Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Gaspıralı İsmail . ( 1851)- (1914)

FinaL07

Level 29
TM Üye
Üye
Katılım
2 Ara 2010
Konular
4,879
Mesajlar
29,092
Online süresi
4364s
Reaksiyon Skoru
1,484
Altın Konu
0
Başarım Puanı
418
TM Yaşı
15 Yıl 4 Ay 22 Gün
MmoLira
-295
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

“Eğer millete yardım etmek istiyorsan elinden gelen işten başla”

Gaspıralı İsmail 1851-1914
1774 Küçük Kaynarca Antlaşması sonucu,Osmanlı himayesinden ayrılıp,1783 yılında Rus işgaline maruz kalan Kırım yarımadası sürgün ve göçlerle sarsılırken, büyük fikir adamı Gaspıralı İsmail Bey, Ruslaştırma politikalarına karşı yayın yoluyla faaliyete geçmiştir. Gaspıralı, 1881'te "Tonguç" isimli broşürü yayınlamıştır. 8 Mayıs 1881'den itibaren her ay başka ad altında "Şafak", "Kamer", "Yıldız", "Güneş", "Mirat-ı Cedit (Yeni Ayna)" broşürlerini yayınlamaya devam etmiştir. Gaspıralı İsmail Bey, 1883 yılında büyük çabalar sonucu "Tercüman" gazetesini yayınlamaya başlamıştır. Tercüman, sadece Kırımda değil Kafkasya'da, Kazan'da, Türkistan'da okunmaya başlamıştır. Bütün Türk-İslam alemini uyandırmaya, ayağa kaldırmaya çalışan Gaspıralı bu konuda şöyle yazmaktadır:

"Sönmüş kalpleri ne ile yandırmalı? Basireti kesmiş perdeleri ne ile kötermeli (kaldırmalı)? Gaflet sahrasında serilip kalmış koca bir milleti ne ile ayağa turguzmalı(kaldırmalı)?".

Gaspıralı İsmail Bey'in büyük ideali; bütün Türklerin her sahada birleşmesini, büyük bir kitle ve kuvvet meydana getirmesini sağlamaktır. Bu uğurda çalışmalarını sürdüren Gaspıralı'nın, Türk dünyasının birleşmesi için ortaya attığı "Dilde, Fikirde, İşde Birlik" şiarı hiçbir zaman önemini yitirmemiştir. Gaspıralı o dönemde, Kırım'dan göçlere de şiddetle karşı çıkmış, bu konuda Tercüman da şunları yazmıştır:

"Bineceğiniz gemiler, Karadeniz'in coşkun merhametsiz dalgalarını zor aşacaktır. Karşılaşacağınız hastalıklar ve zorluklara, bulacağınız çareler ehemmiyetsiz kalacaktır. Gideceğiniz yerlerin tabiat ve iklim şartları başka olacaktır. Oralarda ki hazırlıklar kifayetsiz kalacaktır.

Aziz kardeşler!

Satmak kolay, almak zordur. Gitmek kolay, dönmek zordur. Yıkılmak kolay, kalkmak zordur".

Tercüman Gazetesi, Rusya'daki Türklerin gözü, kulağa, kalbi olmuştur. Gaspıralı bu gazete yoluyla ortak bir Türk dili oluşturmaya da çalışmıştır. Gaspıralı İsmail Bey, fikir adamlığı yanında Türk Dünyasının en büyük gazetecisidir de. Basının önemini çok iyi kavrayan Gaspıralı Tercüman'ın yanında, hanımlar için, kızı Şefika Gaspıralı'ya "Alem-i Nisvan"ı (Kadınlar Alemi) çıkarttırmıştır. Bu dergi Türk dünyasında ki ilk hanım dergisi olma özelliğini taşımaktadır.



Şefika Gaspıralı'nın çıkarttığı ilk hanım dergisinden sayfalar

Gaspıralı çocuklar içinde, "Alem-i Sıbyan" ve mizah dergisi "Ha!, Ha!, Ha!"yı çıkarmıştır. Bu dergi ve gazeteler yoluyla Gaspıralı sesini bütün Türk-İslam dünyasına duyurmaya çalışmıştır. İsmail Gaspıralı 11 Eylül 1914 tarihinde Bahçesaray şehrinde ki evinde vefat etti.

Ruslar, Gaspıralı’nın ölüsünden bile korktukları için, mezarı yok etmişler, Kırım Türkleri vatanlarına döndükten sonra mezarın yerini tahmini olarak tespit ederek, buraya bir mezar yaptırıp taştan bir kitabe koymuşlardı.

Doğmuşam ben Avcıköy’de

Bin sekizyüz elli birde

Mekanımdır Bahçesaray

Mezarım kimbilir nerede ?


Gaspıralı'nın Evi

Gaspıralı'nın Sembolik Mezarı


Gaspıralı, Türklüğün geleceğini, nasıl ki bir asırdan fazla bir zaman önce görmüşse, mezarının da bir gün Ruslar tarafından yok edileceğini sanki sezerek bu şiiri yazmış. Ruslar, belki Gaspıralı’nın mezarını yok etmişlerdi ama, o fikirleri ile dünya üzerinde yaşayan 250 milyon Türk’ün kalbinde ve kafasında layık olduğu yeri aldı.

KIRIM
Yazan: GASPIRALI İsmail

Buna “Yeşil ada” derler, yüce maali Çatırdag,

Bunın bir tarafı çöldir, bir tarafı bagça bag.

Kelir suvlar yaylalardan, ne güzeldir boyları,

Altın aşlık tarlaları, kozuları koyları.

Öter kuşlar saba-akşam, olur yazda gülistan,

Er ne taraf göz idersen-altın aşlık, bag-bostan.

Pek güzeldir ab-avası, yay ve cay, ve yay,

Şeerlerinin eskileri – Karasuv, Bagçasaray.

Dop-dolu edi halkımızla Yeşil ada bir zaman,

Az degildi yurtumızda Menla-batır, karaman.

Zeval keldi, yurt bozulhdu, kaç ve köç aldav ile,

Gitti halklar, geldi yadlar başka al ve dil ile.

Unutmanız çocuklarım, Kırım sizin vatandır,

Saip olunuz bu vatana çalışıp edep ile.

Buna “Yeşil ada” derler, yüce maali Çatırdag,

Bunın bir tarafı çöldir, bir tarafı bagça bag.




ESERLERİ

Hazırlayan: Inci Bowman
Seri Yayınlar:
Tercüman/Perevodchik. Bahçesaray, 1883-1918.
Alem-i nisvan [Kadın Dünyası]. Bahçesaray, 1906-1910.
Alem-i sibyan [Çocukların Dünyası]. Bahçesaray, 1906-1912?
Al-Nahdah/La Renaissance ["ennehda", Uyanış]. Cairo, 1908
Kha! Kha! Kha! [Ha! Ha! Ha!]. Bahçesaray, 1906- ?
Kitaplar ve Kitapçıklar:
Russkoe Musul'manstvo [Rusya Müslümanları]. Simfereopol, 1881.
Salname-i Türki [Türk Yıllığı]. Bahçesaray, 1882.
Mirat-ı Cedid [Yeni Ayna]. Bahçesaray, 1882.
Hoca-ı Sibyan. Bahçesaray, 1884. 3. tab. 1892; 7. tab 1898.
Avrupa Medeniyetine bir Nazar-ı Muvazene [Avrupa Medeniyetine Dengeli Bir Bakış]. Bahçesaray, 1885.
İslamlara dair Nizamlar ve İmtiyazlar. Bahçesaray, 1885.
Rusya Coğrafyası. Bahçesaray, 1885.
İki Bahadır. Bahçesaray, 1886.
Kıraat-i Türki [Türkçe Okuma Kitabı]. Bahçesaray, 1886. 2. tab. 1894.
Maişet Muharebesi [Hayat Mücadelesi]. Bahçesaray, 1886.
Halera Vebası ve Onun Deva ve Darusu [Kolera Vebasi ve Onun Deva ve Bakimi]. Bahçesaray, 1887.
Bahtiyar Nazım. Bahçesaray, 1889.
Atlaslı Cihanname. Bahçesaray, 1889.
Medeniyet-i İslamiye. Bahçesaray, 1889.
Garaib-i Adat-i Akvam [Kavimlarin Garip Adetleri]. Bahçesaray, 1890.
Arslan Kız. Bahçesaray, 1894.
Mektep ve Usul-i Cedid Nedir? Bahçesaray, 1894.
Risale-i Terkib. Bahçesaray, 1894.
Russko-Vostochnoe Soglashenie [Rus-Doğu İlişkileri]. Bahçesaray, 1896. İngilizce terc. Edward J. Lazzerini. Allworth, Edward A., Ed. The Tatars of Crimea: Return to the Homeland, 2nd. Ed., Revised and Expanded. Durham: Duke University Press, 1998, s. 110-124.
Hesab. Muhtasar İlm-i Hesab ve Mesa'il-i Hesabiye [Muhtasar Hesab 'Aritmetik' ve Hesap Problemleri]. Bahçesaray, 1897.
Her Gün Gerek Zakonlar [Hergün İhtiyaç Duyulan Kanunlar]. Bahçsaray, 1897.
Şara'it al-Islam [İslamın Şartları]. Bahçesaray, 1897.
Rehber-i Mu'allimin, yani Mu'allimlere Yoldaş. Bahçesaray, 1898.
Rehber-i İslamiye. Bahçesaray, 1898.
Türkistan Uleması [Türkistan Alimleri]. Bahçesaray, 1900, 1901?
Mevlud-i Cenâb-ı Hazret-i Ali [Hazret-i Ali Mevludu]. Bahçesaray, 1900.
Beden-i İnsan. Bahçesaray, 1901.
İran. Resimli Mecmua. Bahçesaray, 1901.
Mebadi-yi Temeddün-i Islamiyan-i Rus [Rusya Müslümanlarının Medenileşmesinin Başlangıçları]. Bahçesaray, 1901. İngilizce tercümesi Edward Lazzerini'nin "Gadidism at the turn of the twentieth century: a view from within," (Cahiers du monde russe et sovietique 16 (2): 245-77, 1975) isimli yayınında.
Meşhur Payitahtlar [Meşhur Başkentler]. Bahçesaray, 1901.
Usul-i Edeb. Şark ve Garb Kaideleri [Nezaket. Doğu ve Batı Kaideleri]. Bahçesaray, 1901.
Zoraki Tabib. Bahçesaray, 1901.
Malumat-ı Nafia [Yararlı Bilgiler]. Bahçesaray, 1901.
Tashih-i Akaidden [Akait'e dair düzeltmeler]. Bahçesaray, 1901.
Temsilat-ı Krilof [Krilof Temsilleri]. Bahçesaray, 1901.
Asyada Komşularımız. Bahçesaray, 1903.
Dâru-l Rahat Müslümanları [Rahat Ev Müslümanları]. Bahçesaray, 1906.
Müslüman Kongresi. Bahçesaray, 1909.
Makaleler:
"Türk yurducularına" Türk Yurdu 1: 190-95, 1328 [1912]
"Hind yolundan," Türk Yurdu 1: 307-10, 1328 [1912].
"Hind'den dönerken" Türk Yurdu 1: 369-71, 1328 [1912]
"Muhaceret muntazama" [Düzenli göçler].Türk Yurdu 1: 706-13, 1328 [1913]
"Maşinalı mektep" [Makinalı mektep]. B. Şeref. Gani Bey. Orenburg, 1913, s. 126-28.
[Ayrıca, Gaspıralı'nın Tercüman gazetesinde ve diğer seri yayıinlarında çıkan yüzlerce makalesi vardır.]

· İsmail Bey Gaspıralı' nın yayın listesi, Sayın İbrahim Otar'ın yardımıyla İnci Bowman tarafından hazırlanmıştır. Edward J. Lazzerini'nin "Ismail Bey Gasprinskii and Muslim Modernism in Russia, 1879-1914," (University of Washington, 1973, s. 295-98) başlıklı doktora tezine dayanmaktadır.



HAKKINDA YAZILANLAR
İsmail Bey Gaspıralı'ya Dair Seçilmiş Yayınlar

Hazırlayan: Inci Bowman *.
Allworth, Edward A., Ed. The Tatars of Crimea: Return to the Homeland, 2nd. Ed., Revised and Expanded. Durham: Duke University Press, 1998.
Battal-Taymas, A. "Ben onu gördüm; İsmail Gaspıralı hakkında notlar," Türk Yurdu 6(69): 648-52, 1968.
Bennigsen, Alexandre A. Ismail Bey Gasprinski (Gaspraly) and Origins of the Jadid Movement in Russia. Oxford: The Society for Central Asian Studies, 1985. (Reprint Series no. 6; Gaspıralı'nın Russkoe musul'manstvo [Rusya Müslümanları], 1881, Rusça metni ile)
Bennigsen, Alexandre ve C. Lemercier-Quelquejay. La presse et le mouvement national chez les musulmans de Russie avant 1920. Paris: Mouton, 1964.
Burbiel, G. "Die Sprache Ismail Bey Gaspyralys." Doktora tezi, Hamburg Üniversitesi, 1950.
Devlet, Nadir. İsmail Bey Gaspıralı (1851-1914). Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1988.
---------. Rusya Türklerinin Milli Mücadele Tarihi, 1905-1917. Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1985.
Ekinci, Yusuf. Gaspıralı İsmail. Ankara: Ocak Yayınları, 1997.
Fahreddin, Rizaeddin. "Ismail Bey Gasprinski, 1851-1914," Şura, Nos. 21-24 (1 Kasım-15 Aralık 1914). İnglizce terc., Alan W. Fisher. Allworth, Edward A., Ed. The Tatars of Crimea: Return to the Homeland, 2. Ed., Revised and Expanded. Durham: Duke University Press, 1998, s. 127-52.
Fisher, Alan W. "A Model Leader for Asia, Ismail Gaspirali." The Tatars of Crimea: Return to the Homeland, ed. E.A. Allworth. Durham: Duke University Press, 1998, s. 29-47.
Hablemitoğlu, Şengül ve Necip Hablemitoğlu. Şefika Gaspıralı ve Rusya'da Türk Kadın Hareketi (1893-1920). Ankara: Ajans-Türk Matbaacılık, 1998.
Kerim, İsmail Asanoğlu. Gasprinskiynin 'Canlı' Tarihi, 1883-1914 Akmescit: Tarpan, 1999.
Kırımer, Cafer Seydahmet. Gaspıralı İsmail Bey. Istanbul, 1934.
Yeni baskı: Avrasya Bir Vakfı Yayınları, No. 2 (Istanbul, 1996).
Kırımal, Edige. "İsmail Bey Gaspıralı," Dergi 16(62): 60-64, 1970.
Kırımlı, Hakan. National Movements and National Identity among the Crimean Tatars (1905-1916). Leiden: E. J. Brill, 1996.
--------. Kırım Tatarlarında Milli Kimlik ve Milli Hareketler (1905-1916). Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1996.
Kuttner, Thomas. "Russian Jadidism and the Islamic World; Ismail Gasprinskii in Cairo, 1908" Cahiers du monde russe et sovietique 16 (3-4): 383-424, 1975.
Lazzerini, Edward James. "Ismail Bey Gasprinskii and Muslim Modernism in Russia, 1878-1914." Yayınlanmamış doktora tezi. Seattle: Washington Üniversitesi, 1973.
--------. "Gadidism at the Turn of the Twentieth Century: a View from within," Cahiers du monde russe et sovietique 16 (2): 245-277, 1975.
--------. "From Bakhchisarai to Bukhara in 1893: Ismail Bey Gasprinskii's Journey to Central Asia," Central Asian Survey 3(4): 77-88, 1984.
--------. "Crimean Tatar: The Fate of a Severed Toungue." In: Sociolinguistic Perspectives on Soviet National Languages: Their Past, Present and Future, Ed. Isabella T. Kreindler. Berlin: Mouton de Gruyter, 1985, s. 109-23.
--------. "Ismail Bey Gasprinskii's Perevodchick/Tercüman: A Clarion of Modernism." In: Central Asian Monuments, Ed. H.B. Paksoy. ıstanbul: İsis Press, 1992, s. 143-156.
--------. "Ismail Bey Gasprinskii (Gaspirali): The Discourse of Modernism and the Russians." The Tatars of Crimea: Return to the Homeland, Ed. E.A. Allworth. Durham: Duke University Press, 1998, s 48-70.
Mahmud Khoja [Behbudiy]. "İsmail by hazratları ila sohbat" Ayina No. 49 (27 Eylü 1914): 1162-64. İngilizce terc. Edward Allworth, Obeidullah Noorata ile. Allworth, Edward A., Ed. The Tatars of Crimea: Return to the Homeland, 2nd. Ed., Revised and Expanded. Durham: Duke University Press, 1998, s. 125-27.
Saray, Mehmet. Gaspıralı İsmail Bey'den Atatürk'e: Türk Dünyasında Dil ve Kültür Birliği. İstanbul: Nesil Matbbacılık, 1993.
--------. Türk Dünyasında Eğitim Reformu ve Gaspıralı İsmail Bey, 1851-1914. Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 1987.
Türk Kültürü 29 (337-338), 1991. (Özel Gaspıralı sayısı)
Ülküsal, Müstecip. "Gaspıralı İsmail Bey," Emel, No. 24: 2-7, 1964.
Xxxxxxx


Gaspralı (Gasprinski), İsma'il

Zeki Velidi TOGAN
Çev. Prof. Dr. YAVUZ AKPINAR
1851'de Bahçesaray'ın yakınındaki Avcı köyünde doğan, Türklerin ve daha da hususî olarak Rusya Türklerinin meşhur ideolog yazarı. Babası Mustafa Ağa, Alupka ve Yalta arasındaki Gaspıra köyünün eşrafından -o zaman onların aile adı Gaspıralı, daha sonra da Gasprinski- ve Odessa'daki Askerî Lise'nin mezunlarındandı. 1854'te Sivastopol savaşı sırasında Mustafa Ağa Bahçesaray'a yerleşti ve oğlunu önce Bahçesaray'daki Zincirli Medrese'ye ve daha sonra da 10 yaşında iken Simferopol Gymnasium'una gönderdi. İki yıl sonra İsmail, Voronezh Askerî Lisesi'ne gitti ve sonra Moskova Askerî Lisesi'ne nakledildi.
Aslen Litvanyalı bir Tatar olan Mustafa Mirza Davidoviç'le birlikte, onların müdürü, tanınmış bir Pan-Slavist ve Moskovskiya Vedomosti gazetesinin editörü olan ve onları her hafta kendi evine davet eden İvan Katkov'un dikkatini çekti. 1867'deki Girit ihtilali sırasında Katkov'un Türkiye'ye karşı göstermiş olduğu düşmanlık, bu iki gençte bir tepkinin ortaya çıkmasına sebep oldu ve bu iki genç Girit'te Türk tarafında gönüllü olarak hizmet etmek amacıyla Odessa'ya gittiler. Bununla birlikte pasaportları olmadığı için tutuklanarak, geriye Kırım'a kendi evlerine gönderildiler. İsmail Bey, Bahçesaray'da Zincirli Medrese'de mecburî Rusça öğretmenliğine tayin edildi.
O daima Türkiye'ye gitmeyi ve subay olmayı düşündü, bunu yapmak için Fransızca öğrenmenin gerekli olduğunu farkettiği için Bahçesaray'daki dört yıllık memuriyeti sırasında Fransızca öğrendi. Aslında bu dil hakkında bazı bilgileri Moskova'da Askerî Lise'de iken elde etmişti. 1871'de İstanbul'a gitmeğe karar verdi, fakat Fransızcasını mükemmel bir hâle getirmeği amaç edinerek Viyana yolu ile Paris'e gitti. Paris'teki gözlemlerinin sonuçları, daha sonra Rusya'da bastırdığı eserlerine yansıdı; özellikle Rusya Müslümanları (The Muslim Comminity in Russia) adlı eserine ve ayrıca Paris'te iken yazdığı Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene (A balanced view of European civilisation) adını taşıyan eserine.
Paris'te iken hayatını bir reklam ajansında tercümanlık yaparak kazandı. Amacı Türkiye'ye gitmek olduğu için Paris'te Genç Osmanlılar'ın gruplarına çok fazla karışmadı. Sonunda 1874'te İstanbul'a gitti ve orada daha önce yerleşmiş olan amcası Süleyman Efendi'nin yanında kaldı. Türk Harp Okulu'na girmek için büyük bir gayret gösterdi, fakat Rus büyükelçisi İgnatiyev bunu öğrendiğinde Sadrazam Mahmud Nedim Paşa üzerinde nüfuzunu kullandı ve bu teşebbüsü engelledi. Sonunda bir yıl boş yere bekleyen İsmail, Kırım'a geri döndü. İstanbul'da bulunduğu sırada St. Petersburg ve Moskova'da çıkan bazı Rusça gazetelerde Doğu hayatını tanımlayan, siyasî olmayan makaleler yayımladı.
1874 ve 1878 yılları arasında Kırım Türklerinin köy hayatı ile aşina olmaya başladı ve hayatının bu dönemini 1906'da yayımlanan Gündoğdu adlı hikâyesinde tasvir etti. Bu hikâyede kendisinden Danyal Bey adı altında bahs eder. Milletinin ihtiyaçları, köy hayatı ve öğretim ile aşina olduğunda bu Danyal Bey, anlar ki, bir gazete çıkarma ve milletini dünyadan haberdar etme hayatî bir ihtiyaçtır.
İsmail Bey 1878'de Bahçesaray'a belediye reisi seçildi ve 1879'da bir gazete çıkarma izni için Çar hükûmetine müracaat etti, fakat reddedildi. Bunun üzerine Simferopol'de Rusça olarak neşredilen Tavrida gazetesine Rusya İmparatorluğunun Müslümanlarıyla ilgili ciddî siyasî makaleler yazdı. Arada bir makaleler toplusu (kolleksiyonu) yayımladı; Tonguç (Taşbasma, Simferopol), Şafak ve Leta'if (Ünsizadeler Matbaası, Tiflis) ve daha sonra Ay, Yıldız ve Günes. Bu yazılar çoğunlukla Kırım diyalektinde idi. Ertesi yıl (l882) İsmail Bey bu makaleleri biraz genişleterek Rusça Tavrida gazetesinde bastırdı ve bunları 54 sayfalık bir eser olarak Russkoye Musulmanstvo (Rusya Müslümanları) adıyla yayınladı. Bu eser, Rusya İmparatorluğuna tâbi Müslüman halklarının kültürel ve siyasî problemleri konusuyla ilgili öncü bir eser idi. İsmail Bey, bu eserde, kendisini Rusya'nın sadık bir teb'ası olarak takdim etmesine ve hatta Rusların Tatar hakimiyetinden kurtulmasını tasdik eder bir şekilde konuşmasına rağmen Rus çevreleri bunun bir araç olduğuna inandı ve bu eseri şüphe ile karşıladılar. O, bu eserde, Rus yönetimi altındaki Türk-Tatarları tek bir Rus Müslümanları toplumu olarak mülahaza etti ve bu yolla Batı medeniyetine katılabileceklerini gösterdi. Türkçe yayımladığı bu kitapçıklarda O, işaret etti ki, eğer Türk-Tatar grubu dağınık kalırsa sonuç felaket olur. Kurtuluşun tek yolu olan yeni Batı medeniyetine katılmak için birlikte hareket etmeleri gerektiğini onlara kendi dilleri vasıtasıyla anlatmayı denedi.
O, 1883'te Tercüman adlı bir gazete yayımlamak için izin aldı. Gazetenin Rusça adı "Perevodçik"ti ve ilk sayılarında Rusça kısmı daha önemli idi. Batı medeniyetinin, Rusya Müslüman toplumu arasında yayılması hususunda gazetenin bir tercüman rolü oynaması gerektiğini açıkladı. Türkçe kısmı giderek genişledi ve daha önemli hâle geldi. Daha sonra l890'da Tercüman "politika, öğretim-eğitim ve edebiyatla ilgili millî bir gazete" oldu. 1905'ten sonra Tercüman-i Ahval-i Zaman adını aldı ve gazetenin başlığına "Dilde, fikirde işte birlik" sloganı yerleştirildi. Sonunda Rusça kısım tamamen terkedildi ve gazete Rus imparatorluğundaki Müslüman toplumun gayelerinin ve düşüncelerinin tercümanı oldu. Kazan, Kafkasya, Türkistan ve Sibirya'da yaşayan bütün Türkler, Tercüman' ı onların millî ideallerini genişçe yayan bir gazete olarak kabul ettiler. Bu gazetenin Türk entellektüelleri üzerindeki derin tesiri, 1886'da yayımlanan ve ilk Tatar romanı olan Musa Akyiğit'in Hüsameddin Molla adlı eserinden, 1908'deTercüman'ın yayınlanışının 25. yılı dolayısıyla Rus İmparatorluğunun her bölgesinden gelmiş delegelerin hediye ve konuşmalarından ve o yıl gazetenin tirajının artmış olmasından anlaşılabilir.
İsmail Bey, Kazan soylularından ve sanayici Akçurin alilesine mensup olan Zehra Hanım'la evlendi. Bu evlilik sebebiyle O'nun Kazan Türkleriyle bağları kuvvetlendi. O, Azerbaycan Türk yazarları Hasan Bey Melikov, Ünsizade, Topçubaşı ve diğerleriyle sürekli temas hâlinde idi.
Moskova Askerî Lisesi'nde kendisiyle birlikte okumuş ve Bahçesaray'a yerleşip orada 25 yıl belediye reisliği yapmış olan Litvanya Müslümanlarından Mustafa Davidoviç, İsmail Bey'in en çok meşgul olduğu, Rusya Müslümanları için ilkokullar yaratmak, bunlar için ders kitapları yayımlamak gibi bütün teşebbüslerinde O'na yardım ediyordu.
İsmail Bey, ayrıca Bahçesaray ve diğer yerlerde öğretmen kursları açarak modern öğretim metodlarını yerleştirmek ve Rusya'nın Müslüman toplumu içerisinde bu tip okulların açılmasını sağlama bağlamak istedi.
Taşkent, Buhara ve Sibirya da dahil olmak üzere bu toplumun her parçasını bizzat ziyaret etti. O, kendi matbaasını şahsen kurdu ve Hoca-i Sibyan, Malumat-i Nafia ve ilkokullar için neşrettiği diğer eserleri kendi matbaasında bastı. Belediye reisi Mustafa Davidoviç ve karısı Zehra Hanım'la birlikte, Tercüman'ın 25. neşir yılı dolayısıyla kızlar için bir el işleri enstitüsü açti ki, bu düşünce hızla diğer bölgelerde de yayıldı. O, kadınlar için Âlem-i İslâm adlı ilk dergiyi çıkardı ve bunun başına kendi kızı Şefika'yı getirdi; kadın haklarıyla ilgili Kadınlar Ülkesi adlı bir eseri de yayımladı. Şemseddin Sami'nin Kamusü'l-Alam'ından ilham alarak Rus müslümanları için bir ansiklopedi basmaya başladı, fakat bunu tamamlamaya muktedir olamadı. Edebiyat ve dil problemleriyle ilgilenmeye başladı.
1905 ihtilalinden sonra özellikle "edebî dil" ve öğretim problemlerini hâlletmek üzere tasarlanmış bir program tasarladı. Bu plân ilkokul öğretiminde ilk üç yılda mahallî Türk lehçelerinin kullanılmasını öneriyordu. Sonraları "ortak edebî dil", öğretimin umumî dili olacaktı. O'nun orijinal "ortak edebî dil" ideali, temelde Tatar olan bir dile Osmanlıca'nın ilâvesiydi, fakat kendisiyle çalışan kişilerin de etkisiyle Osmanlıca tesiri arttı ve neticede Rusya Müslümanları tarafından anlaşılabilen basit bir Osmanlıca oldu.
İsmail Bey'e göre millî Türk edebiyatı, Türklerin yaşadığı bölgelerin hayatını yansıtacak romanlardan ibaret olmalı ve bunlarda yeni düşünceler ve idealler aşılanmalıydı. 1892-1894 yıllarında Tercüman'a ilâve olarak basılan ve İlâve-i Tercüman olarak adlandırılan ekler ve O'nun romanı Darürrahat Müslümanları bu açıdan önemlidir. İsmail Bey, dilde; Osmanlıca'da Arapça ve Farsça'nın hakimiyetine ve hatta Kazan Tatarları arasında Rusça'dan kelimeler alma eğilimine ciddiyetle karşı çıktı ve edebî dil için popüler edebiyata yaklaşma idealini öne sürdü.
18. asırda Kaşgar'daki Çin işgalini anlatan Arslan Kız ve Gülcemal Bikeç adlı hikâyeleri ve Bahçesaray'dan Taşkent'e adını taşıyan kendi yolculuklarının hatıralarını ihtiva eden yazıları "İlâve"nin bir çok sayısında tefrika edildi.İlhanlılar tarihinde önemli rol oynamış Bağdat Hatun hakkındaki hikâyeleri l893'te yayımlandı. O, Bursalı Tahir'in Türklerde İlim ve Fünun adlı ilmî eserinin genişletilmiş bir versiyonunu -Saadettin Taftazanî'nin bazı tartışmaları da onun içinde olmak üzere- "İlâve"de yayımladı.
İsmail Bey, İslâm'ı önce Türklerin kendi kimliklerini korumada yararlı olarak değerlendirdi, fakat "Çep Kuran'ı"ndan başka dinî yayınlara çok yer vermedi. 1905 ihtilâlinden sonra Kazan ve Bakû'da görülmeğe başlayan, Komünizm ve Sosyalizmin karşıt sonuçlarını görerek, Rusya Müslümanlarının dağınık siyasî kuruluşlarına karşı çıkan ve yalnızca Rus sosyalist partilerine sadakat talep eden ve Rusça'yı edebî bir dil olarak empoze etmek için gelişigüzel çaba harcayan bu hareketler ve özellikle bu gibi neşriyat karşısında korkmaya başladı.
Tercüman'da İştirakiyyun başlığı altında yayımladığı makaleler serisinde kolayca görülebilen bir şekilde sağa kaydı ve İslam milletleri arasında kültürel bir birlik oluşturmak hakkında düşünmeye başladı. Bu maksatla 1907'de Mısır'da umumî bir Müslüman kongresi toplamak istedi. Bizzat oraya giderek, hatta Abdullah Taymas'la birlikte En-Nahda adlı Arapça bir gazete yayımlamağa başladı. Bu çabayla da yetinmeyip o ayrıca Hindistan'a da bir seyahat yaptı, fakat bu gayretler O'nun ümit etmiş olduğu sonuçları vermeyince, Bahçesaray'daki eski faaliyetlerine geri döndü.
İsmail Bey'in diğer yayınları arasında 1901'de basılan Mebadi-i Temeddün-i İslamiyyan-i Rus ve 1896'da basılan yirmi sayfalık Rusça, Rus ve Şark Anlaşması (Russko-vostoçnoye soglashenye) adlı eserler de vardı. İsmail Bey, çabalarının olumlu neticelerini görerek hayatının son yıllarında Batılılaşmayı, Rusya'daki Müslümanlar ve diğer Türkler için manevî bir intihar olarak gören aşırı eğilimlere karşı mücadele etti, I. Dünya Savaşı sırasında ümitlerle coştuktan sonra 11 Eylül 1914'te Bahçesaray'daki evinde öldü ve oraya defnedildi. Ölümünden sonra oğlu ve kızları Tercüman gazetesinin yayınını bir süre için devam ettirdi. Tercüman 31 yıl yayımlanmıştı.

* Zeki Velidi Togan, "The Encyclopaedia of Islam", New Edition, V.II, l965, Leiden, E. J. Brill, p. 979-81 ( EI, 2 (l965) 2; 979-981)
** Kardaş Edebiyatlar, 1994, Sayı: 26, s. 4-7)
 
Önemli Degil.
 
Teşekkür Ederim.
 
Önemli Degil.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst