- Katılım
- 8 May 2009
- Konular
- 620
- Mesajlar
- 2,005
- Online süresi
- 42m 13s
- Reaksiyon Skoru
- 91
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 1 Ay 10 Gün
- Başarım Puanı
- 190
- Yaş
- 29
- MmoLira
- -79
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Yepyeni Bir Oyun Anlayışına Hazır Olun!Amazon'un derinliklerinde zorlu operasyonlar başlıyor!
Oyun Çıkış Tarihi: 28/08/09 Herkes oyun oynar. Fakat herkesin sevdiği bir oyun tarzı vardır. Kimi oyun sever fps tarzında oyunlardan hoşlanırken, diğer bir oyun sever rpg tarzı oyunlardan hoşlanabilir. Piyasada ise herkesin zevkine uygun bir tür mutlaka vardır. Bundan 10-15 yıl öncesine kadar belki seçenekler çok kısıtlıydı fakat şu an içinde bulunduğumuz ortamda bu pekte böyle değil. Oyun yapımcıları satış rakamlarını arttırmak için her türlü seçeneği deniyorlar. Bu seçeneklerden biride oyun türlerini birbirleriyle harmanlayarak bizlere sunmaları. Bu olayı genellikle rpg-fps ve rpg-tps türleri üzerinde deniyorlar. Çünkü rpg oyun yapısı fps ve tps oyun yapısıyla örtüşen bir sisteme sahip.
Harmanlanmış Yapımlar
Tabi piyasada bu tür harmanlanmış türden oyunlara rastlamak pekte zor değil. Mesela “Resident Evil 4-5“ hem tps, yani 3. şahıs bakış açısından bir shooter oyunu, hem de içinde bir çok bulmaca bulunan bir rpg oyunudur. R.E oyun piyasasında bir hayli ünlü olduğundan bu örneği verdim. Ama biraz düşündüğümüzde buna benzer birçok oyun bulabiliriz. Fps-rpg/tps-rpg harmanının yanı sıra tps-fps, aksiyon-strateji, futbol-menajerlik vb tarzlarını birbiriyle harmanlamış oyunlarda piyasada mevcuttur. Fakat bu türler içinde birbirine öyle zıt iki tür vardır ki ben bunların bugüne kadar harmanlanabileceğini asla düşünmemiştim. Bu türler fps ve rts türleriydi. Yani birinci bakış açısından shooter ile, gerçek zamanlı strateji.
Bana aynı oyunun içinde karakterimi ister rts bazında ister fps bazında yöneteceğimi söyleseler buna aldırış etmeden geçerdim. ( Yada sen kiminle dalga geçiyorsun, diyip elemanın üzerine atlardım ) Düşünsenize, bir strateji oyunu oynuyorsunuz. Bu sizin çok sevdiğiniz bir oyun olsun. Bu oyunda varsayalım ki Age of Empires 3, savaşa gittiğinizde baktınız ki ters giden bir şeyler var. Taktikleriniz doğru işlemiyor. Yani artık emir vermeyi bırakıp meydana inip savaşmanızın zamanı geldi. İşte böyle bir anda klavyeden bir tuşa basıyorsunuz ve oyun sizi bir askerin fps moduna alıyor. Üstelik istediğiniz askerle oynayabiliyorsunuz. Ve savaşa kaldığınız yerden birebir çarpışarak devam ediyorsunuz. Ne kadar hoş olurdu dimi? Eğer cevabınız evet ise, o zaman yazımıza bize rts-fps karışımı bir oyun oynama şansını veren Raven Squad: Operation Hidden Danger oyununun incelemesiyle devam edelim.
Yepyeni Bir Tür: RTS/FPS
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Raven Squad inanılması zor olsa da hem fps, hem de rts tarzında bir oyun. Neyse lafı fazla uzatmadan oyunun incelemesine geçmek istiyorum.
Öncelikle sizlere senaryo kısmından bahsetmek isterdim fakat oyunda senaryo namına pek bir şey yok. Biz amazonlardaki teröristleri temizlemeye çalışan bir timiz. Görevimiz teröristleri öldürmek ve onların cephanelerini patlatmak. Oyunun konusu bu hikâye örgüsüne dayalı diyebiliriz. Her ne kadar tatmin edici ve sürükleyen bir hikâye olmasa da buna da şükür diyerek oyunumuza başlıyoruz.
Oyuna girip “New Game“ sekmesine tıklıyoruz be bir başlama videosu ile karşılaşıyoruz. Fakat bu videoda ne yazık ki hiçbir aksiyon yok. Yani sadece helikopterin suyun üzerinde nasıl süzüldüğünü izlediğimiz bir video. Belki bu videoyu oyuna başladığımız yere nasıl geldiğimizi bilelim diye koymuşta olabilirler. Her neyse, helikopter bizi bir adanın sahiline indiriyor ve oradan uzaklaşıyor. Bu noktada da oyunumuz resmen başlamış oluyor. Klasik olarak oyunun ilk turu bir eğitim bölümü şeklinde tasarlanmış. Şimdi bu eğitim turundan biraz bahsedelim. Zira böylece oyunun ilerleyişi ve tuş kombinasyonlarından da bahsetmiş olacağız.
Süper Üçlü
Oyunda ilerleyiş şekli görevler üzerine dayandırılmış. Yani bir araç sizi görev yerinize bırakıyor. Siz orada ki teröristleri haklıyorsunuz. Sonra gittiğiniz yerde sizi bekliyor, biniyorsunuz ve o bölüm bitmiş oluyor. Bir sonraki görevde yine aynı şekilde başlıyor. Oyunun hemen başında da bir helikopter bizi görev yerimize bırakıyor. Bizim içinde bulunduğumuz tim 3 kişiden oluşuyor. Yapımcılar bu 3 karakteri de yönetmemize izin vermişler. Yani canımız ne zaman isterse birinden diğerine geçebiliyoruz. Tabi her karakterinde kendine özel kullandığı silahlar ve materyaller mevcut. Şimdi bunları daha iyi anlamanız için oyunun ilk kısmından biraz bahsetmek istiyorum.
Oyuna ilk başladığımızda, yukarıda da bahsettiğim gibi helikopter bizi bir sahile indiriyor ve orayı temizlememizi istiyor. Tabi temizlemekten kastı oradaki çöpleri yosunları toplamamız değil. Sahilde ve ormanın içinde bulunan teröristleri öldürmemizi söylüyor. Oyuna ilk başladığımızda fps modunda ilerliyoruz. Bu kısımlarda rts moduna geçmek istesekte oyun bize izin vermiyor. Sanırım Raven Squad yapımcıları bazı yerleri bire bir çatışarak geçmemiz gerektiğini düşünmüşler.
Sonra sahilde ilerlerken oyun bize klasik olarak şu tuşla eğilirsin bu tuşla ateş edersin gibi komutları gösteriyor. Fakat ne yazık ki bu tuşta senin zıplamana yarar gibi bir ibare karşımıza çıkmıyor, çünkü oyunda zıplama diye bir fonksiyonumuz yok. Buda benim gözümde oyunun ilk eksisi oluyor. Sonrasında sahildeki teröristleri öldürüyoruz. Bize ikinci bir görev olarak orada bulunan cephaneliği patlatmamızı söylüyor ve bize gösterilen patlayıcıları gidip alıyoruz. İşte bu kısımda her elemanın farklı bir özelliği olduğunu anlıyoruz. Patlayıcıları aldığımızda ekranın alt orta kısmın da o patlayıcıyı hangi eleman kullanabiliyorsa onun hanesinde patlayıcı beliriyor. Mesela bu görevde cephaneliği patlatmamız için aldığımız bazukayı sadece Thor isimli asker kullanabiliyor. Bizde klavyeden 1,2 veya 3 tuşlarına basarak (artık kullanacağınız eleman hangi tuşa atandıysa) işimize yarayan askerin görüş açısına geçiyor ve onunla görevimizi tamamlıyoruz.
İşte O Heyecan Verici An
Görevimizi tamamladıktan sonra bize “space“ tuşuna basarak gps yardımıyla düşmanlarımızın yerini tespit etmemiz söyleniyor. Bizde dinleneni yapıp “space“ tuşuna bastığımızda, aman Allah`ım o da ne, az önce fps görüş açısıyla oynadığımız oyun bir anda rts tarzına dönüşüveriyor. Artık hükmettiğimiz askerleri tepeden kuş bakışı görebiliyoruz. Dahası onları bu konumda da kontrol edebiliyor emirler verebiliyoruz. Neyse bu modda da ufak bir eğitim turu oynadıktan sonra fps ve rts açılarına geçmek tamamen bize kalıyor. İster fps moduna geçip bire bir teröristlerle çatışıyoruz. İstersek rts moduna geçip üç askeri birden yönetebiliyoruz. Rts tarzına geçtiğimizde oyunu sadece mause ile oynuyoruz. Yani adamların üzerine tıklıyoruz ve elemanlarımız eğer görüş alanları açık ise ateş etmeye başlıyorlar. Ya da bir materyalin üzerine tıkladığımızda gidip o materyalleri topluyorlar. Fakat ilkten rts tarzında oynamak daha kolay gelse bile iki türünde artı ve eksileri var.
Hangi Açıdan Oynamak İsterdiniz? Fps mi? Rts mi?
Öncelikle fps görüş açısındayken gözüme batan birkaç eksi yönden bahsetmek istiyorum. Biz hani karakteri seçersek diğer iki karakter hemen arkamıza geçiyor. Mesela bir askeri seçtiniz ve diğer ikiliden bir hayli uzaklaştınız. Geride kalan askerlerden birini seçtiğinizde önde bıraktığınız asker koşa koşa geliyor ve arkanıza geçiyor. Bu durum bana çok saçma geldi. Fps modundayken hoşuma giden şey ise, fareye sağ tıklayıp silahın namlusundan baktığınızda sağ ve sol taraf buğulanıyor. Sadece görmemiz gereken yer net bir şekilde kalıyor. Yapımcılar bunu çok iyi düşünmüşler.
Rts tarzına gelirsek, çatışmalarda ve materyalleri bulmada rts tarzı daha kolayımıza geliyor. Çünkü siz adamı işaretliyorsunuz adamlarınız gidiyor ve indiriyor. Fazla zahmete girmeden düşmanlarınızı temizlemiş oluyorsunuz. Bunun dışında materyallerde, yani sağlık paketleri, cephaneler vb. şeyler rts modunda işaretlerle belli edilmiş. Bunların üzerine tıkladığınızda elemanlar gidiyor ve işaretlediğiniz materyali alıyorlar. Rts modunun eksileri ise, karakterlerimizi siper dahi almadan düşmanların üzerine armut gibi gitmeleri. Nitekim bu modda yaptığımız çatışmalar hızlı sonlansa dahi kayıplarımız daha fazla oluyor. Gerçi fps modundada eğer biz siper alırsak diğer iki elemanda bizim yaptığımızı yapıyorlar. Zaten oyunda özel bir siper alma fonksiyonu yok, ama biz bir nesnenin arkasına geçip eğildiğimizde onlar bir nesnenin arkasına geçip eğiliyorlar.
Bir diğer hoşuma giden yön ise oyundaki sağlık anlayışı. Yani ölen bir askerin geri döndürülme olayı. Mesela bir asker öldüğünde, ekrana askerlerden biri düştü diye bir yazı geliyor. O askerin bulunduğu alan gösteriliyor, onun yanına gidiyoruz ve onu bir iğne yardımı ile ayağa dikiyoruz. Tabi bunları sadece fps modunda yapabiliyoruz. Sonra o askerin içine geçip en yakın sağlık kutusunun yanına gidip sağlığımızı dolduruyoruz. Sağlığımızı doldururken de fps modunu seçiyoruz. Çünkü rts modunda grup olarak askerleri yönettiğimizden, tek bir kişinin sağlığını dolduramıyoruz.
Kısaca Raven Squad`ı böyle özetleyebiliriz. Tabiî ki böyle bir oyunu oynamadan tam olarak anlamanız mümkün değil.
Grafikler- Müzik/Ses Düzeni ve Detaylar
Raven Squad grafik açısından orta dereceli oyunların iyilerinden diyebilirim. Oyuna ilk başladığımız adada su yansımaları falan gerçekten beni çok etkilemişti. Öyle ki hemen koşup suya atlamak istedim ama hayal kırıklığına uğradım. Çünkü ne yazık ki Raven Squad`da sulara da giremiyoruz. Ama giremesek bile o manzarayı öyle izlemek bile gerçekten çok keyifli. Çevre tasarlamaları güzel düzenlenmiş. Fps modundan rts moduna geçiş gayet iyi aktarılmış. Yani öyle ekran kararıp ta birden rts moduna geçmiyorsunuz. Çevre ile etkileşim ise ne yazık ki yok denecek kadar az. Özellikle Wolfenstein gibi bir oyunu oynadıktan sonra Raven Squad bu yönden beni hiç tatmin etmedi diyebilirim.
Oyunun müzikleri ise o kadar da fena olmamış. Çatışmaya girdiğimizde arkadan gelen o tempolu müzik iyi düşünülmüş. Yalnız rts modundayken bir askeri öldürme emri verdiğinizde, ya da gidilecek bir yer işaretlediğinizde askerlerinizin anlamsız çığlıklar atması hoş olmamış.
Yapay zekâ ise bazı noktalarda çok yetersiz kalmış. Yukarıda da bahsettiğim gibi yanımızda ki askerlerin bizim yaptıklarımızı yapması ve daima bizim arkamızdan gelmesi zekâdan çok, zekâsızlığın bir belirtisi olmuş.
Her şeye rağmen Raven Squad oyun piyasasına yepyeni bir tür kazandırdı. Ben bu oyunu eksiklerine rağmen(ki öyle aman aman bir eksisi de yok) şiddetle oynamanızı tavsiye ediyorum. Çünkü Raven Squad bambaşka bir deneyim. Unutmayın… Herkes oyun oynar.
Oyun Çıkış Tarihi: 28/08/09 Herkes oyun oynar. Fakat herkesin sevdiği bir oyun tarzı vardır. Kimi oyun sever fps tarzında oyunlardan hoşlanırken, diğer bir oyun sever rpg tarzı oyunlardan hoşlanabilir. Piyasada ise herkesin zevkine uygun bir tür mutlaka vardır. Bundan 10-15 yıl öncesine kadar belki seçenekler çok kısıtlıydı fakat şu an içinde bulunduğumuz ortamda bu pekte böyle değil. Oyun yapımcıları satış rakamlarını arttırmak için her türlü seçeneği deniyorlar. Bu seçeneklerden biride oyun türlerini birbirleriyle harmanlayarak bizlere sunmaları. Bu olayı genellikle rpg-fps ve rpg-tps türleri üzerinde deniyorlar. Çünkü rpg oyun yapısı fps ve tps oyun yapısıyla örtüşen bir sisteme sahip.
Harmanlanmış Yapımlar
Bana aynı oyunun içinde karakterimi ister rts bazında ister fps bazında yöneteceğimi söyleseler buna aldırış etmeden geçerdim. ( Yada sen kiminle dalga geçiyorsun, diyip elemanın üzerine atlardım ) Düşünsenize, bir strateji oyunu oynuyorsunuz. Bu sizin çok sevdiğiniz bir oyun olsun. Bu oyunda varsayalım ki Age of Empires 3, savaşa gittiğinizde baktınız ki ters giden bir şeyler var. Taktikleriniz doğru işlemiyor. Yani artık emir vermeyi bırakıp meydana inip savaşmanızın zamanı geldi. İşte böyle bir anda klavyeden bir tuşa basıyorsunuz ve oyun sizi bir askerin fps moduna alıyor. Üstelik istediğiniz askerle oynayabiliyorsunuz. Ve savaşa kaldığınız yerden birebir çarpışarak devam ediyorsunuz. Ne kadar hoş olurdu dimi? Eğer cevabınız evet ise, o zaman yazımıza bize rts-fps karışımı bir oyun oynama şansını veren Raven Squad: Operation Hidden Danger oyununun incelemesiyle devam edelim.
Yepyeni Bir Tür: RTS/FPS
Öncelikle sizlere senaryo kısmından bahsetmek isterdim fakat oyunda senaryo namına pek bir şey yok. Biz amazonlardaki teröristleri temizlemeye çalışan bir timiz. Görevimiz teröristleri öldürmek ve onların cephanelerini patlatmak. Oyunun konusu bu hikâye örgüsüne dayalı diyebiliriz. Her ne kadar tatmin edici ve sürükleyen bir hikâye olmasa da buna da şükür diyerek oyunumuza başlıyoruz.
Oyuna girip “New Game“ sekmesine tıklıyoruz be bir başlama videosu ile karşılaşıyoruz. Fakat bu videoda ne yazık ki hiçbir aksiyon yok. Yani sadece helikopterin suyun üzerinde nasıl süzüldüğünü izlediğimiz bir video. Belki bu videoyu oyuna başladığımız yere nasıl geldiğimizi bilelim diye koymuşta olabilirler. Her neyse, helikopter bizi bir adanın sahiline indiriyor ve oradan uzaklaşıyor. Bu noktada da oyunumuz resmen başlamış oluyor. Klasik olarak oyunun ilk turu bir eğitim bölümü şeklinde tasarlanmış. Şimdi bu eğitim turundan biraz bahsedelim. Zira böylece oyunun ilerleyişi ve tuş kombinasyonlarından da bahsetmiş olacağız.
Süper Üçlü
Oyuna ilk başladığımızda, yukarıda da bahsettiğim gibi helikopter bizi bir sahile indiriyor ve orayı temizlememizi istiyor. Tabi temizlemekten kastı oradaki çöpleri yosunları toplamamız değil. Sahilde ve ormanın içinde bulunan teröristleri öldürmemizi söylüyor. Oyuna ilk başladığımızda fps modunda ilerliyoruz. Bu kısımlarda rts moduna geçmek istesekte oyun bize izin vermiyor. Sanırım Raven Squad yapımcıları bazı yerleri bire bir çatışarak geçmemiz gerektiğini düşünmüşler.
İşte O Heyecan Verici An
Hangi Açıdan Oynamak İsterdiniz? Fps mi? Rts mi?
Rts tarzına gelirsek, çatışmalarda ve materyalleri bulmada rts tarzı daha kolayımıza geliyor. Çünkü siz adamı işaretliyorsunuz adamlarınız gidiyor ve indiriyor. Fazla zahmete girmeden düşmanlarınızı temizlemiş oluyorsunuz. Bunun dışında materyallerde, yani sağlık paketleri, cephaneler vb. şeyler rts modunda işaretlerle belli edilmiş. Bunların üzerine tıkladığınızda elemanlar gidiyor ve işaretlediğiniz materyali alıyorlar. Rts modunun eksileri ise, karakterlerimizi siper dahi almadan düşmanların üzerine armut gibi gitmeleri. Nitekim bu modda yaptığımız çatışmalar hızlı sonlansa dahi kayıplarımız daha fazla oluyor. Gerçi fps modundada eğer biz siper alırsak diğer iki elemanda bizim yaptığımızı yapıyorlar. Zaten oyunda özel bir siper alma fonksiyonu yok, ama biz bir nesnenin arkasına geçip eğildiğimizde onlar bir nesnenin arkasına geçip eğiliyorlar.
Kısaca Raven Squad`ı böyle özetleyebiliriz. Tabiî ki böyle bir oyunu oynamadan tam olarak anlamanız mümkün değil.
Grafikler- Müzik/Ses Düzeni ve Detaylar
Raven Squad grafik açısından orta dereceli oyunların iyilerinden diyebilirim. Oyuna ilk başladığımız adada su yansımaları falan gerçekten beni çok etkilemişti. Öyle ki hemen koşup suya atlamak istedim ama hayal kırıklığına uğradım. Çünkü ne yazık ki Raven Squad`da sulara da giremiyoruz. Ama giremesek bile o manzarayı öyle izlemek bile gerçekten çok keyifli. Çevre tasarlamaları güzel düzenlenmiş. Fps modundan rts moduna geçiş gayet iyi aktarılmış. Yani öyle ekran kararıp ta birden rts moduna geçmiyorsunuz. Çevre ile etkileşim ise ne yazık ki yok denecek kadar az. Özellikle Wolfenstein gibi bir oyunu oynadıktan sonra Raven Squad bu yönden beni hiç tatmin etmedi diyebilirim.
Oyunun müzikleri ise o kadar da fena olmamış. Çatışmaya girdiğimizde arkadan gelen o tempolu müzik iyi düşünülmüş. Yalnız rts modundayken bir askeri öldürme emri verdiğinizde, ya da gidilecek bir yer işaretlediğinizde askerlerinizin anlamsız çığlıklar atması hoş olmamış.
Yapay zekâ ise bazı noktalarda çok yetersiz kalmış. Yukarıda da bahsettiğim gibi yanımızda ki askerlerin bizim yaptıklarımızı yapması ve daima bizim arkamızdan gelmesi zekâdan çok, zekâsızlığın bir belirtisi olmuş.
Her şeye rağmen Raven Squad oyun piyasasına yepyeni bir tür kazandırdı. Ben bu oyunu eksiklerine rağmen(ki öyle aman aman bir eksisi de yok) şiddetle oynamanızı tavsiye ediyorum. Çünkü Raven Squad bambaşka bir deneyim. Unutmayın… Herkes oyun oynar.