- Katılım
- 29 Eki 2010
- Konular
- 1,169
- Mesajlar
- 12,788
- Online süresi
- 7h 51m
- Reaksiyon Skoru
- 719
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 7 Ay 12 Gün
- Başarım Puanı
- 301
- MmoLira
- -265
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
1915 yılında İstanbulda doğdu.Ankara Gazi Lisesi'ni bitirdikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık, Ankara Kitaplığı'nda memurluk ve gazetecilik yaptı.Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde deneme yazıları yazdı.1954'ten sonra bir süre İstanbul Belediye Konservatuarı tiyatro Bölümü'hde fonetik-diksiyon öğretmenliği yaptı, emekle oldu.Şiirleri dışında tercümeleri ve romanları da vardır.
Melih Cevdet, arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat gibi Varlık dergisinde yayınladığı ilk şiirlerinde, dönemin ortak dil beğenisini simgeleyen sözcüklere kapıldığı söylenebilir. O da mavi iklimlerde, dal dal erguvan açan rüyalar biçiminde duyarlılıkları yansıtmaya çalışırken, kendi hayatından, deneylerinden kaynaklanmadığını düşündüren söyleyişlere öykünmüştür.
II.Dünya Savaşı'ndan sonra dünyayı saran ölüm fırtınası karşısında, yoksulluk, haksızlık ve yalan karşısında, arkadaşları gibi onun da sık sık ince yergiye başvurduğu görülür. Garipten çok sonra Rahatı Kaçan Ağaç gibi, uyak kullanılarak, geleneksel denge anlayışının sağlanmak istendiği bir şiirde bile kendini ince yergiden alamaz. Melih Cevdet öte yandan çelişkileri sergileme, yergi, olay gibi yan imkanlardan, toplumsal sorunlara bağlı konuları işlerken yararlanmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Bir bölümü Yaprak dergisi çıkarken (1947-49) yazılan Telgrafhaneyi (1952) oluşturan şiirlerin büyük çoğunluğunun bu olanaklara dayanarak kurulmuş olmaları raslantı değildir. Tohum ve Telgrafhane gibi evresinin iki önemli şiiri ise, şairin, hem içerik hem biçim yönünden kendini sınırlamadığını, değişik yönlere açılmak istediğini gösterir.
Genel özellikleri bakımından şairin 1940-1952 yıllarında kazandığı deneylerin bileşkesi olarak kabul edebileceğimiz şiirlerden oluşan Yan Yanada dörtlü kuruluşların belirgin bir biçimde çoğaldığı görülür. Gelecek, Hiroşima, Faltaşı, Güzel Düş, Anı adlı eserlerde geleneksel biçimlere eğilimi ağır basmıştır.
Melih Cevdetin özellikle 1960tan sonraki eserlerinde yapı ustası olduğu yazılmıştır.
ESERLERİ
Garip (O.Veli ve O.Rifat ile), Rahatı Kraçan Ağaç, Kolları bağlı Odysseus, Göçebe Denizin Üstünde, Ölümsüzlük Ardında Gılgamış, Teknenin Ölümü,Tanıdık Dünya, Güneşte, Yağmurun Altında, gizli Emir, Raziye, Dört Oyun.
GÜNDEM
Edebiyatımız garip kaldı!
Milliyet 29 Kasım 2002
Türk edebiyatının duayenlerinden Melih Cevdet Anday, solunum ve böbrek yetmezliği sonucu 87 yaşında vefat etti
Gazi Lisesindeki arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifatla şiire başlayan, "Garip" hareketinin son çınarı Melih Cevdet Anday, solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, 87 yaşında hayata veda etti.
İstanbulda doğan Andayın büyük dedesi Mirlava Mehmed Raşit Paşa, Osmanlı Devletinin ilk "eczacı paşasıydı". Çocukluğu Kadıköy Bahariyedeki evinde geçen Anday, ilkokulu eski Fenerbahçe Stadyumunun yanındaki Taş Mektepte, ortaokulu da Kadıköy Sultanisinde okudu. Babasının görevi dolayısıyla lise öğrenimini Ankara Gazi Lisesinde tamamladı. Dokuzuncu sınıfta okuduğu sırada Orhan Veli ve Oktay Rifatla tanıştı. Liseyi bitirdikten sonra önce Ankara Hukuk Fakültesine, ardından da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine giren Anday, öğrenim hayatına devam etmedi. 1938de sosyoloji öğrenimi için Belçikaya giden Anday, 2. Dünya Savaşı nedeniyle yurda dönerek bir süre Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık yaptı.
FIKRA YAZARLIĞI YAPTI
Anday; Akşam, Tercüman, Büyük Gazete, Tanin ve Cumhuriyet gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yapmış, denemeler yazmış, 1954te başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik - diksiyon öğretmenliğinden 1977de emekli olmuştu. Anday, 1964 - 1969 yılları arasında TRT Yönetim Kurulunda görev almıştı. 1979da UNESCO Genel Merkezi kültür müşaviri olarak Parise giden Anday, hükümet değişince geri çağrılmıştı.
ESERLERİYLE ÖDÜL ALDI
Anday, "Mikadonun Çöpleri" adlı oyunuyla 1967 - 1968 İlhan İskender Armağanını, "Gizli Emir" adlı romanıyla TRT 1970 Sanat Ödülleri Roman Armağanını, Tarjel Vesaasdan çevirdiği "Buz Sarayı" romanıyla da TDK 1973 Çeviri Ödülünü kazanmıştı. Andayın ilk şiiri, 1936 yılında Varlık Dergisinde yayımlanan "Ukde" olmuştu. Anday, "Teknenin Ölümü" adlı şiir kitabıyla 1976 Yeditepe Şiir Armağanını, "Sözcükler" adlı şiir kitabıyla 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü, "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış" adlı şiir kitabıyla da 1981 İş Bankası Büyük Ödülünü kazanmıştı. Andayın yapıtları, Rusça, Fransızca, İngilizce başta olmak üzere bir çok dile çevrildi.
"Garip"in hikayesi
Melih Cevdet Anday şiire Gazi Lisesinde arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifatla başladı. Daha sonraları "Garip" hareketi çevresinde oluşacak beraberliklerinin temeli böylece atılmış oldu. "Varlık" dergisinde birlikte yaptıkları bir çıkışla, Veli, Rifat ve Anday Türk şiirine yeni bir anlayış getirdi. Kentte yaşayan küçük insanların sorunlarını lirizme, ahenge, sese sırt çeviren bir sadelik içinde ele alıyor, şiire girmez denilen konulara, sözcüklere özellikle ağırlık veriyorlardı. Yaptıkları denemeler edebiyat çevrelerinde büyük ilgiyle karşılandı, tartışmalara yol açtı. 1941de çıkardıkları "Garip" adlı kitapta Velinin imzasıyla bu yeni anlayışın temel ilkeleri şöyle açıklandı: "Şiir, bütün özelliği edasında olan bir söz sanatıdır."
Melih Cevdet, arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat gibi Varlık dergisinde yayınladığı ilk şiirlerinde, dönemin ortak dil beğenisini simgeleyen sözcüklere kapıldığı söylenebilir. O da mavi iklimlerde, dal dal erguvan açan rüyalar biçiminde duyarlılıkları yansıtmaya çalışırken, kendi hayatından, deneylerinden kaynaklanmadığını düşündüren söyleyişlere öykünmüştür.
II.Dünya Savaşı'ndan sonra dünyayı saran ölüm fırtınası karşısında, yoksulluk, haksızlık ve yalan karşısında, arkadaşları gibi onun da sık sık ince yergiye başvurduğu görülür. Garipten çok sonra Rahatı Kaçan Ağaç gibi, uyak kullanılarak, geleneksel denge anlayışının sağlanmak istendiği bir şiirde bile kendini ince yergiden alamaz. Melih Cevdet öte yandan çelişkileri sergileme, yergi, olay gibi yan imkanlardan, toplumsal sorunlara bağlı konuları işlerken yararlanmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Bir bölümü Yaprak dergisi çıkarken (1947-49) yazılan Telgrafhaneyi (1952) oluşturan şiirlerin büyük çoğunluğunun bu olanaklara dayanarak kurulmuş olmaları raslantı değildir. Tohum ve Telgrafhane gibi evresinin iki önemli şiiri ise, şairin, hem içerik hem biçim yönünden kendini sınırlamadığını, değişik yönlere açılmak istediğini gösterir.
Genel özellikleri bakımından şairin 1940-1952 yıllarında kazandığı deneylerin bileşkesi olarak kabul edebileceğimiz şiirlerden oluşan Yan Yanada dörtlü kuruluşların belirgin bir biçimde çoğaldığı görülür. Gelecek, Hiroşima, Faltaşı, Güzel Düş, Anı adlı eserlerde geleneksel biçimlere eğilimi ağır basmıştır.
Melih Cevdetin özellikle 1960tan sonraki eserlerinde yapı ustası olduğu yazılmıştır.
ESERLERİ
Garip (O.Veli ve O.Rifat ile), Rahatı Kraçan Ağaç, Kolları bağlı Odysseus, Göçebe Denizin Üstünde, Ölümsüzlük Ardında Gılgamış, Teknenin Ölümü,Tanıdık Dünya, Güneşte, Yağmurun Altında, gizli Emir, Raziye, Dört Oyun.
GÜNDEM
Edebiyatımız garip kaldı!
Milliyet 29 Kasım 2002
Türk edebiyatının duayenlerinden Melih Cevdet Anday, solunum ve böbrek yetmezliği sonucu 87 yaşında vefat etti
Gazi Lisesindeki arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifatla şiire başlayan, "Garip" hareketinin son çınarı Melih Cevdet Anday, solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, 87 yaşında hayata veda etti.
İstanbulda doğan Andayın büyük dedesi Mirlava Mehmed Raşit Paşa, Osmanlı Devletinin ilk "eczacı paşasıydı". Çocukluğu Kadıköy Bahariyedeki evinde geçen Anday, ilkokulu eski Fenerbahçe Stadyumunun yanındaki Taş Mektepte, ortaokulu da Kadıköy Sultanisinde okudu. Babasının görevi dolayısıyla lise öğrenimini Ankara Gazi Lisesinde tamamladı. Dokuzuncu sınıfta okuduğu sırada Orhan Veli ve Oktay Rifatla tanıştı. Liseyi bitirdikten sonra önce Ankara Hukuk Fakültesine, ardından da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine giren Anday, öğrenim hayatına devam etmedi. 1938de sosyoloji öğrenimi için Belçikaya giden Anday, 2. Dünya Savaşı nedeniyle yurda dönerek bir süre Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık yaptı.
FIKRA YAZARLIĞI YAPTI
Anday; Akşam, Tercüman, Büyük Gazete, Tanin ve Cumhuriyet gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yapmış, denemeler yazmış, 1954te başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik - diksiyon öğretmenliğinden 1977de emekli olmuştu. Anday, 1964 - 1969 yılları arasında TRT Yönetim Kurulunda görev almıştı. 1979da UNESCO Genel Merkezi kültür müşaviri olarak Parise giden Anday, hükümet değişince geri çağrılmıştı.
ESERLERİYLE ÖDÜL ALDI
Anday, "Mikadonun Çöpleri" adlı oyunuyla 1967 - 1968 İlhan İskender Armağanını, "Gizli Emir" adlı romanıyla TRT 1970 Sanat Ödülleri Roman Armağanını, Tarjel Vesaasdan çevirdiği "Buz Sarayı" romanıyla da TDK 1973 Çeviri Ödülünü kazanmıştı. Andayın ilk şiiri, 1936 yılında Varlık Dergisinde yayımlanan "Ukde" olmuştu. Anday, "Teknenin Ölümü" adlı şiir kitabıyla 1976 Yeditepe Şiir Armağanını, "Sözcükler" adlı şiir kitabıyla 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü, "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış" adlı şiir kitabıyla da 1981 İş Bankası Büyük Ödülünü kazanmıştı. Andayın yapıtları, Rusça, Fransızca, İngilizce başta olmak üzere bir çok dile çevrildi.
"Garip"in hikayesi
Melih Cevdet Anday şiire Gazi Lisesinde arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifatla başladı. Daha sonraları "Garip" hareketi çevresinde oluşacak beraberliklerinin temeli böylece atılmış oldu. "Varlık" dergisinde birlikte yaptıkları bir çıkışla, Veli, Rifat ve Anday Türk şiirine yeni bir anlayış getirdi. Kentte yaşayan küçük insanların sorunlarını lirizme, ahenge, sese sırt çeviren bir sadelik içinde ele alıyor, şiire girmez denilen konulara, sözcüklere özellikle ağırlık veriyorlardı. Yaptıkları denemeler edebiyat çevrelerinde büyük ilgiyle karşılandı, tartışmalara yol açtı. 1941de çıkardıkları "Garip" adlı kitapta Velinin imzasıyla bu yeni anlayışın temel ilkeleri şöyle açıklandı: "Şiir, bütün özelliği edasında olan bir söz sanatıdır."
- Katılım
- 9 Eki 2010
- Konular
- 1,202
- Mesajlar
- 7,224
- Reaksiyon Skoru
- 206
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 1 Gün
- Başarım Puanı
- 185
- MmoLira
- -101
- DevLira
- 0
Teşekürler.

- Katılım
- 20 Ara 2010
- Konular
- 332
- Mesajlar
- 3,870
- Reaksiyon Skoru
- 554
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 5 Ay 19 Gün
- Başarım Puanı
- 180
- MmoLira
- -581
- DevLira
- 0
Teşekkürler... 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 116


