shrpnl 1
shrpnl
Queinn 1
Queinn
NovaLst 1
NovaLst
InfernoShade 1
InfernoShade
MysticBlade 1
MysticBlade
SolarPhantom 1
SolarPhantom
Riftas 1
Riftas
LunarWraith 1
LunarWraith
DarkHorizon 1
DarkHorizon
SLyFeLLowTR 1
SLyFeLLowTR
Scarlet 1
Scarlet
dogusarikaya 1
dogusarikaya
Hikaye Ekle

fosillerin dili

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan SamuraiXomeN
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 210

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

İnsansı fosiller

Australopithecus dik yürüyor muydu?

Australopithecus iddia edildiği üzere insan evriminin birinci basamağıdır. Bir orangutan ailesinin topluca insan olmaya karar vermiş halidir diyebiliriz.
Australopithecus cinsi kimi canlıların dik yürüdüğü iddiası, Richard Leakey, Donald Johanson gibi evrimci paleoantropologların savundukları bir görüştür ama pek çok bilim adamı, Australopithecus'un iskelet yapısı üzerinde sayısız araş-tırma yapmış ve bu iddianın geçersizliğini ortaya koymuştur.
İngiltere ve ABD'den dünyaca ünlü iki anatomist, Lord Solly Zuckerman ve Prof. Charles Oxnard'ın, Australopithecus örnek-leri üzerinde yaptıkları çok geniş kapsamlı çalışmalar bu canlıla-rın iki ayaklı olmadıklarını, günümüz maymunlarınınkiyle aynı hareket şekline sahip olduklarını göstermiştir.
İngiliz hükümetinin desteğiyle, beş uzmandan oluşan bir ekiple bu canlıların kemiklerini on beş yıl boyunca inceleyen Lord Zuckerman, kendisi de evrim teorisini benimsemesine rağmen, Australopithecuslar'ın sadece sıradan bir maymun türü oldukları ve kesinlikle dik yürümedikleri sonucuna varmıştır.
Son olarak 1994 yılında İngiltere'deki Liverpool Üniversite-si'nden Fred Spoor ve ekibi, Australopithecus'un iskeleti ile ilgili kesin bir sonuca varmak için kapsamlı bir araştırma yapmıştır.
Spor ve ekibinin vardığı sonuç, Australopithecus'un dört ayak-lı olduğudur.
Bu ise Australopithecus'un, insanlarla hiçbir ilgisi olmayan, nesli tükenmiş bir maymun türü olduğu anlamına gelmektedir.
Australopithecus'un insanın atası sayılamayacağı son dö-nemde evrimci kaynaklar tarafından da kabul edilmektedir.
Ünlü Fransız bilim dergisi Science et Vie, Mayıs 1999 sayı-sında bu konuyu kapak yapmıştır.
Australopithecus afarensis türünün en önemli fosil örneği sayılan Lucy'i konu alan dergi, Elveda Lucy başlığını kullanarak, Australopithecus türü maymunların insanın soyağacından çıka-rılması gerektiğini yazmıştır. (Lucy bölümüne bakınız)
Son bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu gerçek Australopithecus robustus da dahil olmak üzere tüm Australopithecus türlerinin soyu tükenmiş birer maymun olduğu-dur.


Maymun-insan İç kulak yapılarındaki farklılıklar

Bilindiği gibi iç kulak yapıları dik durma (dengede durma) da çok önemlidir. Bir bakıma iç kulak yapılarının incelenmesi o can-lını dik durup duramadığını kesin bir şekilde gösterebilir.
Evrim taraftarlarınca öne sürülen yukarıdaki iddia (Australopithecus cinsi kimi canlı türlerinin dik yürüyebildikleri iddiası) bir grup bilim adamı tarafından ciddiye alınmış, çeşitli araştırmalar yapılmıştır.
1994 yılında Fred Spoor, Bernard Wood ve Frans Zonneveld adlı üç anatomi uzmanı, insan ve maymunların iç kulaklarında yer alan ve denge sağlamaya yarayan yarı-çembersel kanalları karşılaştırmalı olarak analiz ettiler.
Dik yürüyen insanların iç kulak kanalları ile eğik yürüyen maymunların iç kulak kanalları birbirlerinden bazı somut farklılık-larla ayrılıyorlardı.
Spoor, Wood ve Zonneveld'in, inceledikleri tüm Australopithecus ve dahası Homo habilis örneklerinin iç kulak kanalları günümüz maymunlarınınkiyle aynıydı.
Teoriye göre maymundan insana evriminin üçüncü aşama-sındaki ara format olan Homo Erectus'un iç kulak kanalları ise, aynı günümüz insanlarındaki gibiydi. Bu da şu gerçeği göstermektedir.
Bulunan fosillere göre Australopithecus ile Homo Habilis iki ayağı üzerinde insan gibi dik yürüyemezler. Yani maymundurlar. Fakat Honmo Erectus yürüyebilir. Yani insandır.
Bu nedenle Australopithecus ile Homo Habilis gerçek bir maymun, Homo Erectus ise gerçek bir insandır. Homo Habilis ile Homo Erectus arasında ise yarı maymun, yarı insan bir ara format canlısı yoktur.
Evrim aşamasında bu sınıflamaların ardına konulan Homo erectus (ya da Homo ergaster) ise tartışmasız dik yürüyen, iske-letleri günümüz insanından farksız gerçek insan ırklarıdır.
Yine 1994 yılında Amerikalı antropolog Holly Smith'in Australopithecus dişleri üzerinde yaptığı detaylı analizler de, bu canlıların insanlarla benzerlik taşımayan bir maymun türü ol-duğunu göstermiştir.
Maymun olan Australopithecus ile insan olan Homo Erectusun yanı zaman diliminde yaşamış olması evrim teorisinin bu konuda bir başka sorunudur.
Nitekim ara format iddia edilen fosilleri bulan jeolog André W. Keyser'in de, bu çelişkiyi şöyle ifade ettiği belirtilmiştir:
-Bu sorulara rağmen, ne kadar çok şey bulursak o kadar çok şey öğreniyoruz. Öğrendiklerimiz yeni soruları da gün-deme getiriyor.
Australopithecus robustus nasıl yaşamış, Homo ile be-raber nasıl aynı anda var olmuşlar?
Kazıldıkça ve incelendikçe Drimolen'den daha çok yanıt ve soru çıkacak.
Görüldüğü gibi, evrim taraftarlarının uzak ata ve torunu ola-rak nitelendirdikleri türlerin aynı dönemde yaşadıklarının ortaya çıkması evrim teorisi taraftarlarını hiç bir zaman yanıtlayamaya-cakları soruların burgacına sokmaktadır.
Yapılan araştırmalar sonucunda şu bilimsel gerçeklere ula-şılmıştır.
1)-Australopithecuslar'ın fiziksel yapıları göz önüne alındı-ğında günümüz maymunlarıyla aynı özellikler taşımaktadır.
2)-Tümünün beyin hacimleri, günümüz şempanzelerininkiyle aynıdır veya daha küçüktür.
3)-Ellerinde günümüz maymunlarındaki gibi ağaçlara tır-manmaya yarayan çıkıntılar vardır.
4)-Ayaklar dallara tutunmak için kavrayıcı özelliklere sahiptir.
5)-Boylarının en fazla 130 cm kadardır. Bu uzunluğu geç-memektedir. Diğer ifade ile boyları kısadır.
6)-Günümüz maymunlarındaki gibi erkek Australopithecuslar dişilerinden çok daha iridir.
7)-Bunlarla birlikte birbirine yakın gözler, sivri azı dişleri, çene yapısı, uzun kollar, kısa bacaklar gibi birçok özelliklerle ve kafa-taslarındaki onlarca benzer ayrıntılar, bu canlıların günümüz maymunlarından farklı olmadıklarını gösteren yadsınması müm-kün olmayan delillerdir.
Bu nedenlerle Australopithecus türlerinin tümü, günümüz maymunlarına benzeyen fakat soyu tükenmiş maymunlardır.

Bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu gerçekler evrim teorisi taraftarlarınca insanın ataları olarak lanse edilmek istenen may-mun türü canlıların insanın ataları olduğu iddiasının bilimsel hiç-bir dayanağının olmadığıdır. Evrim teorisi taraftarları kabul etse-ler de, etmeseler de gerçek budur. Bir bakıma fosiller evrim teo-risine meydan okumaktadır.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst