Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
LiSEDEKi ALL STAR ADAYI; AMARE STOUDEMIRE
O, kimine göre bir NBA yildiz adayi, kimine göre ise sadece Amerika`daki onlarca yetenekli lise oyuncusundan biri. Peki bunlardan hangisi dogru?
11 yasinda babasini kaybetti. 14 yasinda basketbola basladi. 19 yasinda yetenegi ile sivrildi. Fakat skandallar ve dertler pesini birakmadi. simdi önünde bir yol ayrimi var. Ya NCAA`e gidecek, ya NBA`de draftta seçilecek ya da büyük bir hüsranla karsi karsiya gelecek...
Lisenin 3. sinifinda cezasi nedeni ile basket oynamayan ve düzenli idman yapamayan Stoudemire, ikinci senesindeki 18.7 sayi, 8.3 ribaunt, 2.3 blok ortalamalarini, bu yil 29.1 sayi, 15.0 ribaunt ve 6.1 blok rakamlarina çikartti.
4 Nisan`daki McDonalds All-America maçinda 22 dakikada 10 sayi, 7 ribaund ve 1 blok gerçeklestiren Amare, yetiskin bir insan görüntüsünde olsa da 19 yasina yeni girdi.
Kobe Bryant, Kevin Garnett ve bu sene gösterdigi performansla ilk kez All Star seçilen ve yilin en çok gelisme gösteren oyuncusu ödülünü alan Indiana Pacers`li Jermaine O`Neil, NCAA`i pas geçerek NBA`e adim atmis ve basarili olmus isimlerden bir kaçi. Aslina bakarsaniz bu iyi örneklere ragmen NBA otoritelerinin çogu -gerçekten hakli nedenlerle- lise mezunu oyuncularin üniversite egitimi almadan NBA`e alinmasina karsi. Öncelikle, 17-18 yasinda, kisilik gelisimini daha tamamlayamamis bu gençleri, milyon dolarlarin adeta çocuk oyuncagi oldugu, para avcisi kadinlarla kusatilmis, medya ve sirketlerin yapay kahramanlar ve kötü adamlar yaratmak için firsat kolladigi NBA`de oynatmak gerçekten büyük bir kumar. Üstelik Grant Hill ve Kobe Bryant gibi birkaç ismi saymazsak NBA`deki oyuncularin çogu fakir ailelerin arka sokaklarda suç ve uyusturucu gölgesinde büyümüs çocuklari. Dolayisiyla para ve söhretin getirdigi tatli sarhosluk onlari biraz daha fazla çarpiyor. isin teknik yönüne baktigimizda ise lisede basketbol hakkinda ancak sinirli bir seviyede teknik bilgi alan bu yetenekli gençler, çogunlukla “Aslanim, koçum kim tutar be seni! Tüm sutlari bu arkadasiniz atsin, O bizim yildizimiz.“ gibi bir mantikla yetistirile biliniyor. “Agaç yasken egilir“ atasözümüz dogrultusunda bu körpecik fidanlari egebilecek en önemli unsur olan NCAA`de ortadan kalkinca, takim oyunundan bihaber, bencil, hep ben diyen oyuncularin ortaya çikmasi da kaçinilmaz oluyor. (bknz. Kobe Bryant)
iste sözünü ettigimiz liseli oyuncular furyasina eklenecek son halka, Hazirandaki draftta ilk tur içinde seçilecegine inandigimiz Amare Stoudemire olacak.
AMARE STOUDEMiRE`IN MEZiYETLERi...
Orlando yakinlarindaki Cypress Creek Lisesi`nde okuyan bu genç adam, çogu basketbol otoritesi tarafindan su an Amerika`nin en iyi lise oyuncusu olarak kabul ediliyor. Aslina bakarsaniz Stoudemire müthis bir basketbol egitimiyle bu seviyeye gelmedi. Onu bu kadar degerli kilan Allah vergisi fiziksel yetenekleri. Stoudemire`in hizli sayilabilecek bir ilk adimi var. Orta mesafe sutlari oldukça isabetli ve boyunu göz önüne aldigimizda (2.08 m.) oldukça iyi sayilabilecek bir top sürme yetenegine sahip. Ayrica ribaundlara agaçtan elma toplar gibi sahip olmasiyla her maçta potansiyel bir “double-double“ oyuncusu. (Örnek vermek gerekirse; Bu sezon içinde bir çok maçta 30`li sayilarin yaninda, 15 ribaund, 6 blok ve 3 asist`lik performanslar yakaladi. Son maçlardan birinde ise 45 sayi, 17 ribaund, 10 blok ve 4 asist`lik bir maç çikardi.) Kimi NBA scoutlarina göre bu özellikleriyle genç bir Karl Malone`u animsatmakta. Dolayisiyla bu çocuk eger kendisini gelistirebilirse gelecekte çok ama çok canlar yakacak.
Adamimiz Stoudemire`in bir baska özelligi de tam anlamiyla bir blok canavari olmasi. Üstelik yaptigi bloklar sadece aci kuvvete dayanmamakta, ayni zamanda seyircileri costuracak kadar zarif ve estetik. Aldigi kritik ribaundlar, yaptigi öldürücü bloklar ve siki savunmasiyla iyi bir defans oyuncusu olmasina ragmen, Stoudemire`in asil meziyetlerine sahanin öteki ucunda sahit oluyoruz. Nefes kesici alley-oop`lar, topu yere sertçe vurdurup havada tamamladigi ya da önce panyaya çarptirip daha sonra yaptigi smaçlarla tarafli tarafsiz herkesin begenisini toplamakta. Hele karsisinda zayif da bir takim varsa iste o zaman arkaniza yaslanin ve sovu izleyin!. Büyük bir ihtimalle kendinizi bir All-Star hafta sonunda smaç yarismasini izlemis gibi hissedeceksiniz.
“Üniversiteye yada NBA`e gittigimde ve bana basketbol ögretecek birini buldugumda, bu is bitmis olacak. “
Ama kesinlikle Stoudemire`in hücüm gücü bu kadarla sinirli degil. Bos pozisyon buldugunda kullandigi isabetli üç sayilik atislariyla ve kendisine orta mesafe sut pozisyonu yaratmaktaki becerisiyle savunmacisinin tüm dikkatini pota altina yogunlastirmasini engellemekte. Stoudemire`in çok ilginç bir özelligi de maçta çok sikildigi zamanlarda gidip topu guardin elinden almasi ve karsi sahaya kendisinin geçirmesi. Aslinda guardlara da biraz bozuk arkadasimiz. Ona göre takimin guardlari onun yeteneklerinin farkina tam olarak varamadiklarindan dolayi topu ona yeteri kadar kullandirmiyorlar!. Bunlar biraz Kobevari sözler ve takimin kimyasini rahatlikla bozabilir. Amare`nin kafalarda soru isareti birakan asil özelligi ise sik sik gittigi okuldan ayirilip baska bir okula geçmesi ve derslerindeki basarisizlik.
Stoudemire, Cypress Creek Lisesi`ne gelene kadar tam 5 farkli liseye gitti. Bu fazlasiyla abartili bir durum ve NBA ve NCAA yetkililerinin kafalarini oldukça bulandirmakta. Buna ilaveten bir de geçen yaz gittigi Adidas basketbol kampini, annesinin Nike yetkilisi George Ravelling`den aldigi yüklüce bir para sonucu birakip Nike kampina katilmasi hikayesi var. Bu konu hakkinda Amare`nin iddiasi ise biraz daha farkli. Ona göre Ravelling annesine sadece 100$ vermeyi teklif etmis. Adidas kampindan ayrilarak Nike kampina katilmasinin yegane nedeni de Adidas kampini domine etmis olmasi ve onun Nike kampindaki isimlerden de üstün oldugunu kanitlama arzusuymus. Evet bunu basarip yilin en iyi lise oyuncusu seçildi ama kariyerini gölgeleyebilecek bir çok iddia ile de yüz yüze geldi.
SORUNLU YILLAR
Aslen Florida dogumlu Stoudemire`in kariyerini incelersek kardesimizin yildizi bu yil üniversitede oynayan Jonathan Hargett (West Virginia) ve Harvey Thomas (Georgetown) gibi isimlerin arasinda North Carolina`daki Mt. Zion Akademisi`nde parladi. Daha sonraki yilinda Lake Wales lisesinde adini iyice duyuran Amare, okul üstüne okul degistirince Florida Sportif Lise Aktiviteleri Kurulu onun o sezon basketbol oynamasini yasakladi. Nihayet su anki okulu Cypress Creek Lisesi`ne gelince bir nebze de olsa aradigi huzuru buldu ve tekrar basketbol yetenekleri ile anilmaya baslandi.
Eger Amare`nin niye bu tür sorunlarla karsilastigini düsünürsek saniriz cevabi, psikolojinin temel metotlarindan olan, çocukluk yillarina bir göz atarak bulabiliriz. 11 yasindayken babasini kaybeden Stoudemire, dogal olarak önünde kendisine örnek alacak bir baba figürü olmayinca fazlasiyla zorlandi. Basketbola baslamasi ise baska bir ilgi çekici hikaye. 14 yasinda Burney Hayes adinda bir antrenör tarafindan kesfedilene dek bir Amerikan futbolu oyuncusuydu. O günden sonra ise basketboldan baska hiçbir sey düsünemez oldu.
PEKi NiYE KOLEJ DEgiL DE NBA?
Cevap çok basit. Amerikan egitim sistemine göre herkes elini kolunu sallayarak üniversiteye gidemiyor hatta bazi ülkelerdeki!! gibi liseyi dahi bitiremiyor. Çünkü akademik basari sportif basaridan önce gelmekte ve bu konuda fazla taviz verilmiyor. Adamimiz Stoudemire pek çaliskan bir ögrenci olmadigindan notlarla basi biraz dertte. Beraberinde de bir üniversiteye kabul edilip NCAA`de oynama sansi oldukça azaliyor. (Böyle bile olmasa bir çok NBA otoritesi onun rahatlikla draftta ilk 20 içinde seçilecegine hatta NBA`deki ilk sezonunda ‘rookie of the year` ödülünü alacak tarihteki ilk liseli olacagindan bahsediyor.) Geçen sezon Memphis Üniversitesi ile flört etse de derslerindeki basarisizlik ve not ortalamasinin sinirin çok altinda olmasi üniversite kapilarini kapamis görülmekte. Asil komik olan her konuda oldugu gibi bu konuda da çesitli skandal iddialari var. iddialara göre Mt. Zion Akademisi yetkilileri onun not ortalamalarini sonradan biraz düzelterek yükseltmis. Cypress Creek Bears`taki antrenörü Earl Barnett`a göre yildiz oyuncusu, üzerinde oynanan çikar oyunlarina hedef olmakta ve o sadece 18-19 yasinda bir çocuk. Dolayisiyla onun odaklanmasi gereken tek sey basketbol ve liseden mezun olabilmek!.
STOUDEMiRE: ‘BEN, KENDiM VE BASKETBOL TOPU`
Amare kardes ise okuldan çok basketbola odaklanma egiliminde. ister NBA`e gitsin isterse NCAA`de oynasin Stoudemire`in tek bir arzusu var, o da birinin ona gerçekten basketbol ögretmesi! Dilerseniz bu durumu kendi cümleleri ile anlatalim: “Lise hayatim boyunca Coach Barnett ve Coach Mitchell`den baska antrenörüm olmadi, bireysel çalisma derseniz sadece ben kendim ve basketbol topum vardi. YETER ARTIK!!. NBA, NCAA fark etmez birinin bana basketbolu ögretmesi gerek!!.“
Eger Memphis geçen sene verdigi bursu sonradan geri çekmeseydi önümüzdeki yil onu NCAA`de seyredebilecektik ama su an, düsük not ortalamalari ve karistigi skandallardan sonra, çogu okul ondan uzak durma egiliminde. Bu durumda geriye kalan tek seçenek NBA. Tamam bu çocugun süper yetenekleri var. Hatta bazi takim yetkilileri arabalarinin arka camina adeta “Liselim“ yazdiracak kadar Stoudemire konusunda hevesli. Bu çocuk da “Eger NBA`de oynarsam ilk yilimda All Star olurum.“ diyebilecek kadar da iddiali ama NBA`de her seyin bir bedeli vardir. Hayatta insanlar kolay bir yere gelmez. Eger gelirlerse de düsüsleri yükselislerinden çok daha çabuk olur. Artik bekleyip gelecegin ona neleri beraberinde getirecegini görecegiz. insallah bu Allah vergisi yetenekli çocuk NBA degirmeninde ögütülüp gitmez.
“Üniversiteye yada NBA`e gittigimde ve bana basketbol ögretecek birini buldugumda, bu is bitmis olacak. “
Ama kesinlikle Stoudemire`in hücüm gücü bu kadarla sinirli degil. Bos pozisyon buldugunda kullandigi isabetli üç sayilik atislariyla ve kendisine orta mesafe sut pozisyonu yaratmaktaki becerisiyle savunmacisinin tüm dikkatini pota altina yogunlastirmasini engellemekte. Stoudemire`in çok ilginç bir özelligi de maçta çok sikildigi zamanlarda gidip topu guardin elinden almasi ve karsi sahaya kendisinin geçirmesi. Aslinda guardlara da biraz bozuk arkadasimiz. Ona göre takimin guardlari onun yeteneklerinin farkina tam olarak varamadiklarindan dolayi topu ona yeteri kadar kullandirmiyorlar!. Bunlar biraz Kobevari sözler ve takimin kimyasini rahatlikla bozabilir. Amare`nin kafalarda soru isareti birakan asil özelligi ise sik sik gittigi okuldan ayirilip baska bir okula geçmesi ve derslerindeki basarisizlik.
Stoudemire, Cypress Creek Lisesi`ne gelene kadar tam 5 farkli liseye gitti. Bu fazlasiyla abartili bir durum ve NBA ve NCAA yetkililerinin kafalarini oldukça bulandirmakta. Buna ilaveten bir de geçen yaz gittigi Adidas basketbol kampini, annesinin Nike yetkilisi George Ravelling`den aldigi yüklüce bir para sonucu birakip Nike kampina katilmasi hikayesi var. Bu konu hakkinda Amare`nin iddiasi ise biraz daha farkli. Ona göre Ravelling annesine sadece 100$ vermeyi teklif etmis. Adidas kampindan ayrilarak Nike kampina katilmasinin yegane nedeni de Adidas kampini domine etmis olmasi ve onun Nike kampindaki isimlerden de üstün oldugunu kanitlama arzusuymus. Evet bunu basarip yilin en iyi lise oyuncusu seçildi ama kariyerini gölgeleyebilecek bir çok iddia ile de yüz yüze geldi.
SORUNLU YILLAR
Aslen Florida dogumlu Stoudemire`in kariyerini incelersek kardesimizin yildizi bu yil üniversitede oynayan Jonathan Hargett (West Virginia) ve Harvey Thomas (Georgetown) gibi isimlerin arasinda North Carolina`daki Mt. Zion Akademisi`nde parladi. Daha sonraki yilinda Lake Wales lisesinde adini iyice duyuran Amare, okul üstüne okul degistirince Florida Sportif Lise Aktiviteleri Kurulu onun o sezon basketbol oynamasini yasakladi. Nihayet su anki okulu Cypress Creek Lisesi`ne gelince bir nebze de olsa aradigi huzuru buldu ve tekrar basketbol yetenekleri ile anilmaya baslandi.
Eger Amare`nin niye bu tür sorunlarla karsilastigini düsünürsek saniriz cevabi, psikolojinin temel metotlarindan olan, çocukluk yillarina bir göz atarak bulabiliriz. 11 yasindayken babasini kaybeden Stoudemire, dogal olarak önünde kendisine örnek alacak bir baba figürü olmayinca fazlasiyla zorlandi. Basketbola baslamasi ise baska bir ilgi çekici hikaye. 14 yasinda Burney Hayes adinda bir antrenör tarafindan kesfedilene dek bir Amerikan futbolu oyuncusuydu. O günden sonra ise basketboldan baska hiçbir sey düsünemez oldu.
PEKi NiYE KOLEJ DEgiL DE NBA?
Cevap çok basit. Amerikan egitim sistemine göre herkes elini kolunu sallayarak üniversiteye gidemiyor hatta bazi ülkelerdeki!! gibi liseyi dahi bitiremiyor. Çünkü akademik basari sportif basaridan önce gelmekte ve bu konuda fazla taviz verilmiyor. Adamimiz Stoudemire pek çaliskan bir ögrenci olmadigindan notlarla basi biraz dertte. Beraberinde de bir üniversiteye kabul edilip NCAA`de oynama sansi oldukça azaliyor. (Böyle bile olmasa bir çok NBA otoritesi onun rahatlikla draftta ilk 20 içinde seçilecegine hatta NBA`deki ilk sezonunda ‘rookie of the year` ödülünü alacak tarihteki ilk liseli olacagindan bahsediyor.) Geçen sezon Memphis Üniversitesi ile flört etse de derslerindeki basarisizlik ve not ortalamasinin sinirin çok altinda olmasi üniversite kapilarini kapamis görülmekte. Asil komik olan her konuda oldugu gibi bu konuda da çesitli skandal iddialari var. iddialara göre Mt. Zion Akademisi yetkilileri onun not ortalamalarini sonradan biraz düzelterek yükseltmis. Cypress Creek Bears`taki antrenörü Earl Barnett`a göre yildiz oyuncusu, üzerinde oynanan çikar oyunlarina hedef olmakta ve o sadece 18-19 yasinda bir çocuk. Dolayisiyla onun odaklanmasi gereken tek sey basketbol ve liseden mezun olabilmek!.
STOUDEMiRE: ‘BEN, KENDiM VE BASKETBOL TOPU`
Amare kardes ise okuldan çok basketbola odaklanma egiliminde. ister NBA`e gitsin isterse NCAA`de oynasin Stoudemire`in tek bir arzusu var, o da birinin ona gerçekten basketbol ögretmesi! Dilerseniz bu durumu kendi cümleleri ile anlatalim: “Lise hayatim boyunca Coach Barnett ve Coach Mitchell`den baska antrenörüm olmadi, bireysel çalisma derseniz sadece ben kendim ve basketbol topum vardi. YETER ARTIK!!. NBA, NCAA fark etmez birinin bana basketbolu ögretmesi gerek!!.“
Eger Memphis geçen sene verdigi bursu sonradan geri çekmeseydi önümüzdeki yil onu NCAA`de seyredebilecektik ama su an, düsük not ortalamalari ve karistigi skandallardan sonra, çogu okul ondan uzak durma egiliminde. Bu durumda geriye kalan tek seçenek NBA. Tamam bu çocugun süper yetenekleri var. Hatta bazi takim yetkilileri arabalarinin arka camina adeta “Liselim“ yazdiracak kadar Stoudemire konusunda hevesli. Bu çocuk da “Eger NBA`de oynarsam ilk yilimda All Star olurum.“ diyebilecek kadar da iddiali ama NBA`de her seyin bir bedeli vardir. Hayatta insanlar kolay bir yere gelmez. Eger gelirlerse de düsüsleri yükselislerinden çok daha çabuk olur. Artik bekleyip gelecegin ona neleri beraberinde getirecegini görecegiz. insallah bu Allah vergisi yetenekli çocuk NBA degirmeninde ögütülüp gitmez
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 59
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 47
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 82
Tesekkürler