mavzermete 1
mavzermete
Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Bvural41 1
Bvural41
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Hikaye Ekle

Hasan Sezayi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Rney
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 3
  • Görüntüleme Görüntüleme 201

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Asıl adı Hasan olan Sezayi-i Gülşenî, h.1080/m.1669 yılında Mora yarımadasında bugün Korent denilen Gördes'te dünyaya geldi. Babası Ali, bu şehrin eşrafından Kurtbeyzade Hasan adında bir zatın oğludur. Dedesi, Kurtbey-zade diye anılan büyük külliye sahiplerinden, servet sahibi, yüce bir zattır. Çocukluk ve gençlik yıllarını Mora yarımadasındaki Gördes'te geçirir. Sezayi Hazretleri'nin çocukluk ve gençliğinin ilk devresini nasıl geçirdiği açık olarak bilinmemek-tedir. Fakat eserlerinden kendisinin bu devirde oldukça iyi bir tahsil gördüğü anlaşılmaktadır. Sezayi Hazretleri 18 yaşında iken h.1098 (m.1687) yılında Venediklilerin Mora'yı işgali üzerine, doğmuş olduğu Korent kasabasından ayrılmak mecburiyetinde kalır ve bir gemiye binerek istanbul'a gelir
Avusturya ve Venedik devletinin Osmanlı İmparatorluğu'na karşı giriştikleri hücumları önlemek maksadı ile Edirne'de bulunan IV. Mehmet'in yanına gider. Edirne'de, piyade mukabelecisi Ali Efendi adında bir zatın tavassutu ile mukabele kalemine alınır. Tasavvufa olan ilgisinden dolayı resmî vazifesi dışında kalan zamanlarını tasavvufî bilgilerini arttırmağa hasrediyordu. Nihayet gördüğü bir rüya üzerine bir mürşit aramağa karar verir. O sıralarda Edirne'de, Halvetî tarikatının şubelerinden olan Ruşenî'nin kollarından ve ibrahim Gülşenî tarafından tesis edilen Gülşeniyye tarikatının halifelerinden El-Hac Hallac mahallesindeki Aşık Musa'nın dergâhında Şeyh Mehmet Sırrî Efendi'ye mürit olur.
Bir süre sonra şeyhinin ölümü üzerine, onun yerine geçen Mehmet La'li Fenayi Efendi'ye intisap eder. Şeyhi, aynı zamanda onu dergâhın vakıf gelirlerini toplamakla görevlendirir. Kendisine bu görevinden sonra "Câbî Dede Efendi" ünvanı verilmiştir. Sezayi Hazretleri'nin Fenayi Efendi'yi kendisine büyük bir rehber olarak kabul ettiği aşağıdaki manzumeden anlaşılmaktadır.


Âdem hemîn bu bezm-i dil-ârâya bir gelür
Seyr-i cemâl-i yâri temâşâya bir gelür

Devr iderek cemâd ü nebât ‘âlemin geçüp
Hayvânî bir libâsile dünyâya bir gelür

Seyr-i ta`ayyün itmegiçün cezb idüp sehâb
Her katresini cem`ile deryâya bir gelür

Tekmîl idüp merâtibini âhiru'l-emir
İnsân ölüp bu neş`e-i kübrâya bir gelür

Mir`ât-ı vech-i bâki olup bî-cihet sıfat
Lâ'dan bekâ-yı zât ile illâ'ya bir gelür

Esmâyı câmi` oldıgına şek yok âdemüñ
Ammâ netîce seyr-i müsemmâya bir gelür

xx

Şâh-râh-ı âlem-i ıtlâka girdüm sıdkıla
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenîdür rehberüm
Himmetiyle menzil-i maksuda irdüm sıdkıla
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenîdür rehberüm

Feyz irişdürdi kemâl-i neşe-i insanile
Can ilin menzillerin gösterdi çeşm-i canile
Aşina itdi beni ol âlem-i irfanile
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenidür rehberüm

Cezbesiyle gönlümün mülkini teshir eyledi
Himmetiyle bu harab-âbâdı tamir eyledi
Bir nefesle zulmetüm tebdil ü tenvir eyledi
Kutb-ı âlem Şeyh La'lî Gülşenîdür rehberüm

Mülk-i tende padişah itdi beni ol zü'l-himem
Bende bir sır sakladı bîgâneye amma dimem
Feyz-i Hakka es-salâ itdüm bugün gelsün ümem
Kutb-ı âlem Şeyh La'lî Gülşenîdür rehberüm

Bu Sezayiden beyâna geldi nutk-ı Gülşenî
Söyleyen oldur dilinden perde itmişdür beni
İkilik vehmin aradan sürmeyen bilmez beni
Kutb-ı âlem Şeyh La'li Gülşenîdür rehberüm

Şiirde de görüldüğü gibi Sezayi Hazretleri'nin Şeyh Mehmet La'li Efendi'ye derinden bir bağlılığı söz konusudur. Şeyhini "Kutb-ı âlem" diye tavsif etmektedir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst