NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) kısa bir süre önce metabolizmasında fosfor yerine arsenik kullanana bir organizmanın keşfedildiğini açıkladı.
Jeolog Dirk Schulze-Makuch, Spiegele dış gezegenlerde yaşam olma ihtimaline yönelik soruları yanıtladı. Mars'ın keşfedilen bakterinin (GFAJ-1) yaşaması için çok ideal bir yer olduğunu belirten Makuch, ilginç açıklamalarda bulundu.
SPIEGEL: NASA bilim adamları, ABDnin California eyaletinde bulunan Mono Gölünde garip bir bakteri keşfetti. Mikroplar normalde canlılar için zehirli olan arseniği hücre yapılarında bulunduruyor. Bu bakteriler Dünya dışı bir gezegenden gelmiş olabilir mi?
Dirk Schulze-Makuch: Hayır, bu ihtimal göz ardı edilebilir. Arsenikle beslenen bakteri Dünyadaki diğer yaşam formlarından bağımsız olarak ortaya çıkmadı. Tüm mikroplar gibi, yaşadıkları ortamda yeteri kadar fosfor bulunduğu zaman sayıları artıyor. Arseniği sadece çevrelerinde yeteri kadar fosfor bulunmadığı zaman kullanıyorlar. Arsenikle beslenen bakteri, mikroorganizmaların çevrelerine adaptasyonunu gözler önüne seren harika bir örnek.
SPIEGEL: Bu keşfin dünya dışı yaşam formlarının araştırılmasında sahip olduğu önem nedir?
Schulze-Makuch: Arsenik bakterisi bakış açımızın genişlemesine yardımcı oldu. Bu tür egzotik mikroorganizmaları Dünya üzerinde buluyorsak, başka gezegenlerden ne kadar farklı canlı türleriyle karşılaşabileceğimizi düşünün. Diğer gezegenlerdeki canlıların Dünyamızdakilere benzeyeceği düşüncesinden kendimizi kurtarmalıyız.
HEPİMİZ MARSLI OLABİLİRİZ
SPIEGEL: Bu kapsamda ne gibi farklılıklar aklınıza geliyor?
Schulze-Makuch: Hayat için oksijenin vazgeçilmez olduğu, çoktandır geri kalmış bir düşünce. Bu saldırgan element serbest kök halindeki hücrelerimize zarar verir. Ancak uzayın diğer bölgelerindeki organizmalar daha uygun bir alternatif bulmuş olabilir. Diğer gezegenlere keşif araçları gönderdiğimiz zaman, en umulmayan şeylerle karşılaşabileceğimizi bilmeliyiz. Hayat her yerde, zehirli denizlerde veya sıcak bulutlarda da oluşabilir.
SPIEGEL: Arsenik bakterisi başka nerelerde yaşamını sürdürebilir?
Schulze-Makuch: Arsenik yiyerek beslenen mikroplar, komşumuz Marsta kendilerini evlerinde gibi hissederdi. Kızıl gezegenin sahip olduğu özellikler bu bakteriler için çok uygun. Marsın yüzeyindeki keşif araçlarının elde ettiği değerler bile burada bakteri yaşamının olduğuna dair kanıtlar olarak görülebilir. Ancak, elde edilecek bilgiler Marsta yaşayanların aslında uzaylı değil, bizimle bağlantıları olduğunu da ortaya çıkarabilir.
SPIEGEL: Bu dediğiniz ne anlama geliyor?
Schulze-Makuch: Yaklaşık dört milyar önce, Mars dev nehir ve gölleriyle yaşama olanak sağlayan bir gezegendi. O zamanlarda, Dünyada ilk ilkel organizmalar belirmeye başladı. Bu tek hücreli bakteriler büyük olasılıkla göktaşlarıyla Marsa ulaştı ve orada yaşamlarını sürdürdü. Bu bakterilerin halen Marsın kuytu köşelerinde hayatlarını sürdürüyor olma ihtimali var. Bu olasılığın tersi de bir o kadar etkileyici: Hayat, ilk olarak Marsta ortaya çıkmış, ardından meteorlarla Dünyaya gelmiş olabilir. Bu da şu soruyu akla getiriyor: Hepimiz Marslı mıyız?
BUZ GEZEGENDE YAŞAM
SPIEGEL: Güneş Sisteminde Dünyanın ardından yaşama en çok olanak veren gezegen hangisi?
Schulze-Makuch: Satürnün uydusu Titan bize tamamen yabancı gibi duruyor. Yüzeyindeki sıcaklık -160 derece ve atmosferinde oksijen yok. Gölleri ise suyun aksine, sıvı halde doğalgaz ile dolu. Gökten su değil metan yapıyor ve gezegen bir petrol sızıntısı faciasına maruz kalmış Antarktikayı andırıyor. Eğer orada yaşam keşfetseydik, bu Dünyada bildiğimiz tüm yaşam örneklerinden çok farklı olurdu.
SPIEGEL: Titanda yaşam bulunma ihtimali nedir?
Schulze-Makuch: Şaşırtıcı derecede fazla. Karayip Adalarından biri olan Trinidadda, doğal asfalt rezervi olan Pitch Gölü bulunuyor. Bu göl, yer kabuğundaki yağlı maddelerle besleniyor. Tam bir turist mekanı. Bu gölün özelliği, Titandaki göllerle benzerlik göstermesi. Ben ve ekibim kısa bir süre bu gölden yaşama dair izle olup olmadığını araştırmak için numuneler aldık.
SPIEGEL: Peki elde ettiğiniz sonuç nedir?
Schulze-Makuch: Şaşırtıcı şekilde, uzun hidrokarbon zincirlerini göldeki metana dönüştürebilen çok yoğun bakteri yaşamı tespit ettik. Bu bakterilerin hiç su bulunmayan bir ortamda nasıl hayatta kaldıkları bir sır. Asfalt gölde bu kadar fazla bakterinin hayatta kaldığını ele alırsak, Titanda da aynı sonucu elde etmemiz hiç beklenmedik bir sonuç olmaz.
SPIEGEL: Ama yine de bu yeterli bir kanıt değil.
Schulze-Makuch: Tabii ki değil. Bu konudaki ilk bilgileri Titana bir keşif robotu yolladığımız zaman alacağız. Arsenik ve asfalt bakterilerin keşfi, bize şunu gösterdi: Yaşam formları bir başka gezegene ulaştığı zaman biyo kimyasal bir yol bulup hayatta kalmayı başarıyor.
Tek sorunumuz, Dünyadaki hayatın nasıl ortaya çıktığını kesin olarak bilmememiz. Aynı zamanda, başka bir gezegende de nasıl oluşmuş olabileceği hakkında da şüphelerimiz bulunuyor.
Jeolog Dirk Schulze-Makuch, Spiegele dış gezegenlerde yaşam olma ihtimaline yönelik soruları yanıtladı. Mars'ın keşfedilen bakterinin (GFAJ-1) yaşaması için çok ideal bir yer olduğunu belirten Makuch, ilginç açıklamalarda bulundu.
SPIEGEL: NASA bilim adamları, ABDnin California eyaletinde bulunan Mono Gölünde garip bir bakteri keşfetti. Mikroplar normalde canlılar için zehirli olan arseniği hücre yapılarında bulunduruyor. Bu bakteriler Dünya dışı bir gezegenden gelmiş olabilir mi?
Dirk Schulze-Makuch: Hayır, bu ihtimal göz ardı edilebilir. Arsenikle beslenen bakteri Dünyadaki diğer yaşam formlarından bağımsız olarak ortaya çıkmadı. Tüm mikroplar gibi, yaşadıkları ortamda yeteri kadar fosfor bulunduğu zaman sayıları artıyor. Arseniği sadece çevrelerinde yeteri kadar fosfor bulunmadığı zaman kullanıyorlar. Arsenikle beslenen bakteri, mikroorganizmaların çevrelerine adaptasyonunu gözler önüne seren harika bir örnek.
SPIEGEL: Bu keşfin dünya dışı yaşam formlarının araştırılmasında sahip olduğu önem nedir?
Schulze-Makuch: Arsenik bakterisi bakış açımızın genişlemesine yardımcı oldu. Bu tür egzotik mikroorganizmaları Dünya üzerinde buluyorsak, başka gezegenlerden ne kadar farklı canlı türleriyle karşılaşabileceğimizi düşünün. Diğer gezegenlerdeki canlıların Dünyamızdakilere benzeyeceği düşüncesinden kendimizi kurtarmalıyız.
HEPİMİZ MARSLI OLABİLİRİZ
SPIEGEL: Bu kapsamda ne gibi farklılıklar aklınıza geliyor?
Schulze-Makuch: Hayat için oksijenin vazgeçilmez olduğu, çoktandır geri kalmış bir düşünce. Bu saldırgan element serbest kök halindeki hücrelerimize zarar verir. Ancak uzayın diğer bölgelerindeki organizmalar daha uygun bir alternatif bulmuş olabilir. Diğer gezegenlere keşif araçları gönderdiğimiz zaman, en umulmayan şeylerle karşılaşabileceğimizi bilmeliyiz. Hayat her yerde, zehirli denizlerde veya sıcak bulutlarda da oluşabilir.
SPIEGEL: Arsenik bakterisi başka nerelerde yaşamını sürdürebilir?
Schulze-Makuch: Arsenik yiyerek beslenen mikroplar, komşumuz Marsta kendilerini evlerinde gibi hissederdi. Kızıl gezegenin sahip olduğu özellikler bu bakteriler için çok uygun. Marsın yüzeyindeki keşif araçlarının elde ettiği değerler bile burada bakteri yaşamının olduğuna dair kanıtlar olarak görülebilir. Ancak, elde edilecek bilgiler Marsta yaşayanların aslında uzaylı değil, bizimle bağlantıları olduğunu da ortaya çıkarabilir.
SPIEGEL: Bu dediğiniz ne anlama geliyor?
Schulze-Makuch: Yaklaşık dört milyar önce, Mars dev nehir ve gölleriyle yaşama olanak sağlayan bir gezegendi. O zamanlarda, Dünyada ilk ilkel organizmalar belirmeye başladı. Bu tek hücreli bakteriler büyük olasılıkla göktaşlarıyla Marsa ulaştı ve orada yaşamlarını sürdürdü. Bu bakterilerin halen Marsın kuytu köşelerinde hayatlarını sürdürüyor olma ihtimali var. Bu olasılığın tersi de bir o kadar etkileyici: Hayat, ilk olarak Marsta ortaya çıkmış, ardından meteorlarla Dünyaya gelmiş olabilir. Bu da şu soruyu akla getiriyor: Hepimiz Marslı mıyız?
BUZ GEZEGENDE YAŞAM
SPIEGEL: Güneş Sisteminde Dünyanın ardından yaşama en çok olanak veren gezegen hangisi?
Schulze-Makuch: Satürnün uydusu Titan bize tamamen yabancı gibi duruyor. Yüzeyindeki sıcaklık -160 derece ve atmosferinde oksijen yok. Gölleri ise suyun aksine, sıvı halde doğalgaz ile dolu. Gökten su değil metan yapıyor ve gezegen bir petrol sızıntısı faciasına maruz kalmış Antarktikayı andırıyor. Eğer orada yaşam keşfetseydik, bu Dünyada bildiğimiz tüm yaşam örneklerinden çok farklı olurdu.
SPIEGEL: Titanda yaşam bulunma ihtimali nedir?
Schulze-Makuch: Şaşırtıcı derecede fazla. Karayip Adalarından biri olan Trinidadda, doğal asfalt rezervi olan Pitch Gölü bulunuyor. Bu göl, yer kabuğundaki yağlı maddelerle besleniyor. Tam bir turist mekanı. Bu gölün özelliği, Titandaki göllerle benzerlik göstermesi. Ben ve ekibim kısa bir süre bu gölden yaşama dair izle olup olmadığını araştırmak için numuneler aldık.
SPIEGEL: Peki elde ettiğiniz sonuç nedir?
Schulze-Makuch: Şaşırtıcı şekilde, uzun hidrokarbon zincirlerini göldeki metana dönüştürebilen çok yoğun bakteri yaşamı tespit ettik. Bu bakterilerin hiç su bulunmayan bir ortamda nasıl hayatta kaldıkları bir sır. Asfalt gölde bu kadar fazla bakterinin hayatta kaldığını ele alırsak, Titanda da aynı sonucu elde etmemiz hiç beklenmedik bir sonuç olmaz.
SPIEGEL: Ama yine de bu yeterli bir kanıt değil.
Schulze-Makuch: Tabii ki değil. Bu konudaki ilk bilgileri Titana bir keşif robotu yolladığımız zaman alacağız. Arsenik ve asfalt bakterilerin keşfi, bize şunu gösterdi: Yaşam formları bir başka gezegene ulaştığı zaman biyo kimyasal bir yol bulup hayatta kalmayı başarıyor.
Tek sorunumuz, Dünyadaki hayatın nasıl ortaya çıktığını kesin olarak bilmememiz. Aynı zamanda, başka bir gezegende de nasıl oluşmuş olabileceği hakkında da şüphelerimiz bulunuyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 28
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 26
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 31
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 31
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 55
