noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Bvural41 1
Bvural41
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
SLyFeLLowTR 1
SLyFeLLowTR
Hikaye Ekle

Gary Payton

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan [ORmanC-ı-*
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 5
  • Görüntüleme Görüntüleme 546
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

‘THE GLOVE` #20
GARY PAYTON

O devamli savunmasiyla ön plana çikmasina ragmen hücumda da çok etkili olmus bir oyuncu. O oynadigi takimlari harika yönetmis bir oyun kurucu. O NBA tarihinin en iyi point guardlarindan birisi. O sözünü hiç kimseden sakinmayan bir çenebaz. Ve artik O, sampiyonluk yüzügüne finale çiktiklari zamandan bile daha yakin. iste karsinizda; GARY “THE GLOVE“ PAYTON…

GP #20
Gary Dwayne Payton, 23 Temmuz 1968`de Oakland`da dogdu. Okul hayati ise Jefferson ilkokulu`nda basladi. Gary, kendisi açisindan bu okulun çok önemli oldugunu ve yerinin çok ayri oldugunu neredeyse her röportajinda veya her konusmasinda belirtiyor. Çünkü ona göre bu oyunu orada ögrenmis. Yillar sonra bu okulda yapilan bir röportajinda “Bana hangi saha senin sahan diye sorarsaniz, Jefferson ilkokulundaki derim. Ben inatçi savunmayi burada ögrendim. Buna mecburdum. Ancak bana öyle geliyor ki, sanki potalar daha yüksekti!.“ Sira lise seçimine geldiginde, babasi zaten kötü olan çevreden daha fazla etkilenmemesi için, onu daha yakinlarinda olan ama belayla dolu olan Fremont Lisesi yerine daha uzakta ama daha iyi bir okul olan Skyline Lisesine yolluyordu. Baslarda bol trash-talk yüzünden iyiye gidisi hissedilmedi. ikinci sezonunda da bir süre basketbol sahalarindan uzak kaldi. Sebebi ise sakatlik falan degildi. Derslerinin çogunda basarisiz olmustu. Bu durumda yine babasi devreye girdi. Burslar için gerekli NCAA standartlarinin yükseldigini belirterek, derslerine de konsantre olmasini sagladi. Böylelikle Gary derslerine daha çok çalismaya basladi. Çocukluk döneminde Gary`nin yakinlik kurdugu bir diger önemli isim de bu sene Lakers`ta beraber oynama ihtimalinin bulundugu Brian Shaw`di. Önümüzdeki sene Lakers`ta 20 numarali formayi giyecek olan Payton`a, bu konuda bu formanin geçen seneki sahibi Shaw`la konusup konusmadigi soruldugunda “Böyle bir seye gerek görmedik. Onunla birlikte büyüdüm ve o benim abim gibidir. Numarasini bana verdigi için çok mutlu.“ seklinde cevap veriyor. Tekrar Payton`in lise yillarina dönersek, kötü bir seviyede olan takimin Payton`in gelmesiyle düzeldigini görüyoruz. Lisedeki son senesindeki en önemli maç ise Fremont Lisesi`ne karsi oynadiklari maçti. iki lise arasindaki çekisme maçin, ülkemizde en sevilen tabiri ile derbi haline gelmesini sagliyordu. Çok yakin giden maçi takimina son saniye basketi ile kazandiran Payton`di. Maç sonrasinda da müthis bir kavga çikiyor ve iki takim oyunculari da ceza aliyordu. Gary su anda kendisine çok sey kazandiran müthis kendine güveninin de bu dönemde babasindan aldigini söylüyor. “Bir keresinde restoranda adamin biri babama goril dedi ve sonrasi o adam için pek iyi olmadi. Babamin 10-11 insana karsi geri adim atmadigini gördügüm oldu ve bu tip seyleri görerek büyüdügünüzde çok fazla sey ögreniyorsunuz“.
Oregon State
Kolej olarak kendisine Oregon State Üniversitesini seçen The Glove, burada da oldukça basarili bir kariyer yapti. Kolejdeki ilk senesinde Pac-10 konferansinda hem Freshman of the Year hem de yilin savunma oyuncusu seçilen Payton, ayni yil Amerika Genç Milli Takimi ile Bormio`da Dünya Gençler sampiyonasi`na katildi. Bu takimdaki koçu Larry Brown, takim arkadaslari ise Stacey Augmon, Scott Williams ve Larry Johnson gibi sonrasinda NBA`de de basarili olacak isimlerdi. Amerika turnuvayi 5-2`lik bir dereceyle ve gümüs madalyayla bitirdi (2 maglubiyeti de Kukoc, Radja, Divac, Djordevic ve Alibegovic`li Yugoslavya`dan aldilar).
1990 yilinda kolejden mezun olan Gary`nin istatistikleri gerçekten etkileyiciydi. Son sezonunda 25.7 sayi, 8.1 asist, 4.7 ribaunt ortalamalarini tutturan Payton 4 yillik NCAA kariyerinin sonunda toplamda kaydettigi 2.172 sayi ile okul tarihinin en çok sayi atan ismi oldu. Ayni zamanda Pac-10 ligi tarihinin de en skorer 6.oyuncusuydu. Toplam asist sayisiyla NCAA tarihinde 6., top çalma sayisiyla da 7.sirada yer aldi. Ayrica son senesinde Pac-10 konferansi yilin oyuncusu, Sports Illustrated yilin kolej oyuncusu ve First Team All-America seçildi. Ayrica Pac-10 Liginde 10 yilin en iyi takimi “All-Decade Team“de de yer aldi. Son sezonunda USC üniversitesi karsisinda da, 58 sayi atarak Pac-10 tarihinde bir maçta bir oyuncunun kaydettigi en yüksek ikinci sayiya ulasmis oldu.
1990 NBA Drafti
Böylesi bir kolej kariyerinin sonunda draftta üst siralarda kendisine yer bulacagi belliydi. 89 Drafti`nda liseden direk NBA`e geçis yapan Shawn Kemp`i seçen Sonics, 90 draftinda da tarihinin en yüksek draft sirasi olan 2.sirada yer aliyordu. Gelecek için iyi bir takim kurmak isteyen Sonics yönetimi Kemp`in yanina takimi yönetebilecek bir oyun kurucu istiyordu. Böylelikle Gary Payton, Derrick Coleman`in hemen ardindan ikinci siradan Soncis tarafindan draft ediliyordu. Daha kampa katildigi gün rahatlikla bu takimin ilk besinde yer alabilecegini gösterdi. ilk senesini 7.2 sayi, 6.4 asist, 2.9 ribaund ve 2.0 top çalma ortalamalari ile bitirerek sezonun ikinci Çaylak takiminda yer aldi. Etkili oyunu, asistleri, savunmasi ve takimi iyi yönetmesiyle Sonics`in dogru seçimi yaptigini gösterdi. Ayrica sezon içerisinde Gary, idolü ve ona göre (tabii ki birçok kisiye göre de) NBA tarihinin en iyi point guardi olan Magic Johnson ile ilk kez karsilasiyordu. Bu maçi hala unutamayan Payton “Ben yeni çikmis bir çaylaktim. Sahaya çiktik ve bizi dagittilar. O önceden benim hakkimda bir seyler duymustu. Maç sonrasi bana ‘iyi olacaksin ama önce oyunu ögrenmen lazim` demisti“ diyor. Ona karsi oynarken heyecanlandin mi seklindeki soruya da “Elbette. ilk maçlarda ondan, Jordan`dan, Bird`den korktum ama bu sadece iki çeyrek sürdü. Maç içerisinde karsilarinda durup bakiyordum ve sonradan rakip oldugumuzu hatirliyordum“ seklinde cevapliyor.
ikinci senesinde de Payton benzer istatistikler elde etti. Ama sezon ortasinda takimin koçu degismis ve Payton`in kariyerinde önemli yeri olan George Karl takimin basina gelmisti. Bir sonraki sezon daha iyi bir oyun sergileyen Sonics`te Gary sayi ortalamasini gitgide yükseltmeye baslamisti. Sonics sezonu 57-25`lik galibiyet oraniyla tamamliyor, playofflarda da basarili bir performans sergileyip Konferans Finali`ne kadar yükseliyordu. Ama konferans finalinde karsilarinda Charles Barkley`li Phoenix vardi ve Payton için o sezon orada bitiyordu.
Denver`dan büyük sürpriz!
1993-94 sezonunda NBA`de adeta bir Sonics firtinasi esiyordu. Gary Payton ilk kez All-Star seçiliyor, yilin savunma takiminda ve sezonun üçüncü takiminda yer aliyordu. Müthis bir savunma yapan Sonics`ten hiçbir oyuncu sezon sonunda skor siralamasinda ilk onda yer almazken, top çalma kralliginda ilk 14`te üç Seattle`li yer aliyordu. Sezonu 63-19 ile NBA`de ilk sirada tamamlayan Sonics`te gözler playoffa çevrilmisti. Bir önceki sezon konferans finalinde rakibini 7.maça kadar savasan takim, bu sezonki müthis performansiyla sampiyonlugun en önemli favorilerindendi. ilk turda 8.siradan playofflara giren Denver ile karsilastilar. Kendi sahalarindaki ilk iki maçi rahatlikla kazanan Soncis favori oldugu seriyi rahatlikla alacagini gösterdi. Ama Mutombo önderligindeki Denver henüz son sözünü söylememisti. Önce kendi sahasindaki iki maçi alan Nuggets, Seattle`daki 5.maçi da uzatma sonunda alarak NBA tarihinin en büyük sürprizlerinden birine imza atiyordu. Tarihe geçen bu serinin aci tarafinda yer alan Payton`in karsisina bu basarisizlik yillar sonra bile çikiyordu. O serinin adeta simgesi haline gelen 5.maç sonrasi Mutombo`nun basket topuna sarilarak parkede yattigi pozisyonun hala gözünün önüne gelip gelmedigi soruldugunda “Bunu asla düsünmedim. Bunun aklima geldigi tek an Greatest Games`de rastladigim zamanlar. O gün kazanmayi hak etmedik ve kaybettik. Hepsi bu iste“ diyor.
Sonraki sezonu 20.6 ile takiminin en skorer oyuncusu olarak tamamladi. Bir önceki sezonda oldugu gibi All-Star ve yilin savunma takiminda yer aldi. Ayrica bu kez yilin en iyi 2.takimindaydi. Takim olarak dereceleri 57-25`ti. Playoffta ise yine ilk turda, bu kez Lakers`a eleniyorlardi.
Yilin Savunma Oyuncusu ve Top Çalma Kralligi
1995-96 ise onlarin zirveye çiktigi yil oldu. Gary yine All-Star`di, yine yilin savunma takimindaydi ve yine yilin en iyi ikinci besindeydi. Ayrica 2.85 ile ilk ve tek top çalma kralligini kazandi. Ayrica kazandigi bir sey daha vardi. O 1995-96 sezonunda yilin savunma oyuncusuydu. Sezonu 64-18 ile NBA ikincisi, Bati birincisi olarak tamamlamislardi (Birinci 72-10 ile Bulls idi). Bu sefer playofflarda farkliydi. Sirasiyla Kings, Rockets ve Jazz`i eleyen Sonics, NBA sampiyonlugu için, tarihin en basarili NBA sezonunu geçiren Bulls`un karsisina dikiliyordu. Fakat Chicago ilk üç maçi kazanarak çok rahatladi. Sonrasinda 2 maç kazanmayi basaran Sonics, taraftarlarina bir acaba dedirttiyse de Chicago`daki 6.maçi kazanan Bulls, sampiyonluga ulasti. Payton final sonrasi açiklamasinda; “Öyle bir hava olusturuldu ki finaller öncesi takimdan kimse kazanabilecegimize inanmiyordu. Kazanabilecegimizi anladigimizda 2 galibiyet aldik ama çok geç kalmistik “ diyor.
Daha sonraki yillarda da baska bir açiklamasinda; “Chicago`nun son 8 sezonda 6 sampiyonluk kazanmasi, diger takimlarda ve oyuncularda hem Bulls hem de Jordan korkusu yaratti. Ama bu korkuyu yaratanlar oyuncularin kendileri. Ben her gün düzenli olarak takim ve bireysel çalismami yapiyorum. O zaman neden kendime böyle bir korku yaratayim ki. Eger korkacaksam, evimde oturur televizyon izlerim“ diyecekti. Ama yüzük elden gitmisti.
Olimpiyat altin madalyasi
O yaz Atlanta Olimpiyatlarinda yer alan Dream Team`de oynayan Payton, ilk olimpiyat altin madalyasini boynuna takiyordu. Olimpiyat istatistikleri 5.1 sayi, 3.1 ribaunt ve takim içindeki en yüksek rakam olan 4.5 asist yapiyordu. Sonraki sezonda 21.8`lik bir sayi ortalamasi yakalayan The Glove, NBA`in en skorer 10. oyuncusu oluyordu. Yine All-Star, yilin savunma takimi ve yilin ikinci takimindaydi. Playoff`ta da konferans yari finalinde Rockets`a 4-3 ile boyun egiyorlardi. 97 yazinda takimla parasal olarak anlasamayan Kemp takimdan ayriliyor ve yerine Bucks`tan Vin Baker geliyordu (Bakmayin siz simdi bu ikilinin kütle seklinde gezdigine, o zamanlar ikisi de All-Star`di ve bu takas çok ses getirmisti).
Baker`in gelmesiyle takimda liderligi iyice ele alan Payton, 8.3 ile asist kralliginda 6.sirada yer aliyordu. Yine All-Star ve yilin savunma takimindaydi. Ama o sezon kariyerinde ilk kez “All-NBA First Team“ takiminda yer aliyordu. Fakat playofflarda yine malum kaderleri ortaya çikiyordu ve ikinci turda 4-1`le Lakers`a boyun egmelerine engel olamiyordu. Maglup olunan maçlarda yenilen ortalama 17 fark, koç Karl`in sonu oluyor ve Payton ile Karl`in yollari bir süreligine ayriliyordu (Bu sene Bucks`ta bir süre daha beraber çalistilar).
1998 yilinda Yunanistan`da yapilacak Dünya sampiyonasi için Dream Team`in kadrosunda yer alan Payton, NBA oyuncularinin boykot ettigi turnuvada yer almadi. Lokavt nedeniyle geç baslayan ve 50 maç üzerinden oynanan sezonda da çok basariliydi. Sayi, asist ve top çalma kralliginda ilk 10 içerisinde yer aliyordu (Sirasiyla altinci, dördüncü ve yedinciydi). En iyi savunma ve yilin ikinci takimindaydi. Fakat takim yil sonra ilk kez playoffun disindaydi.
1999-00 sezonunda ise NBA`i 20 sayi, 6 ribaund ve 6 asistin üstünde tamamlayan tek oyuncu olan Payton, kariyerinde ikinci kez yilin ilk takiminda yer aliyordu. Tabii ki All-Star ve yilin savunma takimi. O yaz bir kez daha olimpiyatlarda Amerika Milli takimi formasini giyiyordu. 5.5 sayi, 2.1 ribaund ve 3.3 asist ile bir kez daha olimpiyat altin madalyasini boynuna takiyordu. 2001 yilinda 8.kez üst üste yilin savunma takiminda yer aldi. Ayrica yine All-Star`di. Sezon içerisinde kariyerinin 15.000.sayisini ve 6.000.asistini yapti. Böylelikle 15.000 sayi, 6.000 asist ve 1.000 top çalma barajini geçen NBA tarihinin 8.oyuncusu oldu. Ayrica Fred Jones`u geride birakarak Seattle tarihinin en skorer ismi oldu.
Bir sonraki sezonda ise 9.kez yilin savunma takiminda yer alarak bunu basaran ikinci oyuncu oldu (Digeri “Majesteleri“ Micheal Jordan). 8.kez All-Star takiminda yer alarak, bu alandaki Seattle rekorunu da ele geçirdi. NBA ikinci takiminda yer aldi. Takimini neredeyse tek basina playoff`a tasidi. Playoff`ta da Spurs`e karsi takimina iki galibiyet aldirdi ama 5.maçta San Antonio, Sonics`i 101-78 ile geçti.
Milwaukee Günleri
Geçtigimiz sezon ise Payton açisindan degisen çok sey oldu. istatistiksel açidan degil, takimsal açidan. Sezon ortasinda Desmond Mason ile birlikte Ray Allen, Kevin Ollie, Ronald Murray ve birinci tur draft hakki karsiligi Milwaukee Bucks`a takas edildi. Böylelikle 12.5 sezon formasini giydigi yagmurlu sehir Seattle`a veda etti.
Geçen sezon, Bucks`in playoff`a kalmasinda büyük rol oynayan Payton, playoff`ta Sam Cassell ve Toni Kukoc ile birlikte ilk turda New Jersey Nets`e direndi ama Jason Kidd önderligindeki Nets biraz da hakemlerin yardimiyla Bucks`i geçti. Sezon sonunda sözlesmesi sona eren Payton`in ilk açiklamasi ilk tercihinin Milwaukee olacagi yönündeydi. Fakat sonradan diger takimlarin önerdigi miktarin çok daha altina Lakers`la anlasti. Geçen sezonun ortasinda “sampiyonluga oynayan bir takimda yer almak istiyorum“ diyen Payton böylelikle amacina ulasiyordu.
“Ben hala Charles Barkley ve John Stockton için çok üzülüyorum“
Transferi anlatirken kendisiyle temasa geçen ilk takimin Lakers oldugunu israrla belirten Gary, bu takimda top önceliginin Kobe ve Shaq`e ait oldugunu, kendisinin görevinin herkesi mutlu etmek olacagini ve Karl Malone ile birlikte yardimci roller üstlenecegini söylüyor. Kendisi için sampiyonluk yüzügünün önemini de “Ben hala Charles Barkley ve John Stockton için çok üzülüyorum“ diyerek açikliyor. Kendilerine en çok elestiri getirilen sampiyonluk için kendilerinden ödün verip ‘Kobe ve Shaq`in kuyruklarina tutunacaklar` elestirisine de “Daha fazla para veren bir takima gitsem bu sefer de kazanmayi degil sadece parayi düsünüyor diye elestirilecektim“ seklinde açikliyor.
Payton su anda kesinlikle NBA`in en iyi point guardlarindan birisi. Birçok kisiye göre de Jason Kidd ile beraber en iyi iki point guard`dan birisi. Bu da ister istemez bu ikilinin sik sik karsilastirilmasina yol açiyor. Bu konudaki soruya “Jason`i çok seviyorum. Onunla beraberde oynadik. O iki senedir finalde oldugu için daha göz önünde ama baktiginizda benim istatistiklerimin daha iyi oldugunu görürsünüz“ seklinde cevap veriyor. Sonrasinda gelen “Yani sen Jason`dan daha mi iyisin?“ seklindeki soruya da Süleyman Demirelvari bir sekilde “Bana Jason Kidd`den daha iyiyim dedirtemezsiniz“ diye cevap veriyor.
9 kez ard arda en iyi savunma takiminda
Payton`in bu kadar basarili olmasindaki en büyük etken kuskusuz müthis savunmasi ve dayanikliligi. 13 sezonda sadece ve sadece 7 maç kaçirdi. Bunlarin bir tanesi de takim tarafindan cezalandirildigi içindi. Savunma konusunda ise daha önce söyledigim gibi 9 kez yilin savunma takimina seçilen iki isimden birisi. Ayrica NBA tarihinde en çok top çalan 7.oyuncu. Kariyer ortalamalari 18.0 sayi ve 7.0 asistin üstünde olan 6 oyuncudan biri (Digerleri Oscar Robertson, Magic Johnson, Isiah Thomas, Nate Archibald ve Bob Cousy). Toplam asist sayisinda da NBA tarihinde 7.sirada. Savunmanin pas kanallarini okuyup top çalmaktan ibaret olmadigini, iyi savunmanin adamini bire birde durdurup, pas yapmak zorunda birakmak yada zor bir sut kullanmasini saglamak oldugunu söylüyor. iyi bir savunmacinin en önemli özelliginin de çabuk ayaklara sahip olmak oldugunu da israrla belirtiyor. Ona göre NBA tarihinin en iyi savunmacisi da Bobby Jones.
Trash Talk Sadik Temsilcilerinden
Payton`in sahadaki bir diger önemli özelligi de düsük çenesi. Sahada devamli konusan ve bunu da kendisi ve takimi için bir avantaj haline getiren Payton, trash talkin sadik temsilcilerinden birisi. Kendisinin bir siniri oldugunu ve bu sayede daha sonra pisman olacagi hiçbir sey söylemedigini israrla belirten Payton, artik gerçek anlamda trash talk yapan oyuncularin kalmadigini, kendisinin ve Reggie Miller`in son temsilciler oldugunu söylüyor.
Daha lisedeyken tüm taraftarlarin ilgisini çeken ve herkesin merakla bekledigi bu sezonki draftin bir numarasi Lebron James ile de yakinligi var Gary`nin. Onun çok iyi bir basketbolcu oldugunu, bu yazi da çok iyi çalisarak geçirdiginde gelecek sezon ve sonraki sezonlarda onun oldukça basarili olacagini belirtiyor. Onun NBA`e mental olarak hazirlanmasinda da yardimci oluyor ve ona “Onun sadece basketbola odaklanmasi lazim. Gelecek sezon kötü bir maç çikardiginda yada kötü bir sey oldugunda herkes onu elestirecek. Burada onu büyük bir mücadele bekliyor ve eger az biraz tökezlerse herkes onu yerin dibine sokacak. Ona tüm bunlara hazir olmasini ve buna göre çalismasini söyledim. Bunu ona anlattigimda anladigini görmek çok mutluluk verici. “
Payton bu sefer yüzüge çok daha yakin, hatta…
Önümüzdeki sezon ilk kez Lakers formasi ile izleyecegimiz Payton`in neler yapacagi merak konusu. Sayilarindan ödün verecegi kesin ama ne kadar, nereye kadar? New York Post`un güvenilir yazarlarindan Peter Vecsey`in “Sezonun ilk maçlarinda Payton`in topu Shaq`e verir gibi yapip hücumu kendisi bitirdigi pozisyonu iyi seyredin, çünkü bir ikincisi olmayacak“ sözü kafa karistirici. Ayrica Phil Jackson da kariyeri boyunca ilk kez gerçek bir point guard ile oynayacak. Ama gerçek olan bir sey var ki Payton yüzüge kariyeri boyunca ilk kez bu kadar yakin. Hatta finale çiktiklari zamandan bile…
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst