- Katılım
- 2 Ara 2010
- Konular
- 4,879
- Mesajlar
- 29,092
- Online süresi
- 1h 12m
- Reaksiyon Skoru
- 1,484
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 11 Gün
- Başarım Puanı
- 418
- MmoLira
- -295
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI
1914 Avustosundan 1918 Kasımına kadar süren ve çok geniş bir bölgeyi içine alan uluslar arası bir savaştır. Savaşın başlangıcında , ingiltere ve İngiliz Uluslar Topluluğu ülkeleri ile Fransa , Belçika , Rusya , Sırbistan ve savaşa kısa bir süre katılan Japonya İtilaf Devletlerini oluşturdu. Bu devletlere daha sonra ABD,İtalya , Romanya , yunanistan ve öbür bazı ülkeler de katıldılar.Öbür yanda ise İtifak devletleri yani Almanya , Avusturya-Macaristan İmparotorluğu ,Osmanlı İmparatorluğu ve çok sonra katılan Bulgaristan bulunuyordu.
SAVAŞIN NEDENLERİ
18. yüzyılda Sanayi Devrimini gerçekleştirerek gelişen ve zenginleşen İngiltere , dünyanın her yerine yayılmış sömürgeleriyle , büyük bir imparotorluk kurmuştu. 19.yüzyılda Almanya , Fransa , Japonya , ABD gibi bazı ülkelerde hızla sanayileşmeye başladılar ve 19. Yüzyılın sonlarına doğru özellikle Almanya İngiltereye ciddi bir rakip oldu. Büyüyen ekonomisinin ve artan nufusunun gereksinimleri karşılayacak sömürgeler bulmak için dünyaya açılmaya çalışan Almanya çok yerde İngiltere ve Fransa ile karşı karşıya gelmeye başladı. Balkanlarda siyasal ve ekonomik etkisini arttırmaya çalışan Avusturya Macaristan İmparatorluğu ile Rusyanın çatışmasıda uzun süreden beri Avrupanın gündeminde yer alan uluslar arası sorunlardan biriydi. Ayrıca Afrika , Orta Asya ve Orta Doğu yeni sömürgeler arayan devletlerin çıkar çatışmasına sahne olan önemli bölgelerdi.
Böylece , birbirleriyle kıyasıya çıkar çatışması içinde olan devletler , güvenliklerine yönelebilecek tehlikelere karşı önlem alma amacıyla aralarında çeşitli savunma antlaşmaları yaptılar. İtilaf ve ittifak devletleri diye anılan iki karşıt cephe işte bu tür antlaşmaların ürünüdür.
SAVAŞIN BAŞLAMASI
Avusturyanın 1908de işgal etmiş olduğu Bosnanın Saraybosna kentinde , 28 haziran 1914te bir Sırp milliyetçisinin Avusturya veli ahtını öldürmesi savaşı başlatan kıvılcım oldu. Bu olaylardan Sırbistanı sorumlu tutan Avusturya , 27 Temmuz 1914te bu ülkeye saldırıldı.Rusya Sırbistanı destekleyince Almanya , Avusturyanın yandaşı olarak Rusyaya savaş açtı ; Fransada 1892de imzaladığı ikili ittifak çerçevesinde Rusyaya arka çıktı. Bunun üzerine Almanya , Fransaya da savaş açtı.
Alman birlikleri Fransaya saldırmak için Belçikaya girdiler. Daha 1839da herhangi bir saldırı karşısında Belçikaya yardım etmek için söz vermiş olan İngiltere , 4 Avustos 1914te Almanyaya savaş açtı.böylece I. Dünya Savaşı başlamış oldu.
O yıllarda orduların savunma gücü saldırı gücünden fazlaydı. Başlangıçta güçlü filolara sahip olan İtilaf Devletleri , denizde üstünlüğü ele geçirdiler .Ama daha sonra alman denizaltıları da ticaret gemilerini batırmaya başladı.Bu savaş aynı zamanda , etkin bir rol oynamamış olsalarda uçakların ilk kullanıldığı savaştır.
OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞA GİRMESİ
Osmanlı Devleti 20 Temmuz 1914te tarafsızlığını ilan etmişken , 23 Avustos 1914te Almanya ile gizli bir anlaşma yaptı.10 Avustosta iki Alman savaş gemisi , Goeben ve Breslan İngiliz gemilerinin önünden kaçarken , çanakkale Bogazından geçip Marmaraya girdi. İtilaf devletlerinin protestolerı karşısında Osmanlı Devleti bu gemileri satın almış gibi göründü ; adlarınıda Yavuz ve midilli olarak değiştirip kendi donanmasına kattı. Ardından, içlerinde Yavuzun da bulunduğu , osmanlı donanması Karadenize çıktı ve bazı Rus limanlarını bombaladı. Bunun üzerine 1 Kasımda Rusya, 5 Kasımda İngiltere ve Fransa Osmanlı Devletine savaş açtılar.
Osmanlılar I.Dünya Savaşında üç ana cephede savaştılar. Bunlar , Marmara ve boğazlar , Kafkasya ve Orta Doğudur.
BATI CEPHESİ
Savaş çıktığında , Avrupanın büyük ülkelerinde tüm sağlıklı erkeklerin iki ya da üç yıl askerlik yapmalarını zorunlu kılan bir sistem uygulanıyordu. Bu nedenlede bu ülkelerin birkaç milyonu bulan orduları vardı. İngilterede ise gönüllülerden oluşan ordu çok daha küçüktü ve bazı bu ülkede zorunlu askerlik ancak 1916da başladı.
1/5
Kara savaşlarının geçtiği en önemli iki alana , Almanyanın batısı ve doğusu anlamında , Batı cephesi ve Doğu cephesi adları verildi. Daha sonra İtilaf Devletleri deniz kuvvetlerinin desteği ile savaşı , özellikle Orta Doğu Akdenizde , yeni bölgelere sıçrattı ve Almanların sömürgelerini ele geçirme olanağı buldu. Bir başka cephe de 1915te İtalyanın Avusturya Macaristan İmparatorluğuna saldırmasıyla , bu iki ülke arasındaki iki cephede birden savaşa bilmesini sağlayacak bir savaş planı 1905te General Alfred von Schlieffence ( 1833-1913 ) hazırlanmıştı. Amaç Doğu Cephesinde asker sayısı düşük tutulurken, Alman ordusunun olanca gücüyle Belçika üzerinden Fransaya girip Fransız ordusunu ezmesiydi. Ama Fransızlar , Alman saldırısını paris yakınlarında yer alan Marne Savaşında durdurunca , Schlieffenin planı bozuldu ve Almanya savaşı kısa bir sürede kazanma şansını yitirdi.
Bundan sonra Batı cephesindeki savaş , 1918 yazına kadar siper savaşı biçiminde sürdü. Belçika kıyısında Ostende dolaylarından ,İsviçre sınırına kadar uzanan siperler , en azından 180 metre eninde ve dikenli tellerle örülmüş bir bölgeyle birbirinden ayrılıyordu. Her iki tarafın da ağır kayıplar verdiği savaşta topçu mermilerinin toprakta açtığı çukurlar ilerlemeyi zorlaştırıyordu.Genellikle savunmada kalan Almanlar 1915te bu cephede ilk kez zehirli gaz kullandılar. İtilaf askeri önce paniğe kapıldılarsa da daha sonra gaz maskeleriyle kendilerini koruyarak Alman saldırısını püskürttüler.
İngilizliler , siper ve engel tanımayan zırhlı bir motorlu taşıt olan tankı ilk kez bu cephede kullandılar. Ne varki , 15 Eylül 1916da Somme ırmağı yakınlarında az sayıda tankla saldırıya geçmiş olmaları, başarı şanslarını yitirmelerine yol açtı.
Somme savaşı , Batı Cephesindeki büyük çatışmaların tüm özelliklerini taşıyordu. İngiliz komutanı Sir Douglas Haigin ( 1861 1928 ) yönettiği saldırı Alman siperlerinin bir hafta süreyle bombardıman edilmesiyle başladı.Yenilenen saldırı ve karşı saldırılarla gelişen savaş ,kasıma kadar sürdü. Batıdaki önemli çatışmalardan bir başkasıda Almanların Verdundeki Fransız tabyalarına karşı giriştikleri saldırılar. 1916daki bu çatışmada , önce geri piskürtülen Fransızlar , yıl sonuna kadar General Henri Philippe Petain ( 1856 1951 ) komutasında , yitirdikleri toprakların çoğunu geri aldılar. 1917de de şiddetli süren , büyük can ve mal kaybına yol açan çatışmalar Batı Cephesinde iki tarafıda zayıflattı. 1917de Fransız ordusuna baş gösteren ayaklanmaları önlemek genelde duruma bir çözüm bulmak için Sir Douglas Haig , Ypres yakınlarında yeni bir saldırı başlattı. Üç ay süren şiddetli çatışmalardan sonra bu saldırıda Psschendaele bataklıklarında son buldu.
DOĞU CEPHESİ
Doğu Cephesinde savaş , batıya göre daha belirsiz bir çizgide sürdü. Saldıran tarafın gücüne göre zafer kimi zaman bir tarafın kimi zaman diğer tarafın oldu. 1914 Avustosunda Doğu Prusyaya giren ruslar Tannenberg Savaşında daha sonra bütün Alman ordularının başına geçecek olan Paul von Hindenburg ( 1847 1934 ) ve Erich Ludendorff ( 1865 1937 ) komutasındaki birliklerce büyük bir yenilgiye uğratıldı. 1915 yazında Almanlar , Rusları Doğu Cephesinde geri püskürtünce, bu başarıdan umutlanan Bulgarlar da ittifak Devletlerine katıldılar. Almanya , Avusturya ve Bulgaristan birlikleri Sırbistanı işgal etti.Sırbistana yardım etmek için Yunanistanın Selanik kentine çıkarma yapan itilaf Devletleri savaşın sonuna kadar başarı sağlayamadılar.
Ruslar 1916da silah ve cephane açısından büyük sıkıntı içindeyken , bügün SSCByi Romanyadan ayıran dağlık Bukovina bölgesinde , Avusturyalılara karşı beklenmedik bir saldırıya giriştiler. Bu saldırının başarıyla sonuçlanmasından yüreklenen Romanya , İtilaf Devletlerine katılmak istediyse de , Batı Cephesinden çektikleri birliklerle Romanyaya saldıran Almanlar , Rumenleri büyük bir yenilgiye uğrattılar. İtalya , İtilaf Devletlerine 1915te katıldı. İtalya ile Avusturya sınırındaki dağların dorukları Avusturyalıların elinde olduğundan İtalyanlar zorlu çatışmalar sonucu çok az ilerleye bildiler ve ağır kayıplar verdiler.
OSMANLI CEPHESİ
Kafkasya Cephesi. 1914te Ruslar Sarı kamış üzerinden Erzuruma doğru ilerlediler. Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Ardahan ve Sarı kamışta şiddetli kışında etkisiyle , çok büyük kayıplar verdi.
1916da geniş çaplı bir saldırı başlatan Çarlık Rusyası birlikleri , Trabzonnu Erzincanı alarak , Van Gölüne kadar indiler. Osmanlı ordusunun başlattığı karşı saldırı Muş ve Bitlisin geri alınmasından sonra durduruldu. Bundan sonra bu cephede önemli bir gelişme olmadı.
2/5
Marmara ve Boğazlar Bölgesi. Kafkas Cephesindeki Ruslara yardım etmek amacıyla yeni bir cephe açmaya karar veren İtilaf Devletleri 19 Şubart 1915te Çanakkale Boğazında bir saldırı başlattılar. Boğazı geçme girişimşeri başsrısızlığ uğrayınca geri çekilen İngiliz ve Fransız donanmaları 25 Nisanda Geliboluya çıkarma yaptılar. Mustafa Kemal ve Limon von Sanders yönetimindeki Türk birliklerinin kararlı direnişleri sonunda Aralık 1915-Ocak 1916da tüm İtilaf birlikleri Marmara ve Boğazlar bölgesinden çekildi.
Ortadoğu Cephesi. Savaşın başında Suriye Filistin ve Arabistanın büyük bölümü Osmanlı İmparatorluğuna bağlıydı Basra Körfezinde bulunan petrol yataklarını korumak için İngiliz yönetimindeki Hint birlikleri 21 Kasım 1914^te Basrayı işgal ettiler. Daha sonra Dicle ırmağı boyunca kuzeye yönelen bu birlikler Kut-ül.Amarede Osmanlı birliklerince kuşatıldılar ve 147 gün süren kuşatmadan sonra 1916da teslim oldular İkinci Mezopotamya saldırısında İngilizler Küt-ül Amareyi ; 11 Mart 1917de de Bağdatı ele geçirdiler. Daha batıda , İngiliz orduları ve İngiliz Ulusal Topluluğu birlikleri Mısırdan sonra Sina Çölünü geçerek Filistine doğru ilerledilerse de Gazzede Osmanlı ordusuna iki kez yenilince , bir yılı aşkın bir süre burada kaldılar. İngiliz birliklerinin başına getirilen General Edmund Allenby ( 1861- 1936 ) 1917 son baharında başlattığı saldırı ile osmanlı ordularını ikiye bölerek 9 Kasımda Kudüsü işgal etti. Birliklerin çoğu Batı Cephesine yardıma gönderildiğinden , savaş uzunca bir duraklama dönemine girdi. Hindistandan yardım alan ve İngiliz casusu T.E. Lawrencein ( 1888- 1935 ) kışkırttığı Arap ayaklanmasında yararlanan Allenby , ordusunu gizlice akdeniz kıyısında topladı ; hızla harekete geçerek önce Şamı ardından Halepi işgal etti. İngiliz orduları Musula yürürken , Osmanlılar teslim oldular ve 30 Ekimde Mondros Mütarekesini imzaladılar.
KARA ŞAVAŞLARININ SON AŞAMALARI
Rusyadaki 1917 devrimi İtilaf Devletlerinin Doğu Cephesinde çökmesine yol açtı. Almanlar başka yerlerde savaşa bilmek için birliklerini bu cepheden çektiler. Avusturalyalılarla birlikte Cperottoda ani bir saldırı düzenliyerek İtalyanlara büyük kayıp verdiler ve piave Irmağına kadar sürdüler. Bu arada Alman Deniz altının ticaret gemilerine saldırması ABDnin İtilaf Devletlerinin yanında savaşmasına kadar vermesine neden oldu. Ayrıca 1917 başlarında Almanyanın , kendi safına çekmek için Meksikaya ABDnin savaşa girme kararı kesinleşti. İtilaf Devletlerine para , araç ve gereç yardımına başlayan ABD , Ordularını Avrupada savaşmaya hemen gönderemedi. 1917 Mayısında ABD hükümeti Kura ile Askerlik Yasasını çıkarınca 21-30 yaş arasındaki tüm erkekleri silah altına alma yetkisine sahip oldu. 1917-1918 kışı , İtilaf Devletlerinin savunmada , ABD birliklerini beklemek zorunda kaldıkları bir dönemdi. Bu durumdan yararlanan Almanlar ,1918 baharında son bir yarma girişiminde bulunmaya karar verdiler. İtilaf Devletleri bu şiddetli saldırıları zorlukla durdura bildi. Bu sırada batıdaki bütün İtilaf Devletleri birliklerinin komutası Fransız Mareşali Ferdinand Focha ( 1851-1929 ) verildi ve her ay 300 bin ABD askerinin gelmeye başlamasıyla durum değişti. 1918 Temmuzunda saldırı sırası Fochagelmişti. Fransızların güneyde geliştirdikleri başarılı bir saldırının ardından , İngiltere , Kanada ve Avusturya birlikleri 8 Avustosta Amiens yakınlarında genel bir saldırıbaşlattılar. Kasım ayında Almanlar savaşın başladığı 1914 hattına çekilmişti. İtilaf ordularına Selanikte yenilen Bulgalar , 29 Eylülde teslim oldular. İtilaf güçlari bu kez İtalyada Piave Irmağını geçti ve Vittorio Veneto savaşında kesin bir yenilgiye uğrayan Avusturalya , 3 Kasımda Padova Ateşkes Antlaşmasını imzaladı.
DENİZ SAVAŞLARI
Amiral Sir John Jellicoe ( 1859- 1935 ) komutasındaki İngiliz büyük donanması , daha güçsüz ve deneyimsiz Alman açık deniz donanmasıyka karşılaşmak için sabırsızlanıyordu. 28 Avustos 1914te Amiral Sir David Beattynin ( 1871-1936 ) yönetiminde ağır silahlarla donatılmış zırhlı , büyük ve hızlı savaş gemileri olan kruvazörlerin desteklediği hafif İngiliz savaş gemileri , Alman kıyıları açıklarındaki Heligoland Körfezi Savaşında üç Alman kruvazürünü batırdı.
Açık denizlerde İngiliz deniz kuvvetleri askeri birlikleri taşıyan gemilere eşlik ediyor ve Alman sömürgelerinin eline geçirilmesine yardımcı oluyordu.General Paul von Lettow Vorbeckin savunduğu alman Doğu Afrikası dışındaki tüm alman sömürgeleri kolayca ele geçirildi. Alman kruvazörleri , özelliklede 15 ticaret gemisini batıran Emden kuruvazörü açık denizlerde büyük tehlikelere yol açıyordu. Emdeni daha sonra , Avusturalya deniz kuvvetlerine bağlı Sydney kuruvazörü Hint Okyanusundaki Cocos Adaları yakınlarında batırdı.
3/5
Alman donanması İtilaf birliklerinin kıyılara denizden çıkarma yapmasını engellerken İtilaf Devletlerinin donanmalarıda asker ve gereç yedeklemelerini rahatça yapa bilmek için açık denizleri kolluyor., aynı zamanda İttifak devletlerinin deniz yolundan besin ve gereç yardımı almalarına engel oluyurdu. 1915 Şubartın da açıklanan bu ablıkanın ciddi sonuçlar vermesi için iki yıl geçmesi gerekti. İngiliz ablukasına yanıt olarak Almanlar İngiltere çevresindeki sularda yol alan her ticaret gemisini , içindekileri uyarmadan batıracaklarını açıkladılar. Deniz altılarının bu biçimde kullanımı uluslar arası yasalara aykırıydı ve ABD , Almanyanın bu tutumu protesto etti. Bir Alman Deniz altısının İngiliz yolcu gemisi Lusitaniayı 7 Mayıs 1915te batırması ve içlerinde ABDlerinin de bulunduğu 1.200e yakın yolcunun yaşamını yitirmesi protestoların artmasına neden oldu ve Almanlar bir süre büyük yolcu gemilerini uyarıda bulunmadan batırmayacaklarına söz vermek zorunda kaldılar. Lusitanianın batırılışı , ABDnin İtilaf Devletlerine verdiği desteği ve savaşa girişini büyük ölçüde etkiledi. İngiliz ve Alman donanması arasındaki en büyük çatışma 31 Mayıs 1916da oldu. İngilizler ile Almanlar , önce kuruvazörler savaşında hemen ardından da iki donanma arasındaki Jutland Savaşında karşı karşıya geldiler. Almanlar başarılı bir manevrayla kaçmayı başardılar ve kayıpları İngilizlerin kayıplarına karşın , Kuzey Denizindeki üstünlüklerini sürdürdüler. 1916da Alman denizaltılarının saldırıları ve ticaret gemilerinin batırılma hızı , yenilerinin yapılma hızını geçti. 1917 Şubartın da Almanlar , İtilaf Devletleri limanlarına giren ya da bu limanlardan ayrılan tüm gemileri , hiçbir uyarıda bulunmaksızın batıracaklarını açıkladılar. İtilaf Devletlerinin gemi kayıpları giderek yükseldi ve nisanda İngiltere den uzak limanlar için ayrılan her dört ticaret gemisinden biri geri dönemedi.Şubart sonunda İngilterede ancak altı hafta yetecek kadar tahıl stoku kalmıştı. O dönemde ne deniz dibindeki denizaltılarının yerini saptayabilecek , ne de yeri bilinenleri bulundukları yerde yok edebilecek kadar gelişkin araçlar vardı. Güvenlik için ticaret gemileri silahlandırıldı ve ticaret konvaylarına savaş gemileri eşlik etti. Bu önlemler batırılan gemi sayısını bir ölçüde azalttı. Bu arada denizaltılarının yerini saptama ve yok etme yöntemleri de geliştirildi. Bazı denizaltılar da Q gemisi denen ve gizli toplarla donatılmış ticaret gemilerince batırıldı. Deniz erleri ve subaylarının gizlendiği bu gemilere denizaltı saldırısı olduğunda , önce paniğe uğramış bir gurupkurtarma sandallarına binip kaçıyordu. Denizaltı , Q gemisinin işini tamamen bitirmek için su yüzüne çıkınca gemide kalan denizciler gizledikleri silahları ortaya çıkararak denizaltıyı top ateşine tutuyorlardı. Almanlar bu savaşta çoğunluğu 1917 ve 1918de olmak üzere yaklaşık 200 denizaltı yitirdiler. Gene de Alman denizaltıları 6.000 gemi batırdı. Alman açık deniz donanmasının uzun süre denize açılmaması büyük gemilerde başkaldırmalara neden oldu. 29 Ekim 1918de donanmaya denize açılma emri verildiğinde denizciler bu emre uymadı.
HAVA SAVAŞLARI
I.Dünya savaşında hava kuvvetlerinin en önemli görevi deniz ve kara savaşlarını desteklemekti. Savaşın başında , karacıların ve denizcilerin hava kuvvetleri ayrı ayrıldı. O dönemde uçaklar emekleme dönemindeydi ve en kullanışlı uzunyol hava ulaşım aracı Almanların geliştirdiği, kocaman bir puro görünümündeki zeplin hava gemileriydi.1915 başlarında zeplinler geceleri İngiliz kentlerini bombaladı. Ama 1916dan sonra savaş uçakları ve uçak savarlar devreye girince zeplinlerin saldırıları azaldı. 1917de Alman uçakları Londrayı ve öbür büyük kentleri bombalamaya başladılar. Son büyük hava saldırısı 1917de 19 Mayısı 20 Mayısa bağlayan gece 43 bombardıman uçağıyla başlatıldı ve bu uçakların 13ü Londraya ulaştı. Halkı yaklaşan saldırılara karşı uyrayan sistem oldukça etkiliydi ; ama II. Dünya savaşında geliştirilen korunaklar türünde çok az yer vardı. İngiltereye yapılan hava saldırılarında 1.300 kişi öldü , 3.000den fazla kişi yaralandı. Savaşın sürdüğü cephelerde düşmanın yerini ve hareketlerini gözlemek ve fotoraf çekmek için de uçaklar kullanılırdı. Sonuçta , sık sık yoğun hava çatışmaları oldu. Uçaklar aynı zamanda demiryolu kavşaklarını , havaalanlarını ve levazım depolarını da bombalamak için kullanıldılar. Deniz uçaklarının bu savaşta görevleri oldukça sınırlıydı. Bu uçaklar ya tekerlek yerine konan kızaklarla denize inip kalabiliyor ya da büyük savaş gemilerine eklenen pistlerden havalanabiliyordu. İlk uçak gemisi olan HMS , Argus , uçakların inip kalkabileceği düz üst güvertesiyle ancak 1918 Eylülünde hizmete sokulabildi. İngiltere ve ABD , Blimp adı verilen küçük uçakları deniz altıları aramak için kullandılar.
SAVAŞIN SONU
Almanlar 3 Ekim 1918de , ABD Başkanı Woodrow Wilsona ateşkes istemesiyle başvurdular. Başkan kayıtsız şartsız teslim olmalarını istedi.
4/5
Bu sırada İtilaf Devletlerinin deniz ablukası nedeniyle açlıktan kırılan Alman halkı 4 Kasım 1918de ayaklandı. Alman ordularının tam bir bozguna uğramasına karşın , 11 Kasım 1918 sabahı Alman yetkililer yenigilerini kabul eden bir silah bırakma antlaşmasını imzaladılar. Bu antlaşma Compiegne Ormasnında Fochun özel vagonunda imzalandı ve imzadan altı saat sonra , 11. Ayın 11. Günü , saat 11de yürürlüğe girdi.
ANTLAŞMALAR
Barış antlaşmalarının ilkelerini ABD Başkanı Wilson , İngilterede 1916 sonundan beri başbakan olan David Lloyd George ve Fransız Başbakanı Georges Clemencau saptadı.Antlaşmalarda , Wilsonun dediği gibi , dünyada demokrasiyi güven altına almak amacı güdüyordu. Avrupadaki sınırların , bir ulusun başka bir egemenliğinde kalmasını sağlayacak bir biçimde düzenlenmesine çalışıldı.Almanya , Alsace-Lorrainei Fransaya silezyanın bir bölümünü, yeniden kurulan polanya Devletine verdi ve tüm sömürgelerini yitirdi. Macaristanın bağımsızlığını ilan etmesinde sonra Avusturalya- Macaristan imparatorluğu kuzey bölgesindeki toprakları yeni Çekostavakya ve Polanya devletlerine ; doğusundaki bazı yerleri Romanyaya ; güneydeki sınırları genişletilen Sırp devleti Yugoslovyaya bırakırken , batıdaki Fiume ( bugün Rijeka) bölgesini italya aldı. Balık kıyısında Estonya, letonya ve Litvanya adında üç yeni devlet kuruldu. Osmanlılar ile yapılan Sevr ( Serves ) Antlaşması ile Osmanlı topraklarının bir bölümü Yunanistan ve başka bazı devletler arasında paylaşıldı. Mustafa kemal başkanlığındaki Ankara hükümetinin tanımadığı bir antlaşma , Kurtuluş savaşı sonunda ortadan kalktı. Ortadoğuda o zamana kadar Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altında bulunan topraklar ile Almanyanın sömürgeleri , Milletler cemiyeti adına yöneltilmek üzere bazı İtilaf Devletlerinin mandası altına girdi. Dünya barışını korumak ve anlaşmazlıkları çözmek için kurulan Milletler Cemiyeti pek başarılı olamadı. Almanya sadece gönüllülerden oluşan kısıtlı bir kara ve deniz ordusu bulundura bilecek , denizaltı , tank gibi savaş araçlarına sahipolmayacağı gibi hava kuvvetleri de oluşturalamayacaktı. Alman donanmasının büyük bir bölümü Orkney Adalarında buluna Scapa Flowa götürülerek 21 Haziran 1919da Almanya ile imzalanan Versay ( Versailles) Antlaşması ile Milletler Cemiyetinin kurulmasını öngören yazılı antlaşma aynı gün yürürlüğe girdi. Senatosunda Milletler Cemiyetine girmesine karşı çıkıldığı için ABD, Versay Antlaşmasinı tanımadı , Almanya ve Avusturalya ile 1921 Ekiminde aynı barış antlaşmaları imzalandı. Savaşın doğrudan açtığı ölümler yaklaşık 5 milyonu İtilaf Devletlerinden olmak üzere , 8.5 milyona ulaştı. Ayrıca 21 milyon sivil yaralandı. Bunlara ek olarak dünyanın değişik bölgelerinde , savaş yüzünden çıkan hastalıklardan ve kıtlıktan 20 milyona yakın insan öldü.
1914 Avustosundan 1918 Kasımına kadar süren ve çok geniş bir bölgeyi içine alan uluslar arası bir savaştır. Savaşın başlangıcında , ingiltere ve İngiliz Uluslar Topluluğu ülkeleri ile Fransa , Belçika , Rusya , Sırbistan ve savaşa kısa bir süre katılan Japonya İtilaf Devletlerini oluşturdu. Bu devletlere daha sonra ABD,İtalya , Romanya , yunanistan ve öbür bazı ülkeler de katıldılar.Öbür yanda ise İtifak devletleri yani Almanya , Avusturya-Macaristan İmparotorluğu ,Osmanlı İmparatorluğu ve çok sonra katılan Bulgaristan bulunuyordu.
SAVAŞIN NEDENLERİ
18. yüzyılda Sanayi Devrimini gerçekleştirerek gelişen ve zenginleşen İngiltere , dünyanın her yerine yayılmış sömürgeleriyle , büyük bir imparotorluk kurmuştu. 19.yüzyılda Almanya , Fransa , Japonya , ABD gibi bazı ülkelerde hızla sanayileşmeye başladılar ve 19. Yüzyılın sonlarına doğru özellikle Almanya İngiltereye ciddi bir rakip oldu. Büyüyen ekonomisinin ve artan nufusunun gereksinimleri karşılayacak sömürgeler bulmak için dünyaya açılmaya çalışan Almanya çok yerde İngiltere ve Fransa ile karşı karşıya gelmeye başladı. Balkanlarda siyasal ve ekonomik etkisini arttırmaya çalışan Avusturya Macaristan İmparatorluğu ile Rusyanın çatışmasıda uzun süreden beri Avrupanın gündeminde yer alan uluslar arası sorunlardan biriydi. Ayrıca Afrika , Orta Asya ve Orta Doğu yeni sömürgeler arayan devletlerin çıkar çatışmasına sahne olan önemli bölgelerdi.
Böylece , birbirleriyle kıyasıya çıkar çatışması içinde olan devletler , güvenliklerine yönelebilecek tehlikelere karşı önlem alma amacıyla aralarında çeşitli savunma antlaşmaları yaptılar. İtilaf ve ittifak devletleri diye anılan iki karşıt cephe işte bu tür antlaşmaların ürünüdür.
SAVAŞIN BAŞLAMASI
Avusturyanın 1908de işgal etmiş olduğu Bosnanın Saraybosna kentinde , 28 haziran 1914te bir Sırp milliyetçisinin Avusturya veli ahtını öldürmesi savaşı başlatan kıvılcım oldu. Bu olaylardan Sırbistanı sorumlu tutan Avusturya , 27 Temmuz 1914te bu ülkeye saldırıldı.Rusya Sırbistanı destekleyince Almanya , Avusturyanın yandaşı olarak Rusyaya savaş açtı ; Fransada 1892de imzaladığı ikili ittifak çerçevesinde Rusyaya arka çıktı. Bunun üzerine Almanya , Fransaya da savaş açtı.
Alman birlikleri Fransaya saldırmak için Belçikaya girdiler. Daha 1839da herhangi bir saldırı karşısında Belçikaya yardım etmek için söz vermiş olan İngiltere , 4 Avustos 1914te Almanyaya savaş açtı.böylece I. Dünya Savaşı başlamış oldu.
O yıllarda orduların savunma gücü saldırı gücünden fazlaydı. Başlangıçta güçlü filolara sahip olan İtilaf Devletleri , denizde üstünlüğü ele geçirdiler .Ama daha sonra alman denizaltıları da ticaret gemilerini batırmaya başladı.Bu savaş aynı zamanda , etkin bir rol oynamamış olsalarda uçakların ilk kullanıldığı savaştır.
OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞA GİRMESİ
Osmanlı Devleti 20 Temmuz 1914te tarafsızlığını ilan etmişken , 23 Avustos 1914te Almanya ile gizli bir anlaşma yaptı.10 Avustosta iki Alman savaş gemisi , Goeben ve Breslan İngiliz gemilerinin önünden kaçarken , çanakkale Bogazından geçip Marmaraya girdi. İtilaf devletlerinin protestolerı karşısında Osmanlı Devleti bu gemileri satın almış gibi göründü ; adlarınıda Yavuz ve midilli olarak değiştirip kendi donanmasına kattı. Ardından, içlerinde Yavuzun da bulunduğu , osmanlı donanması Karadenize çıktı ve bazı Rus limanlarını bombaladı. Bunun üzerine 1 Kasımda Rusya, 5 Kasımda İngiltere ve Fransa Osmanlı Devletine savaş açtılar.
Osmanlılar I.Dünya Savaşında üç ana cephede savaştılar. Bunlar , Marmara ve boğazlar , Kafkasya ve Orta Doğudur.
BATI CEPHESİ
Savaş çıktığında , Avrupanın büyük ülkelerinde tüm sağlıklı erkeklerin iki ya da üç yıl askerlik yapmalarını zorunlu kılan bir sistem uygulanıyordu. Bu nedenlede bu ülkelerin birkaç milyonu bulan orduları vardı. İngilterede ise gönüllülerden oluşan ordu çok daha küçüktü ve bazı bu ülkede zorunlu askerlik ancak 1916da başladı.
1/5
Kara savaşlarının geçtiği en önemli iki alana , Almanyanın batısı ve doğusu anlamında , Batı cephesi ve Doğu cephesi adları verildi. Daha sonra İtilaf Devletleri deniz kuvvetlerinin desteği ile savaşı , özellikle Orta Doğu Akdenizde , yeni bölgelere sıçrattı ve Almanların sömürgelerini ele geçirme olanağı buldu. Bir başka cephe de 1915te İtalyanın Avusturya Macaristan İmparatorluğuna saldırmasıyla , bu iki ülke arasındaki iki cephede birden savaşa bilmesini sağlayacak bir savaş planı 1905te General Alfred von Schlieffence ( 1833-1913 ) hazırlanmıştı. Amaç Doğu Cephesinde asker sayısı düşük tutulurken, Alman ordusunun olanca gücüyle Belçika üzerinden Fransaya girip Fransız ordusunu ezmesiydi. Ama Fransızlar , Alman saldırısını paris yakınlarında yer alan Marne Savaşında durdurunca , Schlieffenin planı bozuldu ve Almanya savaşı kısa bir sürede kazanma şansını yitirdi.
Bundan sonra Batı cephesindeki savaş , 1918 yazına kadar siper savaşı biçiminde sürdü. Belçika kıyısında Ostende dolaylarından ,İsviçre sınırına kadar uzanan siperler , en azından 180 metre eninde ve dikenli tellerle örülmüş bir bölgeyle birbirinden ayrılıyordu. Her iki tarafın da ağır kayıplar verdiği savaşta topçu mermilerinin toprakta açtığı çukurlar ilerlemeyi zorlaştırıyordu.Genellikle savunmada kalan Almanlar 1915te bu cephede ilk kez zehirli gaz kullandılar. İtilaf askeri önce paniğe kapıldılarsa da daha sonra gaz maskeleriyle kendilerini koruyarak Alman saldırısını püskürttüler.
İngilizliler , siper ve engel tanımayan zırhlı bir motorlu taşıt olan tankı ilk kez bu cephede kullandılar. Ne varki , 15 Eylül 1916da Somme ırmağı yakınlarında az sayıda tankla saldırıya geçmiş olmaları, başarı şanslarını yitirmelerine yol açtı.
Somme savaşı , Batı Cephesindeki büyük çatışmaların tüm özelliklerini taşıyordu. İngiliz komutanı Sir Douglas Haigin ( 1861 1928 ) yönettiği saldırı Alman siperlerinin bir hafta süreyle bombardıman edilmesiyle başladı.Yenilenen saldırı ve karşı saldırılarla gelişen savaş ,kasıma kadar sürdü. Batıdaki önemli çatışmalardan bir başkasıda Almanların Verdundeki Fransız tabyalarına karşı giriştikleri saldırılar. 1916daki bu çatışmada , önce geri piskürtülen Fransızlar , yıl sonuna kadar General Henri Philippe Petain ( 1856 1951 ) komutasında , yitirdikleri toprakların çoğunu geri aldılar. 1917de de şiddetli süren , büyük can ve mal kaybına yol açan çatışmalar Batı Cephesinde iki tarafıda zayıflattı. 1917de Fransız ordusuna baş gösteren ayaklanmaları önlemek genelde duruma bir çözüm bulmak için Sir Douglas Haig , Ypres yakınlarında yeni bir saldırı başlattı. Üç ay süren şiddetli çatışmalardan sonra bu saldırıda Psschendaele bataklıklarında son buldu.
DOĞU CEPHESİ
Doğu Cephesinde savaş , batıya göre daha belirsiz bir çizgide sürdü. Saldıran tarafın gücüne göre zafer kimi zaman bir tarafın kimi zaman diğer tarafın oldu. 1914 Avustosunda Doğu Prusyaya giren ruslar Tannenberg Savaşında daha sonra bütün Alman ordularının başına geçecek olan Paul von Hindenburg ( 1847 1934 ) ve Erich Ludendorff ( 1865 1937 ) komutasındaki birliklerce büyük bir yenilgiye uğratıldı. 1915 yazında Almanlar , Rusları Doğu Cephesinde geri püskürtünce, bu başarıdan umutlanan Bulgarlar da ittifak Devletlerine katıldılar. Almanya , Avusturya ve Bulgaristan birlikleri Sırbistanı işgal etti.Sırbistana yardım etmek için Yunanistanın Selanik kentine çıkarma yapan itilaf Devletleri savaşın sonuna kadar başarı sağlayamadılar.
Ruslar 1916da silah ve cephane açısından büyük sıkıntı içindeyken , bügün SSCByi Romanyadan ayıran dağlık Bukovina bölgesinde , Avusturyalılara karşı beklenmedik bir saldırıya giriştiler. Bu saldırının başarıyla sonuçlanmasından yüreklenen Romanya , İtilaf Devletlerine katılmak istediyse de , Batı Cephesinden çektikleri birliklerle Romanyaya saldıran Almanlar , Rumenleri büyük bir yenilgiye uğrattılar. İtalya , İtilaf Devletlerine 1915te katıldı. İtalya ile Avusturya sınırındaki dağların dorukları Avusturyalıların elinde olduğundan İtalyanlar zorlu çatışmalar sonucu çok az ilerleye bildiler ve ağır kayıplar verdiler.
OSMANLI CEPHESİ
Kafkasya Cephesi. 1914te Ruslar Sarı kamış üzerinden Erzuruma doğru ilerlediler. Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Ardahan ve Sarı kamışta şiddetli kışında etkisiyle , çok büyük kayıplar verdi.
1916da geniş çaplı bir saldırı başlatan Çarlık Rusyası birlikleri , Trabzonnu Erzincanı alarak , Van Gölüne kadar indiler. Osmanlı ordusunun başlattığı karşı saldırı Muş ve Bitlisin geri alınmasından sonra durduruldu. Bundan sonra bu cephede önemli bir gelişme olmadı.
2/5
Marmara ve Boğazlar Bölgesi. Kafkas Cephesindeki Ruslara yardım etmek amacıyla yeni bir cephe açmaya karar veren İtilaf Devletleri 19 Şubart 1915te Çanakkale Boğazında bir saldırı başlattılar. Boğazı geçme girişimşeri başsrısızlığ uğrayınca geri çekilen İngiliz ve Fransız donanmaları 25 Nisanda Geliboluya çıkarma yaptılar. Mustafa Kemal ve Limon von Sanders yönetimindeki Türk birliklerinin kararlı direnişleri sonunda Aralık 1915-Ocak 1916da tüm İtilaf birlikleri Marmara ve Boğazlar bölgesinden çekildi.
Ortadoğu Cephesi. Savaşın başında Suriye Filistin ve Arabistanın büyük bölümü Osmanlı İmparatorluğuna bağlıydı Basra Körfezinde bulunan petrol yataklarını korumak için İngiliz yönetimindeki Hint birlikleri 21 Kasım 1914^te Basrayı işgal ettiler. Daha sonra Dicle ırmağı boyunca kuzeye yönelen bu birlikler Kut-ül.Amarede Osmanlı birliklerince kuşatıldılar ve 147 gün süren kuşatmadan sonra 1916da teslim oldular İkinci Mezopotamya saldırısında İngilizler Küt-ül Amareyi ; 11 Mart 1917de de Bağdatı ele geçirdiler. Daha batıda , İngiliz orduları ve İngiliz Ulusal Topluluğu birlikleri Mısırdan sonra Sina Çölünü geçerek Filistine doğru ilerledilerse de Gazzede Osmanlı ordusuna iki kez yenilince , bir yılı aşkın bir süre burada kaldılar. İngiliz birliklerinin başına getirilen General Edmund Allenby ( 1861- 1936 ) 1917 son baharında başlattığı saldırı ile osmanlı ordularını ikiye bölerek 9 Kasımda Kudüsü işgal etti. Birliklerin çoğu Batı Cephesine yardıma gönderildiğinden , savaş uzunca bir duraklama dönemine girdi. Hindistandan yardım alan ve İngiliz casusu T.E. Lawrencein ( 1888- 1935 ) kışkırttığı Arap ayaklanmasında yararlanan Allenby , ordusunu gizlice akdeniz kıyısında topladı ; hızla harekete geçerek önce Şamı ardından Halepi işgal etti. İngiliz orduları Musula yürürken , Osmanlılar teslim oldular ve 30 Ekimde Mondros Mütarekesini imzaladılar.
KARA ŞAVAŞLARININ SON AŞAMALARI
Rusyadaki 1917 devrimi İtilaf Devletlerinin Doğu Cephesinde çökmesine yol açtı. Almanlar başka yerlerde savaşa bilmek için birliklerini bu cepheden çektiler. Avusturalyalılarla birlikte Cperottoda ani bir saldırı düzenliyerek İtalyanlara büyük kayıp verdiler ve piave Irmağına kadar sürdüler. Bu arada Alman Deniz altının ticaret gemilerine saldırması ABDnin İtilaf Devletlerinin yanında savaşmasına kadar vermesine neden oldu. Ayrıca 1917 başlarında Almanyanın , kendi safına çekmek için Meksikaya ABDnin savaşa girme kararı kesinleşti. İtilaf Devletlerine para , araç ve gereç yardımına başlayan ABD , Ordularını Avrupada savaşmaya hemen gönderemedi. 1917 Mayısında ABD hükümeti Kura ile Askerlik Yasasını çıkarınca 21-30 yaş arasındaki tüm erkekleri silah altına alma yetkisine sahip oldu. 1917-1918 kışı , İtilaf Devletlerinin savunmada , ABD birliklerini beklemek zorunda kaldıkları bir dönemdi. Bu durumdan yararlanan Almanlar ,1918 baharında son bir yarma girişiminde bulunmaya karar verdiler. İtilaf Devletleri bu şiddetli saldırıları zorlukla durdura bildi. Bu sırada batıdaki bütün İtilaf Devletleri birliklerinin komutası Fransız Mareşali Ferdinand Focha ( 1851-1929 ) verildi ve her ay 300 bin ABD askerinin gelmeye başlamasıyla durum değişti. 1918 Temmuzunda saldırı sırası Fochagelmişti. Fransızların güneyde geliştirdikleri başarılı bir saldırının ardından , İngiltere , Kanada ve Avusturya birlikleri 8 Avustosta Amiens yakınlarında genel bir saldırıbaşlattılar. Kasım ayında Almanlar savaşın başladığı 1914 hattına çekilmişti. İtilaf ordularına Selanikte yenilen Bulgalar , 29 Eylülde teslim oldular. İtilaf güçlari bu kez İtalyada Piave Irmağını geçti ve Vittorio Veneto savaşında kesin bir yenilgiye uğrayan Avusturalya , 3 Kasımda Padova Ateşkes Antlaşmasını imzaladı.
DENİZ SAVAŞLARI
Amiral Sir John Jellicoe ( 1859- 1935 ) komutasındaki İngiliz büyük donanması , daha güçsüz ve deneyimsiz Alman açık deniz donanmasıyka karşılaşmak için sabırsızlanıyordu. 28 Avustos 1914te Amiral Sir David Beattynin ( 1871-1936 ) yönetiminde ağır silahlarla donatılmış zırhlı , büyük ve hızlı savaş gemileri olan kruvazörlerin desteklediği hafif İngiliz savaş gemileri , Alman kıyıları açıklarındaki Heligoland Körfezi Savaşında üç Alman kruvazürünü batırdı.
Açık denizlerde İngiliz deniz kuvvetleri askeri birlikleri taşıyan gemilere eşlik ediyor ve Alman sömürgelerinin eline geçirilmesine yardımcı oluyordu.General Paul von Lettow Vorbeckin savunduğu alman Doğu Afrikası dışındaki tüm alman sömürgeleri kolayca ele geçirildi. Alman kruvazörleri , özelliklede 15 ticaret gemisini batıran Emden kuruvazörü açık denizlerde büyük tehlikelere yol açıyordu. Emdeni daha sonra , Avusturalya deniz kuvvetlerine bağlı Sydney kuruvazörü Hint Okyanusundaki Cocos Adaları yakınlarında batırdı.
3/5
Alman donanması İtilaf birliklerinin kıyılara denizden çıkarma yapmasını engellerken İtilaf Devletlerinin donanmalarıda asker ve gereç yedeklemelerini rahatça yapa bilmek için açık denizleri kolluyor., aynı zamanda İttifak devletlerinin deniz yolundan besin ve gereç yardımı almalarına engel oluyurdu. 1915 Şubartın da açıklanan bu ablıkanın ciddi sonuçlar vermesi için iki yıl geçmesi gerekti. İngiliz ablukasına yanıt olarak Almanlar İngiltere çevresindeki sularda yol alan her ticaret gemisini , içindekileri uyarmadan batıracaklarını açıkladılar. Deniz altılarının bu biçimde kullanımı uluslar arası yasalara aykırıydı ve ABD , Almanyanın bu tutumu protesto etti. Bir Alman Deniz altısının İngiliz yolcu gemisi Lusitaniayı 7 Mayıs 1915te batırması ve içlerinde ABDlerinin de bulunduğu 1.200e yakın yolcunun yaşamını yitirmesi protestoların artmasına neden oldu ve Almanlar bir süre büyük yolcu gemilerini uyarıda bulunmadan batırmayacaklarına söz vermek zorunda kaldılar. Lusitanianın batırılışı , ABDnin İtilaf Devletlerine verdiği desteği ve savaşa girişini büyük ölçüde etkiledi. İngiliz ve Alman donanması arasındaki en büyük çatışma 31 Mayıs 1916da oldu. İngilizler ile Almanlar , önce kuruvazörler savaşında hemen ardından da iki donanma arasındaki Jutland Savaşında karşı karşıya geldiler. Almanlar başarılı bir manevrayla kaçmayı başardılar ve kayıpları İngilizlerin kayıplarına karşın , Kuzey Denizindeki üstünlüklerini sürdürdüler. 1916da Alman denizaltılarının saldırıları ve ticaret gemilerinin batırılma hızı , yenilerinin yapılma hızını geçti. 1917 Şubartın da Almanlar , İtilaf Devletleri limanlarına giren ya da bu limanlardan ayrılan tüm gemileri , hiçbir uyarıda bulunmaksızın batıracaklarını açıkladılar. İtilaf Devletlerinin gemi kayıpları giderek yükseldi ve nisanda İngiltere den uzak limanlar için ayrılan her dört ticaret gemisinden biri geri dönemedi.Şubart sonunda İngilterede ancak altı hafta yetecek kadar tahıl stoku kalmıştı. O dönemde ne deniz dibindeki denizaltılarının yerini saptayabilecek , ne de yeri bilinenleri bulundukları yerde yok edebilecek kadar gelişkin araçlar vardı. Güvenlik için ticaret gemileri silahlandırıldı ve ticaret konvaylarına savaş gemileri eşlik etti. Bu önlemler batırılan gemi sayısını bir ölçüde azalttı. Bu arada denizaltılarının yerini saptama ve yok etme yöntemleri de geliştirildi. Bazı denizaltılar da Q gemisi denen ve gizli toplarla donatılmış ticaret gemilerince batırıldı. Deniz erleri ve subaylarının gizlendiği bu gemilere denizaltı saldırısı olduğunda , önce paniğe uğramış bir gurupkurtarma sandallarına binip kaçıyordu. Denizaltı , Q gemisinin işini tamamen bitirmek için su yüzüne çıkınca gemide kalan denizciler gizledikleri silahları ortaya çıkararak denizaltıyı top ateşine tutuyorlardı. Almanlar bu savaşta çoğunluğu 1917 ve 1918de olmak üzere yaklaşık 200 denizaltı yitirdiler. Gene de Alman denizaltıları 6.000 gemi batırdı. Alman açık deniz donanmasının uzun süre denize açılmaması büyük gemilerde başkaldırmalara neden oldu. 29 Ekim 1918de donanmaya denize açılma emri verildiğinde denizciler bu emre uymadı.
HAVA SAVAŞLARI
I.Dünya savaşında hava kuvvetlerinin en önemli görevi deniz ve kara savaşlarını desteklemekti. Savaşın başında , karacıların ve denizcilerin hava kuvvetleri ayrı ayrıldı. O dönemde uçaklar emekleme dönemindeydi ve en kullanışlı uzunyol hava ulaşım aracı Almanların geliştirdiği, kocaman bir puro görünümündeki zeplin hava gemileriydi.1915 başlarında zeplinler geceleri İngiliz kentlerini bombaladı. Ama 1916dan sonra savaş uçakları ve uçak savarlar devreye girince zeplinlerin saldırıları azaldı. 1917de Alman uçakları Londrayı ve öbür büyük kentleri bombalamaya başladılar. Son büyük hava saldırısı 1917de 19 Mayısı 20 Mayısa bağlayan gece 43 bombardıman uçağıyla başlatıldı ve bu uçakların 13ü Londraya ulaştı. Halkı yaklaşan saldırılara karşı uyrayan sistem oldukça etkiliydi ; ama II. Dünya savaşında geliştirilen korunaklar türünde çok az yer vardı. İngiltereye yapılan hava saldırılarında 1.300 kişi öldü , 3.000den fazla kişi yaralandı. Savaşın sürdüğü cephelerde düşmanın yerini ve hareketlerini gözlemek ve fotoraf çekmek için de uçaklar kullanılırdı. Sonuçta , sık sık yoğun hava çatışmaları oldu. Uçaklar aynı zamanda demiryolu kavşaklarını , havaalanlarını ve levazım depolarını da bombalamak için kullanıldılar. Deniz uçaklarının bu savaşta görevleri oldukça sınırlıydı. Bu uçaklar ya tekerlek yerine konan kızaklarla denize inip kalabiliyor ya da büyük savaş gemilerine eklenen pistlerden havalanabiliyordu. İlk uçak gemisi olan HMS , Argus , uçakların inip kalkabileceği düz üst güvertesiyle ancak 1918 Eylülünde hizmete sokulabildi. İngiltere ve ABD , Blimp adı verilen küçük uçakları deniz altıları aramak için kullandılar.
SAVAŞIN SONU
Almanlar 3 Ekim 1918de , ABD Başkanı Woodrow Wilsona ateşkes istemesiyle başvurdular. Başkan kayıtsız şartsız teslim olmalarını istedi.
4/5
Bu sırada İtilaf Devletlerinin deniz ablukası nedeniyle açlıktan kırılan Alman halkı 4 Kasım 1918de ayaklandı. Alman ordularının tam bir bozguna uğramasına karşın , 11 Kasım 1918 sabahı Alman yetkililer yenigilerini kabul eden bir silah bırakma antlaşmasını imzaladılar. Bu antlaşma Compiegne Ormasnında Fochun özel vagonunda imzalandı ve imzadan altı saat sonra , 11. Ayın 11. Günü , saat 11de yürürlüğe girdi.
ANTLAŞMALAR
Barış antlaşmalarının ilkelerini ABD Başkanı Wilson , İngilterede 1916 sonundan beri başbakan olan David Lloyd George ve Fransız Başbakanı Georges Clemencau saptadı.Antlaşmalarda , Wilsonun dediği gibi , dünyada demokrasiyi güven altına almak amacı güdüyordu. Avrupadaki sınırların , bir ulusun başka bir egemenliğinde kalmasını sağlayacak bir biçimde düzenlenmesine çalışıldı.Almanya , Alsace-Lorrainei Fransaya silezyanın bir bölümünü, yeniden kurulan polanya Devletine verdi ve tüm sömürgelerini yitirdi. Macaristanın bağımsızlığını ilan etmesinde sonra Avusturalya- Macaristan imparatorluğu kuzey bölgesindeki toprakları yeni Çekostavakya ve Polanya devletlerine ; doğusundaki bazı yerleri Romanyaya ; güneydeki sınırları genişletilen Sırp devleti Yugoslovyaya bırakırken , batıdaki Fiume ( bugün Rijeka) bölgesini italya aldı. Balık kıyısında Estonya, letonya ve Litvanya adında üç yeni devlet kuruldu. Osmanlılar ile yapılan Sevr ( Serves ) Antlaşması ile Osmanlı topraklarının bir bölümü Yunanistan ve başka bazı devletler arasında paylaşıldı. Mustafa kemal başkanlığındaki Ankara hükümetinin tanımadığı bir antlaşma , Kurtuluş savaşı sonunda ortadan kalktı. Ortadoğuda o zamana kadar Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altında bulunan topraklar ile Almanyanın sömürgeleri , Milletler cemiyeti adına yöneltilmek üzere bazı İtilaf Devletlerinin mandası altına girdi. Dünya barışını korumak ve anlaşmazlıkları çözmek için kurulan Milletler Cemiyeti pek başarılı olamadı. Almanya sadece gönüllülerden oluşan kısıtlı bir kara ve deniz ordusu bulundura bilecek , denizaltı , tank gibi savaş araçlarına sahipolmayacağı gibi hava kuvvetleri de oluşturalamayacaktı. Alman donanmasının büyük bir bölümü Orkney Adalarında buluna Scapa Flowa götürülerek 21 Haziran 1919da Almanya ile imzalanan Versay ( Versailles) Antlaşması ile Milletler Cemiyetinin kurulmasını öngören yazılı antlaşma aynı gün yürürlüğe girdi. Senatosunda Milletler Cemiyetine girmesine karşı çıkıldığı için ABD, Versay Antlaşmasinı tanımadı , Almanya ve Avusturalya ile 1921 Ekiminde aynı barış antlaşmaları imzalandı. Savaşın doğrudan açtığı ölümler yaklaşık 5 milyonu İtilaf Devletlerinden olmak üzere , 8.5 milyona ulaştı. Ayrıca 21 milyon sivil yaralandı. Bunlara ek olarak dünyanın değişik bölgelerinde , savaş yüzünden çıkan hastalıklardan ve kıtlıktan 20 milyona yakın insan öldü.
- Katılım
- 2 Ara 2010
- Konular
- 4,879
- Mesajlar
- 29,092
- Online süresi
- 1h 12m
- Reaksiyon Skoru
- 1,484
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 11 Gün
- Başarım Puanı
- 418
- MmoLira
- -295
- DevLira
- 0
Güncel !!
++
++
- Katılım
- 28 Nis 2010
- Konular
- 3,895
- Mesajlar
- 68,415
- Online süresi
- 11d 9h
- Reaksiyon Skoru
- 2,784
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 1 Ay 14 Gün
- Başarım Puanı
- 499
- Yaş
- 29
- MmoLira
- 1,155
- DevLira
- 0
Teşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 38
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 150
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 77
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 29
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 57




