- Katılım
- 27 Eyl 2009
- Konular
- 1,458
- Mesajlar
- 13,471
- Reaksiyon Skoru
- 774
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 8 Ay 14 Gün
- Başarım Puanı
- 250
- MmoLira
- -173
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Biyografi
Bento Ribeira'da doğmuştur. Ronaldo'nun yetenekleri oldukça fakir bir Rio de Janeiro mahallesi olan bu yerde 14 yaşında kendisini izleyen ünlü eski milli oyuncu Jairzinho tarafından keşfedildi ve Cruzeiro alt yapısına kazandırıldı.
Erken zamanlar
Ronaldo, Rio de Janeironun fakir bir bölgesi olan Bento Ribeiroda 1976da doğdu. Brezilyadaki herkes gibi O da futbola sokaklarda başladı. Semtin futbol takımı Social Ramos Clubda ilk kez krampon giyen Ronaldo 1982de semt takımının ezeli rakibi Pico dela Mirandonaya ilk golünü kaydetti.
Ancak başarılı bir kariyerin başlangıcında Ronaldonun en büyük engeli annesi Dona Sona oldu. Çünkü Ronaldonun derslerini çalışmasını ve bir zamanlar babası Nelionun Portekizde yaptığı gibi futbolcu olmasını istemedi. Çocuk yaşta futbolun yanı sıra tenis de oynayan Ronaldonun annesi için futbolu bırakıp iş adamı olması ve hobi olarak da tenis oynaması küçük çocuğu için en ideal formüldü. Ama ne annesi Sonia ne babası Nelio ne de kardeşleri Ione ile Nelio Jr. Ronaldonun bir süre sonra O Fenômeno olarak çağırılacağını tahmin edebilirdi.
Batıl inancı sebebiyle sonradan kavga etmemek için sofrada isteyene bile tuz uzatmayan, kız arkadaşını çok kıskanan her fırsatta televizyonun başına geçip Michael Jordan ya da Jackson Donaldı izleyen bu çocuk kapının önünde başladığı futbol sayesinde hayalini kurduğu sporcular gibi bir şöhrete kavuşacağını tahmin edebilir miydi? Semt takımında başlayan ve her Brezilyalı çocuk gibi sahilde sıcak kumlar üzerinde devam eden futbol tutkusunun Onu Dünyanın en çok takip edilen futbolcularından biri yapacağını bilebilir miydi?
Avrupa kariyeri ve sakatlıkları
Ronaldonun Avrupa kariyeri 1994 1995 sezonunda Hollanda ekibi PSV Eindhovena transfer edildiğinde başladı. Hollandaya transfer olan Ronaldo abisi sayılan Romarionun kariyerini kendine örnek alarak hareket ettiği ve basamakları tırmanmayı başladığı kariyerinin en önemli yılında çok büyük bir patlama yaptı; Hollanda Ligi gol kralı olan Ronaldo, İspanyol devi Barcelonanın ilgisini çekti.
1996 1997 sezonunda Barcelonaya transfer edilen Ronaldo 37 maçta 34 gol lig de kaydetti. Copa Del Rey, ve Avrupa Kupa Galipleri Kupası da sayılacak olursa bu istatistik 49 maçta 47 gol oldu. Bir sonraki yıl ise Ronaldo Serie A devi Intere transfer edildi.
1996 ve 1997de peş peşe FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu seçilen Ronaldo, 1998 Dünya Kupasında ise sergilediği performansla hayal kırıklığı yarattı. Turnuva boyunca sadece 4 gol kaydeden Ronaldonun milli takımı finalde de ev sahibi Fransaya mağlup olarak kupayı alamadı. Ronaldonun ciddi bir sakatlık geçirmesinin ardından finalde sahaya çıkması birçok soru işaretinin doğmasına sebep oldu. Sakatlığı tam olarak geçmeden maça çıktığına inanılan O Fenômenonun, sponsoru Nikeın zorlamasıyla oynadığı iddiası ortaya atıldı. Bu dönem 4 yıl boyunca Ronaldonun kariyeri üzerine gelen kara bulutların yıldız futbolcuyu çok zorlayacağı yılların başlangıcı oldu.
Bir yıl sonra Ronaldonun derslere konu olan diz sakatlığı kariyerinin ciddi bir şekilde bitme noktasına kadar getirdi. Sağ dizinden çok ciddi bir şekilde sakatlanan ve aylarca antrenman dahi yapamayan Ronaldo için özel kum havuzları hazırlandı. Yürümeler, ter atmalar, diz güçlendirmeler, hafif koşular, kondisyon antrenmanları derken Ronaldo belki de bugüne kadar hiçbir futbolcuya gösterilmeyen ilgi ve alaka ve dikkat ile sahalara dönebilmesi için çalıştırıldı ve tedavi edildi.
Bu sakatlık ilk ve son olmayacaktı; 2000de sahalara ilk dönüşünde Lazio karşısında sadece 7 dakika sahada kalabildi ve dizinden yine sakatlanarak bir kez daha yere yığıldı. 2 ameliyat ve 20 aylık iyileşme süreci oldukça sancılı geçti. Yine aynı süreç başladı; özel kum havuzları bir kez daha hazırlandı, yürümeler, ter atmalar, diz güçlendirmeler, hafif koşular, kondisyon antrenmanları derken Ronaldo 2002 Dünya Kupasına yetiştirildi.
Ronaldo, 2002nin devamında 3. kez FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu ödülüne layık görüldü ve Interden Real Madride 27.000.000 pound karşılığında transfer edildi. Oldukça uzun bir transfer döneminin ardından Milan Başkan Yardımcısı Galliani'nin çabaları sonuç verdi ve 18 Ocak 2007'de Ronaldo, eski takımı Inter'in ezeli rakibi Milan'a transfer oldu.
Ronaldo hakkında söylenenler
Pele: Muhteşem. Ama önce Dünya Kupasını kaldırsın, sonra benimle kıyaslamaya başlarız. Dünya Kupasını kazandıktan sonra: Değişmediğini ve hala aynı hırs ve istekle oynadığını görmek çok güzel, ailesine önem veriyor ve akıllı biri. Ne kadar çok savunsanız da sizi geçecek bir yol bulabiliyor. Brezilyada Onun 1 numaralı hayranı benim ama yine de benimle, Onu kıyaslamayın.
Johan Cruyff: Onu kimseyle kıyaslamayın. Tek ihtiyacı olan kendisi olması.
Romario: Fransa 98de daha iyi tanıdım. Onunla birlikte her şeyi kazanabilirsiniz.
Fabio Capello: Adı üzerinde O bir fenomen, büyük maçlarda büyük biri olmasını biliyor.
Giovanni Trapattoni: Dünyanın en iyi golcüsü buna şüphe yok. Her zaman gülmesini biliyor ve başına gelen terslikleri atlatmayı başarıyor.
Cesar Gomez: Onu marke etmek hayatta yaptığım en belalı iş oldu. Maç bittiğinde 500 dakika sahada kaldığımı zannettim.
Raul: Ronaldodan öğrenmeye çalışıyorum. Patlayıcı bir güç ve bir anda peşindekilerden kurtulabiliyor. Çok basit Onun seviyesinden çok uzağım.
Christian Vieri: Ronaldo gibi bir futbolcuyu bir daha izleyemezsiniz.
Massimo Moratti: Ronaldo tüm zamanların en iyisi olabilir.
Zlatan Ibrahimović: Barcelona tarihinin en iyi futbolcusu Ronaldo'dur.
Gianluigi Buffon: Bana göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu.
Bento Ribeira'da doğmuştur. Ronaldo'nun yetenekleri oldukça fakir bir Rio de Janeiro mahallesi olan bu yerde 14 yaşında kendisini izleyen ünlü eski milli oyuncu Jairzinho tarafından keşfedildi ve Cruzeiro alt yapısına kazandırıldı.
Erken zamanlar
Ronaldo, Rio de Janeironun fakir bir bölgesi olan Bento Ribeiroda 1976da doğdu. Brezilyadaki herkes gibi O da futbola sokaklarda başladı. Semtin futbol takımı Social Ramos Clubda ilk kez krampon giyen Ronaldo 1982de semt takımının ezeli rakibi Pico dela Mirandonaya ilk golünü kaydetti.
Ancak başarılı bir kariyerin başlangıcında Ronaldonun en büyük engeli annesi Dona Sona oldu. Çünkü Ronaldonun derslerini çalışmasını ve bir zamanlar babası Nelionun Portekizde yaptığı gibi futbolcu olmasını istemedi. Çocuk yaşta futbolun yanı sıra tenis de oynayan Ronaldonun annesi için futbolu bırakıp iş adamı olması ve hobi olarak da tenis oynaması küçük çocuğu için en ideal formüldü. Ama ne annesi Sonia ne babası Nelio ne de kardeşleri Ione ile Nelio Jr. Ronaldonun bir süre sonra O Fenômeno olarak çağırılacağını tahmin edebilirdi.
Batıl inancı sebebiyle sonradan kavga etmemek için sofrada isteyene bile tuz uzatmayan, kız arkadaşını çok kıskanan her fırsatta televizyonun başına geçip Michael Jordan ya da Jackson Donaldı izleyen bu çocuk kapının önünde başladığı futbol sayesinde hayalini kurduğu sporcular gibi bir şöhrete kavuşacağını tahmin edebilir miydi? Semt takımında başlayan ve her Brezilyalı çocuk gibi sahilde sıcak kumlar üzerinde devam eden futbol tutkusunun Onu Dünyanın en çok takip edilen futbolcularından biri yapacağını bilebilir miydi?
Avrupa kariyeri ve sakatlıkları
Ronaldonun Avrupa kariyeri 1994 1995 sezonunda Hollanda ekibi PSV Eindhovena transfer edildiğinde başladı. Hollandaya transfer olan Ronaldo abisi sayılan Romarionun kariyerini kendine örnek alarak hareket ettiği ve basamakları tırmanmayı başladığı kariyerinin en önemli yılında çok büyük bir patlama yaptı; Hollanda Ligi gol kralı olan Ronaldo, İspanyol devi Barcelonanın ilgisini çekti.
1996 1997 sezonunda Barcelonaya transfer edilen Ronaldo 37 maçta 34 gol lig de kaydetti. Copa Del Rey, ve Avrupa Kupa Galipleri Kupası da sayılacak olursa bu istatistik 49 maçta 47 gol oldu. Bir sonraki yıl ise Ronaldo Serie A devi Intere transfer edildi.
1996 ve 1997de peş peşe FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu seçilen Ronaldo, 1998 Dünya Kupasında ise sergilediği performansla hayal kırıklığı yarattı. Turnuva boyunca sadece 4 gol kaydeden Ronaldonun milli takımı finalde de ev sahibi Fransaya mağlup olarak kupayı alamadı. Ronaldonun ciddi bir sakatlık geçirmesinin ardından finalde sahaya çıkması birçok soru işaretinin doğmasına sebep oldu. Sakatlığı tam olarak geçmeden maça çıktığına inanılan O Fenômenonun, sponsoru Nikeın zorlamasıyla oynadığı iddiası ortaya atıldı. Bu dönem 4 yıl boyunca Ronaldonun kariyeri üzerine gelen kara bulutların yıldız futbolcuyu çok zorlayacağı yılların başlangıcı oldu.
Bir yıl sonra Ronaldonun derslere konu olan diz sakatlığı kariyerinin ciddi bir şekilde bitme noktasına kadar getirdi. Sağ dizinden çok ciddi bir şekilde sakatlanan ve aylarca antrenman dahi yapamayan Ronaldo için özel kum havuzları hazırlandı. Yürümeler, ter atmalar, diz güçlendirmeler, hafif koşular, kondisyon antrenmanları derken Ronaldo belki de bugüne kadar hiçbir futbolcuya gösterilmeyen ilgi ve alaka ve dikkat ile sahalara dönebilmesi için çalıştırıldı ve tedavi edildi.
Bu sakatlık ilk ve son olmayacaktı; 2000de sahalara ilk dönüşünde Lazio karşısında sadece 7 dakika sahada kalabildi ve dizinden yine sakatlanarak bir kez daha yere yığıldı. 2 ameliyat ve 20 aylık iyileşme süreci oldukça sancılı geçti. Yine aynı süreç başladı; özel kum havuzları bir kez daha hazırlandı, yürümeler, ter atmalar, diz güçlendirmeler, hafif koşular, kondisyon antrenmanları derken Ronaldo 2002 Dünya Kupasına yetiştirildi.
Ronaldo, 2002nin devamında 3. kez FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu ödülüne layık görüldü ve Interden Real Madride 27.000.000 pound karşılığında transfer edildi. Oldukça uzun bir transfer döneminin ardından Milan Başkan Yardımcısı Galliani'nin çabaları sonuç verdi ve 18 Ocak 2007'de Ronaldo, eski takımı Inter'in ezeli rakibi Milan'a transfer oldu.
Ronaldo hakkında söylenenler
Pele: Muhteşem. Ama önce Dünya Kupasını kaldırsın, sonra benimle kıyaslamaya başlarız. Dünya Kupasını kazandıktan sonra: Değişmediğini ve hala aynı hırs ve istekle oynadığını görmek çok güzel, ailesine önem veriyor ve akıllı biri. Ne kadar çok savunsanız da sizi geçecek bir yol bulabiliyor. Brezilyada Onun 1 numaralı hayranı benim ama yine de benimle, Onu kıyaslamayın.
Johan Cruyff: Onu kimseyle kıyaslamayın. Tek ihtiyacı olan kendisi olması.
Romario: Fransa 98de daha iyi tanıdım. Onunla birlikte her şeyi kazanabilirsiniz.
Fabio Capello: Adı üzerinde O bir fenomen, büyük maçlarda büyük biri olmasını biliyor.
Giovanni Trapattoni: Dünyanın en iyi golcüsü buna şüphe yok. Her zaman gülmesini biliyor ve başına gelen terslikleri atlatmayı başarıyor.
Cesar Gomez: Onu marke etmek hayatta yaptığım en belalı iş oldu. Maç bittiğinde 500 dakika sahada kaldığımı zannettim.
Raul: Ronaldodan öğrenmeye çalışıyorum. Patlayıcı bir güç ve bir anda peşindekilerden kurtulabiliyor. Çok basit Onun seviyesinden çok uzağım.
Christian Vieri: Ronaldo gibi bir futbolcuyu bir daha izleyemezsiniz.
Massimo Moratti: Ronaldo tüm zamanların en iyisi olabilir.
Zlatan Ibrahimović: Barcelona tarihinin en iyi futbolcusu Ronaldo'dur.
Gianluigi Buffon: Bana göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu.

