında tamamlanmıştır. Göç eden dört kabile mensubudur. Altı kabilenin mensupları ise orada kalmıştır.
Muharrem Erginin aile arasındaki adı Behram-dır. Yaşlılar onun kendi aralarında Behram diye çağırırlar. Ancak nüfus kaydında adı Muharrem Ergin-dir.
Ergin ailesi 11 çocuklu kalabalık bir ailedir. Babası Haydarın ilk eşi Zöhreden İbrahim, Mah-yıldız, Celîl, Kamil ve Enver adlı beş çocuğu olmuştur. İbrahim ve kız kardeşi Mahyıldız ailenin Gürcistanda kalan tarafında yaşadılar. İbrahim Veteriner Profesör oldu. İbrahim ağabeyi ve Mahvılchz ablası vefat etmişlerdir.
Annesi Naimenin ilk eşi Aliden Bahri ve Mihriban adlı iki çocuğu vardı. Sonra babası Haydar ile annesi Naime evlendiler ve bu evlilikten de Bahri, Yıldız, Muharrem ve Fahrettin doğdu.
Muharrem Ergin ilk tahsilini Bulanık îlk Okulunda yapmıştır. İlk okulu bitirince en yakın yer olan Muş vilâyeti merkezinde orta okul açılmış, böylece Muharrem Ergin orta tahsiline devam etmek fırsatını bulmuştur. Orta okul sıralarında bu sefer lise ihtiyacı hasıl olmuş, Muharrem Ergin bu ihtiyacını da devlet parasız yatılı sınavına girerek karşılamıştır. Sınavı kazanan Muharrem Ergin kendisini Balıkesir Lisesinde bulmuştur.
İlk ve orta okulda çok parlak bir öğrencilik hayatı olan Muharrem Ergin Balıkesir Lisesinde de kendisini göstermiş ve o zamanlar Millî Eğitim Bakanlığı tarafından bütün Türkiye ölçüsünde hazırlanan İftihar Listesi kitabına girmiştir.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydolan Ergin, Reşid Rahmeti Arat, Ahmet Caferoğlu, İsmail Hikmet Ertaylan, Ali Nihat Tarlan, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mecdut Mansuroğlu, Janos Eckmann, Ahmet Ateş, Abdülkadir Karahan, Mehmet Kaplan gibi hocaların öğretiminde başarılı bir yüksek tahsil hayatı sürdürerek 1946-1947 ders yılında mezun oldu. Bir yıl kadar Boğaziçi Lisesinde Türkçe öğretmenliği yaptı. 1950 yılında açılan asistanlık sınavını kazanarak Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne asistan oldu.
Muharrem Ergin Türk Dili Kürsüsünde Ord. Prof. Dr. Reşid Rahmeti Aratın asistanı olarak o sıralarda Vatikan Kütüphanesinde ikinci yazması bulunan Dede Korkut Destanlarının karşılaştırmalı metni üzerinde doktora çalışmasına başladı. Doktora tezini 1954 yılında tamamladı. İki yıllık askerlik görevinden sonra da doçentlik çalışması olarak Dede Korkut Destanlarının hazırlamış olduğu karşılaştırmalı metninin gramerini ve sözlüğünü hazırladı ve bu çalışması ile 1962 yılında doçent unvanını aldı.
1964 yılının sonlarında Ord. Prof. Dr. Reşid Rahmeti Arat vefat edince Doçent Dr. Muharrem Ergin Eski Türk Dili Kürsüsünün başkanı oldu ve bu görevi yaş haddinden emekli olduğu Temmuz 1990′a kadar devam etti.
1964 yılında Özden Ergin ile evlendi. 1965 yılında Ergin çiftinin tek çocukları olan Çağrı dünyaya geldi. Muharrem Ergin 1971 yılında profesörlüğe yükseltildi. Profesörlüğe yükseltilirken biri Orhun Âbideleri diğeri Azeri Türkçesi adlı iki profesörlük takdim tezi sundu.
1986 yılından Temmuz 1990′a kadar Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün başkanlığını da yürüten Ergin başarılı ve parlak bir akademik hayat geçirmiştir. Türkiye Millî Kültür Vakfının, Boğaziçi Yayın-evinin, Aydınlar Ocağının ve Milletler Arası Türkoloji Kongresinin üstün hizmet ve şeref armağanları ile taltif edilmiştir.
Prof. Dr. Muharrem Ergin Türkçeyi çok iyi konuşan bir hatiptir. Vurgulaması, tonlaması ve telaffuzu çok iyidir. Muharrem Ergin eser vermiş olan velud bir hocadır. Eserleri Türk dilinin ve kültürünün çeşitli sahalarına aittir. Başta meslekî eserleri gelir.
Meslekî eserlerinin en önde geleni Türk Dil Bilgisi adlı kitabıdır. İlk baskısı 1958 yılında Edebiyat Fakültesi yayınları arasında yapılan bu eserin genişletilmiş ikinci baskısı 1962 yılında yapıldı. Bu ikinci baskıdan yapılan üçüncü baskı ise özellikle SSCBye bağlı doğu bloku hocalarının ihtiyaçları için Bulgaristanda Sofyada 1967′de Narodna Prosveta olarak yayımlanan baskıdır. Yine genişletilen eserin 1972 yılında dördüncü baskısı yapılmıştır.
Türk Dil Bilgisi üniversitelerde yazılan ve okutulan ilk Türk Dil Bilgisidir. Bu güne kadar Türkiye üniversitelerinin tümünde okutulan temel kitap olarak 1997 yılına kadar 20′nin üzerinde yayımlanmıştır. Erginin bu eseri çeşitli ölçü ve hacimlerde Eğitim Enstitüleri, Yüksek Okullar ve Temel Bilimler Fakülteleri için yine Türk Dil Bilgisi başlığı ile, Lise 1 ve II için Türk Dili başlığı ile, Yaygın Yüksek Öğretimin kuruluşundan sonra Türkiye Üniversitelerinin her bölümünün öğrencilerinin okumaları için Üniversiteler İçin Türk Dili başlığı ile, yayımlanmıştır. Bu sonuncusunun 8. baskısı yapılmıştır.
Erginin ikinci meslekî eseri Osmanlıca Dersleri adlı ders kitabıdır. Eski yazının ve Osmanlıcanın üniversitelerde kapısını açan ve mükemmel bir antolojisi de olan Osmanlıca Dersleri, ilk baskısı 1958 yılında olan ve bu güne kadar 8 baskısı yapılan orijinal bir eserdir.
Muharrem Erginin ilmî araştırmaları ise Türk dilinin çeşitli saha ve devrelerini inceleyen eserler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Eski Türkçe sahasında hazırladığı eseri Orhun Âbideleri adını taşır. 1970′te 100 Temel Eser serisinde ilk baskısı yapılan bu kitapta Köl Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarının metinleri, tercümeleri, sözlüğü ve tıpkıbasımları yer almaktadır. 27 yıldan beri üniversitelerde ders kitabı olarak da okutulan bu eserin 20 baskısı yapılmıştır.
Çağatay Türkçesi sahasında hazırladığı eseri Ebülgazi Bahadır Hanın Şecere-i Terâkime adlı eseridir. Bu eser Tercüman 1001 Temel Eser serisinin 33. kitabı olarak 1974 yılında Türklerin Soy Kütüğü başlığı ile yayımlanmıştır.
Azeri Türkçesi sahasındaki ilk eseri Şehriyârın Haydar Bahaya Selâm I-II adlı iki şiirinin esas alınarak Şehriyâra yapılan nazireler ile birlikte Şehriyârın şiirlerinin dil özelliklerinin gösterildiği Azeri Türkçesi adlı kitabıdır. İlk (1971) ve ikinci (1981) baskısı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi yayınları arasında yapılan bu eserin üçüncü baskısı 1986′da Ebru Yayınevi tarafından yapılmıştır. Bu sahada hazırladığı diğer eseri de İstanbul Edebiyat Fakültesi yayınları arasında yayımlanan Kadı Burhaneddin Divanının transkripsiyonlu metnidir.
Türkiye Türkçesi sahasında hazırladığı eseri Dede Korkut Kitabıdır. Ergin Dede Korkut destanlarının karşılaştırmalı metni ile indeksini doktora tezi olarak, gramerini ise doçentlik tezi olarak hazırlamış ve bu eserlerin ilk baskıları Türk Dil Kurumu Yayınları arasında 1958 ve 1963 yıllarında yayımlanmıştır.
Muharrem Ergin hocalığının dışında bir düşünür, bir fikir adamıdır. Türkiyenin Bugünkü Meseleleri adlı dört baskısı yapılan eseri Ziya Gökalpten sonra bu sahada yazılmış en muhteşem eserdir.
Erginin diğer fikir eserleri arasında Sovyet Emperyalizmi, Balkanlar ve Türkiye (İstanbul 1974) ve Türkiyeyi Bu Güne Getiren Tarihi Seyir (Ankara, 1986) adlı eserlerini zikredebiliriz.
Onun gözlerden uzak kalan bir büyük eseri de 1945 ile 1988 yılları arasında yazdığı 200′den fazla ilmî ve siyasî makaledir. Çeşitli dergiler ile Orta Doğu gazetesindeki yorumları Milliyetçiler Korkmayınız, Birleşiniz (Ankara 1976) adı ile yayımlanmıştır.
Erginin ilmî yorumları genellikle üniversite dergileri dışında Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsünün aylık organı olan Türk Kültürü dergisinde görülür. İlim politikasını genellikle Aydınlar Ocağındaki çalışmalarında yapmış, siyasî yorumlarını ise Orta Doğu gazetesinde yayımlamıştır.
45 yılı aşan ilim hayatında bir çok üniversite hocası yetiştiren Erginin büyük bir hizmeti de Türkiye liselerindeki dil ve edebiyat öğretmenleridir. Bu gruba onun yazı, konferans, panel, seminer, sempozyum, kollokyum ve kongrelerdeki görüşlerinden faydalanan, başka bir söyleyişle Muharrem Ergin pınarından doyasıya, kana kana bilgi içen her yaştaki bir milliyetçiler ordusunu da ilâve etmek gerekiyor.
Ergin Türk milliyetçisi, Türk kültürcüsüdür. Türklüğü daima bölünmez bir bütün olarak görmüştür. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsünün kuruluşunda ve gelişmesinde büyük emeği geçmiştir. Ergin teşkilatçıdır, yönlendiricidir, idarecidir, liderdir. Bulunduğu grupta derhal fark edilen bir şahsiyete, müthiş bir ikna kabiliyetine sahiptir. Demirel hükümetine 100 Temel Eser serisini kabul ettiren kişilerin başında gelir. Zaten 100 Temel Eser serisi Erginin Dede Korkut hikayelerinin Türkiye Türkçesi tercümesi cildi ile başlamıştır.
Yine onun Türk Mûsikisi Devlet Konservatuarının kuruluşunda devrin siyasî ekibine yaptığı olumlu telkinler ile bu müstesna müessese Türk milletine kazandırılmıştır.
Ergin Milletler Arası ve Millî kongreleri, kol-lokyumları ile Türkoloji ilminin bir ilim disiplini olarak Türkiyede ve dünyada tanınmasında çok gayret göstermiş, bu müesseseler onun Genel Sekreterliği zamanında kökleşmiş ve gelenekleşmiştir.
Muharrem Ergin 6 Ocak 1995 Cuma günü öğleden sonra dört civarında evinde vefat etti. 9 Ocak 1995 Pazartesi günü saat 11.00′de İstanbul Üniversitesi Merkez Binasında akademik tören yapıldı ve Muharrem Erginin eller üzerinde Beyazıt Camiine taşınan cenazesi kılınan öğle namazından sonra Hasdal Mezarlığında toprağa verildi.
Eserleri
Türk Dil Bilgisi
Osmanlıca Dersleri
Dede Korkut Kitabı
Orhun Abideleri
Azeri Türkçesi
Türkiyenin Bugünkü Meseleleri
Türklerin Soy Kütüğü (sadeleştirme)
Milliyetçiler Birleşiniz
Türk Dili 1 - 2
Kadı Burhaneddin Divanı
1925 yılında Azerbaycan'ın Ahıska bölgesinde doğdu.1943 yılında Balıkesir Lisesini ve 1947 yılında İ.Ü.Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra mezun olduğu bölüme asistan oldu (1951).1963te doçent, 1971de profesör oldu.Bölüm başkanlığı yaptı.Dil sahasındaki araştırmaları yanında, Ortadoğu gazetesinde fikir yazıları da yazdı.Aydınlar Ocağı yöneticiliği yapmıştır.6 Ocak 1995 tarihinde öldü.
ESERLERİ
Türk Dil Bilgisi, Osmanlıca Dersleri, Dede Korkut Kitabı,Orhun Abideleri, Azeri Türkçesi, Türkiyenin Bugünkü Meseleleri, Türklerin Soy Kütüğü (sadeleştirme), Miliyetçiler Birleşiniz, Türk Dili I, II, Kadı Burhaneddin Divanı.
x
HAKKINDA YAZILANLAR
Prof. Dr. Muharrem Ergin
(1923 - 1995)
Prof. Dr. Osman Fikri SERTKAYA
Muharrem Ergin, Haydar Ergin ile Naime (nüfus kaydında Hanım) Erginin oğlu olarak 1923te Ahıska vilâyetinin Ahılkelek kazasına bağlı Gögye köyünde doğdu. 1920′li yıllarda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin sınırları içerisinde kalan bu bölgede yaşayan Türkler kendilerine Terekeme veya Karapapak adını vermişlerdir. Ancak Türkiyede Mesket Türkleri adı ile tanınmaktadırlar.
Timur devrinde Semerkanddan göçen bu Türkler iki yüzyıl kadar İranda Sulu düz > Sulduz bölgesinde yaşamışlar sonra Ahıska vilâyetine gelmişlerdir. İşte Muharrem Ergin bu Terekeme Türklerinin beylerini teşkil eden Kemaloğulları adlı bir aileye mensuptur. Osmanlı idaresi bu beyler ailesine fermanla beylik de vermiştir.
Terekeme Türkleri 19. yüzyılın sonlarında kendilerini Türk-Ermeni mücadelesinin içerisinde buldular. Birinci Dünya Savaşı esnasında bu Türk-Ermeni mücadelesi en had safhaya ulaştı ve savaştan sonra sınırlar belirlendiğinde sınırın Sovyet tarafında kalan Terekemeler artık bu topraklarda kalmanın güvenilir ve doğru olmadığını görerek Türkiyeye göç etmeye karar verdiler.
Daha önceleri kışın Türkiyede Kars civarında, yazın Ahıska vilâyetinde yaşayan ve hayvancılıkla geçinen Kemaloğulları, küçük Muharremin doğumundan üç yıl sonra Türkiyeye temelli göçü gerçekleştirmişlerdir. Devlet bu beyler ve reayasına Türkiyede yerleşim bölgesi olarak Muş vilâyetinin Bulanık kazasını seçmiştir. Muharrem Erginin sülâlesinin Gögyeden Bulanıka göçleri bir buçuk yıl kadar sürmüş ve 1926 yılında tamamlanmıştır. Göç eden dört kabile mensubudur. Altı kabilenin mensupları ise orada kalmıştır.
Muharrem Erginin aile arasındaki adı Behram-dır. Yaşlılar onun kendi aralarında Behram diye çağırırlar. Ancak nüfus kaydında adı Muharrem Ergin-dir.
Ergin ailesi 11 çocuklu kalabalık bir ailedir. Babası Haydarın ilk eşi Zöhreden İbrahim, Mah-yıldız, Celîl, Kamil ve Enver adlı beş çocuğu olmuştur. İbrahim ve kız kardeşi Mahyıldız ailenin Gürcistanda kalan tarafında yaşadılar. İbrahim Veteriner Profesör oldu. İbrahim ağabeyi ve Mahvılchz ablası vefat etmişlerdir.
Annesi Naimenin ilk eşi Aliden Bahri ve Mihriban adlı iki çocuğu vardı. Sonra babası Haydar ile annesi Naime evlendiler ve bu evlilikten de Bahri, Yıldız, Muharrem ve Fahrettin doğdu.
Muharrem Ergin ilk tahsilini Bulanık îlk Okulunda yapmıştır. İlk okulu bitirince en yakın yer olan Muş vilâyeti merkezinde orta okul açılmış, böylece Muharrem Ergin orta tahsiline devam etmek fırsatını bulmuştur. Orta okul sıralarında bu sefer lise ihtiyacı hasıl olmuş, Muharrem Ergin bu ihtiyacını da devlet parasız yatılı sınavına girerek karşılamıştır. Sınavı kazanan Muharrem Ergin kendisini Balıkesir Lisesinde bulmuştur.
İlk ve orta okulda çok parlak bir öğrencilik hayatı olan Muharrem Ergin Balıkesir Lisesinde de kendisini göstermiş ve o zamanlar Millî Eğitim Bakanlığı tarafından bütün Türkiye ölçüsünde hazırlanan İftihar Listesi kitabına girmiştir.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydolan Ergin, Reşid Rahmeti Arat, Ahmet Caferoğlu, İsmail Hikmet Ertaylan, Ali Nihat Tarlan, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mecdut Mansuroğlu, Janos Eckmann, Ahmet Ateş, Abdülkadir Karahan, Mehmet Kaplan gibi hocaların öğretiminde başarılı bir yüksek tahsil hayatı sürdürerek 1946-1947 ders yılında mezun oldu. Bir yıl kadar Boğaziçi Lisesinde Türkçe öğretmenliği yaptı. 1950 yılında açılan asistanlık sınavını kazanarak Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne asistan oldu.
Muharrem Ergin Türk Dili Kürsüsünde Ord. Prof. Dr. Reşid Rahmeti Aratın asistanı olarak o sıralarda Vatikan Kütüphanesinde ikinci yazması bulunan Dede Korkut Destanlarının karşılaştırmalı metni üzerinde doktora çalışmasına başladı. Doktora tezini 1954 yılında tamamladı. İki yıllık askerlik görevinden sonra da doçentlik çalışması olarak Dede Korkut Destanlarının hazırlamış olduğu karşılaştırmalı metninin gramerini ve sözlüğünü hazırladı ve bu çalışması ile 1962 yılında doçent unvanını aldı.
1964 yılının sonlarında Ord. Prof. Dr. Reşid Rahmeti Arat vefat edince Doçent Dr. Muharrem Ergin Eski Türk Dili Kürsüsünün başkanı oldu ve bu görevi yaş haddinden emekli olduğu Temmuz 1990′a kadar devam etti.
1964 yılında Özden Ergin ile evlendi. 1965 yılında Ergin çiftinin tek çocukları olan Çağrı dünyaya geldi. Muharrem Ergin 1971 yılında profesörlüğe yükseltildi. Profesörlüğe yükseltilirken biri Orhun Âbideleri diğeri Azeri Türkçesi adlı iki profesörlük takdim tezi sundu.
1986 yılından Temmuz 1990′a kadar Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün başkanlığını da yürüten Ergin başarılı ve parlak bir akademik hayat geçirmiştir. Türkiye Millî Kültür Vakfının, Boğaziçi Yayın-evinin, Aydınlar Ocağının ve Milletler Arası Türkoloji Kongresinin üstün hizmet ve şeref armağanları ile taltif edilmiştir.
Prof. Dr. Muharrem Ergin Türkçeyi çok iyi konuşan bir hatiptir. Vurgulaması, tonlaması ve telaffuzu çok iyidir. Muharrem Ergin eser vermiş olan velud bir hocadır. Eserleri Türk dilinin ve kültürünün çeşitli sahalarına aittir. Başta meslekî eserleri gelir.
Meslekî eserlerinin en önde geleni Türk Dil Bilgisi adlı kitabıdır. İlk baskısı 1958 yılında Edebiyat Fakültesi yayınları arasında yapılan bu eserin genişletilmiş ikinci baskısı 1962 yılında yapıldı. Bu ikinci baskıdan yapılan üçüncü baskı ise özellikle SSCBye bağlı doğu bloku hocalarının ihtiyaçları için Bulgaristanda Sofyada 1967′de Narodna Prosveta olarak yayımlanan baskıdır. Yine genişletilen eserin 1972 yılında dördüncü baskısı yapılmıştır.
Türk Dil Bilgisi üniversitelerde yazılan ve okutulan ilk Türk Dil Bilgisidir. Bu güne kadar Türkiye üniversitelerinin tümünde okutulan temel kitap olarak 1997 yılına kadar 20′nin üzerinde yayımlanmıştır. Erginin bu eseri çeşitli ölçü ve hacimlerde Eğitim Enstitüleri, Yüksek Okullar ve Temel Bilimler Fakülteleri için yine Türk Dil Bilgisi başlığı ile, Lise 1 ve II için Türk Dili başlığı ile, Yaygın Yüksek Öğretimin kuruluşundan sonra Türkiye Üniversitelerinin her bölümünün öğrencilerinin okumaları için Üniversiteler İçin Türk Dili başlığı ile, yayımlanmıştır. Bu sonuncusunun 8. baskısı yapılmıştır.
Erginin ikinci meslekî eseri Osmanlıca Dersleri adlı ders kitabıdır. Eski yazının ve Osmanlıcanın üniversitelerde kapısını açan ve mükemmel bir antolojisi de olan Osmanlıca Dersleri, ilk baskısı 1958 yılında olan ve bu güne kadar 8 baskısı yapılan orijinal bir eserdir.
Muharrem Erginin ilmî araştırmaları ise Türk dilinin çeşitli saha ve devrelerini inceleyen eserler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Eski Türkçe sahasında hazırladığı eseri Orhun Âbideleri adını taşır. 1970′te 100 Temel Eser serisinde ilk baskısı yapılan bu kitapta Köl Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarının metinleri, tercümeleri, sözlüğü ve tıpkıbasımları yer almaktadır. 27 yıldan beri üniversitelerde ders kitabı olarak da okutulan bu eserin 20 baskısı yapılmıştır.
Çağatay Türkçesi sahasında hazırladığı eseri Ebülgazi Bahadır Hanın Şecere-i Terâkime adlı eseridir. Bu eser Tercüman 1001 Temel Eser serisinin 33. kitabı olarak 1974 yılında Türklerin Soy Kütüğü başlığı ile yayımlanmıştır.
Azeri Türkçesi sahasındaki ilk eseri Şehriyârın Haydar Bahaya Selâm I-II adlı iki şiirinin esas alınarak Şehriyâra yapılan nazireler ile birlikte Şehriyârın şiirlerinin dil özelliklerinin gösterildiği Azeri Türkçesi adlı kitabıdır. İlk (1971) ve ikinci (1981) baskısı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi yayınları arasında yapılan bu eserin üçüncü baskısı 1986′da Ebru Yayınevi tarafından yapılmıştır. Bu sahada hazırladığı diğer eseri de İstanbul Edebiyat Fakültesi yayınları arasında yayımlanan Kadı Burhaneddin Divanının transkripsiyonlu metnidir.
Türkiye Türkçesi sahasında hazırladığı eseri Dede Korkut Kitabıdır. Ergin Dede Korkut destanlarının karşılaştırmalı metni ile indeksini doktora tezi olarak, gramerini ise doçentlik tezi olarak hazırlamış ve bu eserlerin ilk baskıları Türk Dil Kurumu Yayınları arasında 1958 ve 1963 yıllarında yayımlanmıştır.
Muharrem Ergin hocalığının dışında bir düşünür, bir fikir adamıdır. Türkiyenin Bugünkü Meseleleri adlı dört baskısı yapılan eseri Ziya Gökalpten sonra bu sahada yazılmış en muhteşem eserdir.
Erginin diğer fikir eserleri arasında Sovyet Emperyalizmi, Balkanlar ve Türkiye (İstanbul 1974) ve Türkiyeyi Bu Güne Getiren Tarihi Seyir (Ankara, 1986) adlı eserlerini zikredebiliriz.
Onun gözlerden uzak kalan bir büyük eseri de 1945 ile 1988 yılları arasında yazdığı 200′den fazla ilmî ve siyasî makaledir. Çeşitli dergiler ile Orta Doğu gazetesindeki yorumları Milliyetçiler Korkmayınız, Birleşiniz (Ankara 1976) adı ile yayımlanmıştır.
Erginin ilmî yorumları genellikle üniversite dergileri dışında Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsünün aylık organı olan Türk Kültürü dergisinde görülür. İlim politikasını genellikle Aydınlar Ocağındaki çalışmalarında yapmış, siyasî yorumlarını ise Orta Doğu gazetesinde yayımlamıştır.
45 yılı aşan ilim hayatında bir çok üniversite hocası yetiştiren Erginin büyük bir hizmeti de Türkiye liselerindeki dil ve edebiyat öğretmenleridir. Bu gruba onun yazı, konferans, panel, seminer, sempozyum, kollokyum ve kongrelerdeki görüşlerinden faydalanan, başka bir söyleyişle Muharrem Ergin pınarından doyasıya, kana kana bilgi içen her yaştaki bir milliyetçiler ordusunu da ilâve etmek gerekiyor.
Ergin Türk milliyetçisi, Türk kültürcüsüdür. Türklüğü daima bölünmez bir bütün olarak görmüştür. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsünün kuruluşunda ve gelişmesinde büyük emeği geçmiştir. Ergin teşkilatçıdır, yönlendiricidir, idarecidir, liderdir. Bulunduğu grupta derhal fark edilen bir şahsiyete, müthiş bir ikna kabiliyetine sahiptir. Demirel hükümetine 100 Temel Eser serisini kabul ettiren kişilerin başında gelir. Zaten 100 Temel Eser serisi Erginin Dede Korkut hikayelerinin Türkiye Türkçesi tercümesi cildi ile başlamıştır.
Yine onun Türk Mûsikisi Devlet Konservatuarının kuruluşunda devrin siyasî ekibine yaptığı olumlu telkinler ile bu müstesna müessese Türk milletine kazandırılmıştır.
Ergin Milletler Arası ve Millî kongreleri, kol-lokyumları ile Türkoloji ilminin bir ilim disiplini olarak Türkiyede ve dünyada tanınmasında çok gayret göstermiş, bu müesseseler onun Genel Sekreterliği zamanında kökleşmiş ve gelenekleşmiştir.
Muharrem Ergin 6 Ocak 1995 Cuma günü öğleden sonra dört civarında evinde vefat etti. 9 Ocak 1995 Pazartesi günü saat 11.00′de İstanbul Üniversitesi Merkez Binasında akademik tören yapıldı ve Muharrem Erginin eller üzerinde Beyazıt Camiine taşınan cenazesi kılınan öğle namazından sonra Hasdal Mezarlığında toprağa verildi.
Eserleri
Türk Dil Bilgisi
Osmanlıca Dersleri
Dede Korkut Kitabı
Orhun Abideleri
Azeri Türkçesi
Türkiyenin Bugünkü Meseleleri
Türklerin Soy Kütüğü (sadeleştirme)
Milliyetçiler Birleşiniz
Türk Dili 1 - 2
Kadı Burhaneddin Divanı
- Katılım
- 9 Eki 2010
- Konular
- 1,202
- Mesajlar
- 7,224
- Reaksiyon Skoru
- 206
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 4 Gün
- Başarım Puanı
- 185
- MmoLira
- -101
- DevLira
- 0
Teşekürler.

- Katılım
- 20 Ara 2010
- Konular
- 332
- Mesajlar
- 3,870
- Reaksiyon Skoru
- 554
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 5 Ay 22 Gün
- Başarım Puanı
- 180
- MmoLira
- -581
- DevLira
- 0
Teşekkürler... 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 44
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 17
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14



