- Katılım
- 2 Ara 2010
- Konular
- 4,879
- Mesajlar
- 29,092
- Online süresi
- 1h 12m
- Reaksiyon Skoru
- 1,484
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 15 Gün
- Başarım Puanı
- 418
- MmoLira
- -295
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
VOLEYBOLUN TARİHÇESİ
Voleybol Mintonette adı altında ilk kez 1895 yılında Amerika da oynandı. Massachusetts in Holyoke kentinde okulu yeni bitirmiş genç bir beden öğretmeni William G.Morgan, YMCA de (Young Mens Chiristian Association-Genç Erkekler Hıristiyan Birliği) işadamlarına beden eğitimi yaptırmakla görevlendirilmişti. Amacı, toplumsal çalışmalarla Hıristiyanlığı yayamak olan bu kuruluş, o yıllarda bütün dünyaya kol salmış bulunan çok geniş misyoner derneğiydi.
William G.Morgan, beden eğitimi derslerini sıkıcı buluyor ve çalışmaları sağlık için katlanılan eziyet durumundan kurtarmak istiyordu. Eğlendirici bir oyun niteliği olan bir çalışma yolu aramaya başladı.
1891 yılında gene bir YMCA öğretmeni olan James Naismith in bulduğu basketbol oyunundan yararlanmak isteyen Morgan, bu oyunun koşuya ve vücut vücuda çarpışmalara açık olmasından vazgeçti. Bu gençlere yönelik bir oyundu, yaşlılara göre değildi. Tenisi denemek isteyen Morgan, bu spor için raket ile birlikte çevresi telli bir alan gerektiğini gördü. Ve de tenisi 2 ya da en çok 4 kişi oynayabiliyordu. Morgan yeni bir oyun düşünerek tenis filesini yükseltti ve yerden 1.80-1.90 metreye gerdi. Basket topunun iç lastiğinin çıkarıp top olarak kullandı. Filenin iki yanına geçen işadamları topu kendi alanlarında yere düşürmemeye çalışıyorlar ve karşı tarafa geçirmeye uğraşıyorlardı. İç lastiğin hafif geldiği görüldü. Basket topu ile oynamak isteyenler, bunun çok ağır olduğunu fark edince , dışı deri hafif bir top imal ettirildi. Bu topla oynanan oyun işadamlarını sevindirmişti. Ne oyun alanı sınırlıydı ne de oyuncu sayısı.Gelenler ikiye ayrılıyor, oyun alanı istendiği gibi ayarlanıyordu.
William G.Morgan, amacına ulaşmış,çarpışması,itişmesi olmayan,tehlikesi çok az,temiz,son derece eğlenceli bir oyun bulmuştu.
Kısa sürede Mintonette e merak saranların arasında bir doktor (Dr.Frank Wood) ve bir itfaiye şefi (John Lynch) vardı. Bu iki Mintonette ci,William G.Morgan ile birlikte oyuna kurallar koymaya başladı.
1986 da Springfield Koleji nde YMCA beden eğitimi öğretmenleri toplantısı yapıldı ve Mintonette den söz açıldı. Morgan, giderek Holyoke den beşer kişilik iki takım getirdi. Maç o güne kadar konulan kurallarla oynandı. Takımlardan birinin kaptanı Belediye Başkanı J.J.Curran, öbürünün ise İtfaiye Şefi John Lynch idi.
Mintonette oyunu,en kısa deyişle topu yere düşürmeden karşı alana atmak diye tanımlanabilirdi. Yani topa havada vurmak. Maçı izleyenlerden Profesör Albert T.Halstead, Mintonette yerine Volley Ball adını teklif etti. Volley, tenis ile futbolda kullanılan bir terimdi. Yani topa yere değmeden vurma demekti. Bu ad benimsendi ve 1952 yılında Amerikada bu iki isim birleştirilerek Volleyball diye yazılmasına karar verildi.
1896da Sprinfielddeki kolejde yapılan gösteriden sonra, William G.Morgan, istek üzerine o güne kadar geliştirdiği kuralları bir kitap üzerinde topladı. YMCA, voleybolu kısa sürede Amerika ile Kanadaya yaydılar. Genç misyonerlerden J.Howard Crocker Çine,Franklin Brown Japonyaya, Dr.J.H.Gray Burma ya, Hindistan a,daha başkaları da Güney Amerika,Avrupa ve Afrika ya bu eğlenceli oyunu yarışırcasına yaymaya çalıştılar.
1913 Manila Uzak Asya Oyunları sırasında o güne kadar yumruk,kol,avuç ve el kullanılarak vurulan top için smaç hareketi bulundu. Böylece ilk smaç bu organizasyonda voleybola girmiş oldu. Böylece 1895 eğlence voleybolunun,1913 ise güç voleybolu başlangıcı idi. Set ve blok 1916'da Filipinler'de ortaya çıktı. Altı kişilik takımlar 1918'de standart hale geldi.
ABD'li askerler bu sporu 2. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'ya götürdüler. 1947'de Uluslararası Voleybol Federasyonu kuruldu. 1949'da Uluslararası Olimpiyat Komitesi voleybolu oyunlar arasına aldı. Aynı sene ilk erkekler dünya şampiyonası düzenlenirken üç sene sonrasında bayanlar şampiyonası düzenlendi. Her iki şampiyonayı da SSCB kazandı ve bu üstünlüğünü 80'li yıllara kadar sürdürdü. 1964'te Japonya karşılarına bir rakip olarak çıktıysa da SSCB'nin üstünlüğü uzun süre devam etti. 1984'te Los Angeles'ta ABD erkeklerde şampiyon olana kadar süren üstünlük bu tarihten sonra Batı'ya geçti.
TÜRKİYEDE VOLEYBOL
Voleybol,Türkiye ye 1. Dünya Harbinden sonra mütareke günlerinde geldi.
1919-1925 yılları arasında İstanbulda YMCA nın müdürlüğünü yapan Dr.Deaver adlı bir Amerikalı,derneğin spor salonunda voleybol oynatmaya başlamış,kısa zamanda beden eğitimi öğretmenlerinin ilgisinin bu ilginç spora çekmeyi başarmıştı.
1919 da voleybol, Avrupa ya yayılmış değildi. Bulunalı 24 yıl olmuş,hele smaçla oynanmaya başlanışının üstünden ancak 6 yıl geçmişti.
Cağaloğlundaki Erkek Muallim Mektebi nin beden eğitimi öğretmeni ünlü spor adamı Selim Sırrı Tarcan idi. Tarcan,YMCA da oynayıp beğendiği ve bedensel yetenekleri geliştiren bu temiz sporu öğrencilerine öğretmeye başladı. 1920-1924 arasında Erkek Muallim Mektebi nden çıkan beden eğitimi öğretmenleri kısa sürede okullarımıza yayıldılar. Kabataş, Vefa, Pertevniyal, Galatasaray, İstiklal, Haydarpaşa ve İstanbul liselerinde yoğunlaşan çalışmalar, önce okullar arası turnuvalara yol açtı. Voleybol oynayan çocuklar mezun oldukça, çalışmalar üniversitelere ve kulüplere yayılmaya başladı.
Bugünün basketbol yuvası olarak bilinen o zamanki adıyla Yüksek Mühendis Mektebi (İTÜ), 1924-44 arasında voleybolun beşiğiydi. Ankaradaki Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye), voleybola öncülük eden yüksek okuldu.
1949da Türkiye Voleybol Şampiyonası nın ilki yapıldı. Takım sayısı fazla değildi ve Altınordu, Beyoğluspor, Galatasaray, Kadıköyspor, Kurtuluş, Moda, Vefa, İstanbul Liginde oynuyordu.
32 yıl süren bu başlangıç döneminde Türk voleybolu dışa kapalı olduğundan çok ilkel görünümdeydi. Spor Oyunları Federasyonu, basketbol,voleybol ve eltopu sporlarını birlikte yönetiyordu.
1946 yılında ülkemize Yunanistan dan içlerinde voleybolcuların da bulunduğu bir basketbol takımı geldi. Durum, Spor oyunları Ajanı Turgut Atakol a bildirildi ve İstanbul-Atina voleybol maçı oynanması istendi. İlk yabancı karşılaşma olarak kabul edilen bu maç 2-0 İstanbul karması lehine sona erdi ve takımda Güneri Artunkal, Dinçer Asena, Mehmet Jeba Berkök, Ayhan Demir, Payidar Dobra, Gültekin Güler, Aleksandr Holyafkim, Valentin Holyafkim, Uğur Kalafatoğlu, Erdoğan Kutkan, Sacit Seldüz, Merih Sezer yer aldı.
Bu ilk yabancı temas dostluk maçı olarak kabul edildi. 1952 yılında Ayhan Demir, üniversiteli sporculardan kurulu bir takım kurmuş ve Mısır ın davetlisi olarak Kahire ye götürmüştü. Türk voleybolcuları, oradaki hakemlerden bizde uygulanan kuralların çoktan değiştiğini öğrendiler ve utanç verici bir duruma düştüler. Çünkü vuruş, diziliş ve her şey değişmişti.
İstanbula Dönen voleybolcularımız, Spor Oyunları Federasyonu na başvurarak Kahire deki durum anlatıldı. Bunun üzerine 1953 yılında Yugoslavya ile İstanbulda bir maç oynanması için harekete geçildi. Bir milli takım seçildi ve Mısır da elde edilen bilgilerle çalıştırıldı. Bu takımda Selçuk Atamer, Yiğit Ayaşlıoğlu, Saman Belgerden, Ayhan Demir, Sinan Erdem, Gültekin Gürel, Aleksandr Holyafkim, Valentin Holyafkim, Ziya Kayacan, Sacit Seldüz, Lui Şalabi, Marsel Şalabi yer aldı.
Spor ve Sergi Sarayı nda oynanan bu ilk milli maçta, takımımız Yugoslavların yadırgadığı çekmelerle bir set kapıp 3-1 yenildi. Bu maçın rövanşı 1954 yılında Belgrad da oynandı ve 17 dakikada 3-0 mağlup olduk. Böylece voleybolda ilk milli temasımızı da yapmış olduk.
Günümüzde, özel yurt içi turnuvaların yanında voleybol takımımız yurt dışında düzenlenen Bahar Kupası, Balkan Voleybol şampiyonası, Avrupa şampiyonası'na da katılmaktadır.
Voleybol Mintonette adı altında ilk kez 1895 yılında Amerika da oynandı. Massachusetts in Holyoke kentinde okulu yeni bitirmiş genç bir beden öğretmeni William G.Morgan, YMCA de (Young Mens Chiristian Association-Genç Erkekler Hıristiyan Birliği) işadamlarına beden eğitimi yaptırmakla görevlendirilmişti. Amacı, toplumsal çalışmalarla Hıristiyanlığı yayamak olan bu kuruluş, o yıllarda bütün dünyaya kol salmış bulunan çok geniş misyoner derneğiydi.
William G.Morgan, beden eğitimi derslerini sıkıcı buluyor ve çalışmaları sağlık için katlanılan eziyet durumundan kurtarmak istiyordu. Eğlendirici bir oyun niteliği olan bir çalışma yolu aramaya başladı.
1891 yılında gene bir YMCA öğretmeni olan James Naismith in bulduğu basketbol oyunundan yararlanmak isteyen Morgan, bu oyunun koşuya ve vücut vücuda çarpışmalara açık olmasından vazgeçti. Bu gençlere yönelik bir oyundu, yaşlılara göre değildi. Tenisi denemek isteyen Morgan, bu spor için raket ile birlikte çevresi telli bir alan gerektiğini gördü. Ve de tenisi 2 ya da en çok 4 kişi oynayabiliyordu. Morgan yeni bir oyun düşünerek tenis filesini yükseltti ve yerden 1.80-1.90 metreye gerdi. Basket topunun iç lastiğinin çıkarıp top olarak kullandı. Filenin iki yanına geçen işadamları topu kendi alanlarında yere düşürmemeye çalışıyorlar ve karşı tarafa geçirmeye uğraşıyorlardı. İç lastiğin hafif geldiği görüldü. Basket topu ile oynamak isteyenler, bunun çok ağır olduğunu fark edince , dışı deri hafif bir top imal ettirildi. Bu topla oynanan oyun işadamlarını sevindirmişti. Ne oyun alanı sınırlıydı ne de oyuncu sayısı.Gelenler ikiye ayrılıyor, oyun alanı istendiği gibi ayarlanıyordu.
William G.Morgan, amacına ulaşmış,çarpışması,itişmesi olmayan,tehlikesi çok az,temiz,son derece eğlenceli bir oyun bulmuştu.
Kısa sürede Mintonette e merak saranların arasında bir doktor (Dr.Frank Wood) ve bir itfaiye şefi (John Lynch) vardı. Bu iki Mintonette ci,William G.Morgan ile birlikte oyuna kurallar koymaya başladı.
1986 da Springfield Koleji nde YMCA beden eğitimi öğretmenleri toplantısı yapıldı ve Mintonette den söz açıldı. Morgan, giderek Holyoke den beşer kişilik iki takım getirdi. Maç o güne kadar konulan kurallarla oynandı. Takımlardan birinin kaptanı Belediye Başkanı J.J.Curran, öbürünün ise İtfaiye Şefi John Lynch idi.
Mintonette oyunu,en kısa deyişle topu yere düşürmeden karşı alana atmak diye tanımlanabilirdi. Yani topa havada vurmak. Maçı izleyenlerden Profesör Albert T.Halstead, Mintonette yerine Volley Ball adını teklif etti. Volley, tenis ile futbolda kullanılan bir terimdi. Yani topa yere değmeden vurma demekti. Bu ad benimsendi ve 1952 yılında Amerikada bu iki isim birleştirilerek Volleyball diye yazılmasına karar verildi.
1896da Sprinfielddeki kolejde yapılan gösteriden sonra, William G.Morgan, istek üzerine o güne kadar geliştirdiği kuralları bir kitap üzerinde topladı. YMCA, voleybolu kısa sürede Amerika ile Kanadaya yaydılar. Genç misyonerlerden J.Howard Crocker Çine,Franklin Brown Japonyaya, Dr.J.H.Gray Burma ya, Hindistan a,daha başkaları da Güney Amerika,Avrupa ve Afrika ya bu eğlenceli oyunu yarışırcasına yaymaya çalıştılar.
1913 Manila Uzak Asya Oyunları sırasında o güne kadar yumruk,kol,avuç ve el kullanılarak vurulan top için smaç hareketi bulundu. Böylece ilk smaç bu organizasyonda voleybola girmiş oldu. Böylece 1895 eğlence voleybolunun,1913 ise güç voleybolu başlangıcı idi. Set ve blok 1916'da Filipinler'de ortaya çıktı. Altı kişilik takımlar 1918'de standart hale geldi.
ABD'li askerler bu sporu 2. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'ya götürdüler. 1947'de Uluslararası Voleybol Federasyonu kuruldu. 1949'da Uluslararası Olimpiyat Komitesi voleybolu oyunlar arasına aldı. Aynı sene ilk erkekler dünya şampiyonası düzenlenirken üç sene sonrasında bayanlar şampiyonası düzenlendi. Her iki şampiyonayı da SSCB kazandı ve bu üstünlüğünü 80'li yıllara kadar sürdürdü. 1964'te Japonya karşılarına bir rakip olarak çıktıysa da SSCB'nin üstünlüğü uzun süre devam etti. 1984'te Los Angeles'ta ABD erkeklerde şampiyon olana kadar süren üstünlük bu tarihten sonra Batı'ya geçti.
TÜRKİYEDE VOLEYBOL
Voleybol,Türkiye ye 1. Dünya Harbinden sonra mütareke günlerinde geldi.
1919-1925 yılları arasında İstanbulda YMCA nın müdürlüğünü yapan Dr.Deaver adlı bir Amerikalı,derneğin spor salonunda voleybol oynatmaya başlamış,kısa zamanda beden eğitimi öğretmenlerinin ilgisinin bu ilginç spora çekmeyi başarmıştı.
1919 da voleybol, Avrupa ya yayılmış değildi. Bulunalı 24 yıl olmuş,hele smaçla oynanmaya başlanışının üstünden ancak 6 yıl geçmişti.
Cağaloğlundaki Erkek Muallim Mektebi nin beden eğitimi öğretmeni ünlü spor adamı Selim Sırrı Tarcan idi. Tarcan,YMCA da oynayıp beğendiği ve bedensel yetenekleri geliştiren bu temiz sporu öğrencilerine öğretmeye başladı. 1920-1924 arasında Erkek Muallim Mektebi nden çıkan beden eğitimi öğretmenleri kısa sürede okullarımıza yayıldılar. Kabataş, Vefa, Pertevniyal, Galatasaray, İstiklal, Haydarpaşa ve İstanbul liselerinde yoğunlaşan çalışmalar, önce okullar arası turnuvalara yol açtı. Voleybol oynayan çocuklar mezun oldukça, çalışmalar üniversitelere ve kulüplere yayılmaya başladı.
Bugünün basketbol yuvası olarak bilinen o zamanki adıyla Yüksek Mühendis Mektebi (İTÜ), 1924-44 arasında voleybolun beşiğiydi. Ankaradaki Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye), voleybola öncülük eden yüksek okuldu.
1949da Türkiye Voleybol Şampiyonası nın ilki yapıldı. Takım sayısı fazla değildi ve Altınordu, Beyoğluspor, Galatasaray, Kadıköyspor, Kurtuluş, Moda, Vefa, İstanbul Liginde oynuyordu.
32 yıl süren bu başlangıç döneminde Türk voleybolu dışa kapalı olduğundan çok ilkel görünümdeydi. Spor Oyunları Federasyonu, basketbol,voleybol ve eltopu sporlarını birlikte yönetiyordu.
1946 yılında ülkemize Yunanistan dan içlerinde voleybolcuların da bulunduğu bir basketbol takımı geldi. Durum, Spor oyunları Ajanı Turgut Atakol a bildirildi ve İstanbul-Atina voleybol maçı oynanması istendi. İlk yabancı karşılaşma olarak kabul edilen bu maç 2-0 İstanbul karması lehine sona erdi ve takımda Güneri Artunkal, Dinçer Asena, Mehmet Jeba Berkök, Ayhan Demir, Payidar Dobra, Gültekin Güler, Aleksandr Holyafkim, Valentin Holyafkim, Uğur Kalafatoğlu, Erdoğan Kutkan, Sacit Seldüz, Merih Sezer yer aldı.
Bu ilk yabancı temas dostluk maçı olarak kabul edildi. 1952 yılında Ayhan Demir, üniversiteli sporculardan kurulu bir takım kurmuş ve Mısır ın davetlisi olarak Kahire ye götürmüştü. Türk voleybolcuları, oradaki hakemlerden bizde uygulanan kuralların çoktan değiştiğini öğrendiler ve utanç verici bir duruma düştüler. Çünkü vuruş, diziliş ve her şey değişmişti.
İstanbula Dönen voleybolcularımız, Spor Oyunları Federasyonu na başvurarak Kahire deki durum anlatıldı. Bunun üzerine 1953 yılında Yugoslavya ile İstanbulda bir maç oynanması için harekete geçildi. Bir milli takım seçildi ve Mısır da elde edilen bilgilerle çalıştırıldı. Bu takımda Selçuk Atamer, Yiğit Ayaşlıoğlu, Saman Belgerden, Ayhan Demir, Sinan Erdem, Gültekin Gürel, Aleksandr Holyafkim, Valentin Holyafkim, Ziya Kayacan, Sacit Seldüz, Lui Şalabi, Marsel Şalabi yer aldı.
Spor ve Sergi Sarayı nda oynanan bu ilk milli maçta, takımımız Yugoslavların yadırgadığı çekmelerle bir set kapıp 3-1 yenildi. Bu maçın rövanşı 1954 yılında Belgrad da oynandı ve 17 dakikada 3-0 mağlup olduk. Böylece voleybolda ilk milli temasımızı da yapmış olduk.
Günümüzde, özel yurt içi turnuvaların yanında voleybol takımımız yurt dışında düzenlenen Bahar Kupası, Balkan Voleybol şampiyonası, Avrupa şampiyonası'na da katılmaktadır.
- Katılım
- 2 Ara 2010
- Konular
- 4,879
- Mesajlar
- 29,092
- Online süresi
- 1h 12m
- Reaksiyon Skoru
- 1,484
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 15 Gün
- Başarım Puanı
- 418
- MmoLira
- -295
- DevLira
- 0
GünceL !!
++
++
- Katılım
- 28 Nis 2010
- Konular
- 3,895
- Mesajlar
- 68,415
- Online süresi
- 11d 9h
- Reaksiyon Skoru
- 2,784
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 1 Ay 18 Gün
- Başarım Puanı
- 499
- Yaş
- 29
- MmoLira
- 1,155
- DevLira
- 0
Teşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 19
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 38
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 23
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 21




